WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/234 Esas
KARAR NO:2024/366
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/05/2019
KARAR TARİHİ:14/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ----- alımına yönelik akdedilen -----tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davalı tarafça teslim edilmesi gereken elektrik pano ve şalt malzemelerinin müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin malzemelerin bedelini önceden ödediğini, malzemeler teslim edilmediği için müvekkili tarafından ilgili malzemelerin başka firmalardan satın alındığını ve bedelinin davalı firmaya faturalandırıldığını davalının faturayı ödemediğini, müvekkili tarafından ----Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip konusu faturaların müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve noter aracılığı ile iade edildiğini ayrıca teslim edilecek malların bir kısmının davacı tarafından iptal edildiğini, iptal edilen panolar hariç kalan panoların teslim edildiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini zamanında yapmadığını beyan ederek davanın reddine davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.----------dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 170.024,59 TL tutarında ilamsız takip başlattığı ödeme emrinin borçluya 27/12/2018 tarihinde tebliğ olduğu borçlunun 28/12/2017 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu ödeme emrinin borçluya tebliğ olmadığı anlaşıldı.İlgili bankalara müzekkere yazılara sözleşmeye konu çeklere ilişkin bilgiler istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dosya rapor tanzim etmek üzere muhasebeci bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı yanın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacının 2018 yılı ticari defter kayıtları incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunun, taraflar arasında 21.11.2017 tarihli fiyat teklif formunun imzalandığının söz konusu teklif formunda 415.000,00-TL + KDV bedelli muhtelif ölçü ve adetlerde teklif panosuna ilişkin fiyatların kararlaştırıldığı ve bu formun taraflarca da imza altına alındığının, malzemenin teslim edilmemesi ya da geç teslim edilmesi halinde herhangi bir cezai şart düzenlenmediğini, imzalanan teklif formundan sonra 2017 yılında 6 adet 131.434,13-TL, 2018 yılında ise 11 adet 391.440,38-TL KDV dahil toplam 522.874,51-TL bedelli fatura düzenlediğini, bu faturalara istinaden de davacı şirketin davalı şirkete 30.11.2017 tarihinde 625.000,00-TL çek, 52.497,29-TL banka havalesi yoluyla toplam 677.497,29-TL ödeme yaptığının taraflar arasında çıkan ihtilafa istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete 154.622,58-TL tutarında geri ödeme yapıldığını davacı şirket davalı şirket tarafından imzalanan teklif formuna istinaden davalı şirketçe teslim edilmeyen malzemeler için takibe konu faturanın düzenlendiğini, iş bu faturanın davalı şirket tarafından kabul görülmediğini ve BA olarak beyan edilmediğini, davalı yanın defterlerinin usulüne uygun olduğunu, takip konusu fatura haricinde taraf defterlerinin birbirini doğruladığının tespit edildiğini beyan etmiştir. Tarafların itirazları üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda özetle; kök raporda değişikliğe gitmemiştir.İtirazlar üzerine dosya rapor tanzim edilmek üzere bir mali müşavir, bir elektrik mühendisi ve bir sözleşme hukukunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; tarafların defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğunu ihtilafın davacı tarafça düzenlenen 30.12.2018 tarihli faturadan kaynaklandığını işbu faturanın davalı defterine kaydedilmediğini, davacının teslim edilmeyen mallara ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığını beyan etmişlerdir.Dava, hukuki niteliği itibari ile; ----- dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; ----- takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı bu doğrultuda; taraflar arasında akdedilen ------- tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafça peşin ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapıldı ise sözleşme konusu malların davalı tarafça sözleşmeye uygun şekilde teslim edilip edilmediği, teslim edilmeyen mallar var ise bunların bedellerinin davacı yana iade edilip edilmediği ile davacı şirketin takibe konu ----- bedelli fatura kapsamında alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Davacı, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle iki bin beş yüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında elektrik panolarına ilişkin sözleşme imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmamakta olup ihtilaf sözleşme konusu malların davacıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların defterleri davacının davaya konu ettiği fatura haricinde birbirini doğrular nitelikte olduğu, dava konusu faturanın ise malların teslim edilmediğinden bahisle düzenlendiği belirlenmekle öncesinde davalının düzenlediği faturaları defterine kaydeden ve buna ilişkin ödeme yapan, malın gerektiği gibi teslim edilmediğine ilişkin herhangi ihtarda bulunmayan davacı kendi defterlerindeki kaydın aksini ispatlayacak delil dosyaya sunmamıştır. Davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış ise de taraf yemine dayanmamıştır.İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinde düzenlenen ve uygulamada “kötü niyet tazminatı” olarak adlandırılan tazminat türü, sadece takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.Alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi anlamında “haksız” ise de, kötü niyetli olarak kabul edilebilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. -----Dosya kapsamı ve somut olayın özellikleri göz önüne alındığında; davacı alacaklının, takibe konu alacağının varlığını usul hukuku kuralları çerçevesinde kanıtlayamadığı, keza icra takibine kötü niyetli olarak giriştiğini kabule elverişli herhangi bir delilin de bulunmadığı, davalı tarafından da davacı alacaklının icra takibinde kötü niyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlanamamış olup, dosya içeriğinde de kötü niyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Hal böyle olunca, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.053,47 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.625,87 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 27.203,90 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucu ---------- Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024