T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/670 ESAS
KARAR NO:2024/457
DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06.09.2022
KARAR TARİHİ:14.05.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ---- açılması nedeniyle----- havalimanına yakın konumda konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuş bir yapı kooperatifi olduğunu, hali hazırda --- ortaktan oluştuğunu, bu ortakların büyük çoğunluğunun --- personeli olduğunu,----faaliyete geçmiş olup uluslararası yolcu trafiğinde ----en üst sıralarda yer aldığını, müvekkilinin ortaklarının en yakın zamanda dairelerine kavuşmasının önem arz ettiğini, müvekkili ----yılında kurulmuş olduğundan, -------- yaklaşık sekiz senedir evlerine kavuşmayı beklediğini, müvekkilinin, genel kurulda aldığı karar uyarınca inşaat yapım işini götürü bedel olarak ihale ettiğini, bu konuda müvekkilinin, Kamu İhale mevzuatına tabi olmamakla beraber genel kurul kararı uyarınca bütün süreci Kamu İhale mevzuatına göre yürüttüğünü, ihalede çeşitli usulsüzlükler olduğundan bu konuda---- suç duyurusunda bulunulduğunu, ihale neticesinde ------- anahtar teslim götürü bedel sözleşme imzalandığını, davalının, müvekkili Kooperatif ortaklarından birisi olduğunu ancak davalının sadece ortak sıfatını haiz olmadığını aynı zamanda yukarıda belirtilen ihale neticesinde müvekkille anahtar teslim götürü bedel sözleşme imzalayan------imzaya yetkili şirket müdürü ------- birinci derece akrabası olduğunu, davalının, müvekkilinin ortaklarına ve dolayısıyla kendisine teslim edilecek daireleri inşa eden kişinin birinci derece akrabası olduğunu, davalının babası------ müvekkilinin inşaatını yaptığı için diğer ortaklardan farklı olarak inşaat sürecinden daha fazla bilgi sahibi olduğunu, davalının, ortak sıfatını haiz olması dolayısıyla asaleten veya vekaleten genel kurullara katılmış ve/veya genel kurul kararlarına dava açılmaması üzerine alınan genel kurul kararlarının kesinleştiğini, davalının, ------- rağmen ortaklıktan doğan borçlarını müvekkiline ifa etmediğini, bu durumun ise hem diğer ortaklar arasında huzursuzluk oluşturduğunu hem de müvekkili kooperatifin ticari itibarını olumsuz etkilediğini,---- yapan müteahhitin yakınları bile ortaklık borçlarını yerine getirmiyorsa haklı olarak diğer ortaklarda "biz neden ödeme yapalım?", "demek ki inşaat kötü oluyor", "müteahhit bu inşaattan milyonlar kazanmasına rağmen yakınları ödeme yapmıyorsa bir bildiği vardır", "müteahhit yakınları ödemiyorsa kesin bir bildiği vardır, bu işin sonunda biz zarar göreceğiz demek ki" vb. gibi düşünce ve algılar oluşturduğunu, bu algı ve düşünceler nedeniyle ödeme yapan kooperatif ortaklarının da olumsuz etkilendiğini, ödeme yapmaktan vazgeçmekte, ödeme yapmayanlar ise bu konudaki motivasyonlarını devam ettirdiklerini, inşaatların bitilmesi gerekirken %50'sinin ancak yapılabildiğini, yapılan kısımların ise hatalı, ayıplı ve eksik yapıldığını, binalardaki sorunlar nedeniyle müvekkilinin ----- görev yapan öğretim görevlilerinden oluşan bir heyetten rapor aldığını, ------ görevlileri tarafından hazırlanan raporda, sözleşmeye konu binaların sehim yaparak imalat hatası yapıldığına dair önemli bir bulgu verdiği, sehimleri gidermek için yüklenici tarafından yapılan güçlendirme çalışmalarının binanın statiğine zarar verdiği ve sonuç olarak yapılan imalatların deprem yönetmeliğine aykırı olduğunun tespit edildiğini, davalının babasının yaptığı inşaattaki bu esaslı sorunlar nedeniyle Kooperatif ortaklarında yukarıda belirtilen ödeme yapmama olgusunun daha da güçlendiğini, davalının, müvekkiline olan ortaklıktan kaynaklanan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine ------- sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak olarak bu icra takibine itiraz edildiğini, bu sebeple işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, alacak likit olduğundan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ayrıca faiz taleplerinin bulunduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle; öncelikle İİK m.257 vd. uyarınca ihtiyati haciz talebimizin kabulünü, davalının taşınır, taşınmaz, banka alacakları, vb. her türlü hak ve alacağının ihtiyaten haczini, yargılama neticesinde haklı davanın kabulü ile icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptalini ve alacağın ticari faiziyle ödenmesini ve takibin devamını, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının müvekkiline icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine-------- icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, huzurdaki davanın itirazın İptali davası olduğunu bu nedenle genel hükümlere göre yetkili mahkeme tayin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ikameti her ne kadar-----ise de davacı tarafın söz konusu icra takibin----- yargı çevresinde başlatmış olduğundan, yetkisiz yerde açılan itirazın iptali davasına karşı, seçimlik haklarını kullanarak, yetkili Mahkemenin ------- Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduklarını, Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesini, dava dışı yüklenici firma ----- müvekkilinin babası ------- ortağı ve yetkilisi olduğu bir şirket olduğunu, davacı vekilinin, müvekkili ile dava dışı şirket yetkilisi arasındaki aile bağını bildiği için kendisince işbu davanın davalısı olmayan müvekkilinin babası ----ortağı ve yetkilisi olduğu------ imzalanan sözleşmenin türü ve mahiyeti konusunda kasıtlı olarak yalan, yanlış, eksik niteleme yaparak kendisince dava dışı şirket ile arasındaki sözleşmeyi nitelendirmeye çalıştığını, dava dilekçesinin girişinde yer alan bu bilgilerin huzurdaki davanın esası ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacının bu hatalı eksik nitelemelerine katılmamakla birlikte, müvekkilinin babası ---- ortağı ve yetkili olduğu----, müvekkilinde üyeliği bulunan kooperatife ait inşaat işini yapmayı üstlendiğini, bu konuda; ----davacı----- tarihinde brim fiyat usulü bir inşaat sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye göre, ------ olarak tanımlandığını, bu sözleşmeye davacının iddia ettiği gibi götürü bedel usulu bir sözleşme olmadığını, dava dilekçesinin 3. bendinde davalı müvekkili hakkında yapılan açıklamaların tamamen soyut ve gerçek dışı iddialara dayandığını, davacının ------ tarihinde göreve gelen ve hali hazırda davacıyı temsil eden yöneticileri, inşaat işini yaptırdığı yüklenici firma ----- olan hak ediş borçlarını ödemediğini, davacı ------ parselini de ilgilendiren şekilde ---- uygulamasının iptal edilmesi neticesinde ----- açılan bir iptal davası nedeniyle, müvekkilinin üyeliği olan kooperatifin inşaatı hakkında yürütmenin durdurulmasına kararı verildiğini,----- tarafından verilen ------ kararı üzerine,---- tarafından düzenlenen ------ tarihinde tatil edildiğini, durdurulduğunu, bu aşamaya kadar,-----taraflar arasında imzalanan ------- tarihli sözleşmede, yapım işini üstlendiği inşaatı, onaylı ruhsatına, projelerine, karşı taraf --------- talimat ve onaylarına uygun olarak ifa etmiş olmasına rağmen, davacı kooperatif üyelerden aidatları toplamasına rağmen üyelerin inşaat işini yapan yüklenici firmanın hak ediş alacaklarını ödemeyerek müvekkilininde içinde yer aldığı kooperatif üyelerinden aldıkları temsil yetkisini kötüye kullanarak aynı zamanda kooperatifin zarar görmesine neden olduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar davacı tarafından müvekkili ile yüklenici firma yetkilisi arasındaki aile bağı dillendirilerek müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile kooperatifin diğer üyelerininde borçlarını ödemediği ifade edilmişse de bu durumun gerçek olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, bir taraftan müvekkilinin babasına ait şirketin hak ediş alacaklarını ödemez iken diğer taraftan da bile bile borçlu olduğu şirket yetkilisinin oğlu olan müvekkiline karşı icra takibinde bulunarak müvekkiline karşı kötü niyetini ortaya koyduğunu, her ne kadar başka üyelerin de aidat ödemediğini iddia etse de diğer üyelere de müvekkili gibi icra takibi başlattığı konusunda somut bir bilgi veremediğini, cevap dilekçesinde belirtilen somut olaylar ve sunulan deliller doğrultusunda, müvekkili tarafından -------- sayılı takip dosyasına yapılan itirazın hukuka uygun olduğunun kabulü ile yetki itirazının kabulünü, haksız ve kötü niyetli ihtiyati haciz talebinin reddini, hakkın kötüye kullanımı niteliğindeki alacak talebinin ve itirazın iptali davasının reddini, müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olan davacının, takip miktarı üzerinden, müvekkiline İcra İnkar tazminatı ödemesini, yargılama giderlerinin de davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava hukuki niteliği itibariyle; kooperatif alacağına dayalı olarak ------- sayılı sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Davacı vekili; davacının, ---- limanına yakın konut ihtiyacını karşılamak için kurulan bir kooperatif olduğunu, ---- kararı uyarınca inşaat yapım işinin götürü usulle ihale edildiğini ve ihalenin --- anahtar teslim olarak dava dışı ------verildiğini, davalının hem hem kooperatif üyesi hem de-------- yetkilisinin oğlu olduğunu, davalının kooperatif üyesi olarak aidat borcunu ödemediğini, bunun için takip başlattıklarını, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu beyan etmiş; davalı vekili ise;----- edişini ödemediğini, yine ------ kararı ile inşaatın durdurulduğunu, davalının borçlu olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiştir.Davalının davacı kooperatif üyesi olduğunda uyuşmazlık bulunmayıp, taraflar arasında uyuşmazlığın; davalının davacıya,----- Yönetim planından kaynaklı bir borcu bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
İtirazın iptali istemine konu,----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takibin alacaklısının mahkememiz davacısı, borçlusunun mahkememiz davalısı olduğu; davacı tarafından------ üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafından süresinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğine ilişkin bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, mahkememizdeki davanın 06/09/2022 tarihinde ve süresinde açıldığı görülmüştür.Davanın niteliği, davaya konu talep dikkate alınarak ---- defter ve belgelerinin incelenmesi için dosya ---konusunda uzman bir bilirkişi ile Mali Müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.Bilirkişi heyetinin 06/07/2023 tarihli raporlarında özetle; "...Davacının ----- yıllarına ilişkin defterlerinin Kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davalı lehine delil
kabiliyetinin bulunduğu, dosyada mevcut bulunan belgeler ve davacı tarafa ait ---- defterleri ve belgeleri üzerinde, yapılan incelemeler neticesinde, defter kayıtlarının somut bir tespit yapmaya elverişli olmayacak bir şekilde karışık olduğu, defter kayıtlarında tahakkuk eden borç asılları ve Genel kurul kararları ve müzakere defterlerinden tespit ve hesaplama ile ----- alacağından dolayı davacıya borçlu olduğu, yapılan hesaplamada alacağa ---- faiz hesaplanmış olsa da davacı tarafından 11.787,60 TL faiz talep edilmiştir. Taleple bağlılık ilkesi gereğince alacağa 06/07/2022 tarihi itibariyle 11.787,60 TL faiz işlediği kabul edilerek hesaplama yapılmış olup; davalı tarafın davacı tarafa takip tarihi itibariyle; 179.000,00 TL anapara ve 11.787,60 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 190.787,60 TL borçlu olduğu; davalı hakkında yapılan hukuki işlemlerin kooperatifler kanununun 23.maddesinde yer alan
eşitlik ilkesine aykırı olmadığı..." şeklinde kanaat bildirdiği görülmüştür.Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapora verilecek, diğer kooperatif üyelerinin cari hesaplarında da aynı alacakların alacak kaydı olarak tutulup tutulmadığının incelenmesi ile davalıdan talep edilen alacağın eşitlik ilkesi doğrultusunda değerlendirilmesi istenmiştir.Bilirkişi heyetinin 28/03/2024 tarihli raporlarında özetle; "...Kooperatif defterlerinde yapılan incelemede kayıtlarda diğer kooperatif üyelerinin cari hesaplarında da aynı Yönetim Kurulu kararları doğrultusunda aynı tutarlarda kayıtların olduğunun ve aynı tutarlarda ödemelerin olduğunun gözlemlendiği, üye sayısının fazla olması nedeni ile tüm üyelerin tek tek incelenemediği; Davalı üye ---- üyeler arasında eşitlik ilkesine aykırı olarak sadece kendisine icra takibi yapıldığı beyanını destekleyici yeterli ve kesin bir bir kanaate ulaşamadığımızı, Kooperatifler Kanunu 23. maddesi uygulamasına göre hak ve vecibelerde eşitlik ilkesi gereği davalı üye ---- sözleşmenin 21.maddesi aidat ödemeleri uygulaması kapsamında genel kurul kararları ve ticari defter kayıtlarına bağlı
şekilde belirlenen aidat borcu ve faiz hesaplama ve takip işlemlerinin, kooperatifin emsal başka ortaklarına da eşit şekilde uygulanmış olduğu..." şeklinde kanaat bildirdiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; ----- tarihinde hissesini 200.000,00-TL bedel karşılığında davalı ---- devir ederek ortaklıktan ayrılmış olduğu, ---- ortaklıktan ayrılmış olduğu tarihte, davacı kooperatife 51.700,00-TL borçlu olduğu, davalı ---- borcu da ödemeyi taahhüt ederek ortaklığı kabul etmiş olduğu, davacının 2020 yılı defter kayıtlarına göre; davacının -----cari adı ile takip edildiği, -------ile devir almış olduğu, ---- cari hesabının 51.700-TL borç devri ile başlaması gerekirken, ---- yevmiye nolu kaydında, ---- tarihinde -----ortaklık payının devri ----- Ortaklık Sözleşmesi açıklaması ile ------ adet borç kaydı yapıldığı; ------Yeymiye numaralı karar defterinde ----adet ortaklık payını devir almış olduğunun defter kayıtlarında tespit edildiği, ----- hisse devirleri ile ilgili herhangi bir pay devri sözleşmesinin inceleme sırasında tespit edilmediği, ---- tarihli hisse devir sözleşmesi ile ----- mevcut borçları ile devir yaptığı;-----Nolu ortaklık payının ----- devir talebinin kabul edildiği; kooperatif ortaklarından ----- tarihli devir talebinin kabul edildiği, kooperatif ortaklarından-----devir talebinin kabul edildiği; ------ tarihli hisse devir sözleşmesi -----devraldığı hisseyi -----devrettiği; bu şekilde davalıda sadece -------- devraldığı hissenin kaldığı; davalının devraldığı hisselerin borçları, devir kararları ve ödemeleri dikkate alındığında cari hesabında 179.000,00-TL borç bakiyesinin bulunduğu, davalının babasının yetkilisi olduğu ve inşaatın yapım işini üstlenen------- hak ediş ödemelerinin yapılmadığı iddiasının, davalının ortaklıktan kaynaklı borcu ile ilgisinin olmadığı, davalı hakkında yapılan işlemlerin Kooperatifler Kanunu'nun 23.maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı olmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl alacak yargılama sonucunda belirlendiğinden icra-inkar tazminatı talebinin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının ---------- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 179.000,00-TL asıl alacak+11.787,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 190.787,60-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari faiz işletilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Asıl alacak yargılama sonucunda belirlendiğinden icra-inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 13.032,70-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 2.342,89-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 969,94-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 9.719,87-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 3.312,83-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 10.350,55-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 10.179,81-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 170,74-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından vekalet harcı gideri olarak sarf edilen 11,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; takdiren davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.526,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 3.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre;1.534,27-TL'nin davalıdan, 25,73-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14.05.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!