WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/672 Esas
KARAR NO:2024/239
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/09/2022
KARAR TARİHİ:07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 14.06.2017 tarihinde ----imzalandığını, müvekkilinin sözleşme ile üzerine aldığı edimi yerine getirdiğini, bu kapsamda davalı tarafa yeni müşteri çevresi kazandırdığını ve sağlanan prim ödemesi ile davalı tarafın ticari olarak gelir elde etmesine vesile olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından---- keşide edilen ------ tarihli azilnameyle taraflar arasındaki sözleşme hiçbir sebep gösterilmeden veacenteliksözleşmesinde yer alan 3 aylık feshi ihbar süresine uymadan tek taraflı feshedildiğini, 2017 yılından itibaren gösterdiği çaba ile davalı sigorta şirketine katkı sağladığını, davalı sigorta şirketinin bu kapsamda müşteri çevresini genişletmiş ve müvekkilin katkısı ile üretilen primlerden gelir elde ettiğini, acentelik sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle Türk Ticaret Kanununun 122. Maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talep hakkı doğduğunu, müvekkilinin, davalıya sağladığı müşteri çevresi ile davalıya çıkar sağladığını, kazandırdığı müşteri çevresinden elde edeceği gelirden de haksız fesih sebebiyle mahrum kaldığını beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasındaki acentelik sözleşmesi------- azilnamesi ile haklı nedenle acentenin uygunsuz davranışları sebebi ile feshedildiğini, sözleşmenin feshi üzerine acenteye verilen tüm yetkilerin geri alındığını, dilekçe ekinde sundukları maillerde acentenin müvekkiline karşı sinkaflı küfürler ile hakaret içerikli mailler gönderdiğini, acentenin hakaret içeren söylemleri fesih için haklı sebep oluşturduğunu, davacı acente tarafından müvekkili ve çalışanlarına hakaret ve sinkaflı küfür içeren ifadelerde bulunduğu ve bu hususa ilişkin dosya kapsamında yer alan açıklamalar, bilgi ve belgelerle davacının taleplerinde haksız olması sebebiyle manevi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle denkleştirme ve manevi tazminat talebinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davacı, davalı sigorta şirketi ile aralarında ------imzalandığını, sözleşme gereği üzerine düşen edimi eksiksiz yerine getirdiğini, bu kapsamda davalı tarafa yeni müşteri çevresi kazandırdığını ve sağlanan prim ödemesi ile davalı tarafın ticari olarak gelir elde etmesine vesile olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafıdan sözleşmenin haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle Türk Ticaret Kanununun 122. Maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talep hakkı doğduğunu, davalının haksız feshi sebebiyle ticari itibar kaybı yaşadığını, haksız fesih sebebiyle oluşan maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- davacının ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 23.06.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.06.2023 tarihli raporunda özetle, "...Portföy tazminatı hesabında üç aşamalı bir model uygulanması gerekmektedir. İlk aşama Davacının
kayıp (ileriye yönelik projeksiyon) tutarının belirlenmesidir. İkinci aşama bu kazanç ve kayba göre belirlenen tutarın hakkaniyet denetiminin yapılmasının ardından, üst sınır denetiminin yapılarak sonuca varılmasıdır. Raporumuz içeriğinde bu üç aşama uygulanarak portföy tazminatı hesabı yapılmıştır. Sonuç itibariyle; nihai takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere portföy tazminatı hesaplanması yönünde karar hasıl olması durumunda hakkaniyet indirimi yapılarak denkleştirme tazminatı 102.540,04 TL olarak hesaplanmış olup davacının 6102 sayılı TTK . Md. 122. Maddesi gereği talep edebileceği üst sınır 80.525,04 TL olarak hesaplanmıştır. sonuç ve kanaatine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Maddi tazminat talebi yönünden;
6102 sayılı TTK'nın 122.maddesinde denkleştirme tazminatı düzenlenmiştir.TTK 122 maddesinde "Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir." denilmektedir.Denkleştirme tazminatı talep edebilmek için TTK 122.maddede ki bütün şartların bir arada bulunması gerekmektedir. Taraflar arasında 14.06.2017 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin davalı firma tarafından tek taraflı olarak herhangi bir gerekçe göstermeden haksız bir şekilde 21/09/2021 tarihli İhbarname ile fesih edildiği tespit edilmiştir. Acentelik Sözleşmesinin sona ermesinde davacı firmaya atfedilecek bir kusurda tespit edilememiştir. Mahkememiz tarafından bilirkişi heyeti vasıtası ile davacı şirketin, davalı şirket adına düzenlediği geriye dönük 5 yıllık süre için prim alacağı ile denkleştirme tazminatı hesaplaması yapılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak fesh edilmesi sebebiyle davacının denkleştirme tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davalı haklı nedenle sözleşmeyi fesh ettiğini beyan etmekte ise de taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 10.2 maddesine göre tarafların sözleşmeyi fesh etmesi halinde karşı tarafa 3 ay önceden ihbarda bulunması gerektiği kararlaştırılmasına rağmen davalı tarafça buna itibar edilmeden sözleşmeyi fesh ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu e-mail kayıtları ile davacının söz ve davranışları ile davalı şirketin ticari itibarını zedelemesi sebebiyle haklı nedenle sözleşmeyi fesh ettiğini beyan etmekte ise de taraf delilleri incelendiğinde davalı tarafından davacıya gönderilen 22/09/2021 tarihli fesih ihtarında "acentelik sözleşmesinin acentenin kendi isteği ile 22/09/2021 tarihi itibariyla sona erdiği" bildirilmiştir. Davalı tarafından sunulan e-mail kayıtları incelendiğinde e-mail içeriklerinin fesih tarihinden sonraki sürece ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Başka bir deyişle, salt e-mail kayıtlarının sözleşme sürecine ve sözleşmenin aktif olduğu döneme ilişkin olmadığından davalı tarafın, ticari itibarın zedelemesi sebebiyle haklı nedenle sözleşmeyi fesh ettiğine yönelik iddiasına itibar edilmemiştir.Manevi tazminat talebi yönünden;6098 sayılı TBK’nun 58. maddesinde hakimin bir kimsenin kişilik hakkının zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. --------- gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. --------Davacı ticari itibarının zedelendiğini ve bu itibarla manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davacının tüzel kişi şirket olması sebebiyle ticari itibarının zedelendiğinin ispat edilmesi halinde manevi tazminat talebinde bulunması mümkündür.
Tüm dosya kapsamı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları , paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi, olay sebebiyle davacı şirketin uğramış olduğu ticari itibar kaybı, davalının sözleşmenin feshinde haksız olması, dinlenen davacı tanık beyanı dikkate alınarak, davacı lehine hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine kanaat getirilmiş,

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Maddi tazminat talebi yönünden;
1-Davacının denkleştirme alacağı talebinin kabulü ile 80.525,04-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Manevi tazminat talebi yönünden;
2-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 6.866,87-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 426,94-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.290,00-TL olmak üzere toplam 1.716,94‬-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.149,93‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 426,94-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.290,00-TL olmak üzere toplam 1.716,94‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 172,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.264,7‬0-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Maddi tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Manevii tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10/1-4 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/03/2024