T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/735 Esas
KARAR NO:2024/63
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:11/11/2021
KARAR TARİHİ:30/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili Banka ile davalı asıl borçlu -----davalı borçlu-kefiller ---- imzalamış olduğu ---- gereği, kendisine ---- numaralı kredi ----- tanımlandığı, davalı şirket anılan hesaptan tasarrufi işlemler gerçekleştirdiğini, davalıların bugüne kadar toplam 23.466,00-TL ödeme yapmış olduğunu, bu ödeme dışında kalan diğer borcuna ilişkin ihtarda öngörülen süreler içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez --------dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun yetkiye itiraz ettiğini, akabinde dosya yetkili daireye gönderildiğini, ------- icra dosyaları üzerinden (7) örnek ilamsız icra yolu ile icra takibi başlatılmışsa da, borçlu-davalı yasal süresi içinde borca ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını, davalının kredi hesaplarından kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle, anılan sözleşmenin ilgili maddelerine istinaden bahsi geçen davalının ---- krediler hesabı için;---- tarihi itibariyle kat edildiğini, ---- kredi numaralı hesabın katı ile birlikte davalı borçluya --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini,---- itibariyle kat edildiğini,---- kredi numaralı hesabın katı ile birlikte davalı borçluya --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, iş bu ihtarnameler davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ve davalı taraf ihtarnamelerde belirtildiği gibi 1 gün içinde herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının kullandığı kredisine ait borcunu ödememiş olduğunu, izah olunan nedenler ile davalının vaki tüm itirazların iptali ile takibin devamına, itiraza konu edilen alacağın %20’ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının da hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, icra takibinde talep edilen faiz oranları fahiş olduğunu, müvekkillere ihtarname gönderdiğini belirtmişse de müvekkillerine tebliğ edilen ihtarname bulunmadığını, 6098 sayılı Kanunun 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılmasının yetmediği, ayrıca kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin, müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğinin bizzat kendi el yazısıyla sözleşmeye yazılmış olmasının da gerektiği, ayrıca eşin de rızanın gerektiği, davaya konu kredi sözleşmesi incelendiğinde kefalet akdinin 6098 sayılı Kanunun 583. maddesinde sayılan şekil şartlarını taşımadığını, geçersiz olduğunu, şekil yönünden geçersiz kefalet sözleşmesinin kefilin hukuki sorumluluğunu doğurmayacağı görüleceğini, somut uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesindeki kefalet geçersiz olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkide meydana gelen ihtilaflar, keşide olunduğu iddia edilen ancak müvekkillerine tebliğ edilmeyen ihtarnameler, icra takibi ve açılan davadan da anlaşılacağı üzere, davacı yanın iddia ettiği üzere ortada likit bir alacak mevcut olmadığından, davacı yanın şartları oluşmayan %20 icra inkar tazminatı da mesnetsiz olup, reddi gerektiğini, yapılan takip haksız ve kötü niyetli olduğu için ve herhangi bir alacak içermediği için müvekkil şirket tarafından haklı nedenle itiraz edildiğini, bu kapsamda itirazın kötü niyetli bir itiraz olmayıp konunun yargılamayı gerektirmesi bakımından itiraz edildiği hususunun dikkate alınmasını, diğer taraftan davacı kötü niyetli olarak haksız icra takibine girişmiş ve nihayetinde mezkur davayı ikame etmesi kötü niyetli olduğunu, bu bağlamda davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi ve itirazın iptali davası açması sebebi ile aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve yine HMK 329. Madde mucibince cezalandırılması da gerektiğini, açıklanan ve yargılama aşamasında ortaya çıkacak delillerle anlaşılacağı üzere haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere haksız icra tazminatına mahküm edilmesine, HMK 329. Madde mucibince cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve avukatlık vekâlet ücretinin de davacıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
------ sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; takibin önce ------ dosyası üzerinden başlatıldığı, davalılar-borçluların yetki itirazında----de yetkili göstermesi üzerine yetki itirazı alacaklı tarafından kabul edilerek dosyanın --------gönderildiği, davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine ----tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 35.531,57 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlular vekilince 07/04/2021 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde yetkiye, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, davalı şirketin takip talebi ve dava dilekçesinde bildirilen ve davalı tarafça ilk itiraz dilekçesinde beyan edilen adresinin ----- ilçesi sınırlarında olduğu, yine ilk itiraz dilekçesinde de -------yetkisini kabul etmesi gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilerek esasın incelenmesine geçilmiştir.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin 17/06/2022 rapor içeriğine göre; değerlendirme ve inceleme kısmında arz ve izah edilen nedenlerle taraflarına tevdii edilen dosya kapsamında ve yerinde inceleme sonucu elde edilen belgeler dahilinde, tüm belge ve hesap dökümlerinin incelenmesi, mevzuat hükümleri emsal --- ve mahkeme kararları ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacı --- davalı borçlu---- tarihinde --- limitli --- akdedildidiği, ----- söz konusu 500.000,00 TL tutarındaki ------- kendi el yazısı ile “müteselsil kefil” olduğunu beyan edilmiş olduğunu, bila tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde davalı -----kefalet imzasının bulunmadığını, davacı banka tarafından, davalı borçlu ---- kapsamında, ---- tutarında Borçlu Cari Kredisi kullandırıldığı, kredi hesabının --------- tarihi itibariyle kat edildiği,kat tarihi itibariyle -----, Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi kapsamında 10.000,00 TL limitli Kredili Mevduat Hesabı kredisi kullandırıldığı kat tarihi itibariyle 11.238,77 TL, olmak üzere toplam 32.996,19 TL alacaklı olduğunu, ------- faizlerinin ödenmemesi üzerine, davacı Bankaca, Kredi hesaplarının 03.10.2019 tarihinde kat edildiğ, borçlu ve kefillere ihtarname keşide edildiği, söz konusu ihtarnamenin davalı firmaya tebliğ edildiği ve davalı firmanın 15.10.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı kefillere tebliğ edilemediği, davacı Banka;------- sayılı dosyasından 30.12.2019 tarihinde borçlu ve kefiller aleyhinde 35.531,57 TL alacak üzerinden başlatmış olduğu icra takibine, davalıların yetki itirazında bulunduğu, bu kez -------- tarihinde takip talebini yenilediği, kat tarihi ile dava tarihi arasında firmadan toplam 23.466,00 TL tahsilat sağlandığı, tahsilat tutarlarının asıl alacaktan düşüldüğü, davacı bankanın 14.09.2020 takip tarihi itibariyle, davalılardan; asıl alacak 28.195,26 TL, işlemiş akdi faizi 1.126,12 TL, işlemiş temerrüt faizi 13.982,59 TL, gider vergisi 711,76 TL toplam. 44.015,73 TL alacaklı olduğu hesaplanmış olup, davacı banka ise takip talebinde, 30.225,26 TL asıl alacak olmak üzere toplam 35.531,57 TL alacak talebinde bulunduğu,Davalı asıl borçludan, 03.10.2019 kat tarihinden- 11.11.2021 dava tarihi arasında ;09.10.2019 tarihinde ...1.436,00 TL
13.01.2020 tarihinde....2.030,00 TL ,22.10.2021 tarihinde... 20.000,00 TL,Toplam 23.466,00 TL tahsilat sağlandığı,
11.11.2021 Dava tarihi itibariyle davacı Banka Alacağı; Ticari Krediden kaynaklanan;0,00 TL Asıl Alacak,210,00 TL İşlemiş Akdi faiz,16.451,28 TL İşlemiş Temerrüt Faizi833.07 TL Gider vergisiTOPLAM 17.494,35 TL303,95 TL Masraf (belge ibraz edilmek kaydıyla) olmak üzere, 17.779,30 TL,Kredili Mevduat Hesabından kaynaklanan;8.195,26 TL Asıl Alacak,916,12 TL İşlemiş Akdi faiz,4.639,25 TL İşlemiş Temerrüt Faizi 234.07 TL Gider vergisi,TOPLAM — 13.984,70TL olmak üzere toplam (17.779,30 TL*13.984,70 TL-) 31.764,00 TL alacaklı olduğu, ancak, davacı bankanın dava tarihi itibariyle 12.065,57 TL alacak talebinde bulunduğu, Davalı Kefillerin Sorumluluk Miktarının Tespiti ; davalı kefillerin, kefalet limiti yukarıda I/A-3. maddede belirtildiği gibi; davalı kefillerin sadece ------ Sözleşmesinde kefalet imzalarının bulunduğu, Bankacılık İşlemleri Sözleşmesinde kefalet imzalarının bulunmadığı tespit edildiğini, buna göre; davalı kefillerin; genel kredi sözleşmesindeki imzaları nedeniyle; davalı asıl borçlu firmaya ---- kapsamında kullandırılan -------- referans no.lu kredi için kefalet sorumluluk miktarı 500.000,TL olarak tespit edilmiş olup, kat tarihi ile dava tarihi arasında, firmadan yapılan tahsilatlar ile asıl alacak tutarının tasfiye edildiği, ---- Dava tarihi itbariyle 17.494,35 TL faiz 303,95 TL masraf olmak üzere toplam 17.779,30 TL'den sorumlu oldukları, ancak, davacı Bankanın, 11.11.2021 dava tarihi itibariyle 12.065,57 TL alacak talebinde bulunduğu, Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi kapsamında, davalı firmaya kullandırılan kredili mevduat hesabından davalı kefillerin sorumlu olmadığını bildirilmiş, itirazlar üzerine 29/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilmiştir.Bilirkişi heyetinin 21/06/2023 tarihli 2. Kök rapor içeriğine göre; her türlü hukuki tavsif, nihai karar, taraf iddia ve savunmalarının takdiri Mahkeme'ye ait olmak üzere, dava dosyasındaki bilgi belge ve açıklanan gerekçelere göre; Banka'nın asıl borçlu müşteriye-------- ve ------ kredisi kullandırdığı, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin asıl borçluya tebliğ edilmekle birlikte kefillerin sözleşmede belirtilen adreslere keşide edilmediği ve ihtarnamelerin kefillere tebliğ edilmediği, bu nedenle takip tarihine kadar kefiller açısından temerrüdün oluşmadığı, Banka'nın takibe geçmesinden önce Asıl Borçlu'nun 1.436,00 TL tutarında ödeme yaptığı, talep üzerine söz konusu ödemenin ------- hesabından düşüldüğünün beyan edildiği, başka ödeme yapılmaması nedeniyle Banka'nın takibe geçtiği, takip tarihinden sonra da iki adet 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin sırasıyla icra takip başvuru masraflarından, vekâlet ücretinden, faiz tutarından ve ödeme tutarından kalan meblağın da asıl alacak tutarından düşülmesi gerektiğine kanaat getirildiği, yapılan hesaplamaların her bir kredi itibarı ile hem asıl borçlu hem de kefiller açısından ekte 4 tablo halinde (2 sayfa) dosyaya sunulduğu, takip tarihinden sonra da ödemeler yapılması nedeniyle, takip masrafları düştükten sonra dava tarihi itibarı ile; -----Kredisi için Banka'nın alacağının bulunmadığı, Asıl Borçlu'nun 4.472,92 TL fazla ödeme yaptığı, Kefilerin de borcunun bulunmadığı, -------, Kefillerden ise 15.499,09 TL alacağının bulunduğu bildirilmiş, takip tarihi sonrası yapılan ödeme tutarında yanlışlık olduğundan 2. Ek rapor alınması için dosya ayni heyete tevdi edilmiş, 02/01/2024 tarihli ek raporda özetle; Banka'nın ------- kredisi kullandırdığı, Asıl Borçlu'nun borcunu ödememesi üzerine ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin Asıl Borçlu'ya tebliğ edilmekle birlikte Kefillerin Sözleşme'de belirtilen adreslere keşide edilmediği ve ihtarnamelerin kefillere tebliğ edilmediği, bu nedenle takip tarihine kadar kefiller açısından temerrüdün oluşmadığı, Banka'nın takibe geçmesinden önce Asıl Borçlu'nun 1.436,00 TL tutarında ödeme yaptığı, talep üzerine söz konusu ödemenin -------- hesabından düşüldüğünün beyan edildiği, başka ödeme yapılmaması nedeniyle Banka'nın takibe geçtiği, takip tarihinden sonra da 2.030,00 ve 20.000,00 TL olmak üzere toplam 22.030,00 TL ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin sırasıyla icra takip başvuru Masraflarından, vekâlet ücretinden, faiz tutarından ve ödeme tutarından kalan meblağın da asıl alacak tutarından düşülmesi gerektiğine kanaat getirildiği, yapılan hesaplamaların her bir kredi itibarı ile hem Asıl Borçlu hem de Kefiller açısından ekte 4 tablo halinde (2 sayfa) dosyaya sunulduğu, takip tarihinden sonra da ödemeler yapılması nedeniyle, takip masrafları düştükten sonra dava tarihi itibarı ile; Banka'nın Asıl Borçlu'dan ----- Kredisi için alacağının 29.841,41 TL, ------ kredisi için 15.408,09 TL olmak üzere toplam 45.249,50 TL olduğu, Banka'nın Kefillerden ---- Kredisi için alacağının 28.316,32 TL, ----- kredisi için 15.293,42 TL olmak üzere toplam 43.609,74 TL olduğu, davalı Asıl Borçlu ve Kefillerin itiraz ettikleri hususların ise Kök Raporu değiştirecek hususları içermediği, davalıların itirazlarının kök raporda belirtilen görüşlerinde bir fark yaratmadığı bildirilmiştir.TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz. Ayrıca davalı gerçek kişiler davalı şirket ortağı olduklarından eş rızasının gerekmediği, kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşılmıştır. TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Davacı vekili 29/06/2022 tarihli beyan dilekçesi ile; bilirkişi raporunda asıl borçlunun sorumluluğunun 31.764,00 TL, kefiller için 17.779,30 TL olduğunun belirtildiği, alacağın sadece asıl borçlu açısından dava dilekçesi ile rapordaki fark bedel 19.698,43 TL üzerinden ıslah edildiği bildirilmiştir. İtirazın iptali davasında ıslah kurumu ancak takipte talep edilen miktarı aşmamak kaydıyla mümkün olup, davacı vekilince takip tutarını geçmeyecek şekilde talep artırılmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında davacıya itiraz dilekçesi tebliğ edilmemiş ise de, yasal 1 yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk sürecinde veya en geç dava açılış tarihi ile işlemeye başlayacağı, bu kapsamda iptali istenilen itiraz miktarının artırılmasına yönelik ıslah işleminin dava açılış tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerektiği, dava tarihinin 11/11/2021 (arabuluculuk son tutanak tarihinin de 02/07/2021 olduğu), ıslah tarihinin ise 29/06/2022 olduğu, 1 yıllık süre dolmadan ıslah dilekçesi sunulmakla ıslah geçerli kabul edilmiş ve bu kabule göre değerlendirme yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı asıl borçlu ------ davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi ve bankacılık hizmet sözleşmesi akdedildiği, diğer davalıların müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı yanca yetkisiz icra dairesinde başlatılan takip talebi ve ödeme emrinde ----- krediden dolayı her üç davalı- borçlunun toplam 25.048,31 TL sorumlu tutulduğu, -------- numaralı krediden ise yalnızca davalı asıl borçlunun 10.483,26 TL ile sorumlu tutulduğu, davalı kefillerin ----kredisinden sorumlu oldukları, asıl borçlu davalının ise --------kredisinden sorumlu olduğu, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce tahsilat- ödeme olduğundan TBK 100. Madde kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile asıl borçlu davalı şirket açısından takip tarihi itibariyle toplam 28.954,91 TL, davalı-kefiller açısından ise 20.141,63 TL olarak tespit edildiği, kefiller açısından taleple bağlı kalınarak; davanın kısmen kabulü ile; ------- sayılı takibine, davalı asıl borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; ----- kredisi yönünden takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %64,50 oranında faiz işletilmek suretiyle, 18.892,81 TL asıl alacak üzerinden devamına, aşan istemin reddine, davalı asıl borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; ------ kredisi yönünden takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,80 oranında faiz işletilmek suretiyle, 10.062,10 TL asıl alacak üzerinden devamına, aşan istemin reddine, davalı kefiller----- tarafından yapılan itirazın iptali ile; taleple bağlı kalınarak -----yönünden takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 64,50 oranında faiz işletilmek suretiyle, 12.065,57 TL asıl alacak üzerinden devamına dair karar vermek gerekmiş, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile;------- sayılı takibine
-davalı asıl borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; -------- yönünden takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %64,50 oranında faiz işletilmek suretiyle, 18.892,81 TL asıl alacak üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
-davalı asıl borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile;--- yönünden takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,80 oranında faiz işletilmek suretiyle, 10.062,10 TL asıl alacak üzerinden devamına, aşan istemin reddine,-Davalı kefiller ----- tarafından yapılan itirazın iptali ile; taleple bağlı kalınarak --------- kredisi yönünden takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 64,50 oranında faiz işletilmek suretiyle, 12.065,57 TL asıl alacak üzerinden devamına, Hükmolunan alacağın %20 si ( 28.954,91 TL nin %20 si 5.790,98 TL tazminatın [kefillerin kabul edilen tutar içerisindeki sorumluluk oranı % 41,67 olduğundan 2.413,10 TL ile sorumlu olmak kaydıyla]) icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 1.978,00 TL’den peşin olarak yatırılan 206,05 TL'nin ve davacı tarafından yatırılan 335,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 541,05 TL'nin mahsubu ile 1.436,95 TL bakiye harcın davalılardan (davalı kefiller ---------- sorumluluğu 604,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 206,05 TL peşin harcın ve 335,00 TL ıslah harcı toplamı olan 541,05TL'nin davalılardan (davalı kefiller --------sorumluluğu 227,24 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 67,80TL ilk dava masrafı, 7.050,00 TL bilirkişi, 97,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.214,80 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%91 kabul) 6.565,46 TL' sinin davalılardan (davalı kefiller ---------sorumluluğu 2.757,49 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Davalı ------- tarafından yapılan 100,00 TL tebligat müzekkere giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı kefiller --- --------- sorumluluğu 7.518,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı asıl borçlu - ------- kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.809,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%91kabul) 1.237,60 TL' sinin davalılardan (davalı kefiller ------- sorumluluğu 520,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) taraftan, (% 9Ret) 122,00 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ---- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!