T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/702 Esas
KARAR NO:2024/524
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/03/2021
KARAR TARİHİ:30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketinin bilişim güvenlik malzeme satışı yaptığını, müvekkil şirketin davalı şirkete yapmış olduğu çeşitli tarihli ticari satımlar hasebiyle toplam 70.365,55-TL alacağı olduğunu, borçlu şirketin cüzi bir miktar ödeme alan müvekkilinin alacaklı geriye kalan 65.953,87-TL'lik kısım için halen alacaklı konumda olduğunu, bu satımlara ilişkin müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturaların mevcut olduğunu, müvekkil şirketin alacağı dolayısıyla ilamsız takip yoluna başvurulduğunu, borçlu şirket yapılan takipte belirtilen borcun mesnetsiz olduğunu iddia ederek icraya itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davaya konu olay ile ilgili arabuluculuk bürosuna müracaatta bulunduklarını ancak sonuç alamadıklarını, haksız itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini, takibin devamını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin yetkisiz olduğunu, müvekkil şirketin adresinin------ Adliyesi İcra Dairelerinin yetki alanına girdiğini, yetkili mahkemeninde ----- Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle davada yetkisizlik kararı verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddi ile kötü niyetli davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap/fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaların bir kısmını ödemediğini, bakiye fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı---- sayılı yetkisizlik kararı verildiği, usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, 27.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile 19.12.2023 tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 27.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "...a) Davacı ve davalıya ilişkin 2020 senesi ticari defterlerine ilişkin bilgiler dosyaya sunulmuş olup, açılış ve yevmiye kapanış tasdikleri süresinde yerine getirilmiştir. Tasdik yönüyle sahipleri lehine delil niteliğine haizdir. b) Davacı ticari defterlerinde yer alan bir kısım faturalar davalı kayıtlarında olmayıp, bu faturalar ve bunlara ilişkin irsaliyeler dosyada mevcut değildir. Davalı ticari defterlerinde yer alan bir kısmı ------açıklamalı kayıtlara ilişkin ödeme belgeleri ve 1 adet faturaya ilişkin irsaliye dosyada mevcut değildir. c) Davacı yan icra takibinde işlemiş faiz talep etmemiştir. %15 ticari temerrüt faizi talep etmiştir. Talep tarihindeki mevcut ticari temerrüt (avans) faiz oranı: %13,75 olup, takdir mahkemeye ait olacaktır. d) Bu haliyle, tarafların karşılıklı ticari defterlerinde kayıtlı bulunan tutarlar üzerinden yukarıda, davacının davalıdan 365.300,05 TL alacaklı olduğu yönündeki tespitlerim mevcuttur..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 19.12.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, "...izah edilen sebepler ile, önceki raporumuzu değiştirecek bir husus olmadığını, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, arz ediyorum...." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların ve cari hesap alacağının 2019-2020 yılına ilişkin olduğu, usulüne uygun olarak tutulan davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarına ve dosya kapsamında alınan farklı bilirkişiler tarafından hazırlanan her iki bilirkişi raporunda da 2020 yılı sonu devir bakiyesine göre davalının davacıya 262.411,71.-TL borçlu olduğu ancak davacı kayıtlarında ise 2020 yılı sonu devir bakiyesine göre davacının davalıdan 2.386,28.-TL alacaklı olduğu (davalının davacıya 2.386,28.-TL borçlu olduğu) tespit edilmiştir. Eldeki davada, davacı taraf davalı ile arasındaki ticari ilişki kapsamında bakiye fatura alacağını talep etmektedir. Bu itibarla ispat yükü davacı taraftadır. Dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunda da davacı tarafın kendi defterlerinde, davalının yaptığı ödemeler iki kalemde toplam 639.895,14-TL olarak (30.06.2020 tarihinde 332.239,21 TL tutarındaki çek ile 30.09.2020 tarihinde 307.655,93 TL tutarında tahsil açıklaması ile toplamda 639.895,14 TL tutarında) kaydettiği sabittir. HMK 222/4 maddesinde: "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." denilmektedir. Her ne kadar davacı taraf davalıdan bakiye 65.953,87-TL alacak talebinde bulunmakta ise de kendi defterlerine göre davacının davalıdan bakiye alacağı 2.386,28.-TL olup, aksinin davacı tarafça ispat edilmemesi ve HMK 222/4 maddesi gereği (kendi defterlerindeki davalı tarafından yapıldığı kabul edilen toplamda 639.895,14 TL ödeme sebebiyle) sebebiyle davacının davalıdan bakiye 2.386,28.-TL talep edebileceği (davalı defterlerindeki davalının davacıya 262.411,71.-TL borçlu olduğu nazara alınarak davacı defterlerindeki tutar olan 2.386,28-TL'yi geçmeyecek kadar), davacının fazlaya ilişkin talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiş, davanın kısmen kabulüne, davalının ---- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 2.386,28-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Her ne kadar dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporun sonuç kısmında davacının dava dilekçesinde belirtilen talebinden fazla alacağı olduğu beyan edilmiş ise de HMK 22/4 maddesi (defterlerindeki kayıtların aleyhine delil olması) ve hukuki yorumun hakime ait olması sebebiyle raporların mahkememiz kabulü dışındaki tespitlerine itibar edilmemiştir. İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------ Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı---- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının--------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 2.386,28-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 796,56-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 368,96-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı vekili tarafından yatırılan peşin harçtan mahsup edilen 427,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 151,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.419,05-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 123,70-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 141,60-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 136,48-TL sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 47,76-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 1.272,24-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 2.386,28-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/1-2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde-------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!