T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/464 Esas
KARAR NO:2024/61
DAVA:Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23.06.2023
KARAR TARİHİ:06.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin -------- iştiraki olan ve % 100 hissesine sahip olduğu ----- çatısı altında (%99 hissesine sahip) hizmet veren,--------- ilk yerli günlük araç kiralama faaliyeti yürüten bir şirket olduğunu, taraflar arasında mevcut olan bayilik sözleşmesi nedeniyle davalı şirketin zilyetliğinde bulunan araçların kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle, davacı şirket tarafından ilgili şirkete gönderilen ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mevcut bayilik ilişkisinin haklı nedenle tek taraflı olarak 01.11.2022 tarihindefeshedildiğini, haklı fesih sonucunda mülkiyeti ---- ait olan araçların iadesi ve davacının uğramış olduğu ve uğrayacağı maddi zararların tazmini gerektiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davacı şirket tarafından feshine haklı sebep oluşturan bir diğer hususun, davalının, davacı şirket yönetim kurulu tarafından ticari teamüller gereği belirlenen kira bedellerindeki dönemsel fiyat artışlarına riayet etmemesi ve artan kısma ilişkin iade faturası düzenleyerek eksik bedel ödemesi olduğunu, ------- yevmiye numaralı ihtarnamesinde de açıkça görüldüğü üzere davalı ticari teamüllere ve taraflar arasındaki önceki yıllardaki anlaşmalara açıkça aykırı olacak şekilde davacı şirket tarafından belirlenen dönemsel kira bedel artışını kabul etmediğini beyan ettiğini, bayilik sözleşmesinin temel ve esaslı unsurlarından olan kira bedeli hususunda açık aykırılıklar yaşanmasının taraflar arasındaki güven ilişkisine ağır zararlar verdiğini, davacı şirket yönünden sözleşmenin devamını çekilmez kıldığını, 2022 yılının yüksek sezonuna gelindiğinden davacı şirket yönetim kurulu tarafından küresel ve ülkenin ekonomisinin şart ve gereklerine uygun olarak kiralanan araçların bedellerinde artış yapılacağına ilişkin karar alındığını, davacı şirket tarafından tüm bayilere gönderilen fiyat artış kararı, davalı şirket tarafından ticari teamüllere aykırı olarak ve davacı şirket tarafından yapılan fesih ihtarından sonra kasıtlı ve kötü niyetli olarak kabul edilmediğini ve uygulanmadığını, davalının bahsi geçen tutum ve davranışını devam eden aylar da sürdürdüğünü, dava tarihine kadar fiyat artışından kaynaklı bedeli ödememeye devam ettiğini, davacı şirketin ciddi miktarda maddi zarara uğradığını, davacı şirket tarafından yapılan kira bedeli artış oranlarının ticari teamüllere uygun ve makul seviyede olduğuna ilişkin en temel göstergenin bahsi geçen yıllara ait fiyatlardaki artış oranları ile o yıllara ait genel enflasyon ve özelde araç sektörüne ait enflasyon arasındaki ilişki olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulünü, mülkiyetleri davacı -------- ait olan araçların davalıdan alınarak davacıya iadesini, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla davacının uğramış olduğu maddi zararın şimdilik 100.000,00-TL'lik kısmi alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesini, dava sonucunda oluşan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin (KDV hariç) karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki sözleşmesi gereğince davanın görev ve çözümünde --------- Asliye Ticaret Mahkemesi yer yönünden yetkili ve görevli olduğunu, doğacağı iddia edilen maddi zararların tazmini istemini de içeren bu davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği, davacının, hakim ortağının ------iştiraki olduğunu vurgulayıp, tek taraflı olarak artırdığı kira bedelinin kabul edilmemesini "kamu zararı" olarak nitelendirmesinin iyi niyetli olmadığını, zararın kamuyla ilgi ve ilişkisi olmadığını, taraflar arasında halen geçerliliğini koruyan "Araç Kiralama Sözleşmesi"nin 6. maddesinde kira bedelleri ve ödeme şartları açıkça düzenlenmesine ve Kira süresi boyunca kira bedelleri sabit olduğu, tarafların kur, faiz gibi değişikliklerden kaynaklanan farkları ihtilaf konusu yapmayacaklarını peşinen beyan ve taahhüt etmelerine karşın, açık bu Sözleşme kuralını bir tarafa bırakıp, önce "ticari teamül" uyarınca 1.4.2022 tarihinde, tek yanlı olarak kira bedeli artışı yaptığını, ardından enflasyon ve asgari ücret artışına dayanarak 1.8.2022 tarihinden itibaren yine tek yanlı olarak kira bedelinde tekrar artış yaptığını duyurduğunu, davalıya bu artışı esas alarak fatura düzenlediğini, davalı hem sözleşmenin hem Türk Ticaret Kanunun kendisine tanıdığı hak ve talep yetkisini kullandığını, bu yetkinin kullanılması bayinin "sadakat borcu"nu ihlal etmesi, dürüstlük kurallarına aykırılık olarak değerlendirilmesine olanak olmadığını, davacının sözü edilen 13.9.2022 günlü, 18813 sayılı ihtarı kapsamındaki, mevcut Yerel Temsilcilik Sözleşmesi'nin 1.11.2022 tarihi itibarıyla sona erdiği yolundaki irade açıklamasının Yerel Temsilcilik Sözleşmesinin fesih koşullarından hiçbirisine uymamakta olduğunu, gelinen zaman dilimi içerisinde de müvekkil Yerel Temsilcilik Sözleşmesinin yazılı koşulları kapsamında üzerinde olan tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, uzun dönem kiralama suretiyle davalı filosuna dahil edilen araçların filoya dahil edildiği tarihte davacının belirlediği kira bedellerinin artırılmasının kabulü olanaklı olmadığını, davacı talebinin ancak yetkili ve görevli Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilmesi olanaklı olan uyarlama davasında dinlenebileceği, sözleşme uyarlama talebinin ilgili Mahkemelerce kabulünün ise ancak Borçlar Kanunu'nun 136., 137., ve 138. maddelerinde yer bulan sebeplerin varlığı halinde dinlenebileceğinin, davacının uygulaması sözleşme hükümleri dışına çıkmak suretiyle bütünüyle keyfi bir fiyat artışı niteliğinde olduğunu, davalının, davacının diğer bayilerinden farklı olarak uzun dönem kiraladığı araçları kiralama operasyonlarının düşük seyrettiği kış ve ilkbahar döneminde davacıya iade etmeyerek üzerinde bulunan kira ödeme yükümlülüğünü kesintisiz devam ettirdiğini, davacının öngörülebilir nitelikte kira tahsil edebilme ayrıcalığını elde etmesini sağladığını, davacının sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş ve anılan Kanun hükümlerine göre iktisadi faaliyet gösteren ve temel kuruluş hedefi kar elde etmek olan anonim şirket olduğunu, davacının bu özelliğinin kendisine kattığı bir ayrıcalık olmadığını, işleyişine dair ---------- denetimini haiz olduğunu, faaliyet alanı dışında kalan alım ve satımlarda ise Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, ticari faaliyeti yönüyle davacı ve davalının iki eşit ticari kuruluş olduğunu, açıklanan nedenlerle; haksız ve hukuksal dayanağı olmayan davanın öncelikle usulden olmak üzere esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesine dayalı araçların iadesi ve uğranılan zararların tazmini talebine ilişkindir.Davalı taraf cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuştur. Davalının daha sonra devraldığı yerel temsilcilik sözleşmesinin 15. Maddesinde uyuşmazlık halinde---------- Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir.6100 sayılı Kanun'un “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17 nci maddesi şöyledir:“Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.”6100 sayılı Kanun'un “Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları” başlıklı 18 inci maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.
(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.”4. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:“Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve davalının yetki ilk itirazını süresi içerisinde sunduğu nazara alınarak mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın yetkili ------------ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderleri, harç vekalet ücretinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!