WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/790 ESAS
KARAR NO:2024/415
DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:06.11.2023
KARAR TARİHİ:07.05.2024

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı ----müvekkili ----, dava dışı takip borçluları ------ olan borcunu icra dairesine ödemesi için 89/3 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, söz konusu ihbarnamenin müvekkili şirkete 22.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, üçüncü kişinin açacağı menfi tespit davasında yetkili mahkeme İİK 89/3 gereği takibin yapıldığı ya da üçüncü kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, görevli mahkeme ise kural olarak asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, takibin kambiyo senetlerine dayanması halinde ise görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, --------kararında,“Dava İ.İ.K.’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. İhbarnamenin gönderildiği takip, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu ------- karşı kambiyo senedine istinaden yapılmış bir takiptir. Bu itibarla ticari iş niteliğindeki takip dosyasından gönderilen ihbarnameye karşı açılan menfi tespit davasının ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. Dava tarihi itibarıyla asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” bu konuya açıklık getirildiğini, müvekkilinin takip borçluları ----- söz edildiği gibi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile ---- dönem ticareti mevcut olduğunu, ------ tarihli iki adet faturaya istinaden ilgili şirkete gerekli ödemelerin yapıldığını ve taraflar arasında herhangi bir borç/alacak ilişkisinin kalmadığını, söz konusu husus davalı alacaklının 22.08.2023 tarihinde müvekkili şirket adresine ihtiyati hacze geldiğinde kendilerine de bildirilmiş olduğunu, ilgili faturaların dosyaya sunulduğunu, bu nedenlerle 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinde belirtilen sürede müvekkilinin takip borçlusu ------ borçlu olmadığının tespit edilmesi için işbu davayı açmak zorunluluğunun doğduğunu, tüm bu nedenler ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; talebinin kabulü ile davalı----- müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının, müvekkilinin borçlular ----- herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini, müvekkiline yönelik------sayılı haksız icra takibinin durdurulmasını, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 06.05.2024 tarihli dilekçesi ile davalı tarafın Mahkemeye davayı kabul ettiğini bildirdiğini, buna göre kabul talebi gereği karar verilmesini, yargılama gideri ve karşı taraf vekalet ücreti, masraf, tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin haklı alacağının tahsili maksadıyla borçlular ----hakkında --------- icra dosyası ile takip başlatıldığını, müteakiben borçluların 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına yönelik dosya borçluları ile ticari ilişkide bulunan firma ve şahıslara 89/1 Haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, huzurdaki davayı açan-------firmasının da işbu firmalardan biri olduğunu, süresi içerisinde birinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesi üzerine sırasıyla ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, bu aşamadaki tüm işlemlerin, tamamen müvekkilinin haklı alacağını elde etme saikiyle mer'i mevzuata uygun bir şekilde icra müdürlüğünün onayı ile gerçekleştirildiğini, kendisine gönderilen ilk iki haciz ihbarnamesine cevap vermeyen bahse konu firma tarafından, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ edilmesini müteakip İİK md.89/3 kapsamında huzurdaki işbu davanın ikame edildiğini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan huzurdaki işbu davanın usulden reddi gerektiğini, Arabuluculuk Kanunu m.18/A’nın 2’nci fıkrasının son cümlesinde “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” denilmek suretiyle usuli olarak davanın reddedileceğinin hükme bağlandığını, huzurdaki davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takip dosyasında alacaklı taraf olarak yaptıkları tüm takip işlemlerinin, usul ve yasaya uygun olduğunu, İİK Madde 89 kapsamında gönderilen ilk iki haciz ihbarnamesine davacı 3. şahıs tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı tarafın e-tebligat sistemini kontrol etmemesinin sorumlusunun, haklı alacağına zamanında kavuşamamış olan müvekkilinin olmadığını, ---------- firmasının, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlüğünü ihlal etmesi sonucunda ilk iki haciz ihbarnamesine itiraz etmeyerek huzurdaki davanın açılmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, bu nedenle mahkemece verilecek her türlü kararda, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı 3. şahıs üzerine bırakılmasının hukukun gereği olduğunu, müvekkili şirket adına alacaklı vekili olarak yaptıkları tüm takip işlemleri usul ve yasaya uygun olduğunu, ilk iki haciz ihbarnamesine herhangi bir itirazda bulunmayarak huzurdaki davanın açılmasına kendi kusuru ile sebebiyet veren davacı 3.şahıs şirketin, Mahkemece verilecek her türlü kararda yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendisi üzerine bırakılmasının hukukun gereği olduğunu, karşı dava hakları, fazlaya dair ve diğer hakları saklı kalmak üzere, yukarıda arz ve izah edilen, mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak ve yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek nedenlerle; menfi tespit davalarının 01.09.2023 tarihinden itibaren artık zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle, arabuluculuk süreci yürütülmeden ikame edilen huzurdaki işbu davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddini, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olmasından dolayı Mahkemenin görevsizliğine karar verilerek davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, ilk iki haciz ihbarnamesine süresi içerisinde herhangi bir cevap ve itirazda bulunmayarak huzurdaki işbu davanın açılmasına kendi kusuru ile sebebiyet veren davacı 3. şahıs -----şirketine üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ----- tarihli dilekçesi ile Mahkeme nezdinde görülmekte huzurdaki dava dosyasında, davacı --- davalı --------arasında sulh protokolü akdedildiğini, işbu protokole istinaden huzurdaki davayı kabul ettiklerini, söz konusu protokolün ilgili hükümleri gereğince taraflar birbirlerinden her nam adı altında olursa olsun vekalet ücreti, yargılama giderleri, masraf, tazminat, vs. hiçbir hak ve talepte bulunmayacağı hususunda mutabık kaldıklarını, işbu hususa binaen huzurdaki davanın kabulü doğrultusunda karar verilmesini ancak taraflar arasında akdedilen protokol gereğince her iki taraf aleyhine veya lehine yargılama giderleri, vekalet ücreti, karar ilam harcı hükmedilmemesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; İ.İ.K.’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır.Davacı vekili; ------ sayılı icra dosyasında alacaklı olan davalı tarafından kendilerine İİK'nın 89/3.maddesi gereğince haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin takip borçluları ------ söz edildiği gibi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek, borçlu olmadıklarının tespitini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; davacı -----aralarında sulh protokolü akdedildiğini, işbu protokole istinaden huzurdaki davayı kabul ettiklerini beyan ederek davanın kabulünü istemiştir.İcra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının----, borçlularının------ olduğu, takibin ------- bedelli çeke' dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan icra takibi olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacının, ---- sayılı dosyasının borçlusuna borçlu olup olmadığı, İİK 89/3.maddesine göre haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, haciz ihbarnamesinin iptali gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 308.maddesine göre; (1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin --- tarihli dilekçesi ile; davacı ------aralarında sulh protokolü akdedildiğini, işbu protokole istinaden huzurdaki davayı kabul ettiklerini beyan ettiği, davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalardan olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile;
Davacının------ Esas sayılı icra dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar Kanunun 22. Maddesine göre alınması gerekli 142,53-TL karar harcının hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harcın alınması gereken 142,53-TL karar harcından mahsubu ile artan 127,32‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 142,53-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraf vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.07.05.2024