WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/14 Esas
KARAR NO:2024/281
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05.01.2023
KARAR TARİHİ:19.03.2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin taşıyıcı sıfatına sahip olduğunu, ----plaka sayılı çekici ve --------- taşındığını, ancak söz konusu emtianın ---------- cihazının arıza yapması sebebiyle taşıma sürecinde zayi olduğunu, 7.450 USD bedeli ile 3000,00 TL navlun bedelinin de müvekkili şirketten tahsil olunduğunu, müvekkili şirketin de -------- kapsamında davalı şirkete başvuru yaptığını, ancak davalı şirketin hatalı tespit ve gerekçelerle hasar tazminatını ödemekten kaçındığını, davalı şirketin hatalı olarak söz konusu taşımada müvekkili şirketin taşıyıcı sıfatının bulunmadığını iddia ettiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ---- şirketi arasında 29.07.2022 tarihinde taşıma sözleşmesi imza edildiğini, bu sözleşmeye göre ------ şirketinin gönderen ve müvekkili şirketin taşıyıcı olduğunu, somut olayda CMR belgesinin müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini, 29.07.2022 tarihli mal beyannamesinde de açıkça görüleceği üzere gönderenin ------- taşıyıcının müvekkili şirket olduğunun görüleceğini, poliçe gereğince hasar tazminatının söz konusu olması için müvekkili şirketin taşıma aracının maliki olmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin taşıma aracını dava dışı ------- kiraladığını, dava konusu taşıma araçlarının 15.08.2022 tarihli taşıma kartı incelendiğinde yetki belgesi sahibinin müvekkili şirket olduğunu, davalı şirketin dava konusu taşıma işinin müvekkili şirketin bir işi olmadığını, müvekkili şirket adına bir taşımanın söz konusu olmadığını ileri sürmesinin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin taşıyıcı olduğunu, ileri sürerek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.450,00 USD'nin fili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığının, devlet bankalarının bir yıl ve daha fazla vadeli USD mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranı üzerinden belirlenecek faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalı şirkette yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.

SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin müvekkili şirket tarafından ------- sigorta poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını; dava konusu taleplerin poliçe teminatı dışında kaldığını, sigorta poliçesinin konusunun poliçenin 1.1.1. maddesinde aksi belirtilmedikçe “.. sigortalı tarafından doğrudan görevlendirilmiş olan ve taşımayı kendine ait araçlarla yapan ve sigortalının, görevi verirken yabancı yüklenici için CMR sigortasının temin edilmesini sözleşme gereği üstlenmiş olduğu yabancı yüklenicinin sorumluluğunun sigortalanması, ki sigortacının talebi üzerine bunu belgeleyecektir” hükmünün bulunduğunu, dava konusu taşımanın davacı şirketin araçlarıyla yapılmadığı gibi CMR sigortası bulunan bir araçla da yapılmadığını; Dava konusu taşımanın davacı şirket tarafından yapılmadığını, müvekkili şirketin bu nedenle dava konusu hasardan sorumlu olmadığını; dava konusu taşımaya ilişkin navlun faturasının da (03.08.2022) doğrudan doğruya alıcıya alıç şirket üzerine dava dışı şirketi tarafında keşide edildiğini; ancak davalı şirketin kendisi tarafından düzenlenen navlun faturasını da dava dosyasına sunduğunu, ancak aynı taşıma için birden fazla fatura düzenlenmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın işbu dava bakımından aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını, davacının öncelikle söz konusu bedelleri ödediğini ve zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun CMR m23 gereğince sınırlı olduğunu; faiz talebinin CMR m.27'ye uygun olmadığını; Davacı tarafın dayandığı taşıma sözleşmesini kendilerine ibraz etmediğini, dava konusu taşıma aracını kullanan sürücünün davacı şirket üzerinden sigortalı olup olmadığına dair ----- müzekkere yazılmasını istediklerini ileri sürerek davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen CMR taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- dava konusu araçların trafik tescil kayıtları celp edilmiş, dava konusu poliçeler celp edilmiş, 02.10.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 02.10.2023 tarihli raporunda özetle, "Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacı şirketin taşıma sürecinde hasar gören emtiadan dolayı emtia alıcısına ödediğini ileri sürdüğü 10.450,00 USD'yi davalı sigorta şirketinden talebinin yerinde olup olmadığı ve ne kadarını talep edebileceği noktası üzerinde toplandığının değerlendirildiği; CMR belgesine göre davacının ----- taşıyıcı olarak görünmesinden dolayı (akdi taşıyıcı) CMR hükümlerine göre sorumluluğunun kaçınılmaz olduğu ve poliçede de davacı ----- hükümlerine göre sorumluluğunun teminat altına alınması, ayrıca---dava konusu taşımada kullanılan ---- sayılı aracın sözleşmeli araçlar arasında bulunmasından dolayı iş bu davayı davalı şirkete karşı yöneltebileceğinin değerlendirildiği; araç içi casus cihaz verileri ve eksper raporu hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğini gösterdiği gibi tarafların da bu hususta müttefik olduğu; eşya ilgilerinin muvafakat vermesinden dolayı davacının işbu davaya konu hasarı talep edebileceğinin değerlendirildiği; mahkemenin yukarıda gerekçelendirilen kanaatimizi paylaşması halinde 1.500 USD'si navlun olmak üzere emtia zararı ve navlun zararı olarak toplam (74504-1500)- 8.950,00 USD; aksi halde poliçenin 5.3. maddesi gereği dava tarihindeki-------- talep edebileceğinin değerlendirildiği; Davacı şirket vekilinin, lehine karar verilen tazminat bedeli üzerinden devlet bankalarının bir yıl ve daha fazla vadeli USD mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranı üzerinden belirlenecek faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili bu talebinin 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesine uygun olduğunun değerlendirildiği" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin taşıyıcı sıfatına sahip olduğu ve davalı sigorta şirketi ile arasında ------ sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği, davacı şirketin dava dışı ---- tarihinde taşıma sözleşmesi imza edildiği, davacı tarafından ---- plaka sayılı ------- taşındığı, ancak söz konusu emtianın -------- arıza yapması sebebiyle taşıma sürecinde zayi olduğu ve bu nedenle davacı tarafından yapılan ödemelerin davalı sigorta şirketinden tazmininin talep edildiği, davalı sigorta şirketinin ise dava konusu taleplerin poliçe teminatı dışında kaldığını, sigorta poliçesinin konusunun poliçenin 1.1.1. maddesinde aksi belirtilmedikçe “.. sigortalı tarafından doğrudan görevlendirilmiş olan ve taşımayı kendine ait araçlarla yapan ve sigortalının, görevi verirken yabancı yüklenici için CMR sigortasının temin edilmesini sözleşme gereği üstlenmiş olduğu yabancı yüklenicinin sorumluluğunun sigortalanması, ki sigortacının talebi üzerine bunu belgeleyecektir” hükmünün bulunduğunu, dava konusu taşımanın davacı şirketin araçlarıyla yapılmadığı gibi CMR sigortası bulunan bir araçla da yapılmadığını, dava konusu taşımanın davacı şirket tarafından yapılmadığını, bu nedenle dava konusu hasardan sorumlu olmadığını, davacının öncelikle söz konusu bedelleri ödediğini ve zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun CMR m23 gereğince sınırlı olduğunu; faiz talebinin CMR m.27'ye uygun olmadığını; Davacı tarafın dayandığı taşıma sözleşmesini kendilerine ibraz etmediğini savunduğu anlaşılmıştır.Taraflar hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinde müttefiktirler. Dava dosyasına sunulu ve ilgili şirketlerce imza ve kaşe altına alınmış iki adet yazıda emtianın göndereni ------ hasar tazminatının davacı ---- yapılmasına onay verdiklerini ifade etmektedirler.Davacının taşıyıcı sıfatı yönünden Taşıt Belgesi CMR belgesi, taşıma sözleşmesi ve navlun faturası olmak üzere dava dosyasında dört belge bulunmaktadır. Davacının taşıt belgesinde öz mal taşıtları olduğu gibi dava konusu taşımanın yapıldığı -------- plaka sayılı aracın da dahil olduğu sözleşmeli araçlarının da bulunduğu görülmektedir. Taşıma sözleşmesine göre davacı taşıyıcıdır ve yükü taşımayı taahhüt etmiş görünmektedir. Navlun faturasına göre güzergâhın tamamında taşımaya ilişkin tek ve kesin bir navlun talep edildiği için taşıyıcı --- şirketidir. Araca ilişkin evraklar incelendiğinden dava dışı ------- şirketinin fiili taşıyıcı olduğu anlaşılmaktadır. CMR Belgesinde taşıyıcı olarak davacı ------ şirketi görünmektedir. CMR belgesi davacının CMR hükümlerine göre sorumlu olup olmadığını belirleyen en önemli evrak niteliğindedir. CMR belgesi, “taşıma mukavelesinin akdine, mukavelenin koşullarına ve yüklerin taşımacı tarafından kabulüne, karine teşkil eder" (CMR m.9). Yük üretici/gönderen şirketten ------- sorumluluğunda sevkiyata alınmış, ayrıca aracın yetki belgesi bu şirket üzerinedir. İhracat gümrük işlemlerinde bu şirketin adı kullanılmıştır. Dolayısıyla emtia alıcısının emtia bedeli ödenmediğinden dolayı somut olaydaki zararlarının karşılanması amacıyla bir dava açmış olsa, CMR belgesinde kaşesi bulunduğundan davacının CMR hükümlerine göre sorumlu olduğunu değerlendirmemiz gerekecektir. Sonuç olarak CMR belgesine göre davacının ------ taşıyıcı olarak görünmesinden dolayı (akdi taşıyıcı) CMR hükümlerine göre sorumluluğunun kaçınılmaz olduğu ve poliçede de davacı ------- hükümlerine göre sorumluluğunun teminat altına alınması, ayrıca Taşıt Belgesinde dava konusu taşımada kullanılan------sayılı aracın sözleşmeli araçlar arasında bulunmasından dolayı işbu davayı davalı şirkete karşı yöneltebileceği değerlendirilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de hesap edildiği üzere; davacının emtia zararı olarak 7.450,00 USD talep etmeye hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. navlun zararlarına gelince davacı 3.000 USD navlun bedeli talep etmektedir. Bu talebin davacı tarafından alıcı üzerine keşide edilen 1.500 USD fatura ve dava dışı ------şirketi tarafından keşide edilen 1.500 USD fatura sebebiyle olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda faturaların satış konusu mal hizmet türünün ve bedellerinin aynı olduğu görüldüğünden birinin alıcı tarafından iade işlemine tabi tutulmuş olması gerektiği bildirilmiş ise de, davacı tarafından da açıkladığı üzere faturalardan birinin gidiş birinin dönüş için düzenlendiği kabul edilmiş, ikinci olarak poliçenin 5.3. maddesine göre CMR m.23 ve müteakip maddelerinde öngörülmüş olan tazminat ödemesiyle diğer zıya ve hasarlarda, ancak en fazla aşağıda yazılı olan tutarlara kadar treyler başına maksimum 2000-Euro ödenebileceği ifade edildiğinden CMR m.23/4 gereği yükün taşınması için ödenmesi gereken masrafların bu madde kapsamında olduğu değerlendirililerek, dava tarihindeki (05.01.2023) TCMB çapraz kurlarına göre (2000x1,0614)- 2.122,80 USD olduğu hesap edilmiştir. Neticeten davanın kısmen kabulü ile 7.450,00 USD+ 2.122,80 USD=9.572,80 USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek -----1 yıl ve daha fazla vadeli USD mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranı üzerinden belirlenecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
1-9.572,80-USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek----- 1 yıl ve daha fazla vadeli USD mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranı üzerinden belirlenecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 12.293,66-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.342,06‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.951,60-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 3.342,06‬-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 123,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.302,90-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.876,64‬-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.942,78‬-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 257,22-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 28.794,98-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 15.730,81‬-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 18/04/2024