T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/492 Esas
KARAR NO:2024/401
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/07/2023
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----- iştigal eden bir firma olduğunu, ---- adreslerinde inşa edilen binalarda kullanmak üzere davalı taraf ---- ile beton alımı yapıldığı, bunun karşılığında belli bir miktar paranın ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, -----binaların yapımı için gerekli betonu,
inşaatlara başladığı zamanlarda ve ihtiyaç duydukça ayrı ayrı satın aldıklarını ve ücretini davalı tarafa ödediklerini, dava konusu inşaatların bir kısmının tamamlanması sonrasında aradan çok kısa bir zaman geçmesine rağmen binalarda, beton kalite ve niteliğindeki yetersizlikten / kullanılan betonun gizli ayıplı olmasından kaynaklanan hasarlar meydana gelmeye başladığını, yapılan evlerde oturanların talepleri üzerine davacının iş bu hasarları tamirat yaptığını ancak söz konusu hasarların ne kadar daha devam edeceği ve nasıl sonuçlanacağı davacı firma açısından oldukça riskli bir belirsizlik teşkil etmekte olduğu; sürekli tamirat / tadilat gerektiren bu durum davacı uhdesinde telafisi çok güç maddi ve manevi zararlar doğurduğunu ve doğuracağı için iş bu davayı ikame etme zorunda kaldıklarını, ----adresindeki taşınmazın, dava dışı ----- unvanlı firma tarafından inşa edildiğini, betondan kaynaklı mevcut ve ortaya çıkacak zararlardan------ hem davacıya, hem --- hem de ilgili 3. Şahıslara karşı sorumlu olduklarını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı tarafın ayıplı mal satımı nedeniyle müvekkil uhdesinde meydana gelen / gelecek zararın nedeninin tespiti için davacı tarafından delil tespiti talebiyle Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulduğunu, bu kapsamda ------ dosyası marifetiyle görevlendirilen Uzman Bilirkişi ---mahkeme heyetinin birlikte iştirak ettiği keşfe incelemeler sonucunda tanzim edilen rapor ile huzurdaki davada da zikredilen zararların davalı tarafça temin edilen betondan kaynaklandığı, uzman bilirkişi tarafından da tevsik ettiğini, davalının çimento satışı ile iştigal eden ve bu konuda uzman olan bir firma olduğunun kabulü ile satışa konu çimentonun niteliğini ve içeriğini bilmediğinden bahsedilemeyeceğini, davalının gizli ayıplı mal sattığını ve ağır kusurlu olduğunu ve 2 yıllık zamanaşımı süresindenfaydalanamayacağını, satıcının ağır kusuru sonucu meydana gelen ayıptan doğan seçimlik haklardan; eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkımızı kullanmayı talep ettiklerini, davamızın gerektirdiği tüm test ve deneylerin yapılması ve davacının uğradığı zararın maddi sınırlarının çizilebilmesi, doğmuş ve doğabilecek maddi kayıpların hesaplanabilmesi amacıyla mahkemece alanında uzman bir bilirkişinin görevlendirilerek rapor aldırılmasını talep ettiklerini, davacının mevcut zararları için arttırılmak üzere 100.000,00.-TL (Yüzbin Türk Lirası) maddi tazminat talep ettiklerini, davalının ayıplı mal satımı sebebiyle ortaya çıkan hasar sebebiyle davacının saygınlığı önemli ölçüde zarar gördüğünü, davalı taraftan 250.000,00.-TL (İkiyüzellibin Türk Lirası) de manevi tazminat talep ettiklerini ve davalı tarafın üçüncü şahısta olan taşınır veya taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini beyanla öncelikle davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında borca yeter miktarda teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, haklı davalarının kabulüne, bilirkişi marifetiyle davalının meydana getirdiği maddi zararın tespit edilmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde manevi tazminat talebi dışında her biri ayrı ayrı arttırılmak üzere şimdilik; ayıp nedeniyle eserde oluşan 100.000,00.-TL (Yüzbin Türk Lirası)'lik bedel indirim tutarı, 100.000,00.-TL (Yüzbin Türk Lirası) maddi tazminat, 250.000,00.-TL (İkiyüzellibin Türk Lirası) manevi tazminat olmak üzere toplam 450.000,00.-TL (Dörtyüzellibin Türk Lirası)'nın sözleşme konusu gizli ayıplı betonun satın alındığı tarihten itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkilimize ödenmesine, söz konusu tespitlerin yapılabilmesi için gerekmesi halinde, bilirkişilere ihtiyaç duyacakları
evrakların örneklerini bulunduğu kişi ya da kuruluşlardan alabilme yetkisi ile yerinde
inceleme yetkisi verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının olduğunu, olayın üzerinden yaklaşık olarak 3 seneyi geçtiğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı vekilinin, dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açtığını belirtmesine karşın, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek durumda olduğu, bu nedenle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davada davacının iddiasının hangi davalıya yönelik olduğunun belli olmadığı, davacının davalıya yönelik iddiası ve talebinin somut olmadığını, davacının ayıp ve ihbar yükümlülüğünü süresinde yapmamış olmasından dolayı davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde yer verilen delil ve belgelerin davalıya gönderilmediği, davacının gizli ayıp iddiasının asılsız olduğu, beton yüzeyinde parça atması şeklindeki olayın betonun kullanımından mı yoksa betonun içeriği ve kalitesinden mi kaynaklandığı araştırılmasının gerektiği, söz konusu uyuşmazlık açısından kimyasal ve karot incelemesi yapılması gerektiğini, davacının binanın yapımı sırasında sadece davalı şirketten beton almadığını, davacı tarafından yapılan delil tespitinin gerçeği yansıtmadığını, davalının davacıya karşı tüm yükümlülüklerini eksik bir şekilde yerine getirdiğin, ve edimlerini gereği gibi ifa ettiğini, davalının davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dosya kapsamında talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddinin gerektiğini, öncelikle ihtiyati haciz talebinin reddine, davanın----------davaya dahil edilmesine, zaman aşımı, hak düşürücü süreye ve husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, neticede davacının haksız ve mesnetsiz davasının ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri, harçlar ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ayıp sebebiyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.Mahkememizce ------ esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek incelenmiştir.HMK 166/1 maddesinde; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." denilmektedir.HMK 166. Maddesi davaların birleştirilmesi hususunu düzenlemektedir. HMK 166/4 maddesinde; davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında fili ve hukuki bağlantı bulunduğu, 166/1 maddesi gereğince de yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, yukarıda açıklanan nedenle davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve birbiri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla; ------ sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacısı ile davalısının mahkememizde görülmekte olan davanın davacı ve davalısı ile aynı olduğu, dava konusunun aynı beton alımı sözleşmesinden kaynaklandığı, davalar arasında irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek kararının diğer davayı da etkileyebileceği kanaatine varılarak iş bu dava dosyasının HMK.166/1.maddesi gereğince ----- sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 166/1 maddesi gereğince, mahkememiz dosyasının -------- esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, yargılamanın ----- sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine,
2-Birleştirme kararının--------- esas sayılı dosyasına bildirilmesine,
3-Harç, masraf ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla değerlendirilmesine,
Dair karar, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı ve esas hükümle birlikte verilecek kararla birlikte esas hükmün tabi olduğu kanun yoluna tabi olmak üzere karar verildi.02/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!