T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2022/336 Esas
KARAR NO:2024/106
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:29.04.2022
KARAR TARİHİ:13.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin lojistik hizmeti işi yapmakta olduğunu, davalı şirketle yapılan ticari iş gereği icra takibine konu faturalar kapsamındaki ----- diğer hizmetlerin, akdi taşıyıcı olan davacı şirket tarafından, fiili taşıyıcı Dava Dışı--------aracılığıyla davalı firmanın ad ve hesabına ifa edilmiş olduğunu, dilekçede detayları belirtilen işbu taşıma operasyonu sırasında, taşıyıcı konumundaki davacı şirketçe hukuksal talep temeli TTK.863/3 olan davalının sorumluluk alanında bir bekleme meydana geldiğini, toplamda 2.250-Euro tutarındaki işbu bekleme ücretinin dava dışı fiili taşıyıcı-------- Fatura ile davacı şirkete fatura edildiğini, buna ilişkin olarak davacı şirketin ödeme sorumluluğunun gerçekleştirildiğine dair belgenin bilahare dosyaya sunulacağını, davalı şirketin işbu taşımaya dair navlun bedeli ve taşıma süresinde oluşan bekleme kaynaklı davacı şirketçe düzenlenen faturalardan sadece navluna ilişkin faturayı ödediği, dava dışı fiili taşıyıcı tarafından davacı şirket aleyhine düzenlenen ve davacı şirketin de mükerrer olmayan ve icra dosya kapsamındaki ----- faturaya itiraz ederek ödemekten kaçınmış olduğunu, bu süreçte davacı şirket tarafından davalıya karşı, -------- yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünü, yapılan tüm şifahi ve resmi uyarılara rağmen kısmen de olsa kabul ve ikrar ettiği borcunu ödemekten hukuka aykırı olacak şekilde kaçınmış olduğunu, bunun üzerine davalı borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatılmış, ancak davalı şirketin borca itirazı nedeniyle takibin durdurulmuş, tarafların katılımıyla yapılmış arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, açıklanan nedenlerle, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, ------- icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davanın herhangi bir sebeple tamamen kabul edilmemesi halinde, davalı tarafın kabul ve ikrar ettiği miktar olan 1.500,00 EUR üzerinde takibin devamına, davalının haksız itiraz sebebi ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usul yönünden davaya itirazlarının bulunduğunu, davacı şirketin, davalı şirketten davaya konu icra takibi ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında gerçekleştirilen taşıma hizmeti esnasında ortaya çıkan bekleme----- ücretini talep etmekte olduğunu, bekleme ücretinin davalı şirketten tahsilinin mümkün olabilmesi için davalı şirketin bekleme ücretinin doğmasına sebebiyet vermesi ve sorumluluğunda olması gerektiğini, oysa ki davacı bekleme ücretinin davalı şirketin sorumluluğunda olmasını ispatlar bir delil sunamaması bir tarafa, sorumluluğun ne sebeple davalı şirkete ait olduğunu dahi belirtememekte olduğunu, davacı şirketin iddiasını ispatla mükellef olup, buna uygun bir ispatının mevcut bulunmadığını, faturalandırılan ücretin dahi ne şekilde hesaplanarak talep edildiğinin belirsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bekleme ücretinin davalı şirketin sorumluluğunda olduğunun kabulü halinde talep edilen tutarın oldukça fahiş olduğunu, davacı tarafça sunulan e-mail çıktılarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, e-mailde adı geçen ---- şirket yetkilisi olmadığını, dolayısıyla söz konusu ekler üzerinden borç ikrarı söz konusu olamayacağından takibin 1.500.-Euro üzerinden devamının da mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari ilişkiden kaynaklı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara -------- sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----davalının ---- kayıtları celp edimiş, ----- tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ------ takip dosyasının incelenmesinde; 13.07.2020 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 2.250,00 EURO alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 02.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28.07.2020 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 29.04.2022 tarihinde 2.250,00 EURO alacak üzerinden 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinin 13.09.2023 tarihli raporunda özetle, "Tarafların Usul ve Yasaya uygun tutulan ve sahipleri lehine delil olabilme niteliğine haiz ticari defterlerindeki kayıtları ve müstenidatları üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde, davacı şirketin 2.250- Euro (35.091,45 TL) asıl alacak üzerinden harçlandırmak suretiyle, davanın dayandığı takibe vaki itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; takip konusu yapılan bekleme ücretinin, davalının sorumluluğunda olmadığı veya davacının sorumluluğundan kaynaklandığı hususu denetlenemediğinden, davalının bu amaçla başlattığı takibe vaki itirazının yerinde olacağı sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı," yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dosyaya sunulu olan belgelere göre, davacı tarafından davalı şirkete, davalının ---- davadışı ------- numaralı fatura tahtında, -------teslim, 1.022,58 Euro peşin ödeme şeklinde satın aldığı, toplam 5 palet halinde, net 5.000,0kg, brüt 5.060,kg ağırlığında, ------- cinsi emtianın ------ sevkiyatı konusunda taşıma hizmeti verildiği, taşıma organizasyonunda davacının akdi/üst taşıyıcı, davadışı --------fiili taşıyıcı olduğu, fiili taşıyıcnın ---- tarihli CMR belgesi düzenlediği, yüklemenin --- tarihinde ----yapıldığı, taşınan eşyanın ---- nolu antrepo beyannamesi ile ---kodlu antrepoya boşaltıldığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında, 525,00Euro tutarlı navlun ücreti ve ödemesi konusunda bir çekişme mevcut değildir. Davacı akdi taşıyıcının, davadışı fiili taşıyıcı davadışı -----tarafından kendine düzenlenen,--- tutarlı bekleme ücretini, davalıya yansıttığı görülmüştür. Dava konusu bekleme ücretinin kaynağı olan taşıma Uluslararası karayolu ile eşya taşıması olduğundan, CMR Konvansiyonu hükümleri geçerli olacaktır. Ancak CMR Konvansiyonu hükümlerinde, yükleme ve boşaltma ve bu süreçlerle bağlantılı olarak el alınan bekleme ile ilgili özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, bekleme ile ilgili olarak 6102 sayılı TTK Taşıma işleri başlıklı 4.kitabında yer alan 863'üncü maddesi 3.fıkrasının uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gerekecektir. Söz konusu madde; ''Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır.'' Şeklindedir.Kanun maddesinin lafzından da anlaşılacağı üzere, beklemenin taşıyıcının sözleşme hükümlerine dayanarak ve kendi sorumluluğundan kaynaklanmayan nedenlerle oluşmuş olması gerekmektedir. Nitekim davalı cevap dilekçesinde de bu ayrıntıya dikkat çekmiş, ancak davacı tarafından bu konuyu aydınlatıcı bir beyanda bulunulmamıştır. Davacıya fiili taşıyıcı tarafından yansıtılan faturada her ne kadar bekleme ücreti şeklinde belirtilmiş olsa da beklemenin kaynağına ilişkin bir açıklama yapılmamıştır. Dosya kapsamında incelenen belgelerde de beklemenin kaynağına ilişkin bir veri mevcut değildir. Sonuç itibarıyla, uyuşmazlık konusu beklemenin, davalının sorumluluğunda olmadığı veya davacının sorumluluğundan kaynaklandığı hususu denetlenemediğinden, davalının bu amaçla başlattığı takibe vaki itirazının yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 592,08-TL harcın mahsubu ile artan 164,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.13/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!