T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/256 Esas
KARAR NO:2024/136
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:05.04.2022
KARAR TARİHİ: 20.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkililerince ------ adresinde yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanımı belirlendiğini, ----- numaralı kaçak usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, belirtilen tarihlerdeki söz konusu kullanımın kaçak elektrik tüketimi olduğudunu, belirtilen tutanaklarda da ihlallerin ''Kesilen elektriği açıp kullandığı tespit edildi.” olarak açıklandığını, bu tutanaklara istinaden müvekkili şirket tarafından davalı adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 28. Maddesi uyarınca icra takibine konu borç tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu----- aleyhine kaçak elektrik kullanımın bedelinin tahsili için -------dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun ise iş bu icra takibi açısından borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının takip konusu borcu kabul etmeyip fer'ilerle beraber tüm borca itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle;------- dosyası sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanacak 424,00 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek 618 Katma Değer Vergisi ile birlikte takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin de davalıya tahmiline, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı cevap dilekçesinde özetle; İlgili kurum ile bir sözleşmesi olmadığını, o dönemde tacir sıfatının olup olmadığının belli olmadığından açılan davanın görevsiz mahkemede olduğu kanaatinde olduğunu, davanın süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle görev itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduğunu, davaya konu belirtilen adresin ----- olduğunu, adı geçen ticarethaneye ilişkin mevcut bir abonelik bulunduğunu, -------da bu bilgilerin mevcut olduğunu, anılan kurumla hiçbir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, tüketici ilişkisinin olmadığı bilinmekle birlikte, önceki abonenin bilinmesine rağmen kötü niyetli olarak tarafına sözleşme olmadığı iddiasıyla kaçak elektrik kullanımı fatura edilerek haksız işlemler başlatıldığını, ilgili adreste belirtilen tarihlerde herhangi bir ticari faaliyetinin söz konusu olmadığını, ilgili kullanım aralığının---- tarihleri arası olduğunu, adı geçen tutanakta isminin doğru şekilde yazılmadığını, ne de herhangi bir şekilde imzası bulunmadığını, ilgili kurumun gerekli özeni göstermediğini, kasıtlı olarak tarafına defalarca icra takibi gerçekleştirdiğini, açıklanan nedenlerle; itirazının yerinde görülerek takibin iptal edilmesi ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, kaçak elektrik kullanımına ilişkin alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara ------- kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------ icra dosyası celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ------müzekkereler yazılarak davalının esnaf tacir araştırması yapılmış, ---- dava konusu adrese ilişkin belgeler celp edilmiş, ---- tarihli bilirkişi kök raporu ve --- bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu,-------- takip dosyasının incelenmesinde; 05.09.2018 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 4.702,28-TL alacak, 1.216,63-TL gecikme faizi, 218,98-TL KDV olmak üzere toplam 6.137,89-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya tebliğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, borçlunun 02.05.2019 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 05.04.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 6.137,90-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 07.06.2023 tarihli kök raporunda özetle, "Davalının yasal şekilde bir abonelik olduğu yönünde savunmasına karşın sunduğu belgelerde kaçak tespitine konu tarihlerde bir tahsilat yapıldığına dair bir bilgi bulunmadığı gibi sunulan tahsilat belgelerinde gecikme cezası tahakkuku yapılmış olmasının ilgili adreste ödenmeyen fatura borçları sebebiyle elektriğin kesilmiş olabileceğini gösterdiği--------- kararları uyarınca, aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan 18.02.2017 tarihli kaçak tespit tutanağında da kaçak elektrik kullanımının elektriği kesilen tesisat üzerinde elektrik enerjisinin açılarak kullanılması tespitine dayandırıldığı, kaçak tahakkuk hesap bülteninden anlaşıldığı kadarıyla da 06.12.2016 tarihinde elektriği kesilmiş olabileceği anlaşılan tesisat üzerinde mühür fekki yapılarak elektrik kullanılmaya devam edildiği ve bunun ilgili Yönetmelik hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, ----- ilgili birimlerinden alınan bilgilere göre, kaçak elektrik kullanımına konu kebap salonu olarak işletilen işyerinin davalının babasına tescilli bir iş yeri olduğu, davalı tarafından sunulan ---- belgelerine göre de aboneliğin davalının adına yapılmış olduğu, ancak takdiri mahkemede olmak üzere, davalının babası adına olan abonelik sözleşmesinin sonlanmış olabileceği anlaşıldığı ve ------yazısına göre ilgili adresteki işletmenin davalı adına kayıtlı olduğunun anlaşılması sebebiyle, davalının ticari faaliyet yürüttüğü anlaşılan işyerindeki elektrik kullanımından ve dava konusu 18.02.2017 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu olduğu, kaçak tüketim miktarı hesabında; öncelikle elektriğin kesildiği tarihteki sayaç endeks değerleri ile tespit tarihindeki sayaç endeks değerleri arasındaki farkın kullanılarak tüketim miktarının hesaplanabileceği ancak elektriğin kesildiği tarihe ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı için, sayaç endeks değerlerinin tüketim miktarı hesabında kullanılamayacağı değerlendirilmiş, yönetmeliğin diğer hesaplama yöntemi kullanılarak kebap salonu olarak faaliyet gösteren işyeri için günlük çalışma saati 14 saat olarak esas alınıp, perakende satış sözleşmesi olmadığı için 9620 oranın da arttırılarak saatlik 3.-kW tüketimle 75 güne kadar tüketim miktarı 3.780.-kWh olarak hesaplandığı, yapılan tahakkuk hesabı sonucunda 28.02.2017 son ödeme tarihli fatura bedeli 2.316,14-TL olarak hesaplanmış, dosyada bir abonelik sözleşmesi olmadığı için, gecikme durumunda uygulanacak faizin ne olacağına dair hüküm bulunup bulunmadığı bilinmemekle birlikte, takip tarihi itibariyle işlemiş faize ------ eklenip eklenemeyeceği konusunda takdir ve değerlendirme mahkemeye bırakılmış, toplam alacak tutarının işlemiş faize ---- eklenmeksizin 2.702,21.-TL, işlemiş faize ------ eklenmesi halinde 2.771,70.-TL olacağı hesaplandığı'' yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 03.12.2023 tarihli ek raporunda özetle, "Kök rapor sonrasında sunulan belgeye göre, dava konusu 18.02.2017 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinin ilgili adresteki ilk tespit olmadığı, bu tarihten önce 06.12.2016 tarihinde de kaçak elektrik kullanımı tespitinde bulunulduğu, davalının yasal şekilde bir abonelik olduğu yönünde savunmasına karşın sunduğu belgelerde kaçak tespitine konu tarihlerde bir tahsilat yapıldığına dair bir bilgi bulunmadığı gibi sunulan tahsilat belgelerinde gecikme cezası tahakkuku yapılmış olmasının ilgili adreste ödenmeyen fatura borçları sebebiyle elektriğin kesilmiş olabileceğini gösterdiği, ------ kararları uyarınca, aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan 18.02.2017 tarihli kaçak tespit tutanağında da kaçak elektrik kullanımının elektriği kesilen tesisat üzerinde elektrik enerjisinin açılarak kullanılması tespitine dayandırıldığı, yeni sunulan 06.12.2016 tarihli kaçak tespitine göre de elektriği kesilen tesisat üzerinde mühür fekki yapılarak elektrik kullanılmaya devam edildiği ve bunun ilgili Yönetmelik hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu,-----ilgili birimlerinden alınan bilgilere göre, kaçak elektrik kullanımına konu kebap salonu olarak işletilen işyerinin davalının babasına tescilli bir işyeri olduğu, davalı tarafından sunulan ----- tahsilat belgelerine göre de aboneliğin davalının adına yapılmış olduğu, ancak takdiri mahkemede olmak üzere, davalının babası adına olan abonelik sözleşmesinin sonlanmış olabileceği anlaşıldığı ve ----- ----yazısına göre ilgili adresteki işletmenin davalı adına kayıtlı olduğunun anlaşılması sebebiyle, davalının ticari faaliyet yürüttüğü anlaşılan işyerindeki elektrik kullanımından ve dava konusu 18.02.2017 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu olduğu, yeni sunulan bilgi ve belgelere göre, şimdi sayaç endeks değerleri kullanılarak tüketim miktarı hesabı yapılabileceği anlaşılmış, dava konusu 18.02.2017 tarihli tespite istinaden tahakkuk ettirilebilecek fatura tutarı 4,677,77.-TL, 06.09.2018 takip tarihi itibariyle borç tutarı 6.096,98.-TL olarak hesaplandığı, " yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı her ne kadar davacı ile aralarında sözleşme olmadığını beyan etmiş ise de, davalı tarafından sunulan ----- tahsilat belgelerine göre aboneliğin davalının adına yapılmış olduğu, ------ yazısına göre ilgili adresteki işletmenin davalı adına kayıtlı olduğu, davalının ticari faaliyet yürüttüğü anlaşılan işyerindeki elektrik kullanımından ve dava konusu 18.02.2017 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu olduğu, dava konusu 18.02.2017 tarihli tespite istinaden tahakkuk ettirilebilecek fatura tutarının 4,677,77.-TL, 06.09.2018 takip tarihi itibariyle borç tutarının 6.096,98.-TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; davalının ----- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 4.677,77-TL asıl alacak ve 1.888,49-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.096,98-TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 4.677,77-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 4.677,77-TL asıl alacak ve 1.888,49-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.096,98-TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 4.677,77-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 416,48-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 335,78-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 330,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.411,20-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.388,46-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.311,20-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 8,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 6.096,98-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!