T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/580 ESAS
KARAR NO:2024/37
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :15.08.2023
KARAR TARİHİ:23.01.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.03.2021 tarihinde davalının maliki olduğu ------ adresinde bulunan, müvekkilin sigortalısı ----- kiracısı olduğu depoya, yağan aşırı yağış neticesinde çatıdan su sızdığını ve-------poliçe numaralı ----- sigortalı bulunan -----emteaların hasara uğradığını, ------- hasarın meydana geldiği sigortalı---------- Deposunda, hasar tespiti için yapılan ekspertiz çalışması neticesinde Kesin Ekspertiz Raporu düzenlendiğini, hasara ilişkin 07.04.2021 tarihli raporda belirtilen detayların "24.03.2021 tarihinde, sigortalı iş yerinin bulunduğu bölgede meydana gelen şiddetli yağış sırasında, depo binası çatı yağmur gideri oluk ve borularının, şiddetli yağan yağmur sebebiyle tıkanarak çatı oluklarından taşması sonucu yağmur sularının bina içine girerek depoda raflar üzerinde bulunan sigortalıya ait emteaya sirayet etmesi neticesinde emteada hasar meydana gelmiş olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde olduğunu, bu kapsamda sigortalı şirketin müşterek sigortaya sahip olduğunu; %60 müvekkili şirket nezdinde ve %40------------nezdinde sigortalı şirkete, müvekkilinin sigorta payı oranına tekabül eden tutar olan 28.925,87-TL 04.05.2021 tarihinde ödendiğini, akabinde sovtaj çalışmasının yapıldığını; ağır hasarlı emtea, en yüksek sovtaj tutarını veren firmaya 12.000,00-TL karşılığında teslim edildiğini, dava dışı sigortalıyı %60 oranında sigortalayan müvekkilinin payına düşen 7.200,00-TL tutarlı sovtaj bedelinin de müvekkili sigorta şirketine ödendiğini,---------- Maddesi uyarınca bina sahibi bir şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı sorumlu olduğunu,sorumluluğunun yasadan kaynaklanan kusursuz bir sorumluluk olduğunu, davalının sorumluluğunun, anılan yasa hükmü gereği, kusursuz bir sorumluluk olduğunu, davalının, maliki olduğu binanın çatı aksamında meydana gelen bozukluğun yol açtığı hasardan dolayı meydana gelen bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, yağmur suyunun depo içerisine sızarak ürünlerde hasar meydana getirmesinin, açıkça davalı yapı malikinin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin kullanımından dolayı bu gibi bir hasarın meydana gelebilmesinin mümkün olmadığını, ancak tüm bu hususlara rağmen davalıya yapılan rücu başvurularının sonuçsuz kaldığını, hasara ilişkin ödenen hasar tazminatının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine de kötü niyetli şekilde itirazda bulunulduğunu, oluşan hasara istinaden müvekkili şirket tarafından sigortalısına, 04.05.2021 tarihinde, 28.925,87-TL bedelinde hasar tazminatı ödendiğini, hasar tazminatını ödeyen müvekkili şirketin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi gereği sigortalısının haklarına halef olduğundan, ödenen tazminat bedelinin (payına düşen ve müvekkiline iade edilen 7.200,00-TL tutarlı sovtaj bedeli de düşülerek) ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili için--------- Sayılı dosyası marifetiyle icra takibi başlatıldığını, davalının; icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle icra takibi durdurduğunu, tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalı borçlunun ------- takibe ilişkin tüm itirazlarının iptalini ve takibin devamını, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde--------------- adresinde bulunan depoda aşırı yağış neticesinde çatıdan su sızması sonucu dava dışı sigortalı --------- uğradığı zararların müvekkilinin bina maliki olması sebebiyle kusursuz sorumluluğu olduğundan bahisle müvekkili şirketin davalı olarak gösterildiğini, söz konusu taşınmaza ilişkin olarak tapu kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin söz konusu taşınmazın maliki olmadığını, dolayısıyla taşınmazda meydana geldiği iddia edilen bozukluk veya bakım eksikliğinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin bahsi geçen taşınmazın maliki olmadığından davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, davacı şirketin aktif husumet ehliyeti ve müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, iddia konusu hasardan müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, davanın yapı malikine ihbar edilmesi gerektiğini, taşınmazın malikinin ------------- olduğundan davanın işbu şirkete ihbarını, dava konusu iddia edilen hasardan müvekkili şirketin husumet yokluğuna istinaden öncelikle usulden reddini, her halükarda haksız davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava hukuki niteliği itibariyle,--------- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Davacı vekili; davalının maliki olduğu deponun çatısından sızan suların, sigortalıları olan dava dışı ------ zarar verdiğini, bu zararın giderildiğini beyan ederek, sigortalılarına yaptıkları ödemenin davalıdan rücuen tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise husumet itirazında bulunmuştur.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, taşınmazın tapu kaydı getirtilmiştir. İtirazın iptali istemine konu,------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosya davacısı, borçlusunun mahkememiz davalısı olduğu, 20/09/2022 tarihinde takibin 21.725,87-TL asıl alacak ve 701,78-TL işlemiş faiz üzerinden başlatıldığı, davanın 15/08/2023 tarihinde 22.427,65-TL üzerinden açıldığı görülmüştür.Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemede husumet ya da başka bir deyişle taraf sıfatı dava şartları arasında sayılmamıştır. Dava şartlarının özelliği tıpkı taraf sıfatı gibi davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Başka bir anlatımla dava şartları işin esasınınincelenmesine engel teşkil eder mahiyetteyken, bir davada taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise kanun ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur ---------------Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sigortacı olan davacının, sigortalısına ödeme yaparak sigortalısının haklarına halef olduğu, yani dava dışı sigortalı haksız fiilden kaynaklı zararını kime yöneltebilecekse davacının da ona yöneltebileceği, dava dışı sigortalının dava konusu taşınmazda kiracı olduğu, davalının da mülk sahibi olduğu iddia edilen olayda; gelen tapu kayıtlarına göre; zararın meydana geldiği -----------parsel nolu taşınmazın arsa vasfı ile dava dışı ----------- ait olduğu, taşınmaz üzerinde yapı bulunduğuna dair bir kayıt veya şerh bulunmadığı anlaşıldığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesi uyarınca pasif husumet dava şartı yokluğundan açılan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 383,01-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 44,59-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 383,01-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 348,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 60,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23.01.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!