T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/72
KARAR NO : 2024/352
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/01/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.08.2016 tarihinde saat 09:05 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki -----plaka ayılı aracı ile ---- İstikametinden ---- İl Merkezi istikametine seyir ile halinde iken 19+400 km ye geldiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan
çıkması ve yol kenarındaki şarampole sürüklenerek gidişe doğru yolun sağ tarafında bulunan 2 metre yüksekliğindeki çam ağacına ön kısımları ile çarpması ve takla atması sırt üstü devrilmesi neticesinde ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin desteği olan ---- - vefat etmiş olduğunu, ------ söz konusu kazada asli kusurlu olduğunu, aracın davalı sigortalı olduğunu ve davalıya yapılan müracaata dönüş
yapılmamış olduğunu, her ne kadar müvekkilinin para almış olduğu iddiası ile talepleri reddedilmiş olsa da parayı alanın müvekkili değil baba ----- olduğunu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL destekten yokun kalma, tazminatın kaza
tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline yapılmış geçerli bir müracaatın bulunmadığını, kazaya neden olan aracın müvekkili sigortalı
olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan ---- Kurumundan kusur incelemesi yapılması gerektiği, müvekkili sigortalısının kusursuz olduğunu, davacının hak sahibi olmadığını, bu hususunun araştırılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin somut deliller ile ispatlanması gerektiğini hatır taşıması
indiriminin uygulanması gerektiği, bu oranın % 40 olması gerektiğini, faizin ise yasal faiz olması gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cismani zarar nedeniyle açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı, 17/08/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle ---- hayatını kaybettiğini, vefat eden ----- desteğinden yoksun kaldığını, her ne kadar Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin------- başvuru ve -----Karar sayılı ile tazminat ödenmiş ise de yapılan ödeme aynı isimde olan baba ----- ait olup tarafına ödeme yapılmadığını, zararının karşılanmadığını, dava konusu kaza sebebiyle uğramış olduğu destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonunun----- numaralı dosyası örneği celp edilmiş, davacıya ait---- plakalı aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden hasar kayıtlarının celp edilmiş, ---- İl Müdürlüğünden davacıya ait bilgiler celp edilmiş, davacının nüfus kayıt örneği uyap üzerinden dosya arasına alınmış, ---- Noterler Birliğinden dava konusu araçların trafik tescil kayıtları celp edilmiş, ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ------ soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, 13.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 13.02.2024 tarihli raporunda özetle, "...Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir
bir kaza niteliğinde OLDUĞU,Dava konusu tek taraflı kaza kapsamında;
---- plaka sayılı araç sürücüsü ---- % 100 kusur oranı ile
ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu,Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu,. 17.08.2016 Tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ---- ölümü sebebiyle geride kalan hak sahibi 10.11.1997 doğumlu oğlu ------ 13.08.2018 tarihinde
37.190,81 TL. destekten yoksunluk tazminatı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, Davaya konu 17.08.2016 tarihli trafik kazası sonucu ---- plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan (hak sahibi davacı---- annesi) 01.04.1973 doğumlu ----- vefat ettiği, Davaya konu 17.08.2016 tarihli trafik kazası sonucu ------ plakalı araç sürücüsü 01.08.1967 doğumlu (hak sahibi davacı ----aynı ismi taşıyan babası) ------ de vefat ettiği,
10.11.1997 Doğumlu -----, müteveffa annesi ----- ölümü sebebiyle
davalı -------. aleyhine olarak, destekten yoksunluk tazminatının tazminine yönelik olarak 09.10.2020 tarihinde açılan davada, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nin 11.05.2021 tarih ve-----Sayılı kararı ile davanın kesin olarak reddine karar verilmiş olup, HMK.’nın 303. Maddesi kapsamında, kesin hüküm nedeniyle, iş bu davanın reddine
karar verilip verilmeyeceğine ilişkin hukuki durumun nihai taktir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olduğu, 10.11.1997 Doğumlu hak sahibi oğlu ----- - davaya konu 17.08.2016 olay tarihi
itibariyle (19) yaşında ve reşit olması, hak sahibi erkek çocuklar bakımından destekten yoksunluk yaş sınırı olan (18) yaşını geçmiş olması nedeniyle, müteveffa annesinin ölümü sebebiyle, adı geçen hak
sahibi oğlu bakımından destekten yoksunluk tazminatı hesaplanması mümkün olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Eldeki dosya bakımından davacı, sigorta şirketi tarafından yapılan tazminat ödemesinin (isimleri aynı olması sebebiyle) yanlış kişiye yapılması sebebiyle destekten yoksun kalma alacağının davalı sigorta şirketinden tazmini talep edilmektedir. Bu itibarla sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin doğru hak sahibine yapılıp yapılmadığının tespiti gerekmektedir. Sigorta Tahkim dosyası kapsamı ile mahkememizin 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya (kendisine) müteveffa ----- vefatı sebebiyle ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Başka bir deyişle, davacı destekten yoksun kalma tazminatını davalı sigorta şirketinden tahsil etmiştir.HMK 303. maddesinde; "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder" denilmektedir. Aynı kanunun 114/1-i bendinde ise kesin hüküm dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının daha önce aynı olay nedeniyle sigorta tahkim komisyonu hakem heyetine başvuruda bulunduğu, tahkim yargılaması sonucunda verilen karar doğrultusunda ödeme yapıldığı dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tahkim dosyası içeriği ile sabittir. Davacı tarafından dava konusu olay sebebiyle davalı sigorta şirketi yönünden tahkime başvurulduğu ve tahkim kararı doğrultusunda ödeme yapıldığı ve tahkim kararının kesin olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, tahkim kararının davalı sigorta şirketi yönünden HMK 114/1-i maddesi gereğince kesin hüküm teşkil etmekte olduğu, davacı tarafından aynı kaza sebebiyle davalı sigorta şirketi yönünden yeniden talepte bulunulması mümkün anlaşılmış, davanın HMK 114/1-i, 115/2 maddesi gereğince dava şartı (kesin hüküm) yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer yönde bkz; ----BAM ----. HD. ---- Esas ---- Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı sigorta şirketi yönünden davanın HMK 114/1-i, 115/2 maddesi gereğince dava şartı (kesin hüküm) yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2, 7/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!