WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/519 ESAS
KARAR NO:2024/40
DAVA:İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19.07.2023
KARAR TARİHİ:23.01.2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile, dava dışı üçüncü şahıs ------ tarihinde, bir trafik kazasına karıştığını, dava dışı üçüncü şahıs ----- idaresindeki ---- sayılı aracın, davalı -----nezdinde ----- olduğunu, meydana gelen kazada, müvekkilinin aracına çarpan davalı şirket sigortalısı ---- plakalı aracın sahibi -------kuralını ihlal ettiğini, asli (yüzde yüz) kusurlu olduğunu, trafik kaza tutanağında, müvekkili ------ bir kusur ithaf edilmediğini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurlu olmamasına, davalı tarafın ----- olmasına rağmen, davalı şirket tarafından, müvekkiline cebri icra yolu ile rücu edildiğini, müvekkili aleyhine --------sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, müvekkiline yapılan tebligatın mahalle muhtarlığına yapıldığını, müvekkili o esnada tatilde olduğundan, itiraz süresini kaçırdığını ve haciz tehtidi altında, borçlu olmamasına rağmen, dosya kapak hesabını ihtirazi kayıt ile ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin kazada kusurlu olmadığını ve davalı tarafın kasko sigortacısı olduğunu, trafik mali mesuliyet sigortasından doğan bir sorumluluk ya da müvekkiline rücu edilmesini gerektiren hukuki koşulların söz konusu olmadığı için, yapılan takip ve müvekkilinden tahsil edilen meblağın, tamamen hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple, haksız yere müvekkilinden tahsil edilen meblağın istirdadı için, huzurdaki işbu davanın açılmasının zaruri hale geldiğini, tüm bu nedenler ve mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle davanın kabulünü, müvekkilinden haksız yere tahsil edilen 4.152,83-TL'nin davalıdan tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2. madde hükmüne göre "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. madde hükmünde ise "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." dava konusunun dosyada taraflar arasındaki ilişki 27.03.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebi ile haksız fiil uyuşmazlığındankaynaklandığını, haksız fiile ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının tacir niteliğine haiz olduğu ihtimalinde dahi her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığını, ilgili sebeplerle davaya görev yönünden itiraz ettiklerini, dosyanın görevli --------------- Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne tevdini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114. madde hükmü h bendine göre "Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması" gerektiğini, dava yetkisine sahip olmak için dava şartlarının yerine getirilmesi ve davanın esas yönünden incelenebilmesi için davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu 1472. madde hükmünde düzenlenen halefiyet ilkesi gereği rücuen tazminat ödeme borcuna dayalı geçerli bir hukukî ilişkinin mevcut olduğunu, davacının mevcut hukuki durumunu değiştirecek veya iyileştirecek bir hükme ihtiyaç duymasının söz konusu olmadığını, istirdat davası açmasında hukuki yararın olmaması ve dava şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddini, müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ---- plaka sayılı araç ile----------- tarihli maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazaya sigortalı araç önünde aniden duran davacı/borçlu sürücü ------- sebebiyet verdiğini, sonrasında araçtan inerek sigortalı araca tekme ve yumruk atarak hasar verdiğini, bu hususun sigortalının davacı aleyhine mala zarar verme, hakaret, tehdit ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan şikayetçi olduğu ifade tutanağında belirtildiğini, (Ek-1: İfade Tutanağı) davacı tarafın kusurunun kasta yakın ve ağır kusur olduğunu, ------- plakalı araç sürücüsünün aniden durması ve sigortalı araç ile sürücüsüne zarar vermesi kaza tespit tutanağı ile tespit edilemeyeceğini, yukarıda izah edilen nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava, ------ esas sayılı dosyasında, borçlu olunmadığı halde yapıldığı iddia edilen ödemenin istirdatı için açılan istirdat davasıdır.Davacı vekili; dava dışı ------- sevk ve idaresinde olup, davalının ---- ile sigortaladığı ----- plakalı araç ile davacının aracının karıştığı trafik kazasında, davalının, sigortalısına yaptığı ödemeyi müvekkilinden rücu için -------- esas sayılı dosyasında takip başlattığını, müvekkilinin cebri icra baskısı altında davalıya ödeme yaptığını, ancak kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını beyan ederek, ödediği bedelin istirdatını dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; görev itirazında bulunmuştur.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev hususu öncelikli olarak incelenmiştir. Halefiyete dayalı olarak açılan davalarda, halef olunan şahsın davanın tarafına karşı hukuki durumu ne ise, halef olanın da aynı şekildedir. Başka bir deyişle somut dosyada halef olan davalı sigorta şirketi, dava dışı/ödeme yaptığı üçüncü kişi olan sigortalısının hukuken yerine geçmektedir. Bu sebeple eldeki dosya bakımından görevli mahkemenin davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki temel hukuki ilişkiye göre belirlenmesi gerektiğine mahkememizce kanaat getirmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında bir sigorta poliçesi olmadığı, davalının dava dışı sigortalısına ödeme yapmış olmakla, sigortalısının yerine geçtiği, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki ilişki bir haksız fiil ilişkisi olup, davanın sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla; mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, davaya konu uyşmazlığı incelemeye görevi ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan mahkemizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye görevinin ------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli ----------Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi)
4-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,
5-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)
7-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ---------- Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23.01.2024