T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/551
KARAR NO : 2024/358
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2022
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında “Elektrik Enerjisi Alım Satım Çerçeve Sözleşmesi” ve bu
sözleşmeye ek “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” ve ek protokoller imzalandığını, davalı taraf elektrik piyasası mevzuatına aykırı davranarak müvekkilin zararına sebebiyet vermiş olduğunu, müvekkili şirket
maliyetlerini düşürebilmek ve tüketiciye daha ucuz mal satabilmek için bütün girdilerini minimize etmeye çalıştığı gibi enerji maliyetlerini de mümkün olduğunca aşağı çekmeye çalışmakta olduğunu, bu
yüzden müvekkili de bir serbest tüketici olarak serbest tüketici limitini aşan abonelikleri için tercih hakkını kullanırken enerji fiyatlarının daha ucuz olduğu yerden tedarikine gayret etmekte olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirket nezdinde 49 aboneliği olduğunu, müvekkili şirket yasal sürelere uyarak 05.10.2021 tarihinde davalıya bildirimde bulunarak serbest piyasa fiyatlarının ulusal elektrik tarifesinden daha yüksek olması nedeniyle sözleşme ve mevzuatın kendine tanıdığı hakkı kullanarak
bir kısım aboneliklerin ulusal tarifeye geçirilmesini talep ettiğini, müvekkili davalıya kolaylık olması bakımından ulusal tarifeye aktarılması mümkün olmayan ----- abone nolu 4 adet aboneliklerin dışarda bırakılarak diğerlerinin ulusal tarifeye geçirilmesini talep etmiş olduğunu, davalı taraf dilekçelerini yanlış yorumlayarak dışarda bırakılmasını talep
ettiği aboneliklerin yanlışlıkla ulusal tarifeye geçirilmesi için işlem başlatmış ancak bu abonelikler mevzuat gereği ulusal tarifeye geçirilemediğinden doğal olarak ---- tarafından reddedildiğini, mevzuat gereği belli ölçeği aşan enerji tüketim aboneleri ulusal kanala
geçememekte olduğunu, bu ölçekte olan aboneliklerin dışarda bırakılmasını müvekkili şirket istediğini ancak davalı yan bunu yanlış anladığını, esasen işi gereği davalının bu durumu en iyi şekilde biliyor
olması gerektiğini, nihayetinde davalı dilekçelerini yanlış yorumlayarak yanlış aboneliklerin çıkışı yönünde işlem yaptığı için diğer aboneliklerinin ulusal kanala geçmesi için yasal süreyi kaçırmış ve kusurunu kapatabilmek için bu defa taleplerini başka bir sebep uydurarak reddettiğini beyanla davalı şirket yasal mevzuat ve sözleşme hükümlerine
aykırı davranarak talep edilen aboneliklerin portföy çıkışını yapmamış olduğunu, bu abonelikler Kasım ayı içerisinde müvekkilinin talebi doğrultusunda ulusal kanala aktarılmadığından, müvekkili şirket ulusal
tarifede ödeyeceği faturalardan çok daha fazla davalı şirkete yüklü miktarda fatura ödemek zorunda kaldığını, müvekkili davalı şirketin yanlış işlemi ve müvekkilinin talebini haksız olarak yerine getirmemesi karşısında ciddi maddi zarara uğramış olduğunu, müvekkili işbu zararın tazmini için davalı taraftan ----. Noterliğinin 17.03.2022 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile zararın tazminini talep ettiğini, ancak davalı taraf ---- . Noterliğinin 28.03.2022 tarih ve
---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu talebi kabul etmediklerini bildirmiş olduğunu,yukarıda belirtilen nedenler ve Sayın Mahkemenizin resen dikkate alacağı diğer sebepler de gözetilerek, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve alacak ile 6100 sayılı HMK 109/1 hükmü gereğince bilirkişi raporuna göre talebimizi arttırma haklarımız saklı kaymak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak şimdilik 50.000 TL Maddi Tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile şirket arasında gerçekleşen olayları özetlemek gerekirse; davacı, 05/10/2021 tarihinde
şirketlerinden bazı abonelikleri bakımından ulusal tarifeye geçiş işlemi talep etmiş olduğunu, davacının talebine 20/10/2021 tarihinde şirket tarafından cevap verilmiş ve taraflar arasında yapılan belirli
süreli abonelik sözleşmesi mevcut olduğundan ötürü ulusal tarifeye geçiş yapılamayacağı, yasal olarak sözleşmenin bitimi tarihi itibariyle değişikliklerin yapılabileceği belirtilmiş olduğunu, bu cevap
üzerine davacı 03/11/2021 tarihinde talebini tamamen değiştirerek 7 milyon kWh tüketimi altında bulunan aboneliklerinin portföyden çıkışı talebinde bulunmuş olduğunu, bu taleplerine de şirketleri
tarafından 04/11/2021 tarihinde cevaben, hangi aboneliklerin portföyden çıkarılması istendiği, abonelikler hakkında daha detaylı şekilde bilgi verilmesi davacıdan istenmiş olduğunu, ayrıca 04/11/2021
tarihli cevapta şirketin talep edilen portföyden çıkış işlemlerini mevzuatın izin verdiği ilk tarihte gerçekleştireceği de belirtilmiş olduğunu, bunun üzerine 04/11/2021 tarihinde davacı tarafından portföyden
çıkışı talep edilen aboneliklerin detaylı bilgisi şirketlerine gönderildiğini, en nihayetinde 20/10/2021 ve 04/11/2021 tarihli cevaplarımızda da belirtildiği gibi yasal olarak portföyden çıkışın yapılabileceği tarih olan 30/11/2021 tarihi itibariyle davacının talep edilen abonelikleri portföyden çıkartılmış olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği gibi abonenin yanlışlıkla portföyden çıkarılması gibi bir durum yaşanmamış olduğunu, ---- kayıtları talep edildiği takdirde böyle bir çıkışın gerçekleşmediği ortaya çıkacağını beyanla davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye konu taleplerinin yerine getirilmemesi sebebiyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Davacı, taraflar arasında toplam 49 abonelik üzerinden sözleşme imzaladıklarını, davalı tarafın dördü hariç sekiz abonelik için ulusal tarifeye geçişi taleplerine olumsuz yanıt verdiğini, davalının tam tersine ulusal tarifeye geçişe uygun olmadığı için dışarıda bırakılmasını istekleri abonelikler için ulusal tarifeye geçiş işlemini hatalı şekilde başlattığını, doğal olarak ta bunun ---- tarafından reddedildiğini, davalı şirketin taleplerini yanlış şekilde yorumlayıp portföyden çıkarılarak ulusal tarifeye geçişlerini yapmadığını, oysa portföyden çıkış hakları olduğu gibi sözleşmeyi fesih etme hakları da olduğunu, ulusal tarifeye geçiş taleplerinin yerine getirilmemesi sebebiyle yüksek birim fiyatlarla tahakkuk ettirilen faturalardan kaynaklanan zararlarının davalı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---- Ticaret Sicili Müdürlüğünden davacı şirketin sicil kayıtları celp edilmiş, ---- Ticaret Odasından davalının ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ---- dava konusu bilgiler celp edilmiş, 22.08.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış, 21.03.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22.08.2023 tarihli raporunda özetle, "...Yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
• Taraflar arasındaki ana uyuşmazlığın, davacının asıl dava konusu olan yüksek birim fiyatlarla fatura tahakkuk ettirilmesinden kaynaklandığını beyan ettiği zararının, ulusal tarifeye geçiş ve/veya portföyden çıkış taleplerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile davacının talebinin davalı tarafından yerine
getirilmemesinde hangi tarafın kusurlu olduğunun tespit edilmesi noktalarında toplandığı, Davacının ulusal tarifeye geçiş talebiyle aslında portföyden çıkışı kastettiğinin sonradan anlaşıldığı, ancak ulusal tarifeye geçiş talebinin, fatura hesabında uygulanan birim fiyat
tarifesinde değişiklik yapılması talebi olarak değerlendirilmesi halinde bunun sözleşmeye göre mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalının bu talebe verdiği cevabın yasal mevzuat ve sözleşme kapsamında doğru ve geçerli bir cevap olacağı, Ancak; ------tarafından gönderilen yazı ekindeki belgelere göre davacının ulusal tarifeye geçiş talebinin tam da davacının iddialarını doğrular ve destekler şekilde portföyden çıkış talebi olarak değerlendirilerek işlem tesis edildiğinin anlaşılması sebebiyle, davalının cevap dilekçesi ve diğer beyanlarıyla çelişen bu durum sebebiyle
portföyden çıkışı 01.12.2021 tarihinde yapılan 45 aboneliğinin aslında 01.11.2021 tarihinde istense yapılabileceğinin anlaşıldığı, dolayısıyla bu abonelikler için portföyden çıkış işleminin yapılmamasının davalının hatası olarak değerlendirilmesi gerektiği, Dava konusu 45 adet aboneliğin ulusal tarifeye geç geçirilmesinin davalının hatalı uygulamasından kaynaklandığı kanaatine varılması halinde ise bu abonelikler için 2021-
11 dönemi faturalarının ulusal tarifeden hesaplanması ve eğer varsa aradaki farkın davalının hatasından kaynaklanan bedeller olarak değerlendirilmesi gerektiği, Davacının TBK m. 112 uyarınca zararlarını talep edebileceği, dosyanın mevcut kapsamıyla zarar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21.03.2024 tarihli ek raporunda özetle, "...Yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davalı tarafından portföyden çıkışları yapılarak ulusal tarifeye geçirilmeyen 45 abonelik için davacıya toplam 754.931,58.-TL fazladan fatura bedeli tahakkuk ettirildiği hesaplanmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Davacının talep arttırım dilekçesi sunduğu, dava değerini 754.931,58-TL'ye arttırdığı, buna ilişkin harcı ikmal ettiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki ana uyuşmazlığın, davacının asıl dava konusu olan yüksek birim fiyatlarla fatura tahakkuk ettirilmesinden kaynaklandığı iddia edilen zararın ulusal tarifeye geçiş ve/veya portföyden çıkış taleplerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, oluşan zarardan davalının kusurlu ve sorumlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).Eldeki davada, davacı taraf sözleşmeye uygun olarak yapılan ulusal tarifeye geçiş/portföyden çıkış talebinin hatalı olarak yerine getirilmemesi sebebiyle zarara uğradığını iddia ettiğinden anılan hususların davacı tarafça yöntemince ispat etmesi gerekmektedir.Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve özel koşulları incelendiğinde; abonenin istediği zaman herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi fesih etme hakkının tanımlandığı, sözleşmeyi fesih etme eyleminin portföyden çıkışla eş anlamı olduğu, sözleşmede uygulanacak birim fiyat tarifesinin nasıl hesaplanacağına dair formüle yer verildiği, hesaplama yönteminin sözleşme süresince geçerli olacağının açıkça belirtildiği, sözleşmede aboneye istediği takdirde fiyat tarifesinde değişiklik talep etme hakkı tanımlanmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın, davalı tarafa gönderdiği 05.10.2021 tarihli talep yazısında dört abonelik hariç diğer aboneliklerin ulusal tarifeye geçişinin yapılmasını talep ettiği, davalının ise davacının çıkışını istediği abonelikleri tarife değişikliği yapılması mümkün olmadığını belirterek reddetmesine rağmen davacının dışarıda tutulmasını istediği 4 adet aboneliği için portföyden çıkışı olarak işlem yapıldığı, ancak bunun 19.10.2021 tarihinde davalı tarafından iptal edildiği anlaşılmaktadır.Tüm bu hususlar incelendiğinde her ne kadar davalı taraf sözleşmeye göre davacının ulusal tarifeye geçiş talebinde bulunamayacağını belirtmiş ise de davacının 05/10/2021 tarihindeki dava konusu talebinde davacının talep dışı bıraktığı 4 abonelik için tam da davacının belirttiği şekilde işlem (portföyden çıkış olarak işlem tesis ettiği) yaptığı, dolayısıyla esasen davalının davacı talebini doğru olarak yorumlamasına rağmen talep dışı 4 abonelik yönünden yanlış işlem tesis ettiği, davacının taraflar arasındaki sözleşme gereğice portföyden çıkış talebinde bulunabileceğinin alınan ek ve kök rapor gereğince sabit olduğu, davalının hatalı işlemi sebebiyle davacının yüksek bedelden fatura ödemek zorunda kaldığı, ek ve kök rapor içeriklerinin dosya kapsamına ve taraflar arasndaki sözleşmeye uygun olması sebebiyle hükme esas alındığı, ek rapor gereğince davacının fazla ödemiş olduğu bedelin 754.931,58-TL olduğu, sözleşme hükümleri gereğince davacının fazla ödemiş olduğu bedelin iadesine ilişkin talebinin yerinde olduğuna kanaat getirilmiş, davanın kabulüne, 754.931,58-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekide hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-754.931,58-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 51.569,38-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 853,88-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 12.038,47-TL olmak üzere toplam 12.892,35-TL'nin mahsubu ile bakiye 38.677,03-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan toplam 12.892,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 102,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.194,45-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 111.690,42-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!