WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/212 Esas
KARAR NO:2024/584
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/03/2023
KARAR TARİHİ:13/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket makina yağı satımıyla ilgilenen bir ticari işletme olduğunu, ----- tarihinde müvekkili şirket davalı tarafa ayrıntısı faturalarda belirtildiği üzere ürün sattığını, müvekkili davalıya satmış olduğu Ürünlere ilişkin ------- tutarında fatura kestiğini, ancak davalı yanca bu faturaya ilişkin 10.000 TL tutarında ödeme yapılıp, geri kalan tutarın ödenmediğini, yine aynı şekilde ---- tarihinde davalı yanın müvekkili firmadan almış olduğu ürünlere ilişkin ----------fatura kesildiğini, ancak davalı tarafın bu fatura tutarına ilişkin de hiç bir ödeme yapmadığını, böylece müvekkili şirketin satmış olduğu ürünlere ilişkin davalı yandan toplam 77.466,32 TL bakiye alacağı kaldığını, ilerleyen süreçte ticari faturaların ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirket davalı yana bir çok kez telefonla ulaşmaya çalıştığı, defalarca mesaj attığı ancak ödenmeyen bakiye tutarlarına ilişkin davalıdan hiçbir geri dönüş alamadığını, müvekkili şirketin davalı şirketten ödeme alamaması sonucunda fatura alacağını tahsiline ilişkin ---------sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yanca hiçbir hukuki dayanak gösterilmeden “alacaklının müvekkilime herhangi bir mal ve hizmet teslimi söz konusı olmadığından dolayı ödeme emrinde belirtildiği gibi müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, bu nedenle müvekkil için alacak miktarının tümüne, faiz oranına, işletilen faiz miktarına, takibe ve tüm ferilerine açıkça ve kesin olarak itiraz ediyoruz” şeklinde beyan ifade ederek başlatılan icra takibine yapılan satışın ve buna ilişkin faturaların resmi olduğu aşikar bir kaideyken alacaklı müvekkiline hiç bir borcu olmadığını beyan ederek haksız bir şekilde itiraz ettiklerini, müvekkili şirket satmış olduğu ürünlere ilişkin fatura alacağını bu şekilde de tahsil edemeyince iş bu davayı açmadan önce TTK 5/A/I maddesinde belirtilen “Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” hükmü gereğince zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, 13.03.2023 tarihli arabuluculuk toplantısında davalı borçlu tarafın müvekkili şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığı beyan edilerek toplantının anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalı yan hem icra takibine itiraz da, hem arabuluculuk toplantısında da hiç bir hukuki gerekçe göstermeden, sadece borçlarını ötelemek amacıyla kötü niyetli olup, müvekkili şirketi adeta gün geçtikçe daha da zarara uğratma gayesiyle hareket ettiğini, iş bu sebeple müvekkili şirketin borçlu şirkete satmış olduğu ürünlere ilişkin kesmiş bulunduğu ----- numaralı faturadan geriye kalan 19.999,38 TL ve hiçbir ödeme yapmamış olduğu ---------tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması, itirazın kaldırılmasıyla takibin devamına karar verilmesini, haksız bir şekilde yapılan itiraza ilişkin alacağın likit olması da göz önüne alınarak borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının borçludan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın tamamen haksız ve gerçeklikten uzak olan iddialarını kabul edebilmelerinin mümkün olmadığını, zira davacı yan tarafından kesilen ---------tutarındaki faturanın yapılan mal ve hizmetin çok ötesinde bir bedel üzerinden kesildiğini, müvekkilinin bu faturaya istinaden yalnızca 10.000,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı, bunun karşılığını da ödediğini, yani davacı tarafından kesilen faturanın 19.999,38 TL'lik bedeli için müvekkiline verilen herhangi bir mal ve hizmet bulunmadığını, yine aynı şekilde bir diğer fatura olan--------- faturanın da herhangi bir karşılığı olmadığını, zira müvekkiline kesilen faturanın karşılığında herhangi bir mal veya hizmet gönderilmediğini, bu nedenle müvekkilinin faturayı kabul etmek veya fatura bedelini ödemek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, ayrıca davalı tarafından her iki faturaya yönelik olarak herhangi bir mal veya hizmet sağlandığına dair bir kanıt sunulmadığı ve taraflarına herhangi bir belge veya bilgi sağlanmadığını, zira tek başına faturanın mal teslimini ispat için yeterli olmadığının açık ve net olduğunu, fatura karşılığında mal verildiğinin ispat yükümlülüğünün faturayı kesen taraf olan davacıya ait olduğunu, yani davacı tarafın, fatura karşılığında mal verildiğini iddia ediyorsa bu iddiayı kanıtlamakla yükümlü olduğunu, fatura düzenleyen tarafin fatura karşılığında mal veya hizmet sağladığını iddia etmesinin, bunun doğru olduğunu kanıtlamak için yeterli olmadığını, dolayısıyla davalı tarafın iddialarını ispatlama yükümlülüğü bulunduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız ve dayanaksız açılan bu davanın reddi ile davacının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilesine ve mahkeme masrafı ile avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturaların gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---------- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- tarafların---- kayıtları celp edilmiş, ---- davalının,--- davacının ticari sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, 21.02.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 21.02.2024 tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen 2022ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında yaptırılmış olduğu, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunduğu, davalı şirketin, E-DEFTER uygulamasına geçtiği, 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin Yevmiye ve Defter-i Kebir E-Beratlarının oluşturma tarihlerinin süresi içerisinde olduğu, 2022 yılı Envanter Defterinin açılış noter tasdikinin zamanında yaptırılmış olduğu, 2023 yılı Envanter defterinin ibraz edilmediği, ticari defterlerdeki kayıtların düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunduğu, dava dosyası içerisinde taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait bir sözleşme bulunmadığı, tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş takip ve dava konusu iki adet e-faturanın ve bu faturalara karşılık davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bu hareketler neticesinde davacı ve davalı şirketlerin ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 77.466,32 TL. alacaklı olarak gözüktüğü, tarafların kayıtlarında mutabık oldukları, Davalı tarafından açılan icra takibine yapılan itirazlarında ve açılan itirazın iptali davasına sunulan cevap dilekçesinde yer alan beyanları ile ilgili olarak yapılan incelemelerde davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş faturaların e-fatura olduğu ve senaryosunun “ticari fatura” olduğu, faturaların üz: le sevk irsaliyesi tarihinin yazılı olduğu, ancak sevk İrsaliyesi numaralarının yazılı olmadığı, dava dosyasında malların teslimi ile ilgili bir belge bulunmadığı, davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş faturaların e fatura olması, senaryosunun ticari fatura olması sebebi ile bu faturaların düzenlendiği zaman davalı tarafın sisteminde görüldüğü, davalı tarafından bu faturaların kabul veya red edilebileceği, kabul edilmemesi halinde sistemden 7 gün içerisinde bu faturaları red etme hakları olduğu, ancak dava dosyası muhteviyatı belgeler içerisinde ve davalı tarafın beyanlarında " faturaların sistemden kabul edilmediği, red edildiğ” hususunda herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, Sayın Mahkemeniz tarafından alacağın varlığının kabulü halinde ; davacının faiz talebi ile ilgili olarak taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, teamül haline gelmiş ödeme vadesi bulunmadığı, temerrüde düşürecek ihtar veya ihbar bulunmadığı buna göre yukarıda arz edilen 6102 sayılı TTK'nın 1530 maddesi hükümleri çerçevesinde davacının faiz talebinin kabulü halinde fatura tarihlerinden 30 gün sonrasından itibaren------ tarafından Türk Ticaret Kanununun 1530 Uncu Maddesinin 7 Nci Fıkrası Uyarınca Mal Ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranları üzerinden takip tarihine kadar her iki fatura ile ilgili olarak talep edilebilecek toplam işlemiş faiz tutarının 661,54 TL. olduğu hususlarını..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının 2023 yılı Envanter defterini ibraz etmediği, 2023 yılı envanter defterinin ibrazından kaçındığı, davacı tarafça talep edilen fatura alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. O halde davalı, dava konusu faturaları kendi ticari defterlerine kaydetmekle davaya konu faturalara ilişkin hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. ----------Davacı tarafından 15/02/2023 tarihinde ---- sunulan dilekçesi ile ödeme emrinde maddi hata yapıldığını, dava konusu takip miktarının 79.405,32-TL olduğu beyan edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının ------ sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 77.466,32-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ---------- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı -------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının --------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 77.466,32-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 5.291,72-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.049,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.242,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.049,02-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 50,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.256‬,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.176,49-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.043,81-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 76,19-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/1-2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.939,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/06/2024