WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/122 Esas
KARAR NO:2024/315
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/02/2023
KARAR TARİHİ: 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket ve --------Sözleşmesine istinaden şirketin talepleri üzerine verilen havuz imalatı hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan alacağı bulunduğunu, müvekkili şirket, davalı/borçluya ait havuz imalatını gerçekleştirdiğini, bu sözleşmesel ilişki sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcunun doğduğunu, ancak davalı/borçlunun, borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de, herhangi bir olumlu netice elde edilemediği, davalı şirket hizmet bedelinin karşılığı ödeme için davalı şirketin işbu dilekçe ekinde sunmuş oldukları ---- tarihli, ----nolu seneti müvekkili şirkete teslim edildiğini, fakat bahse konu ----- nolu senet bedeli ve ilgili dönemdeki cari hesap borcunun ödenmediğini, bu arada davalı şirket ve ----- şirketlerinin ------- iflas erteleme talebi ile başvuru yaptıkları ve görülen dava neticesinde ------ iflasına; davalı şirketin ise iflasının ertelenmesi talebinin reddine, verilen tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiğini, işbu nedenle o dönemki alacak ile ilgili ------ tutarındaki alacağı yönünden iflas masasına kayıt yapıldığı, davalı şirket yönünden de ----------Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatma zorunluluğunun hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu, ancak davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, davalının haksız itirazları neticesinde durdurulan icra takibinin devamı amacıyla müvekkili şirket tarafından ilk olarak, 6102 Sayılı TTK S/A. maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak------tarafından gönderilen davet mektubuna her iki tarafında icabet etmediği ancak anlaşma sağlanamadığını, tutanak ile de kayıt altına alınan anlaşamama hali neticesinde müvekkili şirket tarafından başlatılan ------- sayılı icra takibinin devamı amacıyla işbu itirazın iptali davasını ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, davalı borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediği, arabuluculuk toplantısına icabet etmediği; borca, masrafa, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, ancak davalı yan tarafından ileri sürülen itirazların aşağıda izah edilecek nedenlerle haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı borçlu tarafın borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazının haksız olduğunu; davalı tarafın isteği üzerine kendilı kargo hizmetinin tam ve eksiksiz olarak verildiğini, ancak verilen kargo hizmetinin bedelinin davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından davalının, taşıma kural ve koşullarını bilerek hizmet talep ettiğini, buna rağmen kendi hatalarına binaen sunulan hizmetin bedelini ödememesinin kötü niyetli olduğunu, davalının faize itirazının da kötü niyetli olduğunu; zira davalı/borçlunun borcuna takip öncesi herhangi bir şekilde faiz işletilmemiş olup, takip sonrası uygulanan faizin ise yasal faiz olduğunu, davalının yetkiye itirazının da kötüniyetli olduğunu; zira taraflar arasındaki anlaşma gereği ve davalı şirketin adresi dikkate alındığında yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin alacağının, davalı/borçluya verilen hizmeti likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, zira müvekkili şirketin vermiş olduğu -------- hizmetinin karşılığı olarak düzenlenen cari hesap ile takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin ve belirli olduğunun açık olduğunu, bu sebeple tamamen alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların reddedilerek, davalı/borçlu aleyhine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere İİK 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı borçlunun vaki itirazları üzerine duran icra takibine devam edilebilmesi için, itirazın iptali talebi ile işbu davayı açma zaruretinin doğduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------sayılı İcra Dosyası ---- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş,----- tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 04.12.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 04.12.2023 tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen ---------- yılları ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdikleri zamanında yaptırılmış olup, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunması nedeniyle kayıtlarının lehine kesin delil vasfının bulunduğu, Ayrıca davacı şirketin 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin Yevmiye ve Defter- i Kebir E-Beratlarının Oluşturma tarihlerinin süresi içerisinde olduğu, Envanter Defterlerinin açılış noter tasdiklerinin zamanında yaptırılmış olduğu, kayıtlarının düzenli ve muhasebe ilkelerine uygun bulunması nedeniyle ticari defterlerin TTK.m.64 ve müteakip maddelerinde ve HMK.m.222 de belirli kanuni şartları taşıdıkları sabit olmakla davacı lehinde delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulundukları, Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Açılan itirazın iptali davasına karşılık davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği, davalı tarafa inceleme gününün tebliğ edildiği, ancak davalı tarafından incelemeye katılınmaması ve inceleme günü ticari defter kayıtlarını Sayın Mahkemeye ibraz etmemesi , ticari defterlerin yerinde incelenmesi ile ilgili olarak yerinde inceleme yetkisi de talep edilmemesi sebebi ile davalının ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı davalıların ihtilafa düştüğü dava konusu alacak bakiyesinin tespitinde davacı kayıtları ve dosya muhteviyatı belgelerin esas alındığı, Davacı ------- arasında ------ imzalandığı, Davacı ------- arasında ------ ayrıca davacı ------imzalandığı, Davacı-------- arasındaki ticari ilşki ile ilgili olarak -------tarafından--------senedin tanzim edilerek davacı firmaya------ tarihinde verildiği, davacı şirket nezdindeki ------hesabına alacak olarak kaydedildiği, ancak senedin vadesinde ödenmemesi sebebi ile ----- tarafından ------düzenlendiği, ---- tarihinde davacı şirket nezdindeki ------- cari hesabına borç olarak kaydedildiği, Davacı şirket nezdindeki -----ait cari hesaplarda takip tarihi ------ tarihi itibariyle davacı şirketin ; ------ alacaklı, olmak üzere toplam olarak ----- alacaklı olduğu, Davacı tarafından dava dilekçesinde ---------- tutarındaki alacağı yönünden iflas masasına kayıt yapıldığının” belirtildiği, Takip tarihi ----- tarihi itibariyle --------- hesabında ki davacı şirketin adi ortaklıktan olan 38.924,77 TL'lık alacağı ile il da davacı ----------tarafından davalı ---------hakkında 38.924,77 TL tutarında ki alacağın tahsilde tekerrür olmamak şartıyla -------- tarihi itibariyle takibe geçtiği, Sayın Mahkemeniz tarafından alacağın varlığının kabulü halinde davacı tarafından 38.924,77 TL tutarında ki alacakla ilgili olarak -----------alacak kaydı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 38.924,77 TL alacaklı olacağı hususlarını..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, taraflara inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtları incelemek üzere süre verilmiş, davacı ticari defter ve kayıtları incelenmiş ve bilirkişi raporu düzenlenmiştir. İnceleme gün ve saatinin davalıya usulüne uygun tebliğ eidlmesine ve gerekli ihtarat yapılmış olmasına rağmen davalı tarafın inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini hazır etmediği anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.--------- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. --------- Bu kapsamda kanun koyucu tarafından -------- Kanunun 23 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiştir. Esasen ------- tarafından içtihatlar ile kabul edilen hukuki durum anılan kanun değişikliği ile yasal düzenlemeye kavuşmuştur.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu cari hesap alacağını alınan 04/12/2023 tarihli bilirkişi raporu gereğince ispat ettiği, davalı tarafından borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalının usulüne uygun tebliğ ve ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla HMK 222/3 md gereğince davacı ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacı defter kayıtlarına göre davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının ----------------sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 38.924,77-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.------ Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------ üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 38.924,77-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 2.658,95-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 470,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.188,83-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 470,12-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 51,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2756,75-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle ---------- üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/04/2024