T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/237 ESAS
KARAR NO:2024/362
DAVA:Maddi Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29.03.2023
KARAR TARİHİ: 25.04.2024
Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin -------- faaliyet alanında faaliyet gösterdiğini, ---- vergi numaralı şahıs şirketi bulunduğunu, davalı şirketin ikinci el otomotiv sektöründe tanınan ve tüm ------ bilinen global bir şirket olduğunu, davalı şirketin ikinci el satın aldığı araçları, eksper raporunu da kendisi hazırlayarak--------satışa sunan bir şirket olduğunu, davalı şirketin güvenle, kolayca ve hızlı bir şekilde araç alıp satabilmesini sağlamak, belirsizliği ortadan kaldırarak yerine şeffaflık ve hız getiren yenilikçi hizmet sunduğunu da kendi sitesinde beyan ettiğini, müvekkilinin de bu duruma güvenerek------ adresine girerek davaya konu aracı beğendiğini ve davalı şirket tarafından hazırlanan eksper raporunu incelediğini ve aracı almaya karar verdiğini, müvekkilinin ticaret yapmak maksadıyla davalı şirketten----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile --------bedelle satın aldığını, müvekkilinin aracı şahıs şirketi üzerine aldıktan sonra iştigal alanı gereği aracı satmak istediğini, araç içinde müşteri bulduğunu, aracı satın almak isteyen müşterinin, satın almak istediği araç için eksper raporu almak için dava konusu aracı -------götürdüğünü, yapılan ekspertiz incelemesinde aracın orijinal kilometresinin ----- olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle de aracı satın almak isteyen alıcının aracı almaktan vazgeçtiğini, aracın kilometresinin davalı şirket tarafından sunulan eksper raporunda ve göstergelerde 71.537 km olmasına güvenerek aracı alan müvekkilinin aracın orijinal kilometresinin 121.363 km olduğunu öğrendiğinde büyük bir şoka uğradığını, bu şokun ardından müvekkilinin davalı şirket ile iletişime geçtiğini ve davalı şirketin aracın incelenmesi için taraflarına ait adrese getirilmesini istediğini, bunun üzerine müvekkilinin aracı davalı şirketin adresine götürdüğünü ve davalı şirkette yapılan inceleme sonucunda aracın orijinal kilometresinin 21.04.2022 tarihli eksper raporunda belirtildiği üzere 121.363 km olduğunu tespit ettiklerini, davalı şirket tarafından aracın gizli ayıplı olduğu kabul edilmiş ise de kilometresi düşürülmek suretiyle ayıplı mal satımına ilişkin oluşan zararın giderilmesi için 8.000,00-TL teklif edildiğini, müvekkilinin de teklif edilen meblağın zararı karşılamak için yetersiz olduğunu ifade edip davalı şirketin sözlü teklifini reddettiğini, daha sonra müvekkili tarafından-------- tarihli ihtarnamesi ile ayıplı mal satışına ilişkin uğranılan zararın giderilmesi talepli ihtarname gönderildiğini, davalı şirkette ------ tarihli cevabi ihtarnamesi ile ayıbı kabul ettiklerini, aracın markası, modeli ve diğer özellikleri uyarınca piyasa değerlerine göre taraflarının sadece 15.000,00-TL değer kaybı olduğunu belirterek taraflarına 15.000,00-TL teklif edildiğini, cevabi ihtarname ile teklif edilen meblağın müvekkilinin zararını karşılamadığından tarafınca 15.02.2023 tarihinde ticari dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde davalı şirket ile müvekkili arasında anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; müvekkilince uğranılan ayıplı mala ilişkin zararın, bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL’nin 03.01.2023 tarihli ihtar tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte hesaplanarak davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, kısmi davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, müvekkili ---- ile imzaladığı ---- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile----- bedelle satın aldığını, davacının, ------tarihli ihtarnamesi ile araçta, aracın kilometresinin düşürülmesi şeklinde gizli ayıp bulunduğunu ve 50.000,00-TL tutarındaki zararın kendine ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirket adına keşide edilen----------yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesiyle; İhtarnamede karşılanmasını talep ettiği zararın hesabına ilişkin hiçbir dayanak sunulmadığını, kendisine müşteri memnuniyeti kapsamında 12.000,00-TL ödenmesi teklif edilmişse de davacının bu teklifi reddettiğini, ayıp oranında satış bedelinde istenecek indirime ilişkin olarak ------ içtihatlarında yer alan hesaplama formülleri uyarınca davacıya 15.000,00-TL tutarında ödeme yapılabileceğinin ifade edildiğini, müvekkilinin aleyhine ikame edilmiş olan işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacının ayıplı mal bildiriminde bulunması gereken kanuni süreler dolduktan aylar sonra bildirimde bulunduğunu ve işbu davayı açtığını, Türk Ticaret Kanununda öngörülen sürelere riayet edilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından 21.04.2022 tarihinde araçta ekspertiz yaptırıldığı iddia edilmişse de, bu tarihten itibaren dahi aylar sonra yapılan ayıp ihbarının kanunda belirlenen bildirim şartına uymadığının ortada olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının zarar hesaplamasının hukuki dayanağı bulunmadığını, kararlaştırılan semen olarak araç satış sözleşmesine konu bedelin hesaba katılması gerektiğini, aracın satış tarihindeki ayıplı ve ayıpsız rayiç bedeli belirlenmesini ve değer kaybı tutarının bu veriler üzerinden hesaplanması gerektiğini, Mahkemece, araç üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde iddia olunan ayıp dolayısıyla ileri sürülebilecek zarar tutarının tespit olunacağını, araçta mevcut olduğu iddia olunan ayıba ilişkin olarak teknik üniversitelerin otomotiv bölümünde görevli, alanında uzman bilirkişilerce inceleme yapılmasını ve rapor tanzim edilmesini, tüm bu nedenler ve izah olunan nedenlerle, öncelikle, ayıp ihbarı için TTK ve TBK hükümleri uyarınca öngörülen sürelere riayet edilmediğinden davanın usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise; davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava, satış sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak, zararın giderilmesine yönelik açılan maddi tazminat davasıdır.Davacı vekili; müvekkilinin---- adresinde görüp beğendiği ---- plakalı aracı, sitedeki ekspertiz raporuna da güvenerek davalı şirketten ------ yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 285.000,00-TL bedelle satın aldığını, aracı aldıktan sonra yaptırılan ekspertiz incelemesinde aracın km.si ile oynandığını öğrendiğini beyan ederek zararının tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; ayıp oranında satış bedelinde istenecek indirime ilişkin olarak -----içtihatlarında yer alan hesaplama formülleri uyarınca davacıya 15.000,00-TL tutarında ödeme yapılabileceğinin teklif edildiğini ancak davacının kabul etmediğini, ayıba ilişkin süreler dolduktan sonra ihbarda bulunulduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.Somut dosya bakımından; davacı vekili her ne kadar dava dilekçesi ile davacının mesleğinin oto alım satımı olması nedeniyle işin ticari sayılacağı gerekçesi ile mahkememizin görevli olduğunu belirtmiş ise de; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının olmadığı, araç satış tarihinde işletme hesabına göre basit usulde defter tuttuğu ve aracın hususi nitelikte olduğu, bu itibarla davanın mutlak veya nisbi bir ticari dava olmadığı ve mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye görevinin--------Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli ------- Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi)
4-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,
5-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)
7-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ------- Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25.04.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!