T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/48 Esas
KARAR NO: 2023/713
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 20/01/2022
KARAR TARİHİ: 26/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ------ yedek parça aksamı ----- satışı gerçekleştirildiğini, ve---- seferi yapılacak olan emtiaların ----- vadeli------ teminat altına alındığını, sigortalı firma tarafından ürünlerin sevkiyatı için -------- anlaşıldığını ve sevkiyatın --------- plakalı----- olarak davalı sorumluluğunda gerçekleştirildiğini 30.01.2020 tarihinde taşıma işleminin başladığını, 04.02.2020 tarihinde şoförün kusuru nedeniyle kaza meydana geldiğini, ---------- hasarlı olması nedeniyle ürünlerin ------- plakalı araca aktarılarak alıcı firmaya teslim edildiğini, sigortalı firma tarafından yapılan hasar ihbarı nedeniyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde ----no.lu hasar dosyası oluşturulduğunu ve ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalının zararının karşılandığını akabinde zararın davalıdan tahsili için davalı aleyhine ------ Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını davalının haksız olarak takibe itiraz etiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konvansiyonda öngörülen 1 yıllık süreden sonra açıldığını bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, sigortalı tarafından davacıya verilen bir ibraname yahut temlikname dosya arasında yer almadığını bu nedenle aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda hasarın yanlı ve eksik hesaplandığını, kolluk kaza tutanağının tercümesi ile konvansiyonun 29. Maddesinde yer alan kasta eş değer kusurun ispatı mümkün olmadığı gibi bu yöndeki iddiaların haksız olduğunu beyan ederek davanın reddine davalının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 14/01/2021 tarihinde 1.113,16 EURO değerinde ilamsız takip başlattığı ödeme emrinin borçluya 19/01/2021 tarihinde tebliğ olduğu borçlunun 20.01.2021 tarihinde borca itiraz ettiği takibin durduğu itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ olmadığı anlaşıldı.Dosya kusurun ve zararın tespiti için taşıma uzmanı ve makine mühendisi bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; kazanın----------gerçekleşmiş olması ve tutanaktan yeterli bilgi olmaması nedeniyle kazaya ilişkin kusur tespiti yapılamadığını ancak CMR madde 17 kapsamında taşıyıcının gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden doğan zarardan sorumlu olduğunu, SDR tutarı tazmin tutarını geçtiği için yeniden hesap yapılmadığını belirtmişlerdir.Rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığından dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı taşıyıcı tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan---- ------- tanzim tarihli CMR belgesine göre, ----- araç ile, farklı göndericiler tarafından taşınması için, toplam ----- emtianın parsiyel olarak taşındığının tespit edildiğini, dosyaya sunulu olan ------ tanzim tarihli, taşıyıcı kaşe ve imzalı ----- nüshası olduğunu, gönderici/yükleyici firmanın davacının sigortalısı -----, alıcının ----, teslim yerinin-------- yükleme tarih ve yerinin ---- taşıyıcı firmanın davalı ---- brüt ağırlığında, ---cinsi emtianın, ----- plakalı araç ile sevkinin yapıldığını, ----------- üzerinde bir hasar şerhinin mevcut olmadığını, alıcı veya taşıyıcı nüshası sunulmadığından bu husus denetlenemediğini ancak dosyaya sunulu belgelerden, emtianın taşındığı aracın karıştığı trafik kazası sonrası, parsiyel taşınan emtianın bir kısmının hasarlı bir kısmının ise zayi olduğunun anlaşıldığını, davacı nezdinde, ---------tahtında dava konusu taşımaya özel seferlik poliçe ile sigortalanan emtianın, uğradığı, zarardan davalı filli taşıyıcının sorumlu olduğunu, CMR Konvansiyonu 23’üncü ve 25’inci madde kapsamında, taşıma işinde meydana gelen hasarın sovtaj tenzili sonrası, davalı taşıyıcının sorumlu olacağı gerçek zarar tutarının 989,91 EURO olarak hesaplanacağını, davacının sigortalısının satmış olduğu emtianın ödeme şeklinin mal mukabili --------------- olması nedeniyle, yerleşik yargı kararları da gereğince hasarın alıcıya geçtiğinin ileri sürülemeyeceğinden davacının sigortalısının aktif husumet ehliyetinin yokluğundan söz edilemeyeceğini, davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK 1472’nci maddesine göre şartlarının varlığının yerine geldiği sübuta ermiş olması nedeniyle halefiyet hakkı elde ettiği, elde etmiş olduğu halefiyet gereğince, zararın meydana gelmesinde tek başına sorumlu olduğu tespit edilen fiili taşıyıcı davalı-------------madde gereğince hesaplanan 989,91 EURO tutarında gerçek zarar bedelini rücuen talep edebileceğini, davacı sigorta şirketinin, rücuen talep edebileceği gerçek zarar tutarı olan 989,91 Euro’ya CMR Konvansiyonu 27’nci maddesi gereğince takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz talep edebileceğini belirtmişlerdir.Dava, CMR hükümlerine tabi uluslararası taşıma esnasında emtianın zayi olduğu iddiasına dayalı olarak ortaya çıkan zararın rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı nezdinde ---------- sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasara uğrayıp uğramadığı, hasara uğradıysa hangi miktarda hasara uğradığı, davalının kusuru bulunup bulunmadığı, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin lütuf ödemesi teşkil edip etmediği, davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir halin bulunup bulunmadığı; bu itibarla takibe yapılan itirazın yerinde olup olmadığı; noktalarında toplanmaktadır.Davalı taşıyıcının bilerek ve/veya kasten emtiaya zarar vermek amacıyla hareket ettiğine dair dosya kapsamında bir veri mevcut olmadığından, davalının ağır kusurlu olduğunun ileri sürülemeyeceği, somut olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar uluslararası karayolu taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından; alıcının, gönderenin ve/veya onlardan birinin sigortacısının (halefiyet hakkını elde etse dahi) taşıyıcıya rücu edebileceği tazminat alacağının olup olmadığı, varsa miktarının tayininde (CMR Konvansiyonu'nun 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, “yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az birisinin --------olan iki aynı ülkede olması halinde, tarafların ikametgâhı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait” her mukaveleye uygulanması gerektiğinden; CMR md.4 hükmüne göre uluslararası taşıma işine ilişkin sevk belgesinin yokluğu, usule aykırı oluşu veya kaybolması dahi, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olan taşıma mukavelesinin varlığı ve geçerliliğini de etkilemeyeceğinden) CMR Konvansiyonunun gözetilmesi gerektiği, bu bağlamda CMR Konvansiyonu'--------------- uygulanması bakımından taşıyıcı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden (CMR md.3); keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut da çalışanlarının hata ve/veya ihmallerinden dolayı (CMR md.17/3) sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olduğu, ayrıca taşıyıcı (ister belli bir ücret karşılığında yükü kendi tasısın, ister navlununu ödemek suretiyle alt taşıyıcıya taşıtsın); Konvansiyonda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıdığı (ya da alt taşıyıcıya taşıttığı) eşyayı varma yerinde “teslim aldığı haliyle” alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği gibi “yükün güzergâh üzerinde yaptığı aktarmalar dâhil olmak üzere” taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim sorumluluğunun da altındadır ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan mesuldür (CMR md.17/1).Taşıyıcının sorumluluğu yönünden hal böyle olmakla birlikte “uluslararası taşıma sürecinde ortaya çıktığı sübuta eren kayıp ya da hasar” eğer ki istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut ta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise (CMR md.17/2) ya da eğer kayıp veya hasar, hasara uğrayan malların yüke ve güzergâha uygun bir şekilde ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olması, “yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler” tarafından alınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması yüzünden yahut da kırılma suretiyle kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliğinin doğal sonucu olan (paslanma, çürüme ve benzeri gibi) özel risklerden doğmuş ise, taşımacı zarardan sorumlu tutulamaz (CMR md.17/4,b-c-d).
Dosyada bulunan fotoğraf belge ve bilirkişi raporlarından hasarın taşıma sırasında meydana gelen kaza neticesinde ortaya çıktığı sabittir. Hüküm kurmaya elverişli 23.05.2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacının rücu edebileceği tazminat miktarının 989,91 EURO olduğu anlaşılmış olup poliçe kapsamında ödeme yapan davacının rücu talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.CMR Konvansiyonu 27'nci maddesi; " Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten baslar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır. Tazminatın hesaplanmasında asıl olan unsurlar ödemenin istendiği ülke ve parası ile ifade edilmediği zaman, söz konusu tazminatın o ülke parasına çevrilmesi, ödemenin yapılacağı gün ve yerde uygulanan kura göre saptanır." şeklindedir. Davacı Sigorta şirketi tarafından dava öncesinde rücuen tutarı belli tazminat talebini davalıya bildirdiğine dair bir belge dosya kapsamında mevcut değildir. Bu nedenle tazminat alacağı yabancı para cinsinden olduğu için CMR Konvansiyonu gereği takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faize hükmedilmiştir. Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi ise yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının -------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
2-Takibin 989,91 EURO asıl alacak, üzerinden DEVAMINA, takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 617,51 TL harçtan peşin alınan 126,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 491,40 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 9.039,86 TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 1.308,16 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 126,11 TL peşin harç toplamı: 206,81 TL ile aşağıda dökümü yazılı yargılama giderinden davanın red %12,64 ve kabul %87,36 oranına göre hesaplanan 6.019,19 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucu --------------- Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.153,15 TL'sinin davalıdan, 166,84 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6831 sayılı Kanuna göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2023
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!