WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/322 Esas
KARAR NO:2024/228
DAVA:Menfi Tespit (Gemi İpoteğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/05/2023
KARAR TARİHİ:06/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Gemi İpoteğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- tarafından davacı müvekkilinin aleyhine ------- sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin çeklerin imzalandığı tarihten sonra o dönem yetkilisi olduğu ---------adına imzaladığını, daha sonrasında şirkette ki hisselerinin tamamını devrederek şirket ile ilişiğini kestiğini, davacı müvekkilinin borcunun olmadığını tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çek ------olduğunu, söz konusu çekin müvekkilinin alacağına istinaden ciro ile devredildiğini, çekin tahsil edilememesi sebebiyle müvekkili tarafından ------ ile borçlular aleyhine kambiyo takibine girişildiğini, kambiyo takibinde borçlular, keşideci ---- davacı ciranta ------- henüz tahsil edilemediğini, derdest olduğunu, davacının taleplerine zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı kanun gereğince kayıtsız şartsız borç ödemekle yükümlü olduğunu, davacının kim olduğu müvekkili alakadar etmediğini, davacı ciranta olarak borçtan sorumlu olduğunu, çekin teminat amaçlı ciro edildiği iddiası gerçeği yansıtmadığını, müvekkilince bu iddia asla kabul edilmediğini, davacının keşideci şirketten ayrılması sebebiyle borçlu olmadığı iddiası alacaklı müvekkili bağlamayan şahsi defiden ibaret olduğunu, davacının davasının öncelikle zamanaşımına uğradığından zamanaşımından reddine, cevapları sunmakla neticeten davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE;Dava,-------- Menfi Tespit davasıdır.Somut olayda ; 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunmaktadır. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir.Somut olayda; takibe dayanak ----- sayılı dosyası uyarınca ilamsız takip başlatılmıştır.Mahkememiz tarafından tarafların gerçek ticari işletme kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.
"İbraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmemiş çekte davacı lehtar davalı keşideci olup, bu belge davacı iddiaları yönünden yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olup, davacı temel ilişkiye dayalı olarak alacağını yazılı delil başlangıcına ek olarak her türlü delille ispat edebilir. Ancak, takip dayanağı yapılan belge çek vasfını kaybettiğinden tarafların da tacir olup bu belgeyi ticari işletmeleriyle ilgili olarak kullandıkları iddia edilmediğinden davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olmayıp asliye hukuk mahkemesine aittir. Mahkemece öncelikle görev üzerinde durulup görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde olmamış yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." -----Bu doğrultuda esasa ilişkin yapılan incelemede; takibe dayanak senet TTK 776 maddesinde yazılı unsurları taşımaktadır. Senet kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, TTK'unda yer alan zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımına ilişkin, TTK 778/1-h maddesi gereğince bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK 749 maddesine göre bonoyu düzenleyene karşı zamanaşımı süresi üç yıldır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, hamilin cirantayı takip etmesi halinde zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu hükme bağlanmıştır. Dayanak edilen bonoda davalı borçlu keşideci , davacı alacaklı lehtar olmakla TTK 749 madde uyarınca üç yıllık zamanaşımı uygulanması gerekir. 6102 Sayılı TTK'nun 750(1) maddesinde; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleri ile zamanaşımının kesileceği belirtilmiştir. Öte yandan, alacaklı tarafından yapılan icra takip işlemleri de zamanaşımını keser. TTK'nun 751(2) maddesine göre ise, zamanaşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren yeni bir süre işlemeye başlar.Somut olayda, üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla davaya bakma görevinin tarafların tacir olmaması ve dava konusu edilen bononun zamanaşımına uğraması nedeniyle----- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/1 - c ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Görevli ve yetkili mahkemenin -----Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
4-6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli mahkeme olan ------ Nöbetçi Asliye Hukuk MahkemesiMahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına
5-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,
6-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)
8-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/03/2024