WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/827 Esas
KARAR NO:2024/79
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ:20/09/2021
KARAR TARİHİ:06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin --------- sayılı dosyası ile davalıya karşı faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlattığını, davalı şirket ise söz konusu takibe, borca, asıl alacağa, işlemiş faize ve işleyecek faiz oranına itiraz ettiğini, söz konusu itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin dava dilekçesindeki adresindeki işletmesinde iş güvenliği malzemeleri satışı yaptığını, davalının da farklı zamanlarda çeşitli iş güvenliği malzemeleri satın aldığını ancak bedelini ödemediğini, müvekkili de ilgili satışlara ilişkin olarak takibe konu faturaları düzenlediğini ve tebliğ ettiğini, itiraz edilen icra takibinin de bu faturalardan kaynaklandığını, faturalarını ticari defterine kaydettiğini ve davalının da kendi defterlerine borç olarak işlediğini bildiklerini, davalının ------ sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, geçici ve kesin mühlet aldığını, bu sürede davalıya icra takibi başlatma imkanı olmadığını, müvekkilinin de söz konusu davaya 10.05.2018 tarihli dilekçesi ile müdahil olduğunu, alacaklarını süresinde bildirdiğini ve hiçbir itiraz gelmediğini, daha sonra davalının konkordato talebinden feragat ettiğini, konkordato mühletleri ortadan kalktığını, davaya konu icra takibi başlatıldığını ve bu takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, müvekkilinin davalının işlemiş faize ve işleyecek faiz oranlarına karşı yapmış olduğu itirazların da reddine karar verilmesini, ----- arabuluculuk dosyası ile anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalının ------ sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak üzere karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkili şirketin ----- adresinde olduğunu ve davaya bakmaya------ Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, davacı tarafın öncelikle, ikame etmiş olduğu itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli dava ve alacak iddiasına yönelik olarak takibe dayanak gösterdiği faturalara ilişkin ürünleri tesliminin ispat yükü altında olduğunu, davacı tarafça sunulan bir delilin de mevcut olmadığını, davacının yapmış olduğu icra takibinde 4.617.68 TL geçmişe yönelik işlemiş faiz talebinde bulunarak takip yapmışsa da borca ilişkin bir ihtar keşide edilmediğini ve temerrüt söz konusu olmadığı için işlemiş faizin talep edilemediğini, davacının talep ettiği % 20 icra inkar tazminatı isteminin de yerinde olmadığını, yetki itirazlarının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek davanın yetkili ve görevli ---- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve yersiz açılan davanın esası yönünden de reddi ile davacının kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Eldeki dava ilk olarak ------ Asliye Hukuk Mahkemesinin ( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla ) ------ esas sayılı dosyası üzerinden görülmüş, Mahkemenin verdiği yetkisizlik kararı üzerine Mahkememizin işbu esas sırasına kaydedilerek; tarafların sıfatı, uyuşmazlık konusu, davacı vergi dairesi kayıtları gözetildiğinden Mahkememizin görevli olduğu kanaati ile yargılamaya devam olunmuştur.
--- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 30/03/2021 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 13.193,74 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, borçlu tarafından verilen 07/04/2021 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı tarafın ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen 20/12/2020 tarihli bilrikşi raporunda özetle; davacı kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının davalıdan 8.576,06 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.Davalı taraf ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen 04/05/2023 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre; tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Mahkememize ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Mahkemece tarafına verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, açıklanan nedenlerle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden, davalı -------- Defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2017 yıllarına ilişkin Envanter defterinin noter tasdikleri ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığının görüldüğünü, davacı ----- ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda Mahkemenin talebiyle -----Asliye Hukuk Mahkemesinin talimat ile görevlendirmiş olduğu Bilirkişi ----- tarihli raporundan özetle; “...Davacı ------- yıllarına ait ticari defterlerinden Yevmiye Defterinin açılış tasdiklerinin V.U.Knun 221 ve T.T.K' nun 64.maddelerine göre kanuni süresinde yapıldığı, 2017 yılına ait defter tasdikleri ve dava konusu ile ilgili 2017 yılı Yevmiye defterinde kayıtlı bölümlere ait birer örnek alınmıştır. 2018 yılına ait Yevmiye Defter-i ibraz edilmemiş olup açılış tasdik fotokopisinde Yevmiye Defterinin ---- yevmiye no.su ile ------Noterliği tarafından tasdik edildiği görülmüştür...” şeklinde belirtildiğinin görüldüğünü, davacının alacak talebi yönünden, Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile davacı şirketin 30.03.2021 tarihli takipteki alacak talebine ilişkin yapılan incelemede; raporun 4.b. bölümünde her iki tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davacının kendi ticari defter kayıtlarında 30.03.2021 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 8.576,06 TL tutarında alacaklı, davalı şirketin ise kendi defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle 8.576,06 TL tutarında davacıya borçlu gözüktüğü, tarafların ticari defter kayıtları arasında herhangi bir uyumsuzluk bulunmadığı tespit edildiğini, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağından, işbu fatura içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirildiğini, tüm bu hususlar çerçevesinde; davacının------Sayılı dosyasındaki 8.576,06 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerin oluştuğu, nihai değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.
Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Davalı tarafından açılan konkordato dava dosyasında feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve kararın 07/12/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 8.576,06 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya 8.576,06 TL borçlu olduğu, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ------ davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği -------davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 8.576,06 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği , TTK 1530/4 maddesinin tedarik sözleşmelerine uygulanabileceği, tüm satış sözleşmelerine uygulanamayacağı -------------, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın kısmen kabulü ile; ---------sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle, asıl alacak 8.576,06 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
2)Alınması gerekli karar harcı 586,00 TL’den peşin olarak yatırılan 159,35 TL nin mahsubu ile 426,65 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3)Davacı tarafça yatırılan 159,35 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4)Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk dava masrafı, 2.350,00 TL bilirkişi, 243,20 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.661,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%65 kabul) 1.730,00 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
5)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.576,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7)Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.617,68 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin dava kabul- ret oranına göre hesaplama sonucu 858,00 TL nin davalıdan, 462,00 TLnin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024