WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/563
KARAR NO:2024/233
DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 22/07/2022
KARAR TARİHİ: 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı-----İcra Dairesinin -----. numaralı icra dosyasında davacı aleyhine takip başlatmış, takip dayanağı çek, -----. Şirketi tarafından düzenlenmiş olup davacının takip borçlusu şirketle de takibe konu borçla da bir ilgisi bulunmadığı, dosya borçlusu şirket ile davacı arasındaki her türlü bağ 2012 yılında tamamen kesilmiş olup işbu takibin davacıya karşı yürütülmesi hukuka ve usule aykırı olduğu, ancak davalı şirket tarafından bu husus bilinmesine veya bilinebilecek durumda olmasına rağmen davacının şahsına ait iş yeri olan------ bulunan adresine 07/04/2022 tarihinde haciz işlemi için gelindiği, haciz işlemi neticesinde mahcuz mallar yediemin olarak davacıya bırakıldığı, davacı 18/05/2022 tarihinde tekrar haciz işlemi için mezkur adresine gelinmesi üzerine cebri icra tehdidi altında,borçlusu ile hiçbir ekonomik ve hukuk ilişkisinin olmadığı mezkur takibe konu borcu ödemek zorunda kalındığı, davacı yukarıda bilgileri verilen icra dosyasının borçlusu ----- şirketi ile her türlü bağı 04/10/2012 tarihli ve ----- sayılı ----- ------- Sayfasında yer alan ----- TC kimlik numaralı ----- şirkette mevcut 50.000,00tl hissesini ----Noterliğinde 26.09.2012 tarih ve ----- sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile hissesinin tamamını ----- adresinde ikamet eden ----TC kimlik numaralı -----devretmiştir. (...)" şeklinde ilan olduğu üzere sona erdiği, söz konusu -----esas sayılı takibe dayanak ----- no.lu çek, ödeme emrinde belirtildiği üzere 27/02/2015 tarihinde, davacının borçlu
şirketle herhangi bir hukuki bağının kalmadığı bir tarihte düzenlendiği, yine davacıya ait ----- şirketi çekin düzenlendiği 27/02/2015 tarihinden çok önce, 15/06/2012 tarihli ve----- sayılı ---- ------ Sayfasında ilan olduğu üzere 11/06/2012 tarihinde ---- tescil edildiği, davacı, borçlu şirketin kendine ait bütün hisselerini ----- devretmeden çok önce borçlu şirketin ortağı olması sebebiyle şirketin aldığı kredilere kefil olduğu, yine bu sebeple ---- alınmış bir ticari krediye kefil olmuş, söz konusu kredi 16/08/2016 tarihinde davacının borçlu şirketin hisselerini devrinden çok sonra-----Alacak Temlik Sözleşmesiyle devrolduğu, davacı, borçlu şirketin borcunu ödememesi sebebiyle cebri yine icra tehdidi altında kefil olduğu kredinin borcu ödemiş ve her basiretli tacirin yapması gerektiği gibi kendi isim ve şanı ile şirketi ----- itibarını korumak amacıyla bir borcu yoktur yazısı almış olduğu, bahse konu borcu yoktur yazısı mezkur haciz tutanağı ile birlikte dosyaya eklendiği, ilgili bankadan kredi evrakları istenilmesiyle davacının krediye
ne zaman kefil olduğu ortaya çıkacağı, bu bakımdan ----- müzekkere yazılarak kendilerine temlik olunan ticari kredinin detaylarını içerir dökümlerin istenmesini talep ettiklerini, söz konusu belgelerin incelenmesiyle de görüleceği üzere cebri icra tehdidi altında borcu olmayan takip miktarını dekont açıklamasına şerh düşerek ödeyen davacının ve malları haczedilen şirketi ----- esas numaralı icra
dosyasındaki borçlu şirketle ilgi ve alakası bulunmadığı, bahse konu icra takibi kapsamında 07/04/2022 tarihinde davacının şahıs şirketinde borçlu ile hiçbir ilgi ve alakası bulunmayan mallar haczedilmiş, sonrasında istihkak iddiasında bulunan müvekkile yediemin olarak bırakıldığı, davacının uzun yıllardır "Cerrahi, Tıbbi ve Ortopedik Alet ve Cihazların Toptan Ticareti" işi yapan basiretli bir tacir olup şirketi ----- aynı faaliyet alanı sahip kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş yapan, alanında bilinen bir şirket olduğu, yukarıda açıkladığımız üzere davacının borçlu şirketle hiçbir bağı kalmamış olup yıllardır kendi şahıs şirketi olan ve alanında bilinirliği olan, kamu kurum ve kuruluşlarıyla da iş yürüten ----- şirketini yönettiğini, borçlu şirket ile
farklı adreste kurulan ve borçlu şirketin herhangi bir ortağının davacının şahıs şirketiyle ilgisi bulunmadığından borçlu şirket ile davacının şahıs şirketi arasında açık bir şekilde hiçbir bağ bulunmadığı, işbu yukarıda yaptığımız açıklamaların ve mahkemenizin resen dikkate alacağı hususların doğal bir sonucu olarak istirdat davamızın kabulü gerektiği, yukarıda izah edilen sebeplerle ve mahkemenizce resen dikkate alınacak hususlarla istirdat davamızın kabulüne karar verilerek, davanın kabulü ile; mezkur icra takibi kapsamında, müvekkil tarafından dosya hesabına yapılan 37.110,00 TL'nin avans faizi ile birlikte geri alınarak müvekkile verilmesine, davalı aleyhine bedelin %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;-----. İcra Dairesi'nde ----- esas sayılı icra takibinde,-----Şirketi’nin borçlu konumunda olduğu, davacı ----- dosyada istihkak iddia eden 3.kişi
konumunda olduğu, yapmış olduğumuz açıklamalar ve yargıtay kararı doğrultusunda, davacı-----bahsi geçen icra dosyasında borçlu sıfatıyla borçlu sıfatına haiz olmaması sebebiyle istirdat davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı dava dilekçesinde, '' ... müvekkilin takip borçlusu şirketle de takibe konu borçla da bir ilgisi bulunmamaktadır.'' Beyanına yer verilmiş olduğunu, belirtmiş olduğu üzere haciz mahallinde gerçekleştirilen evrak araştırması uyarınca, ----şirketi adına düzenlenmiş olan ibraname bulunduğu, ayrıca, haciz mahallinde yer alan şirket, borçlu
şirket ----- şirketinin yetkilisi olan -----yetkilisi olduğu şirket olduğunu, şirket yetkilisi ----- kendi beyanları ile borçlu şirketin kurucu ortaklarından olduğunu tasdiklediği, borçlu şirket -----şirketi ile istihkak iddia eden 3. şirket----- iş
kolları ''İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ'' alanında olup birebir aynı olduğu, bulunan evraklarda 2016 yılında da ----- ile borçlu şirket ----- şirketi arasında ilişki devam etmekte olup borçlu ----- borçlu şirkete kefil olduğu, yukarıda yapmış olduğumuz açıklamalar doğrultusunda,
öncelikle husumet yokluğu öncelikle husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine borçlu usulden reddine, borçlu ----- ile davacı -----arasında organik bir bağın mevcut olması, ----- anlaşma uyarınca cebri icra tahdidi altında kalmadan ödeme yaptığı aşikar
olup davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir.
Davacı,-----İcra Dairesinin -----Esas sayılı takip dosyasında herhangi bir sorumluluğu olmamasına rağmen yapılan haciz işlemi sebebiyle icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığını, icra tehdidi altında yapılan ödemenin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, davacının nüfus kayıt örneği uyaptan dosya arasına alınmış, ------ ----- dava konusu bilgi ve belgeler celp edilmiş, ilgili ticaret sicil müdürlüklerinden dava dışı şirketlerin ve davalının ticari sicil kayıtları celp edilmiş, 16.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu, 10.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16.05.2023 tarihli raporunda özetle, "...Hesaplama yönünden; Tüm bu tespit ve incelemeler neticesinde; davalı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde davacı ---- ve dava dışı ----şirketine karşı borçlu ya da alacaklı olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamamıştır. Davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden: Dosya kapsamında bulunan deliller incelendiğinde, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davacı ile dava dışı ---- şirketi arasında iktisadi anlamda bir kader birlikteliğinin bulunmadığı ve bu sebeple dava konusu borçtan dolayı davacının sorumluluğunun bulunmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.02.2024 tarihli ek raporunda özetle, "..Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın
Mahkemece bilirkişi heyetine ye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; A- Davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden: Davalı tarafından kök rapora yönelik itirazlar değerlendirildiğinde davacının borçlu şirket ile arasında organik bağ bulunmasından kaynaklanan borçtan sorumluluğunun bulunmadığı, bu
anlamda kök rapordaki görüşümüzü muhafaza ettiğimizi..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.Eldeki davada, davacı tarafından----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 20/05/2022 tarihinde 37.100,00-TL ödediği, dava tarihi dikkate alındığında istirdat davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı taraf, -----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına konu borçla bir ilgisi oladığı halde ödeme yapmak zorunda kaldığını beyan ve iddia ettiğinden anılan hususların davacı tarafça yöntemince ispat edilmesi gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporu gereğince davacı ile takip dosyası borçluları arasında organik bağın bulunmadığı, davacının ------ İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına konu borçla bir ilgisi ve sorumluluğu olmamasına rağmen icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığı, davacının istirdat talebinin alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı gereğince sabit ve yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, 37.100,00-TL'nin 20.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-37.100,00-TL'nin 20.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 2.534,30-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.453,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 153,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.245,2‬0-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/03/2024