WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/474 Esas
KARAR NO:2024/96
DAVA:Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/07/2021
KARAR TARİHİ:13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ------ tarihinde davalı kooperatife üye olduğunu ----- tarihinde 1.000,00 TL bedel karşılığında kendisine iki adet arsa için ortaklık senedi verildiğini söz konusu arsaların murise teslim edilmediğini, murisin --------- tarihinde vefat ettiğini müvekkillerinin murisin vefatından sonra ---- yevmiye numarası ile ihtar çekilerek arsanın devri yahut arsa bedellerin iadesini talep ettiklerini ancak ortaklıktan çıktıkları beyan edilerek davalı tarafça talebin reddedildiğini beyan ederek murisin kazanmış olduğu hak gereği tarafına tanınan iki adet arsanın mirasçılara geçmesine bunun mümkün olamaması durumunda iki adet arsanın bedelinin yasal faizi ile iadesine yahut muris tarafından ödenen ödemelerin faizi ile mirasçılara iadesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kooperatifin------ yılında kurulduğunu ve yılda sadece bir kere aidat toplayarak varlığını sürdürmeye çalışan bir tüzel kişilik olduğunu genel kurullarda aidat toplama tarihinin belirlenerek üyelere tebliğ edildiğini üye aidat borcunu hala ödememiş ise, ilgili üye hakkında yasal işlem başlatıldığını davacıların murisi olan ----- yıllarına aidat borçlarını ödemediğini bu nedenle------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile 1. ihtarname gönderildiğini ihtarnamede verilen on günlük sürenin geçmesini müteakiben yine -------- yevmiye no’lu ihtarnamesi ile 2. ihtarname gönderildiğini akabinde çıkarma kararı alındığını çıkarma kararına karşı 3 aylık hak düşürücü sürede itiraz edilmediğini yine kooperatifler kanununda düzenlenen 5 yıllık zamanaşımının ve 10 yıllık genel zamanaşımının da dolduğunu ayrıca iddia edildiği gibi her üyeye tahsis edilen arsa olmadığını ortaklık senedinde iki adet arsadan kastedilenin iki adet pay olduğunu son olarak hiç aidat ödemeyen davacıların 26 yıl aradan sonra bu davayı açmalarının kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosya mali müşavir bilirkişiye ve gayrimenkul değerlendirme uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek heyet halinde rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup heyet hazırladığı raporda özetle; davalı yanın ticari defter ve kayıtlarını sunmaması nedeniyle inceleme ve değerlendirme yapılamadığını tapu kaydının mevcut olmaması nedeniyle gayrimenkul değerlendirmesi yapılamadığını ortaklığın ölüm sebebiyle sonuçlandığını bu nedenle mirasçıların halen ortak olduğunu beyan etmişlerdir.
Kooperatif alanında uzman bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; iki arsa bedelinden davacıların borçlarının mahsubundan sonra kalan bakiyenin mirasçılara ödenmesi gerektiğini beyan etmiştir.Davalı şirketin defter kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere dosya yapı kooperatifi uzmanı ve mali müşavir bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı tarafın defterlerini sunmadığını bu nedenle defterler üzerinde inceleme yapılamadığını, ortaklık senedi ve ihraç işlemlerinde hareketle muris---- geçmişte----- üyelik kaydı olduğunun anlaşıldığını, ----- yevmiye no.lu 1. İhtarnamesinin davalı murisi ---- gönderildiğini ve ---- tarihli genel kurul kararına göre ---- aidat borcunu ödemediği dolayısıyla ---- tarihi itibarıyla 4 taksit olarak 2.000.TL asıl alacak ve 4.050.000 TL gecikme faizi toplamı 6.050.000 TL talep edildiği, ödemediği takdirde ana sözleşmesinin 14.md. gereği ortaklıktan çıkarılacağı müteakiben-------yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 2. ihtarname gönderildiğini, 1.000.000 TL aidat borcunu ödemediği dolayısıyla ----tarihi itibarıyla 4 taksit olarak 1.000 TL asıl alacak ve silik rakamları tam okunamayan gecikme faizi toplamı 3.015.000 TL talep edildiğini, ödemediği takdirde ana sözleşmesinin 14.md.gereği ortaklıktan çıkarılacağının ikinci kez ihtar edildiğinin bildirildiğini, her iki ihtarname arasında aidat borcu miktarının birbirinden farklı olduğunu asıl alacağın 1.İhtarnamede 2.000.000 TL(iki milyon) iken 2. İhtarnamede 1.000.000 TL(bir milyon) ve buna bağlı değişen gecikme zammı ile davacı murisi ----- talep edildiğinin anlaşıldığını, kooperatifin ---- tarihinde yapılan --- yılına ait genel kurul kararları ile 1.000.000 TL (bir milyon)’ya bağlı tutarsal doğruluğu çeliştiğinden ve güvenilirliği kesin olmadığından, aidat borcu miktarına itiraz hakkı bulunan üyenin üzerinde doğru cevaplamada şüphe ve tereddütler yaratan ihtarnamelerin geçerli olmadığını, usulüne uygun düzenlenmeyen ihtarnamelere göre -------tarihli genel kurulda ortaklıktan çıkarılma kararının asgari şartları taşımadığını, ---- ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin --------- tarihinde ilan edilmekle yetinildiği, tebligatı ispat ve tespit edilemeyen ihtarnamelere bağlı olarak --Kararının yerinde olamayacağından zamanaşımı süresinin başlayamayacağını, 3 aylık itiraz ve dava açma süresinin başlamadığından üyeliğin devam ettiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uygulamasına göre bir kooperatif üyesinin, üyeliği gereği kendine tahsis olunan taşınmazın, tapu iptal ve tescilini veya tazminat isteyebilmesi için öncelikle kooperatifin üyesi bulunması ve bu üyeliği gereği kooperatife karşı tüm parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ödemelerin tamamını gerçekleştiren diğer kooperatif üyeleriyle eşit durumda olduğunu ispatlaması gerekeceğini ayrıca 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olduğundan, davacıyla aynı durumda olan birçok ortağa, borca rağmen tapularının verilip verilmediğinin belirlenmesi gerekeceğini, davacı murisi --------- tarih ve sayılı yönetim kurulu kararıyla “iki adet arsa içindir” notu ile ----- üye olduğu, ----yılına kadar aidatlarını düzenli ödediği genel kurul kararlarından anlaşıldığını, ---- yılına ilişkin genel kurulda eski para 1.000.000 TL aidat miktarı belirlendiği ve ödemediğine ilişkin ihtarname düzenlendiğini, ortaklıktan çıkarılma kararını takip eden ----- sonraki yıllardaki genel kurul toplantı tutanaklarında, kooperatif arsası üzerinde herhangi bir imar ve inşaat işlemi olmadığından hatta arsanın satışına karar verildiğinden Tahmini Bütçe maddesinde ortakları maddi ödeme açısından zorlayacak miktarda olmayan cüzi aidat tutarı (50,TL, 100 TL, 200 TL) salındığı göz önünde tutulduğundan vefat eden ------ mirasçılarının Kooperatifler Kanunu’nun 23. Maddesinde göre üyeler arasında hak ve vecibelerde eşitlik ilkesi gereği ---------yılından itibaren genel kurul toplantılarında kararlaştırılan aidat borcunu eksiksiz ödemeleri şartıyla Tapu iptal ve tescil talebinde bulunabileceklerini,------- kooperatif adına tapuda kayıtlı arsalar bir bütün olup tüm üyeler bu arsaya hissedardır, üyelere ayrı ayrı hisse tahsisi arsa tahsisi yapılması söz konusu olmayacağını, dolayısıyla 2 hissesi olduğu anlaşılan üyeye arsa teslim talebinin yerinde olamayacağını, belirtmişlerdir.---- tapu kayıtları getirtilmiş olup yapılan incelemede taşınmazın davalı kooperatif üzerine kayıtlı olduğu belirlenmiştir.Dava kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal tescil davasıdır.
Uyuşmazlık; davacıların murisi -------- davalı ile imzaladığı iddia olunan ortaklık senedine dayalı olarak tapu iptal ve tescil talebinin, yahut arsa bedellerinin yahut muris tarafından yapılan ödemelerin davalıdan tahsili isteminin haklı olup olmadığı bu kapsamda davacıların murisinin davalı kooperatifte üyelik sıfatının bulunup bulunmadığı bulunuyor ise davacıların taleplerinin haklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. Yapılan incelemeler neticesinde kooperatif tarafından yapılan üyelikten çıkarma işleminin usulüne uygun olmadığı, bu nedenle murisin üyeliğinin devam ettiği sabittir. Burada tartışılması gereken husus mirasçıların tapu iptal tescil talep edip edemeyeceği noktasında toplanmakta olup kooperatif üyesinin, üyeliği gereği kendine tahsis olunan taşınmazın, tapu iptal ve tescilini veya tazminat isteyebilmesi için öncelikle kooperatifin üyesi bulunması ve bu üyeliği gereği kooperatife karşı tüm parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ödemelerin tamamını gerçekleştiren diğer kooperatif üyeleriyle eşit durumda olduğunu ispatlaması gerekmektedir, ayrıca 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olduğundan, davacıyla aynı durumda olan birçok ortağa, borca rağmen tapularının verilip verilmediğinin belirlenmesi gerekmekte olup tapu müdürlüğünden gelen yazı cevabından ortakların hiç birine tapu verilmediği taşınmazın çayır vasfı ile davalı kooperatif üzerine kayıtlı olduğu sabit olmakla tapu iptal tescil talebi yerinde görülmemiştir. Dava konusu taşınmaz henüz satılmadığından kooperatif üzerinde bulunmadığından davacıların tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Kaldı ki bir an için bir an için diğer ortakların hisselerinin verildiğini kabul etsek dahi davacıların tapu iptal tescil talebinde bulunabilmeleri için ----- yılından itibaren aidat ücretlerini düzenli olarak ödediklerini kooperatife herhangi bir borçlarının olmadığını ispat etmeleri gerekmekte olup davacılar ödemelere ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunmamışlardır.
Tüm bu açıklamalar ışığında davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineyi irat kaydına,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucu ---------- Hazine tarafından ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2024