T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/289 ESAS
KARAR NO:2024/265
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15.04.2022
KARAR TARİHİ:12.03.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine -------sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiklerini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasında ----------- akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahsın ise, davalı şirketin yetkilisi olduğunu ve davalı/borçlu şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu ve sözleşmede ticari kefaletinin bulunduğunu, davalıların sözleşmeye göre yatırmayı üstlendikleri teminat/güvence bedeli yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, bu hususta kendilerine 13.10.2021 tarihli mail ekinde "İhbarname" gönderilerek, bu güvence bedeli/teminatı ulaştırmaları, aksi halde sözleşmesel hakları kullanma imkanının doğacağının bildirildiğini, verilen süre içerisinde teminat/güvence bedelinin ulaştırılmaması neticesinde davalının 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshedildiğini ve elektrik tedarikinin sonlandırıldığını, davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin otuz altı ay devam edeceği taahhüdüne dayalı olarak elektrik alımı yapan müvekkili şirketin zararının söz konusu olduğunu, davalının sözleşmeyi ihlal etmesinin bir sonucu olarak, zarar şartı aranmaksızın sözleşmesel cezai şartın kararlaştırıldığını, buna göre satıcının sözleşmeyi feshi halinde alıcının satıcıya bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu, satıcının sözleşmedeki haklarını kullanmaması veya kullanmada gecikmesinin feragat anlamına gelmeyeceğinin sözleşmede kararlaştırıldığını, taraflar tacir olduğundan müvekkili şirketin cezai şart talep etme hakkının olduğunu iddia etmiş ve davalıların borca itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine tahakkuk ettirilen bedellerin kullanım faturası değil; cezai şart bedeli olduğunu, sözleşmede bulunan ve müvekkilleri ile müzakere edilmeden tüketici aleyhine düzenlenmiş genel işlem koşullarının ------- aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ---- tarihinde akdedilen sözleşme gereği ----tarihine kadar davacı şirketin müşterisi olduğunu ve tüm faturalarını düzenli bir şekilde gününde ödediğini, davacının müvekkillerine sunduğu sözleşmenin, tekel mahiyetinde bir hizmetin TBK 20 Maddesi gereği ''genel işlem koşulları hükümlerine'' tabi olduğunu, davacının hiçbir sözleşme maddesini müşterileri ile karşılıklı olarak gözden geçirmediği ve tek başına hazırladığını, müvekkilinin anılan sözleşmede belirtilen sayfaları imzalamamasının bu konudaki çekimserliğini ortaya koyduğunu, sözleşme maddesinin tüm görevlerini yerine getiren müvekkilinin aleyhine ağırlaştırıcı bir durum ortaya çıkardığını, tüm faturaların ödendiğini ve müvekkilinin davacıyı zarara uğratmadığını, zararı davacının ispat etmesi gerektiğini, müvekkillerinin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 01.12.2021 tarihine kadar on iki ay boyunca toplam yaklaşık 1.480.000-TL tutarındaki tüm faturalarını gününde ödediğini ve gecikmenin olmadığını, müvekkili şirketin tüm faturalarını gününde ödemesine rağmen teminat gerekçesi ile sistemden çıkarıldığını, davacının haksız gerekçelerle sözleşmeyi feshettiğini ve müvekkilinin daha pahalı elektrik almasına sebep olarak müvekkilini zarara uğrattığını, davacının maliyet artışlarını sebep göstermesinin, bir zararı yok iken müvekkili şirketin imzaladığı tek-tip sözleşmedeki cezai şart hükümlerini işleme koymak adına kötü niyetli olarak hareket ettiğini, cezai şartın ancak bir zararın oluşması durumunda karşı taraftan talep edilebileceğini, ortada bir zararın bulunmadığını, elektrik ve su dağıtım hizmetlerinin, "tekel" niteliğinde yürütülen bir hizmet olduğunun yargı kararları ile de kabul gördüğünü, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelerin tacirler yanında tacir olmayanlar (tüketiciler, alıcılar, müşteriler) için de uygulanabileceğini ileri sürerek; davanın reddi ile davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava, abonelik sözleşmesine dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı; davalı şirket ile aralarında abonelik sözleşmesi bulunduğunu, abonelik sözleşmesi kapsamında davalı şirketin kullanıma rağmen gerekli ödemeleri yapmadığını, davalı ------ ise davalı şirketin yetkilisi olup, sözleşmede ticari kefaletinin bulunduğunu, ödenmeyen tahakkuklar için icra takibine geçildiğini, davalıların haksız şekilde icra takibine itiraz ettiklerini beyan ederek, itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalılar vekili ise; talep edilen bedelin kullanım bedeli olmadığını, zira bütün kullanım faturalarını ödediklerini, davacının cezai şart talep ettiğini, sözleşmeyi kendilerinin değil, davacının feshettiğini, bu nedenle cezai şart talebinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- İlgili icra dosyası ---- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, bilirkişi heyeti raporu ve ek raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davalının akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesi gereğince davacıya teminat bedeli yatırmayı üstlenip üstlenmediği, üstlenmiş ise bu bedeli yatırıp yatırmadığı, yatırmamış ise, davacının bundan kaynaklı sözleşmeyi feshetme hakkı ve cezai şart talep etme hakkı doğup doğmadığı, sözleşmenin feshinden önce davalıya hizmet sağlanıp sağlanmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyetinin 27/04/2023 tarihli raporlarında özetle; "...Davalı şirketin, davacı ile akdettiği sözleşme uyarınca üstlendiği teminat/güvence bedeli yatırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu haliyle davacı tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh etmesine sebep olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Haklı fesih sebepleri başlıklı Md. 16/2-a "Tedarikçi, ikili anlaşmayı aşağıda sayılanlarla sınırlı olmamakla birlikte aşağıdaki haklı sebeplerden bir veya birkaçına --------- dayanarak cayma bedeli ve/veya ceza koşulu ödemeksizin feshedebilir hükmü altına alındığı; sözleşmede cezai şartın hangi durumda isteneceği ve ne kadar olacağının net bir şekilde belli olduğu, sözleşmenin taraflarının tacir olduğu, ------------süreli ikili anlaşmada tedarikçi ya da tüketimi düşük serbest tüketici aleyhine ceza koşulu ancak haksız fesih işlemleri için kararlaştırılabilir. Haksız fesih, haklı bir sebebe dayanmaksızın yapılan fesihtir." ve "7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili ikincil mevzuat kapsamındaki tüketiciler hariç tüketimi düşük serbest tüketicinin ödeyeceği cayma bedeli ve/veya ceza koşulu cayma tarihi ya da fesih tarihi öncesi tüketicinin son 12 aylık tüketim toplamı ile cayma tarihinde ya da fesih tarihinde uygulanan fiyat esas alınarak hesaplanan toplam tutarın % 10’UNU GEÇEMEZ." hükmü ile belirlenmiş olduğu, bu nedenle cayma veya ceza bedeli faturasının tablo-1'de görüleceği üzere en fazla 140.354,31 TL olabileceği, davalının genel işlem koşuluna ilişkin iddialarının takdirinin sayın mahkemenizde olduğu; Davalı ---------davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşmede kefaletinin bulunduğu, TBK m.589/son uyarınca kefilin cezai şarttan sorumlu olamayacağı; mahkemenizce kefilin sorumluluğunun bulunduğu kabul edilecek ise kefalet azami miktarı 180.000,00-TL olduğundan ve hesaplanan cezai şart miktarı (140.354,31-TL) bu miktarın altında kaldığından bu açıdan sorumlu olabileceği; sayın mahkemenizce davacının cezai şart alacağının doğduğunun kabulü halinde davalı şirketin sorumlu olacağı miktarın 140.354,31 TL asıl alacak ve 136,12 TL işlemiş faiz ve faiz kDV'si olmak üzere toplam 140.490,44 TL olarak hesaplandığı..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosya ek rapor için aynı bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.Bilirkişi heyetinin 27/11/2023 tarihli ek raporlarında özetle; "...Davalı şirketin, davacı ile akdettiği sözleşme uyarınca üstlendiği teminat/güvence bedeli yatırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu haliyle davacı tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh etmesine sebep olduğu; sözleşmede cezai şartın hangi durumda isteneceği ve ne kadar olacağının net bir şekilde belli olduğu, davacı tarafça davalıya teminat yatırma edimini yerine getirmesi için uyarıda bulunulduğu ve bu hususta süre verildiği, sözleşmenin taraflarının tacir olduğu, davalının genel işlem koşuluna ilişkin iddialarının takdirinin sayın mahkemenizde olduğu; davalı ----- davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşmede kefaletinin bulunduğu, sözleşme, TTK ve TBK hükümleri ve -------uyarınca kefilin cezai şart borcundan sorumluluğu hususunda takdirin sayın mahkemenizde olduğu; mahkemenizce kefilin cezai şarttan sorumlu olduğunun kabul edilecek olması halinde kefilin, kefalet azami miktarı olan 180.000,00-TL yönünden sorumlu olabileceği; dava dosyasına yeni sunulan fatura ve TL-kWh ekstrelerinden davalının tüketimlerinin 100.000 kWh miktarını çok fazlasıyla geçtiği (Tablo-1), Tüketimi Düşük Serbest Tüketici olmadığı, bu nedenle ----------- hükümlerinin bu davaya ilişkinlendirilemeyeceği, Sözleşmede cezai şartın hangi durumda isteneceği ve ne kadar olacağının net bir şekilde belli olduğu, Alıcı, Satıcıya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak sunduğu; sayın mahkemenizce davacının cezai şart alacağının doğduğunun kabulü halinde davalı şirketin sorumlu olacağı miktarın 382.253,00 TL asıl alacak ve 751,76 TL işlemiş faiz ve faiz KDV'si olmak üzere toplam 383.004,76 TL olarak hesaplandığı..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Genel işlem koşulu ile ilgili olarak; ------- kararla- rında vurgulandığı üzere; bir sözleşmenin 6098 sayılı TBK’nın m. 20 vd. uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir. 818 sayılı BK da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Hem tüketiciler, hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır. Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulları nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu anlamda sözleşmenin tipi, türü ve niteliği önem taşımaz. Bir sözleşmedeki genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir. İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerekir.-------Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında---------imzalandığı, davalı şirketin, sözleşmenin 3.2. ve 4.1.1.maddeleri uyarınca teminat/güvence bedeli yatırmayı üstlendiği, sözleşmenin 4.1.6.maddesinde davacı şirketin ön koşullar yerine getirilmeden de enerji sağlamaya başlayabileceği, bu durumun sözleşmeden kaynaklı haklarını kullanmasını etkilemeyeceğinin belirtildiği, sözleşmenin 7.2/5.maddesinde güvence bedelinin/teminatın yatırılmaması halinde davacının bu bedelin yatırılmasını isteyeceği ve yatırılmaması halinde sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkının bulunduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmenin 9.2.maddesinde ise davacının sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcının son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ettiği; davacı tarafça enerji sağlamaya başlandığı, davalı şirket tarafından da faturaların ödendiği, teminat/güvence bedeli yatırma koşulunun ise gerçekleşmediği, bu haliyle davalı şirketin, sözleşmede düzenlenen bu yöndeki edimini yerine getirmediği, sözleşme uyarınca davacı şirketin sözleşmeyi tek taraflı fesih etme hakkının doğmasına sebep olduğu, yukarıda açıklanan genel işlem koşulları kapsamında değerlendirildiğinde, teminat yatırma yükümlülüğüne dair sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu sayılmasının mümkün olmadığı, davalı şirket tüketimi düşük serbest tüketici olmadığından bilirkişi heyetinin ek raporuna itibar edilmesi gerektiği, TBK’nın 589/son maddesine göre; "Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hâle gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür." hükmü gereği davalı şirket yetkisinin ise kefil olarak cezai şarttan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla; davanın davalı ----yönünden reddine, davalı ----- yönünden kabulüne karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------ üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.-------------
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-1-Davacının davasının davalı ---- ----- yönünden REDDİNE,
2-Davacının kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
B-1-Davacının davasının davalı ------ yönünden KABULÜ İLE,
-Davalının ------- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Asıl alacak miktarı olan 382.253,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 26.154,63-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 6.538,66-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 7.657,63-TL MTS harcından mahsubu ile bakiye 11.958,34-TL'nin davalı ------- tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 14.196,29-TL peşin harç ve MTS harcının davalı -------- alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 6.248,95-TL yargılama giderinin davalı -----alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ----- tarafından vekalet harcı gideri olarak sarf edilen 11,50-TL yargılama giderinin davalı ------- üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 59.432,20-TL vekalet ücretinin davalı ------------- alınarak davacıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı ---- ----- lehine takdir olunan 59.432,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı -------- tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.12.03.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!