T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/656 Esas
KARAR NO:2024/101
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31.08.2022
KARAR TARİHİ:13.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı taraf arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkideki cari hesaptan kaynaklı olarak davacının davalı taraftan 20.000 TL alacaklı olmasına rağmen bu alacağın davacıya ödenmediğini, davacıyı sürekli oyaladığını, bunun üzerine ---------- sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, açıklanan nedenlerle; borca ilişkin itirazın iptaline karar verilmesini, davacının yaşadığı mağduriyetten dolayı %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacı ile ticari ilişkilerini cari hesap üzerinden yürüttüklerini,----- gün vade ile çalışmalarına rağmen davacının anlaşılan vade gününü beklemediğini, davacı tarafın davalı aleyhine ----- dosyası ile haksız icra takibi başlattığını, taraflarınca itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, takibe konu edilen miktarın haksız bir talep olduğunu, davacı ile yapılan cari hesap ödeme anlaşması uyarınca takip tarihinde muaccel olmuş bir borcu bulunmadığını, açıklanan davanın reddine ve lehimize %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, cari hesaba dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara ------sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,----- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- tarafların ---- kayıtları celp edimiş, ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 20.04.2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı borçlunun davalı olduğu; takibin 20.000,00-TL cari hesap alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 27.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 26.04.2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 31.08.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 20.000,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.09.2023 tarihli raporda özetle, "Davacı şirketin 2021-2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre Davalı şirketten borç/alacak bakiyesi bulunmadığı ancak Davalı şirketin düzenlediği faturaya noter kanalı ile yasal süresinde itiraz etmiş olmakla birlikte ticari defterlerinde kayıtlarından iptalini yapmadığı anlaşıldığının, davalı şirketin 2021-2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre Davacı şirkete 20.000,00 TL borçlu olduğu, Davacı şirket tarafından Davalı şirkete ------ seri numarası ile ----tutarında hizmet faturası düzenlediği ve bu faturaya karşılık Davalının ------- ödeme gerçekleştirdiği ve kalan 20.000 TL'lik kısım için itirazda bulunduğu, Davalının davaya cevap dilekçesinde ödemenin muaccel olmadığını beyan etmiş olmasına karşılık cari hesap incelemesinde ödemelerin 03/2022 döneminde vadesinin dolduğu ve kısmi ödemelerin bu dönemde gerçekleştiği, Davacının icra takibini 21.04.2022 tarihinde başlattığı dikkate alındığında Davalının muaccel olmamış bir alacağın takip konusu yapılamayacağı hususunda itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığının, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Davalı şirketin Davacı şirkete düzenlediği -------tutarında hizmet iadesi açıklamalı e-faturadan kaynaklı olduğu ve Davacı şirketin ----- ihtarnameyle faturayı yasal süresinde reddettiği görüldüğü, Dosya kapsamında ve taraf ticari defterleri üzerinde yapılan mali incelemede Davalı tarafında düzenlenen iade faturasının cari hesap borcunu kapamasına yönelik tek taraflı olarak düzenlendiği anlaşılmakla birlikte, Davacının icra takibine ve davaya konu ----- tutarında hizmet faturasının her iki tarafın ----- beyan etmiş olduğu, taraf ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu ve Davalı tarafından bu faturaya karşılık kısmi ödemeler gerçekleştirdiği de görüldüğünden hizmetin eksik veya ayıplı alındığı iddiasının somut olmadığı, izah edilen nedenlerle Davacının Davalıdan icra takibine konu 20.000 TL tutarında alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının, her türlü hukuki tavsif, nihai karar taleplerinin takdiri mahkemeye ait olduğu'' yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında cari hesap bulunduğu ve davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı takip miktarınca alacaklı olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın alacağın muaccel olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmakla; incelenen ticari defter ve kayıtlardan davacı şirket tarafından davalı şirkete -------seri numarası ile 70.220,32 TL tutarında hizmet faturası düzenlediği ve bu faturaya karşılık davalının ------- ödeme gerçekleştirdiği ve kalan 20.000 TL'lik kısım için itirazda bulunduğu, davalının davaya cevap dilekçesinde ödemenin muaccel olmadığını beyan etmiş olmasına karşılık cari hesap incelemesinde ödemelerin 03/2022 döneminde vadesinin dolduğu ve kısmi ödemelerin bu dönemde gerçekleştiği, davacının icra takibini 21.04.2022 tarihinde başlattığı dikkate alındığında davalının muaccel olmamış bir alacağın takip konusu yapılamayacağı hususunda itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının --------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 20.000,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 1.366,20-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 241,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.124,65-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 241,55-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 62,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.154,20-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 07.03.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!