WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/421 Esas
KARAR NO:2024/34
DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/09/2014
KARAR TARİHİ:18/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ ile müvekkili şirketin ------ yılından beri çalıştığını, ------- müvekkili şirketin ihracat işlemlerini sigortaladığını, -------- ile arasındaki ticari satış sözleşmesini -------- tarihinde geçerlilik süresi başlayan bir sigorta limiti sağlandığını ------- borç ödemesini ertelemesi sebebiyle, birinci limitin ------taraffından iptal edildiğini ve ------ ricaları ve ertelediği borcunun ilk taksitini ödemesi üzerine müvekkilinin ------ sigorta limitinin yükseltilmesi talebinde bulunduğunu,----- müvekkili arasında ----- tarihinde konuyla ilgili yapılan telefon görüşmesinde --------, müvekkilinin ne kadarlık daha mal yükleyeceğini sorduğunu ve müvekkilinin hali hazırda yüklenen mallara ek olarak 450.000,00 Euro'luk daha mal yüklemesi gerektiğini belirttiğini, bunun üzerine ----- tarihinde 450.000,00 Euro tutarındaki limit onay yazısı (ikinci limit) geldiğini, müvekkilinin ------- firmasının mali durumundaki bozulmalar sebebiyle 29.07.2013 tarihinde ----- yaptığı yazılı başvuruda 352.555,00 Euro'luk malı yüklediğini, yüklenecek 97.445,00 Euro'luk daha mal olduğunu ve bunu yükleyip yükleyemeyeceğini sorduğunu, 30.07.2013 tarihinde ------- gelen yazılı bildirimde daha fazla mal yüklenmemesi gerektiğine dair cevap alındığını, ancak müvekkilinin açıkça 450.000,00 Euro limiti olduğu İçin 352.555,00 Euro'luk mal yüklemesi yapmış olduğunu belirtmesine rağmen, -------- sağlamış olduğu eksik limit sebebiyle sadece 200,000,00 Euro tutarında limiti kalan müvekkiline kendi nezdinde toplam alıcı limiti olarak hesapladığı 450.000,00 Euro'yu aşan bu yüklemeyle ilgili herhangi bir bilgi verilmediğini, söz konusu işlemi karşıladığını zımnen kabul ettiğini, söz konusu 250.000,00 Euro tutarındaki ilk limit ve 450.000,00 Euro tutarındaki ikinci limit toplamı olan 700.000,00 Euro limit üzerinden %90 olarak hesaplanması gereken 630.000,00 Euro tutarındaki meblağın ödenmemesi sebebiyle müvekkilinin 225.000,00 Euro zarara uğradığını,18.04.2012 tarihli Alıcı Limit onayı yazısı ile sağlanan 250.000,00 Euro'luk ilk sigorta limiti, 25,06.2013 tarihli Limit Onayı iptal yazısı İle 05.07.2013 tarihi itibariyle iptal edildiğini, 16.07.2013 tarihli Alıcı Limit onayı yazısı ile sağlanan 450.000,00 Euro'luk ikinci sigorta limiti ise açıkça söz konusu limitin geçerlilik başlangıç tarihi itibariyle daha önce verilen limit onaylarını hükümsüz kılacağını belirttiğini, alıcının İlk limiti 16.07.2013 tarihinden 11 gün önce iptal edildiği için hali hazırda geçerli bir sigorta limiti bulunmadığını, bu iki limitin ------ nezdinde bİrleştirilmediği, iki limitin birbirinden ayrı algılandığı da --- tarihli tazminat hesaplama özet tablosundan da anlaşıldığını, bu tabloda ilk limit süresinde sevkiyata konu olmuş 3 fatura görüldüğünü, ilk faturanın bedelinin 230.117,90 Euro olduğu ve taraflarına ------ ödendiğinden zarara esas tutar olarak 53,822,35 Euro belirtildiğini, bu durumun taraflarına ----çalışanı davalı tarafından açıklandığını, 05.07.2013 tarihli faturanın miktarından 9.675,06 Euro'luk kısım zarara esas tutarın dışında bırakıldığım, bu durumun yine davalı tarafından söz konusu dışarıda bırakılan tutarın 250.000,00 Euro olan ilk limiti aşması sebebiyle dışarıda bırakıldığının açıklandığını, müvekkilinin müşterisi ---- yaptığı tüm işlemlerde ve ------- yolladığı tazminat talebindeki tüm belgelerde kullanılan döviz kuru Euro olmasına rağmen müvekkilinin kendisine yapılacak ödemelerin ------ olarak yapılacağını kabul ettiğini, alıcı limit onayları yazılarında da sigorta limitlerinin Euro üzerinden belirtildiğini, sadece parantez içinde o gün ki ----- yazıldığını, bunun dışında ------ ilgili herhangi bir ibare bulunmadığını, müvekkilinin tazminat talebinde bulunduktan sonra ------ gelen belgelerde tazminat bedellerinin alıcı limitlerinin parantez içinde belirtilen --- bedeli üzerinden hesaplandığının görüldüğünü, müvekkilinin hiçbir işleminde ----- kullanmaması bir yana ----- yazılarının yollandığı tarihlerde geçerli olan poliçede söz konusu limitlerin ----- olarak belirtilen bedel olduğuna dair örtülü veya açık bir İbare bulunmadığını, bu poliçenin 01.08.2013 tarihinden başlayarak bîr takım değişikliklere uğradığını, özellikle ------ ile ilgili yeni eklemeler söz konusu olduğunu, işbu değişikliklerin müvekkili aleyhine geriye doğru uygulanmaması gerektiğinin tartışmaya konu olmayacak kadar açık olduğunu, buna rağmen ---- tarihinde gelen belgelerde sınırın ------ olduğuna dair bir takım ifadelere yer verildiğini, konuyla ilgili değişiklik talebinde bulunulamayacağının da taraflarına ------ tarafından bildirildiğini, müvekkilinin 700.000,00 Euro tutannda talep etmiş olduğu limiti 586.710,00 ABD Doları olarak kabul etmek zorunda bırakıldığını, düşük limit ile ilgili talebinin kabul edilmemesi üzerine müvekkilinin en azından -------- temlik edilen bedelin düşürülmesi için bir toplantı talebinde bulunduğunu, 31.12.2014 tarihinde yapılan görüşmelerde ise müvekkilinin temlik edilen miktara denk gelen faturalardan birini tazminat talebinden çıkarma talebinde bulunduğunu, bunun üzerine -------bu faturanın çıkarılması ile kendi nezdinde ikinci limit olan 258.135,00 Amerikan Dolarına ulaşılmaması sebebiyle limitin daha da düşüp 582.111,65 Amerikan Dolan olacağını belirttiğini, tüm görüşmelerde konuşulan döviz kurunun ------ yazılarındaki parantez dışında bulunan esas limitin Euro olarak ifade edilmesi, müvekkilinin bütün işlemlerini Euro üzerinden yapması ve --------- bedeli üzerinden anlaşması bir yana, böyle manasız küsuratları bulunan bir tutarı limit olarak talep etmemiş olduğunun da açık olduğunu, söz konusu 586.710,00 Amerikan Doları olan toplam limitin zarar tazminatı ihbarname belgelerinin ilk düzenlendiği tarihteki (11.12.2013) ABD Doları karşılığı 620.325,00 olduğunu, müvekkilinin bu bağlamda 33.615,00 ABD Dolar tutarında bir zararı olduğunu, 31.12.2013 tarihli toplantıda --- tüm sigortaladığı işlemleri -------şirketinden sigortalamakta olduğunun öğrenildiğini, taraflarından temlik edilen 457.121,05 Euro miktarındaki tüm bedelin, aynen Euro döviz kuru üzerinden söz konusu şirketten temin edileceğini, fakat müvekkiline bu bedelin sadece 2013 Aralık ayı Amerikan Dolar kur bedeli üzerinden hesaplanan 1.057.088,17 TL tutarındaki meblağın verildiğini, iş bu bedelin davacıya ödenen 15.01.2014 tarihindeki Euro-TL kuru üzerinden hesaplandığında 354.252,05 Euro'ya tekabül ettiğini, ancak ödenmesi gereken bedelin 450.000,00 Euro'nun, davacı ve davalı arasındaki anlaşmadan kaynaklanan ve toplam limitin %90'ı olan 405.000,00 Euro olması gerektiğini, ------ müvekkiline bu İşlemden alması gereken tüm bedeli ödemediğini ve müvekkilinin bu sebeple 50.747,95 Euro tutannda zarara uğradığını ve ----- bu işlem sayesinde aynı miktarda haksız kazanç elde ettiğini, bu nedenle müvekkilinin davalı ------- yaptığı işlemler sebebiyle uğradığı zarara denk gelen 275.747,95 Euro ve 33.615,00 Amerikan Dolan olan alacağın, ------- uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri İle avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından talep edilen alacağın tamamı kabul anlamına gelmemek üzere zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin ----------- gerçekleştirecekleri tüm ihracat tek bir poliçe ----------- sigorta kapsamına alındığını, bu poliçenin taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin genel hükümlerini düzenlediğini, poliçe ile birlikte sigorta sözleşmesinin aynlmaz parçalarından birini teşkil eden kabul formu ile de ihracatçının 1 yıl içinde yapacağı çeşitli ihracatlar nedeniyle doğabilecek zararlara karşı müvekkilinin ödeyeceği azami sigorta bedeli tutan olan Azami Tazminat Ödeme Sınırı ile birlikte sigorta sözleşmesinin diğer özel hükümlerinin tespit edildiğini, bununla birlikte müvekkilinin poliçe kapsamında sorumluluğunun doğabilmesi için ihracatçının her bir alıcısı ile ilgili olarak alıcı limiti talep etmesi ve müvekkilinin de bu limiti tespit ederek ihracatçıya bildirim yapması gerektiğini, tespit edilen limitin müvekkilinin poliçe kapsamında o alıcı ile ilgili olarak yüklendiği azami riski belirlediğini, davacının 26.03.2012 tarihli teklifnamesi çerçevesinde düzenlenen kabul formu uyarınca davacının poliçesi için azami tazminat ödeme tutarının 1.500.000,00 ABD Dolan olarak belirlendiğini, kabul formunda yer alan açıklamadan da anlaşılabileceği üzere mezkûr tutarın müvekkilinin azami sorumluluk tutarını ifade ettiğini, davacının dava konusu sevkiyatların yapıldığı --------- talebinde bulunduğunu ve mezkûr ------------- Euro tutarında 120 gün vadeli Alıcı Limit Onayı verildiğini, bahse konu Alıcı Limit Onayı alıcıya ilişkin vadesi geçmiş alacak bildirimi olması hasebiyle 25.06.2013 tarihinde iptal edildiğini ve 05.07.2013 tarihi itibariyle hükümsüz kılındığını, davacı yanın daha sonra tekrar Alıcı Limiti talebinde bulunması sonrası yine -------- ile ilgili olmak ve------- arasında geçerli olmak üzere 450.000,00 Euro tutarında 120 gün vadeli Alıcı Limit Onayı verildiğini, fakat alıcı kaynaklı muhtemel ödeme problemlerinin öngörülmesi nedeniyle bahse konu Alıcı Limit Onayının 26.07.2013 tarihinde iptal edildiğini ve 05.08,2013 tarihi İtibariyle hükümsüz kılındığım, davacının -------- firmasına yapılan sevkiyatlar ile ilgili olarak düzenleme tarihleri -------- aylık sevkiyat bildirim formları ile müvekkiline bildirimde bulunduğunu, davacının 25.06.2013 tarihli Vadesi Geçmiş Alacaklar Aylık Bildirim Formu dâhilinde -------------- sayılı gümrük beyannameleri çerçevesinde gerçekleştirilen sevkıyatlara konu ödemelere yönelik olarak vade uzatımı talep ettiğini, davacının bu talebi uygun bulunarak kendisine 03.07.2013 tarihinde bildirildiğini, davacının bu sefer -------------- vade uzatımına konu borcun ilk taksitini erken ödediğini belirterek bahse konu firmanın yeniden sigorta kapsamına alınmasını 15.07.2013 tarihli yazısı ile istediğini, bu talep doğrultusunda ---------- ile ilgili olarak davacının vade uzatım talebi ile iptal edilen Alıcı Limit Onayı yerine yeniden Alıcı Limit Onayı verildiğini, davacının 29.07.2013 tarihinde bir kısım yüklemede bulunduğunu ve yüklenecek bir kısım mal daha bulunduğunu ve bunların yüklenip yüklenemeyeceği hususunda müvekkiline yazılı olarak başvurduğunu, bu talebin değerlendirilmesi neticesinde olumsuz görüş bildiren 30.07.2013 tarihli müvekkilinin yazısının davacıya gönderildiğini, davacının daha sonra ----------- vadesi geçmiş alacaklarını müvekkiline bildirdiğini, alıcı ---------- müvekkilince yapılan araştırma neticesinde firmanın 26.07.2013 tarihi itibariyle iflas işlemine konu edildiği ve iflas müdürü atandığı» davacının alacaklarının kayyum nezdinde iflas masasına kaydettirildîği ve davacının ------------- tarihinde 13.331,25 Euro tahsilât aldığının tespit edildiğini, davacının ---------olarak yapılan dosya incelemesinde 11.12.2013 tarihinde davacıya ihbarname gönderdiğini, daha sonra yine davacıya 31.12.2013 tarihli ikinci ihbarname gönderildiğini, davacı ile süreç içerisinde ödemeye İlişkin olarak yapılan yazışmalar da bulunduğunu, tazminat hususunda alıcı limit onayın da gösterilen meblağ olan 587.710,00 USD'nin esas alındığını, ilk ihbarnamede ---------- gümrük beyannamesi çerçevesinde gerçekleştirilen sevkiyat tutarını karşılayan 259.505,10 Euro (338.109,19 USD) karşılığı İki fatura tazminata konu ödeme tutan hesaplamasında dikkate alınmışken ikinci ihbarnamede davacının talebi üzerine 194.594,10 Euro (253.536,65 USD) tutarında tek faturanın dikkate alındığını, davacının 225.000,00 Euro limitten kaynaklı zararı bulunduğunu belirtmesinin mesnetsiz olduğunu, davacıya önce 250.000,00 Euro tutarında bir limit tanımlandığını, ilk limit sadece iptal öncesi ve limit için geçerli tarihlerde poliçe hükümlerine uygun şekilde yapılan sevkiyatlar için hüküm doğuracağım, dava dosyasına sunulan eklerin incelenmesinden bahse konu limit ile ilgili Ödemelerin kaleme alındığının görüldüğünü, dava dilekçesinde davacının her ne kadar 450.000,00 Euro'yu aşan sevkıyatlarına karşılık müvekkilinin susmak suretiyle aşkın sevkıyatları zımnen kabul ettiğini iddia etse de ve her ne kadar sigorta sözleşmeleri şekil şartına tabi değilse de (TTK m. 1405) taraflar arasında imzalanmış olan sigorta poliçesi bulunmakla birlikte bu poliçe doğrultusunda Alıcı Limit Onayının tanımlandığını, tarafların tacir olduğu {TTK m,18/2) ve yapılan işlemlerin kayıt altına alındığı göz önünde bulundurulduğunda (TTK 64 vd.) müvekkilinin hali hazırda yazılı Poliçe ve alıcı limit onayı varken susma yoluyla anlaşma yapması veyahut vaki bir anlaşmayı tadıl etmesinin söz konusu olmayacağını, sınırlandırılmış , bir imite dayalı poliçede işbu limilİ aşkııı sevkıyat yapıp bu eylem karşısında sigortacının susmuş olmasını müvekkilince tanzim edilmiş alıcı limit onayında aksi belirtilmiş olmasına rağmen zımnî kabul olarak addetmek ticari hayatın olağan akışına ve müvekkili inin poliçeyi tanzim ile kendisine atfedilen "sınırlı sorumluluk" hükmüne uygun olmadığını, davacının iddiasında iki limitin birlikte kullanılmadığını beyan etmekte ise de, her iki alıcı limit onayı dönemi içerisinde sevkiyatlar olduğu gibi, işbu sevkiyatlara yönelik alıcı firma tarafından ödemeler de bulunduğunu, -230.117,90 Euro'luk sevkiyata ilişkin olarak 154.591,35 Euro ve 21.704,20 Euro olmak üzere iki ayrı ödeme alındığından zarara esas tutarın 53.822,35 Euro olduğunu, -107.935,60 Euro'luk sevkiyata ilişkin olarak ise e posta yazışmasında belirtildiği üzere poliçenin 28.maddesi mucibince 9.675,06 Euro fazla temlik almak suretiyle zarara esas tutarın 98.260,54 Euro olduğunu,- İkinci limite ilişkin yapılan sevkiyatla ilgili olarak, davacı yanın beyanı üzerine zarara esas tutar olarak 194.594,10 Euro meblağ kullanıldığını, davacı yanın dilekçesinde 405,000 Euro yerine 354.252,05 Euro ödeme yapıldığını, işbu eksik ödemeden kaynaklı olarak zarara uğradığını belirtmekte ise de bu hususun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, poliçenin 17,maddesinin (a) fıkrasında "sevkiyata ilişkin bildirimin yapıldığı aydan bir önceki ayın son İşgünü geçerli olan ABD Dolan(USD) satış kuru" nun esas alınacağı ve takip eden (b) fıkrasında İse-----------tarafından Sigortalıya yazılı ihbann yapıldığı ayın ilk işgünü geçerli olan -----------esas alınacağının belirtildiğini, bu nedenle , İlk tablonun 3.sevkiyatı (98.260,54 Euro - 128.023,65 USD) ile 2.tablodaki sevkiyat (194.594,10 Euro - 253,536,65 USD) Temmuz 2013 içerisinde bildirildiğini ve poliçeye göre 28,06.2013 tarihli Euro-USD ---------- paritesi (o tarihteki çapraz kur : 1,2973) esas alınarak bahse konu meblağların Amerikan Dolan(USD) cinsinden %90'ı mn tazminata konu edildiğini, kalan (53.822,35 Euro - 69.823,73 USD) ve (100.769,00 Euro - 130.727,62 USD) tutarındaki sevkiyatlann 13.06.2013 tarihinde bildirildiğini (poliçeye göre 31,05.2013 tarihli çapraz kurun esas alındığını ve poliçenin 17.maddesi uyarınca bu kur üzerinden Euro para biriminden Amerikan Dolan(USD)'na çevrilip %90 tazminata konu edildiğini (31.05.2013 çapraz kur: 1,3029), müvekkilince 31.12.2013 tarihinde ihbarname gönderildiğini, poliçenin 17-b maddesine göre, Aralık 2013 ilk iş günü USD-TL kuru esas alınarak ödeme yapıldığını, kurun 2,0174 olarak sabitlendiğini ----------- tazminata konu rakamın 1.057.088,14 TL olduğunu, işbu işlemin poliçeye uygun olarak yapıldığını, davacının ise ödemenin yapıldığı 15-01.2014 tarihi itibariyle geçerli olan Euro üzerinden hesap yapmakla zararının olduğjınu b^ıifttiğini, davacı yanın kur artmasından kaynaklı olan zararını bankaya tahmil etmeye çalıştığını, fakat hangi tarihlerdeki döviz kurlarının tazminat ödemesine konu alınacağının poliçede sarih olduğunu, müvekkilinin 450.000,00 Euro'nun %90'ı ile ilgili sorumluluğunun üst limit sorumluluğu olduğunu, buradan çıkan anlamın müvekkilinin davacı yanın ne kadar zarar ettiğine ve poliçedeki düzenlemelere bakmaksızın 405.000,00 Euro ödeyeceği anlamını taşımadığını, davacı yanın dilekçesinde 354.252,05 Euro ödeme yapıldığını belirtmekle birlikte tazminat miktarının 405.000,00 Euro olması gerektiğini iddia ettiğini, yukarıda belirtildiği üzere poliçede sevkiyat ve ihbarname doğrultusunda elde edilen tarihlere göre kurlar sabitlenmekte ve bu sabit kurlar üzerinden ödeme yapıldığını, poliçenin işbu maddesinin davacı yanca kabul edildiğini ve müvekkilinin tüm eylemlerinin de poliçeye uygun gerçekleştirildiğini, davacı yanın bu iddiasının MK.,2 ve 3/2 bağlamında iyi niyet kaidelerine aykırılık teşkil edeceğini, davacının iddialarının sözleşmeye bağlılık (Ahde vefa) İlkesi ile de bağdaşmadığını, davacının basiretli bir tacir olarak poliçe ve kabul formunu imza ile kendisini sözleşme ile bağlı kıldığını, poliçe hükümleri ve bilhassa Ödemeye yönelik kurun davacı açısından ifasının mümkün olmayacak hale gelmediğini, davacı yanın parite farkından kaynaklı olarak 33.615,00 USD istemekte ise de davacı yanın poliçe ile bağlı olduğu, poliçenin 17.maddesi ise hesaplamada Amerikan Dolar'nın esas alınacağının belirtildiğini, dolayısıyla kur farkından kaynaklı bir zarar iddiasının yersiz olduğunu, davacı yan "zarar1' ibaresini kullanmış ise de bunun 4'yoksun kalınan kar'1 olduğunun anlaşıldığım ve yine davacının istemlerinin müspet zarar iddiası karşılığında istendiğini, dolayısıyla Borçlar Kanunu 112 vd, maddeleri gereği ortada bir zarar olmadığını, tüm bu eylemlerin poliçe kapsamında tesis edildiğini, davacı yanın bir yandan menfi zarar hükümleri altında kusura dayalı olmayan tazmine balı sonuçlardan istifade etmek istese de bu talebin sayın mahkemeyi zühule düşürmeye çalışmaktan öteye gitmeyeceğini, davacı yanın müvekkilinin reasür şirketlerden haksız kazanç sağladığım bu eyleminde davacı yana ödenmesi gereken bedeli zımnen kabul anlamını taşıyacağını belirttiğini, Ticaret Kanunu 1472. Madde "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer'' demekle birlikte poliçenin 27.maddesinde bu hususun yinelendiğini, davacı yanın 405.000,00 Euro bedelin reasür şirketlerden alınmasına rağmen kendisine eksik ödeme yapıldığını iddia ettiğini, reasür işleminin, mükerrer sigorta (devreden) sigortacı ile reasür (tekrar sigorta eden sigortacı) arasında gerçekleşen pasif sigorta biçimi olduğunu, ilk sigortalının bu sözleşmenin tarafı olmadığını, davacı yanın iddiasının temelinin kur farkı olduğunu, poliçede scvkiyatın yapılacağı tarihe göre kur belirlendiğini, sevkiyatların uzun zaman zarfı içerisinde yapılabileceğinden poliçe kapsamında farklı kurlara tabi tutulacağım davacı yanın bilmesinin icap ettiğini, poliçede TL cinsinden ödemenin gerçekleşeceğinin de açıkça yazıldığını, bu nedenle yukarıda belirtilen hususlar bağlamında davanın öncelikle zamanaşımı yönünden, zamanaşımı itirazlarının uygun görülmemesi halinde ise haksız ve yersiz olan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, kısa vadeli ihracat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.Davacı, poliçe kapsamında, ------- mukim müşterisine yapacağı ihracatlar için kendisine 250.000,00 ve 450.000,00 Euro‘luk iki ayrı alıcı limitiyle toplam 700.000,00 Euro tutarında limit verildiğini, buna göre kendisine toplam limitin %90’ına tekabül eden 630.000,00 Euro tazminat ödenmesi gerekirken, davalının ilk limiti yok sayması sebebiyle sadece 405.000,00 ödendiğini bu nedenle 225.000,00 Euro zarara uğradığını, uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz tarafından ---- tarihli verilen karar ------ bozularak mahkememize gönderilmiş ve bozma ilamına uyularak mahkememiz tarafından --- tarihli rapor itiraz üzerine--- tarihli ek rapor alınmıştır. Dosyanın safahatı incelendiğinde, yapılan yargılama sonucunda mahkememizin -------- tarihli karar sayılı ilamı ile; "...1-Davacı yanın alacak talebi ile açtığı davanın yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE... " karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından mahkememiz kararının temyiz edilmesi üzerinde dosya ---- gönderilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda -------- tarihli ilamı ile; ".... SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ----- Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA..." şeklinde bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamı sonrasında dosyanın --- Esasına kaydı yapılmış, mahkememizin -------- tarihli kararı ile "...Açılan davanın kısmen kabulü ile döviz alış kuru (Euro kuru üzerinden) TL karşılığı olan 398.803,36 TL‘nin davalı sigorta şirketinden, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verildiği, davalı vekili tarafından mahkememiz kararının temyiz edilmesi üzerinde dosya ----- gönderilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda -------- sayılı ilamı ile; "...1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, kısa vadeli ihracat kredi sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının 250.000 Euro ve 450.000 Euro tutarında iki ayrı alıcı limiti verdiğini, davalının sorumluluğunun bu iki limitin toplamı üzerinden belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı ise 450.000 Euro tutarındaki ikinci limitin ek bir limit niteliği taşımadığını, tazminat tutarının da bu limitin %90’ı ile sınırlı olduğunu, birden çok limit varmış gibi limitlerin toplanamayacağını savunmuştur. Dosyaya sunulan 18.04.2012 tarihli alıcı limit onayında alıcı limit tutarı 250.000 Euro olarak belirtilmiş, 16.07.2013 tarihli alıcı limit onayında ise “Bu alıcı limiti aşağıdaki şartlara uyulması kaydıyla geçerlidir” ibaresinden sonra alıcı limiti tutarı 450.000 Euro olarak belirlenmiş, “Bu alıcı limiti onayı, adı geçen alıcı için daha önce verilen alıcı limit onaylarını işbu onay geçerlilik süresi başlangıç tarihinden itibaren hükümsüz kılar” ibaresine yer verilmiştir. Bu durumda 16.07.2013 tarihli alıcı limit onayının verilmesi ile aynı alıcı için verilen önceki limit onayının hükümsüz kılındığı ve davalının sorumluluğunun bu ikinci alıcı limit onayında belirtilen şartlar ile sınırlı olduğunun kabulü gerekirken her iki limitin toplanması suretiyle sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA..." şeklinde bozulmuştur. Bozma sonrasında mahkememizin ------ sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda:Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek 01.12.2023 tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan -- tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, "...---- numaralı poliçelere verilen ---ve bunlara bağlı Geçerlilik Başlangıç ve Bitiş tarihleri ve poliçe genel şartları dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda; ----- numaralı poliçelere verilen Alıcı Limit tutarının 450.000,00 Euro olduğu “taraflar arasındaki
sözleşmenin 14. Maddesi gereğince “Aksi -------- tarafındandüzenlenecek Alıcı Limit Onayı’nda belirtilmedikçe ---- bu poliçe ile sigorta kapsamına
aldığı ticari risklerden kaynaklanan zararların %90’ını ödemeyi taahhüt eder” bu nedenle zarara esas tutar 311.723,75 Euro ve 339.224,60 Euro olup toplam zarara esas
tutarların --- olduğu, ----- poliçelere verilen zarara esas azami ödeme tutarının ise 405.000 Euro olduğu, davalı tarafın meydana gelen toplam 650.948,35 Euro zararın 405.000,00 Euro tutarından sorumluğunun
bulunduğu, Tazminat ödemesi işbu Poliçe madde 27’ de belirtilen işlemlerin tamamlanması ve belgelerin teslimi için ----tarafından Sigortalı’ ya yazılı ihbar
yapıldığı ayın ilk işgünü geçerli olan -----döviz alış kuru, esas alınacaktır.” Bu nedenle de sevkiyatların brüt fatura tutarı Euro cinsinden ifade edildiğinden tazminat ödemesinin Euro/TL kuru üzerinden yapılması gerekir. İhbarın
yapıldığı ayın ilk işgünü 02.12.2013 tarihli Euro kuru 2,7454 TL’dir. Bu durumda ödenecek tazminat tutarının TL karşılığı 1.111.887,00 TL (405.000,00 Euro x 2,7454
TL= 1.111.887,00 TL) olup, davalı tarafından davacıya 1.057.088,14 TL’lik ödeme yapılmış olması nedeniyle aradaki fark tutarı olan 54.798,86 TL’nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği..." yönünde görüş bildirmişlerdir.Taraflar arasında "kısa vadeli ihracat kredi sözleşmesi genel poliçesi" imzalanmış olup, 18/04/2012 tarihli yazı ile geçerlilik başlangıç tarihi 04/04/2012, geçerlilik bitiş tarihi 30/04/2014, alıcı limit tutarı 250.000 EURO, alacı limit onayı ile 16/07/2013 yazı tarihli geçerlilik başlangıç tarihi 16/07/2013, geçerlilik bitiş tarihi 30/06/2015 olan alacı limit tutarı 450.000 EURO, alacı limit onaylı miktarları belirtir şekilde anlaşmaya varıldığı görülmüştür. Davaya konu poliçeyle, sigortalı tarafından yapılan ihracatlarda politik ve ticari riskler sebebiyle tahsil edilemeyen alacakların %90’ı belirli bir üst limit dahilinde garanti altına alınmaktadır. Poliçenin işleyişinde her bir alıcı için belirli tarihlerde geçerli bir alıcı limiti belirlenmekte, alıcıya yapılan ihracatlar alıcı limitiyle belirlenen üst limit dahilinde güvence altına alınmaktadır.Uyuşmazlık çözüme kavuşturulası için her iki tarafın ticari defterleri incelenmiş ve tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirlerini teyit ettiği ve lehlerine delil olabileceği kanaatine varılmıştır. --- sayılı bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve taraflarca sunulan poliçe ve zeyilnameler dikkate alındığında 18.04.2012 tarihli alıcı limit onayında alıcı limit tutarı 250.000 Euro olarak belirtildiği, 16.07.2013 tarihli alıcı limit onayında ise “Bu alıcı limiti aşağıdaki şartlara uyulması kaydıyla geçerlidir” ibaresinden sonra alıcı limiti tutarı 450.000 Euro olarak belirlendiği, “Bu alıcı limiti onayı, adı geçen alıcı için daha önce verilen alıcı limit onaylarını işbu onay geçerlilik süresi başlangıç tarihinden itibaren hükümsüz kılar” ibaresine yer verildiği, bu itibarla 16.07.2013 tarihli alıcı limit onayının verilmesi ile aynı alıcı için verilen önceki limit onayının hükümsüz kılındığı ve davalının sorumluluğunun limiti tutarı 450.000 Euro olan ikinci alıcı limit onayında belirtilen şartlar ile sınırlı olduğu anlaşılmış, bu tespit nazara alınarak 30/11/2023 tarihli ek bilirkişi heyet raporu alınmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesinde "aksi,----- tarafından düzenlenecek alıcı limit onayında belirtilmedikçe --------bu poliçe ile sigorta kapsamına aldığı ticari risklerden kaynaklanan zararların %90'ını ödemeyi taahhüt eder" denilmektedir.Taraflar arasında imzalanan poliçenin "Döviz Kuru" başlıklı madde uyarınca "bu poliçeye göre yapılacak bütün ödemeler ------ olarak yapılacaktır. Prim ödemeleri ve tazminleri için, sevkiyatın brüt fatura tutarı ABD Doları dışındaki herhangi bir yabancı para cinsinden ifade edildiğinde, sevkiyata ilişkin bildirimin yapıldığı aydan bir önceki ayın son iş günü geçerli olan -------- çapraz kuru üzerinden hesaplanacak ABD doları karşılığı, sevkiyatın brüt fatura tutarı ABD Doları cinsinden ifade edildiğinde brüt fatura tutarı esas alınacağı belirtilmiştir. Aynı poliçenin 18. Maddesinde ise " bu poliçeye göre yapılacak bütün ödemeler ------- olarak yapılacaktır. Prim ödemeleri ve zarar tazminleri için sevkiyatların brüt fatura tutarı yabancı para cinsinden ifade edildiğinde, prim ödemeleri için sevkiyata ilişkin bildirimin yapıldığı aydan bir önceki ayın son iş günü geçerli olan -------- tazminat ödenmesinde ise poliçenin 27. Maddesinde belirtilen işlemlerin tamamlanması ve belgelerin teslimi için ------- tarafından sigortalıya yazılı ihbar yapıldığı ayın ilk iş günü geçerli olan ------ esas alınacaktır. " maddeleri uyarınca bilirkişi heyeti tarafından EURO kurunun ihbarın yapıldığı ayın ilk iş günü olan 02/12/2013 esas alınarak davacıya daha önce yapılan 1.057.088,14 TL'lik ödeme mahsup edilerek oluşan zararın ikinci poliçe limiti ile sınırlı olduğu da gözletildiğinde davacının talep edebileceği miktarın 54.798,86-TL olduğu belirlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan kısa vadeli ihracat sigorta poliçesi uyarınca dava dışı ----- ile davacı arasındaki ticari satış sözleşmelerinin davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamına alındığı, ------Karar sayılı bozma ilamı ve dosya kapsamındaki poliçe ve zeyilnameler dikkate alındığında davalının sorumluluğunun limiti tutarı 450.000 Euro olan ikinci alıcı limit onayında belirtilen şartlar ile sınırlı olduğu, ikinci alıcı limit onayına istinaden ise 450.00 EURO'luk satışın karşılığı %90'ının 405.000 EURO olduğu, taraflar arasındaki poliçenin 17 ve 18. Maddelerindeki döviz kuru üzerinden yapılan hesaplamalar uyarınca ihbarın yapıldığı ayın ilk iş günü geçerli olan ------- alış kuru üzerinden (EURO karşılığı) 1.057.088,14 TL'lik ödeme yapıldığı her iki tarafın kabulünde olup davacıya 54.798,86-TL'lik eksik ödeme yapıldığı, davacının bilirkişi raporu ve mahkememiz kabulünü aşan taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, döviz alış kuru (Euro kuru üzerinden) TL karşılığı olan 54.798,86-TL‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
2-Döviz alış kuru (Euro kuru üzerinden) TL karşılığı olan 54.798,86-TL‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
4-Alınması gerekli karar harcı 3.743,31-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 15.476,50-TL harcın mahsubu ile artan 11.733,19‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 3.743,31-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 25,20-TL başvuru harcı, 3,80-TL vekalet harcı, 10.388,40-TL tebligat müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.417,4‬0-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 629,92-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 145,0-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 136,23-TL sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 123.659,68-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 15 günlük temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/01/2024