T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/43 Esas
KARAR NO:2023/790
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:16/01/2023
Birleşen ----------sayılı dosyasında
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 23/05/2023
KARAR TARİHİ: 18/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/01/2023 tarihinde;----------- bağımsız bölümde bulunan dükkan niteliğindeki taşınmazı satın aldığını, söz konusu taşınmazın müvekkili tarafından tapuda yer alan ipotek şerhiyle devralındığını, mezkur taşınmazın üzerinde, ----------- yevmiye numaralı, 4.000.000.000 Eski Türk Lirası tutarlı ipotek şerhi bulunduğunu, söz konusu ipotek taşınmazın önceki maliklerinden -------- tarafından konulduğunu ve kendisi taşınmazın maliki iken ipoteke ilişkin borç ödendiğini, ancak ----------- tarafından ipotek kaldırılmadığını,--------- sayılı dosyasından tasfiye işlemleri yapılarak 05/06/2008 tarihinde ticaret sicilinden herhangi bir alacak ve/veya borcu bulunmadığını belirtilerek terkin edildiğini, huzurdaki davada,------ tasfiyesinin tamamlanmış olması nedeniyle tasfiye memurlarının taraf gösterilemediğini, ---- ise kapatıldığını, ----- devredilmiş olduğundan ---- Müdürlüğü taraf olarak gösterildiğini --------- ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ----------tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının husumetinin yalnızca yasal hasım olan müvekkil müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve ---- göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru -----de yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirilirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiğini, ------------, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, -------, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı ------ sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen ---- sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Şirketin ihyası talepli dava dilekçesi ve huzurdaki davanın--------- sayılı dosyasıyla birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.---- dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu ------ sayılı karar ile; Mahkememize ait -----sayılı dosya ile mahkememizin işbu dosyasının birleştirilmesine ve yargılamanın mahkememizin --- sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; TTK 547.Madde uyarınca Tasfiye Halinde Evrim Dayanıklı Tüketim Malları unvanlı şirketin ihyası talebine ilişkindir.TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.----- gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacının, takibe devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra takip başlatılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Dosya içerisine gelen dava dışı şirketin ----- incelenmesi sonucu; şirketin son tescil tarihinin 30.05.2008 olduğu, şirketin faaliyetine devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiye edilmesine karar verilmiştir. Davalı ------ yasal hasım olması dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve davacının Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı takibin/alacağın şirketin terkin edilmesinden önceki tarihe ait olması karşısında tasfiye memurunun icra takibinin varlığından haberdar olmasına rağmen tasfiyeyi sonuçlandırarak şirketin sicilden terkinini usul ve yasaya aykırı olarak yaptığı, davacı tarafın ihya davası açmasına sebebiyet verdiği gözönünde tutularak davalı---- ---- yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamış, davalı tasfiye memuru sorumlu tutulmuştur. Davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir.Buna göre tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.TTK.547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. -----------
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın TTK 547. maddesi uyarınca KABULÜ ile;
--------- numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilmiş olan Tasfiye Halinde ----- tüzel kişiliğini --------- sayılı dosyasının görülmesi ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2-Ek tasfiye işlemlerinin yapılaması için eski tasfiye memuru olan ------------şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar memurun görevinin devam etmesine,
3-Karar kesinleştiğinde ticaret siciline TESCİL VE İLANINA,
4-Asıl davada alınması gereken karar harcı 269,85 TL'den davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Asıl davada davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Asıl davada yasal hasım olması ve davanın açılmasında kusurunun bulunmaması nedeni ile davalı ------------- leh ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Birleşen davada karar harcı 269,85 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 89,95 TL harcın davalı tasfiye memurundan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Birleşen davada davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ile 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL'nin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine,
9-Birleşen davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ------------alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/10/2023
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!