WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/491 Esas
KARAR NO:2024/104
(Esas dava------ sayılı dosya )
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/07/2019
(Birleşen dava ---- karar sayılı dosya)
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/10/2020
KARAR TARİHİ: 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA DOSYASINDA:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında -------- gerçekleştirilmesi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme ile davalı şirketin yüklenici olarak rüzgar enerjisi santralini anahtar teslimi olarak inşa etmeyi taahhüt ettiğini ve davacı tarafından da işbu sözleşme karşılığında yapılan işin bedeli olarak davalı şirkete hak ediş bedellerinin eksiksiz biçimde ödendiğini, ------- rapor sayılı vergi inceleme raporundaki gerekçelerle ve davalı şirket tarafından davacı şirkete kesilen faturalar dayanak gösterilerek kurumlar vergisi stopajı yapılmadığı gerekçesi ile davacı şirket aleyhine toplam 125.294,66 TL tahakkuk ettirilen vergi aslı ve vergi zıyaı cezası, gecikme faizi/zammı düzenlendiğini, 7143 sayılı “Bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun” kapsamında yapılandırma talebinde bulunularak işbu tutarın vadesi içerisinde toplam 109.606,71 TL olarak ödendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Fiyat” başlıklı 8.maddesinde “işbu sözleşmenin tümüyle ifası için mutabık kalınan Kesin, Nihai ve Gözden Geçirme Konusu olmaya Toplam Fiyat 3.200.000 ABD $'dır...İşbu sözleşmeye ilişkin toplam fiyat, nihai fiyat olup sözleşmenin amacının yerine getirilmesi için gereken tüm maliyetleri, (KDV Hariç) tüm vergiler, oran ve hakları ve sözleşmenin menşe ülkedeki amaç ve kapsamına ilişkin diğer tüm masrafları, ------- geçerli diğer tüm haklarda dahil olmak üzere kapsar; Yüklenici işbu sözleşmenin ifasına ve amacının yerine getirilmesine ilişkin tüm mali riskleri üstlenir; söz konusu ifanın sonucunda maliyetlerde meydana gelen her türlü değişiklik yüklenici tarafından karşılanır...dolayısıyla fiyat taraflar arasında kesin fiyat olarak belirlenmiştir; Yüklenici işbu sözleşmenin ifası ve amacına ulaşması için mali riskin tümünü, söz konusu ifa sonucunda maliyetlerde meydana gelebilecek tüm değişikliklerle birlikte üstlenir.”denildiğini, taraflar arasındaki sözleşme konusu işin ifasına ilişkin her türlü vergi, oran ve maliyetlerin davalı firmaya ait olduğunu, sözleşme konusu kesin ve nihai olarak belirlenen sözleşme bedeli ile anahtar teslimi olarak davalı firmaya verildiğini, sözleşme uyarınca stopaj kesintilerinden de davalı firmanın sorumlu olduğunu, yine yasal mevzuat uyarınca da Vergi İnceleme Raporu ile de sabit olduğu üzere stopaj kesintilerinin davalı firmanın brüt hak edişleri üzerinden yapılması gerektiğini, VUK 11.maddesi uyarınca davacı şirketin asıl mükellef davalı firmaya rücu hakkı olduğunun açık olduğunu, davacı şirketin fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 109.606,71 TL tutarındaki vergi aslı, vergi zıyaı cezası, gecikme zammı/faizinin temerrüt tarihi olan 26.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, VUK 94.maddesi gereğince davacının ödemelerini yaparken stopaj oranını mahsup etmesi gerektiğini, müvekkilin stopaj ödemesinden sorumlu olmadığını, müvekkili kayıtları ve belgeleri incelendiğinde, tüm belgi ve belgeleri vergi dairesine bildirdiğinin açıkça görüleceğini, davacı stopaj ödemesini yapmamasında müvekkilinin kusurunun mevcut olmadığını, bunun yanı sıra sözleşmenin 8.maddesi gereğince müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri ifa ettiğini, yine sözleşmenin 10.maddesi gereğince tüm faturalandırma işlemleri öncesi kendilerine haber verdiklerini, bildirimde bulunduklarını ve onayları üzerine fatura düzenlendiğini, davacının işin yıllara sari olması sebebiyle vergi dairesine süresinde ve yasaya uygun işlem yapmamasının sorumlusunun müvekkili şirket olmadığını, müvekkilinin yasal sürelerinde ve dönemlerinde vergi dairesine bildirimde bulunduğunu ve kendi üzerine düşen ödemeleri yaptığını, müvekkilinin davacının gelir vergisi stopaj ödemesini yapıp yapmadığını bilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN -------- KARAR SAYILI DOSYASI:

İDDİA: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında -------- işlerin anahtar teslimi gerçekleştirilmesi sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşme ile davalı şirket yüklenici olarak rüzgar enerjisi santralini anahtar teslim olarak inşa etmeyi taahhüt ettiğini ve müvekkili şirket tarafından da iş bu sözleşme karşılığında yapılan işin bedeli olarak davalı şirkete hak ediş bedelleri eksiksiz biçimde ödendiğini, müvekkili şirket aleyhine -----tarafından ---- inceleme dönemine ilişkin inceleme yapıldığını, ---- tarihli vergi inceleme raporu ile mükellef kurumun------ hesap dönemine ilişkin olarak yürütülen vergi incelemesi neticesinde yıllara Sari İnşaat işi kapsamında yapılan borçlanılan hak ediş bedelleri üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmadığının tespit edildiğini------- yıllara Sari İnşaat işi kapsamında yapılacak işlemlere ilişkin sözleşme düzenlendiğini ve bir örneğinin müfettişliğe ibraz edildiğini, söz konusu sözleşme tarihi 24/09/2014 tarihi olduğunu, tespitlerin ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi sonucunda, mükellef kurumun----- kimlik numaralı mükellefi--------Kurum gerekli tevkifat uygulamasını yapmadığını, sorumlu sıfatıyla tevkif edilmesi gereken gelir stopajının mükellef kurum adına resen tarh edilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete kesilen faturalar üzerinden gelir stopajı yapılmadığı gerekçesiyle davalı şirket tarafından, müvekkili şirkete kesilen faturalar dayanak gösterilerek müvekkili şirket aleyhine 2014/10,12 dönemine ilişkin toplam 46.290,90 TL tutarında gelir stopajı gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası tarh ettirildiğini, söz konusu tutarların müvekkili şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen iş bu tutarın gerek taraflar arasındaki sözleşme gereği gerekse yasal mevzuat gereği davalı-------- Tarafından müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenle 46.290,90 TL'lik müvekkili şirket alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davacı yanın aynı işle ilgili olarak müvekkili aleyhine -------- Sayılı kayıtlı stopaj vergisi ve cezalarının tarafına rücu ile ilgili davanın ikame edildiğini, her iki talebin de aynı sözleşmeye dayalı olması nedeniyle usul ekonomisi gereği her iki dosyanın birleştirilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin beyanlarında ise müvekkili şirketin üzerine düşen tüm edimlerini ifa ettiğini , taraflar arasında sözleşmenin ifasından doğan bir ihtilaf söz konusu olmadığını, davalı yanın gelir vergisi stopaj ödemesi cezası ve faizini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın işin yıllara sari olması sebebiyle vergi dairesine süresinde ve yasaya uygun işlem yapmamasının sorumlusunun müvekkili şirket olmadığını, müvekkilinin yasal sürelerinde ve dönemlerinde vergi dairesine bildirimde bulunduğunu ve kendi üzerine düşen ödemeleri yaptığını, müvekkilinin davacı yanın gelir vergisi stopaj ödemesini yapıp yapmadığını bilemeyeceğini, bu sebeple açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, hukuki niteliği itibariyle davacı aleyhine --------- tarafından kesilen kurumlar vergisi ve gelir stopajı, gecikme faizi, vergi ziyaı cezası tarhının davacı şirketçe ödenmesi neticesinde; davacı tarafça ödenen miktarın sözleşme ve kanun gereği davalının rücuen tahsiline yönelik açılan alacak davasıdır.
Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki rüzgar enerjisi santrali yapım işine ilişkin sözleşme kapsamında hak ediş ödemeleri nedeniyle kurumlar vergisi stopajı yapılmasından kimin sorumlu olduğu, davacı hakkında düzenlenen ----- rapor sayılı vergi inceleme raporu ile vergi aslı ve vergi zıyaı cezasının davalıya rücu edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.Birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki rüzgar enerjisi santrali yapım işine ilişkin sözleşme kapsamında hak ediş ödemeleri ile ilgili davalının kestiği faturalar nedeniyle kurumlar vergisi stopajı yapılmasından kimin sorumlu olduğu, davacı hakkında düzenlenen -----rapor sayılı vergi inceleme raporu ile düzenlenen vergi aslı ve vergi zıyaı cezası bedelinin davalıya rücu edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;Bilirkişi heyetinin 27/06/2022 tarihli rapor içeriğine göre; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter - belgelerinin incelenmesi, Mahkememizin bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkur surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; davacının Kurumlar Vergisi Kanunu 15. Maddesini kapsamında tüzel kişi sıfatıyla ana yüklenici sıfatıyla yıllara sari işte kesinti yapmaması kendi vergi mükellefiyetinin eksik yerine getirilmesi kapsamında olduğu, ilgili madde kapsamında kesintinin kanuni süresinde yapılacak olması halinde davalı gelecekte ödeyeceği vergiye mahsuben vergi ödeyeceği, bunun yerine gelmemesi sebebiyle davalının zaten tahakkuk eden vergiden herhangi bir kesinti yapmadığı, ---------- yılı başlarında tamamlanan iş kapsamında VUK m. 114-126 kapsamında 5 yıllık zaman aşımının da geçtiği, vergi inceleme raporu sonrası tarh/tahakkuk ve vergi ziyaı cezası ile ödemesi yapılan kesintiyi artık davalının düzeltme, mahsup etme imkânının bulunmadığı, açıklanan gerekçelerle bu eksikliğin davalı alt yükleniciye yansıtılamayacağı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre kararlaştırılan KDV hariç tüm vergilerin davalı alt yükleniciye ait olduğu hükmünün işin maliyetinin artmasına dönük olduğu, halbuki davalının kendi eksikliğiyle yapmadığı kesintinin işin maliyeti ile ilgili olmayıp kamu maliyesinin vergi gelirine daha erken kavuşmasına dönük bir yükümlülük olduğundan; asıl dava yönünden: Davacının 2015 yılının muhtelif aylarında vergi inceleme sonrası tarh/tahakkuk eden vergi aslı, vergi ziyaı ve gecikme zammı olarak ödediği 109.606,71 TL ile, Birleşen dava Yönünden: Davacının --------aylarında vergi inceleme sonrası tarhtahakkuk eden vergi aslı, vergi ziyar ve gecikme zammı olarak ödediği 46.290,90 TL'yi talep edemeyeceği, davacı ana yüklenici şirketin vergi inceleme sonrası davalı adına ödemiş olduğu stopaj vergi aslını VUK hükümlerine göre “fazla ve yersiz olarak ödenen vergi” kapsamında vergi dairesinden talep edilmesine ilişkin süreci çalıştırabilecek ise de bu hususun huzurdaki dava ile ilgisinin bulunmadığı, faiz ile ilgili, davanın tarafları, ticaret şirketi olmaları sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16.maddesi gereğince tüzel kişi tacir olduklarından uyuşmazlık konusu olan imal ve inşa işi tarafların ticari faaliyetleri ile ilgili olduğundan, TTK'nın 19. maddesi gereğince ticari iş olduğundan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesi hükmünce davacı, avans faizi talep edebileceğinden, Mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurmak istemesi durumunda ödeme ihbarının yapıldığı ihtarnamenin tebliğ edildiği 20.09.2018 tarihine aynı ihtarnamede verilen 3 (üç) günlük mehil süresinin tamamlandığı 23.09.2018 tarihinden itibaren davacının iskonto avans faiz talep edebileceği bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş rapora itirazlar üzerine 07/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporu aldırılmış, özetle; kök rapor kanaatini değiştirecek bir husus bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Tekrar itirazlar ileri sürülmesi üzerine yeni bir heyetten aldırılan 21/10/2023 tarihli rapor içeriğinde; vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olan ana yüklenici firma, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile muhatap olduğunu, ayrıca geçici vergide mahsup döneminin geçmesi halinde vergi aslının aranılmaması hususunda yasal bir düzenleme mevcut iken böyle bir durum için benzer düzenleme bulunmadığından sorumlu sıfatıyla tevkif edilmesi gereken stopajın ana yüklenici mükellef adına re’sen tarh edilmesi gerektiği, yıllara yaygın inşaat onarım işlerinde kazanç kesin olarak işin bittiği yıl hesaplanır ve Kurumlar Vergisi Kanunu 15. ve Gelir Vergisi Kanunu 94. maddesine göre hak ediş ödemeleri üzerinden %3 oranında tevkifat yapıldığını, tevkif edilen verginin beyan edilen vergilerden mahsup ve mahsup edilecek verginin ödenecek vergiden fazla olması halinde ise iade hakkı doğduğunu, VUK’ un 11. maddesinde “Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorunludurlar. Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmaz.” hükmünün yer aldığını, böylece ana yüklenici hem tevkif etmediği stopajı, hem vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle karşı karşıya kalacak hem de adına tarh edilen stopajın alt yüklenici firmaya rücu ederek tahsil etmeye çalışacağını, alt yüklenici firmanın kendisine rücu edilen stopajı ana yükleniciye ödemesi halinde ise ilgili dönem beyannamelerini düzelterek ödediği stopajı iade alabileceğini, ancak bu işlemlerin düzeltme zamanaşımı süresi içinde yapılacağını, işbu raporun konusu olan davada davacı şirket ana yüklenici, davalı şirket ise alt yüklenici konumunda olduğunu, %3 hakediş kesintisi yapıp yaptığı kesintiyi vergi dairesine ödemek zorunda olan davacı ana yüklenici olduğunu, tevkif edilen bu vergiyi kurumlar vergisi beyannamesinden ödenecek vergiden mahsup etmek hakkı olan ve ödenecek vergiden fazla çıkması halinde fazla olan kısmı iade alacak olan firma ise davalı alt yüklenici olduğunu, düzeltme zamanaşımının VUK’ un 126. maddesinde hüküm altına alındığını, buna göre düzeltme zamanaşımı süresinin VUK 114. maddede hüküm altına alınmış bulunan tarh zamanaşımı süresi gibi 5 yıl olarak belirlendiğini, kaynakta kesilerek tahsil edilen vergiler bakımından zamanaşımı başlangıcının tespitinin önemli olduğunu, vergi idaresi vergi sorumluluğunu doğuran olayın verginin kaynakta kesildiği tarihte meydana geleceğini kabul ettiğinden zamanaşımının, verginin kaynakta kesildiği yılı izleyen takvim yılının birinci gününden itibaren başlaması gerektiğini, başka bir deyişle henüz borç doğmadan sorumluluk öngörülen hallerde ve borç olmaksızın nihai bir vergilendirme yöntemi olarak sorumluluğun öngörüldüğü hallerde zamanaşımının başlangıç anı, sorumluluğun yüklendiği ifa anı olduğunu, bu durumda vergi idaresi VUK.m.114 gereği, vergi sorumlusunun kestiği vergiyi vergi idaresine yatırması gereken tarihi izleyen takvim yılını takip eden yılın başından başlamak üzere beş yıl içinde işlem yapmaz ise söz konusu vergi alacağı tarh zamanaşımına uğrayacağını, yukarıda açıklanan nedenlerle 2015 yılında ödediği hak edişlerden kesinti yapmayıp ödemediği 109.606,71 TL ile birleşen davada 2014 yılının Ekim ve Aralık aylarında Vergi İnceleme Raporu ile tespit edilen 46.290,90 TL 26.09.2018 tarihinde ödendiğini, davacı ana yüklenici tarafından ödenmiş olan bu tutarların 2015 yılı itibariyle tamamlanan yıllara sari işe göre iş bu rapor tarihi itibariyle düzeltme zamanaşımı süresi olan takip eden yıldan itibaren hesaplanacak olan 5 yıllık süre de geçtiği için davalı alt yüklenicin kendisine rücu edilecek olan bu tutarları kurumlar vergisi düzeltme beyannamesi ile mahsup etmesi ve ödenecek vergiden fazla çıkması halinde ise iade alması mümkün olmadığını, eğer söz konusu ödemelerden yasal mevzuata uygun olarak kesinti yapılmış olsaydı alt yükleniciye ödenecek hak edişten kesilen vergi alt yüklenici tarafından verilen kurumlar vergisi beyannamesinden ödenecek vergiden mahsup edilecek idi ve/veya kesilen tevkifat ödenecek vergiden fazla olsaydı iade alabilecek durumda olduğunu, her ne kadar sözleşmenin 8. Maddesinde KDV hariç vergi yüklerine davalı firmanın katlanacağı yazılı olsa da, yukarıda yapmış olunan açıklamalar, zamanaşımı dolayısı ile hak kaybının davacının uhdesinde kalan eylemsizlik dolayısı ile ortaya çıktığını; davalının da bu sebeple iade talep hakkını kaybettiğini ortaya koyduğunu, iş bu raporun IV. bölümünde arz olunan nedenlerle, davacının asıl dava yönünden----- inceleme Raporuna göre re’sen tarh edilen vergi aslı, vergi ziyaı ve gecikme zammı olarak ödediği 109.606,71 TL ve davacının birleşen dava yönünden ------ aylarında Vergi inceleme Raporuna göre re’sen tarh edilen vergi aslı, vergi ziyaı ve gecikme zammı olarak ödediği 46.290,90 TL tutarlarını talep edemeyeceğini bildirmişlerdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; taraflar arasında---------- Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşme ile davalı şirketin yüklenici olarak rüzgar enerjisi santralini anahtar teslimi olarak inşa etmeyi taahhüt ettiği ve davacı tarafın ise işbu sözleşme karşılığında yapılan işin bedeli olarak davalı şirkete hak ediş bedellerinin ödenmesi yükümlülüğü altına girdiği, ------ rapor sayılı vergi inceleme raporundaki gerekçelerle ve davalı şirket tarafından davacı şirkete kesilen faturalar dayanak gösterilerek kurumlar vergisi stopajı yapılmadığı gerekçesi ile davacı şirket aleyhine toplam 125.294,66 TL tahakkuk ettirilen vergi aslı ve vergi zıyaı cezası, gecikme faizi/zammı düzenlendiği, 7143 sayılı “Bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun” kapsamında davacının yapılandırma talebinde bulunarak işbu tutarın vadesi içerisinde toplam 109.606,71 TL olarak ödendiği, taraflar arasındaki sözleşme konusu işin ifasına ilişkin her türlü vergi, oran ve maliyetlerin davalı firmaya ait olduğu, sözleşme konusu kesin ve nihai olarak belirlenen sözleşme bedeli ile anahtar teslimi olarak davalı firmaya verildiği, sözleşme uyarınca stopaj kesintilerinden de davalı firmanın sorumlu olduğu, yine yasal mevzuat uyarınca da Vergi İnceleme Raporu ile de sabit olduğu üzere stopaj kesintilerinin davalı firmanın brüt hak edişleri üzerinden yapılması gerektiği iddiası ile asıl davanın açıldığı, yine -------- tarafından --------vergi inceleme raporu ile mükellef kurumun---- hesap dönemine ilişkin olarak yürütülen vergi incelemesi neticesinde yıllara sari inşaat işi kapsamında yapılan borçlanılan hak ediş bedelleri üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmadığının tespit edildiği, sözleşme tarihi 24/09/2014 tarihi olduğu, tespitlerin ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi sonucunda, mükellef kurumun ------ kimlik numaralı mükellefi -----gerekli tevkifat uygulamasını yapmadığı, sorumlu sıfatıyla tevkif edilmesi gereken gelir stopajının mükellef kurum adına resen tarh edilmesi gerektiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete kesilen faturalar üzerinden gelir stopajı yapılmadığı gerekçesiyle davalı şirket tarafından, davacı şirkete kesilen faturalar dayanak gösterilerek davacı şirket aleyhine 2014/10,12 dönemine ilişkin toplam 46.290,90 TL tutarında gelir stopajı gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası tarh ettirildiği, söz konusu tutarların davacı şirket tarafından ödendiği iddiasıyla rücuen tahsil amaçlı eldeki birleşen davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin ana yüklenici, davalı şirket ise alt yüklenici konumunda olduğu, %3 hakediş kesintisi yapıp yaptığı kesintiyi vergi dairesine ödemek zorunda olan davacı ana yüklenici olduğu, tevkif edilen bu vergiyi kurumlar vergisi beyannamesinden ödenecek vergiden mahsup etmek hakkı olan ve ödenecek vergiden fazla çıkması halinde fazla olan kısmı iade alacak olan firma ise davalı alt yüklenici olduğu, düzeltme zamanaşımının VUK’ un 126. maddesinde hüküm altına alındığı, buna göre düzeltme zamanaşımı süresinin VUK 114. maddede hüküm altına alınmış bulunan tarh zamanaşımı süresi gibi 5 yıl olarak belirlendiği, davacının 2015 yılında ödediği hak edişlerden kesinti yapmayıp ödemediği 109.606,71 TL ile birleşen davada 2014 yılının Ekim ve Aralık aylarında Vergi İnceleme Raporu ile tespit edilen 46.290,90 TL 26.09.2018 tarihinde ödendiği, davacı ana yüklenici tarafından ödenmiş olan bu tutarların 2015 yılı itibariyle tamamlanan yıllara sari işe göre iş bu karar tarihi itibariyle düzeltme zamanaşımı süresi olan takip eden yıldan itibaren hesaplanacak olan 5 yıllık sürenin de geçtiği için davalı alt yüklenicin kendisine rücu edilecek olan bu tutarları kurumlar vergisi düzeltme beyannamesi ile mahsup etmesi ve ödenecek vergiden fazla çıkması halinde ise iade alması mümkün olmadığı, eğer söz konusu ödemelerden yasal mevzuata uygun olarak kesinti yapılmış olsaydı alt yükleniciye ödenecek hak edişten kesilen vergi alt yüklenici tarafından verilen kurumlar vergisi beyannamesinden ödenecek vergiden mahsup edilebilecek ve/veya kesilen tevkifat ödenecek vergiden fazla olsaydı iade alabilecek durumda olduğu, her ne kadar sözleşmenin 8. Maddesinde KDV hariç vergi yüklerine davalı firmanın katlanacağı yazılı olsa da, yukarıda yapılan açıklamalar, zamanaşımı dolayısı ile hak kaybının davacının uhdesinde kalan eylemsizlik dolayısı ile ortaya çıktığı; davalının da bu sebeple iade talep hakkını kaybettiği şeklindeki bilirkişi kanaatlerine Mahkememizce de iştirak olunmakla asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin ------ esas sayılı dosyasında görülen dava ile Birleşen ------- sayılı dosyası üzerinden görülen davaların ayrı ayrı esastan reddine,
Asıl davada;
2- Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL’den peşin olarak yatırılan 1.871,81 TL nin mahsubu ile 1.444,21 TL fazla alınan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4- Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7- Sarf edilmeyen yargılama giderlerinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Birleşen davada;
8- Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL’den peşin olarak yatırılan 789,68 TL'nin mahsubu ile 362,08 TL fazla alınan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
9-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12- Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
13- Sarf edilmeyen yargılama giderlerinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024