T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/53 Esas
KARAR NO:2024/374
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/02/2020
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
--- maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --- Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; Sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı---- istikametinden gelip ---- istikametine seyir halinde iken -------- mevkiinde bulunan ------- binasının köşe kısımlarına aracın ön sol kısımlarıyla çarpması, çarpışmanın etkisiyle aracın savrularak sağ ön ve yan kısımlarının yolun sağ tarafında bulunan tarihi sur duvarına çarparak durması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda---- plakalı araç sürücüsü -----kolluk tarafından düzenlenen Trafik kazası tespit tutanağında 2918 sayılı K.T.K da yer alan sürücü kusurlarından 56/1-A maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu,----- sayılı dosyasından ----- kusur raporuna göre, ------------asli kusurlu olduğu, yolcuların ise kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, kazazede müvekkilinin bir türlü iyileşemeyip aksine baş, boyun ve sırt bölgelerinden kaza sonucu aldığı hasarlardan dolayı kalıcı olarak sürekli şikayetleri ve rahatsızlıklarının devam ettiğini, trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası M. 107 uyarınca, toplanacak delillere göre maddi tazminat hesabı yaptırılarak olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı Sigorta şirketinden tahsilini, manevi tazminatın ise olay tarihinden işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı Sigorta Şirketi vekili; yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, davaya konu talepler de trafik kazasından kaynaklı olması sebebiyle davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılmasının bir dava şartı olduğunu, açılan dava anılan dava şartına haiz olmadığından ötürü, ilgili başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerekeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin,----------- Sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespitini, somut olayda hatır taşıması mevcut olduğunun tespiti halinde, aleyhe hükmedilme ihtimali olan tazminat miktarında yerleşik içtihatlar gereği indirim yapılması gerekeceğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirket poliçe dahilinde geçici iş göremezlik, geçici bakıcı süresi ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, öncelikle, zamanaşımı definin dikkate alınarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı gerçek kişilerin davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Uyuşmazlık; 09/07/2013 tarihinde meydana gelen kazada, davalı yan araç sürücünün kusurlu olup olmadığı, davacının maluliyet oranının ne olduğu, bu hususta herhangi bir maddi, manevi zararı olup olmadığı, maddi zarar söz konusu ise davalının bundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Haksız Fiile İlişkin Kusur Sorumluluğu Yönünden Yapılan Değerledirmede;----- tarihinde, saat 06:40 sıralarında davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü davalı----- yönetimindeki------- plaka sayılı ticari ----------- ile yerleşim yerinde gündüz vakti tek yönlü caddede ------ istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde sol tarafta bulunan ------- binasının köşe kısımlarına aracının ön kısımları ile çarptığı, çarpmasını takiben çarpmanın etkisi ile savrularak sağ ön yan kısımları ile yolun sağında bulunan tarihi ----çarparak son konumunu alması sonucu, otobüste bulunan davacı yolcu ---- yaralandığı dava konusu olay meydana gelmiştir.Aldırılan bilirkişi raporunda belirlemelere iştirak edilerek, Davalı tarafa sigortalı------ plaka sayılı otobüs sürücüsü, davalı----- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,Davacı yolcu -----olayın oluşumunda ve kendi yaralanmasında kusursuz olduğuna, kanaat getirilmiştir.Buna göre, ---- tarihinde meydana gelen kazanın, -----plaka sayılı araç sürücüsünün kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı, ---- plaka sayılı araç sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle;------- plaka sayılı araç sigortacısı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması,---- araç maliki ---- araç maliki olması nedeniyle araç işleteni olmasından kaynaklı KTK madde 85 kapsamında tehlike sorumluluğu bulunması,----- plaka sayılı araç sürücüsü ---- araç sürücüsü olması nedeniyle TBK madde 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu bulunması, nedeniyle kusur sorumluluklarının bulunduğu değerlendirilmiştir.Maddi Tazminat Talepleri Yönünden Yapılan Değerlendirmede;6098 sayılı TBK'nun bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde “Bedensel zararlar" ;
-Tedavi giderleri,
-Kazanç kaybı,
-Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, olarak belirtilmiştir.Bedensel zarara uğrayan kişiler tamamen veya kısmen çalışamamalarından ve ileride ekonomik yönden uğrayacakları yoksunluklardan kaynaklanan zarar ve ziyanlar olan geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları haksız fiil sorumlularından isteyebilirler. Bu kapsamda, davacının haksız bir fiil olan trafik kazası kapsamında uğradığı bedensel zararlara maddi tazminatları, TBK madde 49 ve 54 hükümlerine göre davalı taraftan isteyebilecektir.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı nedeniyle zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.Bu nedenle, maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla ------ nazara alınarak yetkili kuruluştan rapor aldırılmıştır. Dosyada mübrez --- raporunda, meslekte kazanma gücü kaybı oluşmadığı, geçici iş göremezliği 3 hafta olduğunun, belirtildiği anlaşılmıştır. Kusurun ve maluliyetin tespitinden sonra zararın hesaplanması için hesap bilirkişisiden rapor aldırılmıştır.Denetime elverişli olup, yerinde olduğu değerlendirilen aktüerya bilirkişi raporunda; geçici iş göremezlik zararının 562,58 TL olduğu belirtilmiştir.Bu kapsamda, ------- kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları olan fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle kaza neticesinde meydana gelen zararlardan davalı tarafın sorumlu olduğu kabul edilmiştir.Davacı vekilince, 562,58 TL geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketinden tazminin talebinde bulunulduğu, bu kapsamda yukarıda açıklandığı şekliyle meydana gelen kazada, meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olması nedeniyle davacının talebi gibi sadece bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.Manevi Tazminat Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Manevi tazminat talebi yönünden ise yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 satılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. --------- gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.-------Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisinde manevi tazminatın takdirinde esas olacak sosyal ekonomik durum araştırmasına ilişkin kolluk raporu, maluliyete ilişkin rapor ve tedavi evrakları bulunmaktadır. Davacının kaza nedeniyle duymuş olduğu acı ve elemin belirlenmesine dair anılan hususlar dışında delil bulunmayışı, maluliyet oranı, kazanın meydana geldiği tarih ve oluş şekli, davacının yaşı, tarafların kusur durumu, tarafların gelir durumu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan tespitler uyarınca manevi tazminat miktarı tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde takdir olunmuştur.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı Sigorta Şirketi Yönünden;
Davanın kabulü ile, 562,58 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline,
2- Davalı Gerçek Kişiler Yönünden;
Davanın kabulü ile, 5.000,00 TL'nin 09/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından 54,40 TL peşin harç ile 2,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 371,20 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 562,58 TL vekalet ücretinin davalı Sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar---------- tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 110,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 3.050,00 TL bilirkişi ücreti ve 807,80 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.857,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalılarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!