T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/225 Esas
KARAR NO:2024/116
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2022
KARAR TARİHİ: 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01.06.2021 tarihinden itibaren bir yıl süreyle geçerli olmak üzere davalı şirketin markası olan ------- konuları yönetmesi için Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, danışmanlık sözleşmesinin, davalı tarafça feshedildiğini ve taraflarınca ------ icra takibi (celbi talep edilecektir.) başlatıldığını, davalı tarafın 10.09.2021 tarihli dilekçe ile borca haksız olarak itiraz ettiğini, 14.03.2022 tarihli hukuki uyuşmazlıklarda dava şartı arabulucuk son tutanağı ile tarafların anlaşamadığını, sözleşmede de belirtildiği üzere : " İşveren sözleşme süresi bitmeden fesih talebinde bulunduğunda sözleşmenin içinde bulunduğu yılın tüm bedelini peşin ve nakden ödemeyi kabul ve taahhüt eder." maddesi gereği davalının sözleşmeyi feshetmesinden ötürü başlatmış oldukları icra takibine haksız olarak itiraz edilip takibin durdurulduğunu, takibe konu alacağın davalının imzalayıp kabul ettiği sözleşmenin gereği olduğunu, söz konusu feshe ilişkin bir sebep ayrımı yapılmadığını, dolayısıyla davalının haklı sebeplerle feshettiği iddiasının yerinde olmadığını, feshin haklı sebeple olduğu iddiasını kabul etmemekle beraber borçlunun temerrüdüne ilişkin olarak uygun koşullar oluşmadığını, müvekkili tarafından hazırlıklara başlandığını, danışmanlık süreci için gerekli hazırlıkların yürütüldüğünü, ancak bu süreç devam ederken 29.06.2021 tarihli fesih ihtarnamesiyle davalı tarafça "herhangi bir hizmet verilmediği" iddiasıyla sözleşme feshedildiğini, söz konusu sözleşme bir sürekli borç ilişkisi olduğunu ve sürekli borç ilişkilerinde borçlunun temerrüde düştüğü iddiasını öne sürülebilmesi için edimin ifasının mümkün olması, borcun muaccel olmasının yanı sıra borçluya ihtar yapılmış olması gerektiğini, davalı tarafın herhangi bir ihtar olmaksızın borcun ifa edilmediği iddiasıyla sözleşmeyi feshettiğini,----------- tarihli kararında "TBK'nun 125.maddesi uyarınca alacaklının borçlunun temerrüdü halinde sözleşmeden dönebileceğini, tacirler arasındaki ihbarların veya ihtarların TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca yapılmasının zorunlu olduğunu, 26/02/2016 tarihli ihtarnamelerin müvekkiline uygun şekilde tebliğ edilmediğini, buna göre sözleşmenin feshinin geçerli olmadığını" denilerek temerrüt için ihtarın durumu belirtildiğini, dolayısıyla müvekkilnin uygun şekilde temerrüde dahi düşürülmeden sözleşme hukuka aykırı olarak feshedildiğini, yine -------------- tarihli kararında "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer." denilerek ihtar şartı belirtildiğini, taraflar tacir olduğundan söz konusu ihtarın TTK. m. 18/3 gereği diğer tarafı temerrüde düşürmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiğini, davalı tarafça müvekkilini temerrüde düşürmeye ilişkin ihtar şartı yerine getirilmediğini, dolayısıyla işbu fesih hukuki dayanaktan uzak olduğunu, kaldı ki müvekkili sözleşmenin başlangıcıyla edim için hazırlık sürecine başladığını, edim kavramına, edimin ifası için yapılan hazırlık hareketleri de dâhil olduğunu, borçlu edim hazırlığına başlayınca kısmi ifada bulunmuş olduğunu, dolaysıyla müvekkilinin sözleşmedeki sorumluluklarını ifa etmediğine yönelik iddia gerçek dışı olduğunu, tamamen davacı tarafın sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmekten kaçmak amaçlı olduğunu, davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren faizin işletilmesine, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ---------- markasının sahibi olup ülkemizde birçok kampüsü ve binlerce öğrencisi ile eğitim öğretim alanında hizmet vermekte ve ------- önde gelen eğitim kurumlarını işlettiğini, verdiği eğitim öğretim hizmetini daha ileriye taşımak ve eğitim sistemini geliştirmek, kurumsal bir şekilde ilerleyebilmek için birçok firma ile sözleşme akdetmekte, hizmet almakta ve yapılan sözleşmeler kapsamında tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, işbu dosya konusu uyuşmazlık konusu sözleşmenin 01.06.2021 tarihli kurumsal kimlik, kurumsal yönetim, marka stratejileri, yıllık faaliyet planlamaları, gündemlerin belirlenmesine katkı sağlanması ile bunlara ilişkin bedellerin ödenmesi konulu “danışmanlık sözleşmesi” dir.söz konusu sözleşme, müvekkiline hiçbir hizmet de verilmemesi üzerine ve sözleşmenin ifasına henüz başlanmadan müvekkili tarafından geriye dönük olarak haklı nedenle sona erdirildiğini, ne var ki davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine, ---------- sayılı dosyasından haksız olarak icra takibi başlatılarak 1 yıllık sözleşme bedeli +kdv tutarı talep edildiğini, uyuşmazlık konusu sözleşme, sözleşmenin ifasına dahi başlanmaksızın müvekkili şirket tarafından geriye dönük olarak sona erdirildiğinden taraflarınca borca itiraz edildiğini, takip durdurulduğunu, buna müteakip işbu itirazın iptali davasını ikame eden davacının, icra takibinde yer vermediğini ve hiçbir surette dayanak göstermediği danışmanlık sözleşmesi’ni ilk defa dava dilekçesinin ekinde sunduğunu, sunulan sözleşmenin dahi yalnızca taraflarınca imzalanan kopya olduğu ve karşı tarafça imzalanmadığının anlaşıldığını, davacının takip talebinde herhangi bir belge ve delil yer almadığı gibi, hiçbir dayanağı da bulunmadan taraflarından yalnızca 1.000.000+180.000 tl ödenmesi talep edildiğini, davacının takip talebine eklemediği ve dayanak dahi göstermediği danışmanlık sözleşmesini itirazın iptali davasında dayanak göstermesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu 01.06.2021 başlangıç tarihli danışmanlık sözleşmesinin, iki tarafın da imzasını haiz olmayıp imzaların tamamlanmadığını, kaldı ki, sözleşme kapsamındaki, hizmetin ifasına da hiç başlanmadığını, davacı tarafça hiçbir hizmet verilmemesi üzerine, 29.06.2021 tarihli ihtarı ile iş ilişkisi kurulmayan sözleşmenin geriye dönük olarak haklı nedenle sona erdirildiğinin davacıya bildirildiğini, bu itibarla, davacının hiçbir şekilde yürürlüğe dahi girmediğini, hiçbir şekilde ifasına başlanmadığını sözleşmeye dayanarak bedel talep etmesi mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde sunulan danışmanlık sözleşmesinde dahi, davacının sözleşme’de imzasının dahi bulunmadığını, bu itibarla davacı tarafın değil taraflarınca hizmet verilmesi, sözleşme’yi dahi imzalamadığı görüldüğünü, davasını ispatla yükümlü olan davacının, müvekkiline hizmet verdiğine dair hiç delil ibraz edemediğini, bu yönde ayrıntılı bir beyanda dahi bulunmadığını, hatta ve hatta davacı tarafça, sözleşme tarihinden sonra hiçbir hizmet verilmediği kabul ve ikrar edilerek, bunun sebebi olarak ise ifa hazırlıklarını hala tamamlayamadıkları gösterildiğini, davacının edimlerinin ve başlangıç tarihinin açık bir şekilde kararlaştırıldığı dava konusu sözleşmede, davacının sözleşmenin konusunu oluşturan edimini ifası için bir ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerektiği iddiasının kabulü mümkün olmadığını, zira tarafların arasındaki sözleşme, sürekli edimli bir sözleşme olduğunu, ifa başlangıç tarihi açık bir şekilde, yani kesin vade olarak kararlaştırıldığını, kesinlikle davacı iddialarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte, bir an için müvekkilinin sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın feshettiği varsayımında dahi, davacının 28 gün yürürlükte kalan ve ifasına hiç başlanmayan bir sözleşme nedeniyle hiçbir ifada bulunmamasına rağmen 1 yıllık hizmet bedeline hak kazanması hak ve adalet kurallarına uygun olmayacağını, bu itibarla, sayın mahkemenin tüm beyanlarını kabul etmemesi ve davacı tarafı haklı bulması durumunda dahi indirime hükmetmesi gerekeceğini, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine, davacının %20 kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesine talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında ----- tarihli 1 yıl süreli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin konusunun davacı şirket bünyesindeki ----- kurumsal kimlik, kurumsal yönetim, marka stratejileri, yıllık faaliyet planları, gündemlerinin belirlenmesine katkı sağlanması gibi konulara yönelik olarak yönetim kuruluna direkt olarak sorumlu olacak şekilde faaliyet raporu hazırlanması olduğu, sözleşme bedelinin 1.000.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği ve işveren olan davalı tarafından her ayın sonunda kesilecek ---- eşit faturaya istinaden peşin olarak ödeneceği konusunda anlaşmaya varıldığı, davalı borçlu ------- tarafından noter marifetiyle gönderilen ---- tarihli ------ feshedilmesinden kaynaklı davacı alacaklı tarafından sözleşmenin haksız feshi nedeniyle başlatılan ilamsız takip sonucu vaki itirazın iptali davasıdır.Dosya içerisine ---- istenen ------ sayılı takip dosyası uyarınca 1.000.000,00-TL danışmanlık bedeli ile 180.000,00-TL KDV toplamı olmak üzere toplam 1.180.000,00-TL için ilamsız takip başlatılmıştır.Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen 01/06/2021 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi'nin davalı borçlu tarafından noter marifetiyle 29/06/2021 tarihinde feshedilmesinin haklı olup olmadığı ve bundan kaynaklı olarak davacı alacaklının sözleşme bedelinin tamamınını talep edip edemeyeceği hususlarıdır.Dosya içerisine 05/07/2023 tarihli rapor ile 15/01/2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Yapılan yargılama sonucu; her iki firma arasında 01/06/2021 tarihli -------- akdedildiği, davacı tarafın ihtilafa konu sözleşmeyi imzalamadığı ancak bu durumun sözleşmenin geçerlilik sıhhatini etkilemediği, sözleşmenin sadece davalı tarafından imzalanması ve davacı ------- de kabulünde olduğu üzere her iki tarafın da beyanı uyarınca sözleşme geçerli kabul edilmiştir. Sözleşmenin konusu davalı ----- bünyesindeki ----- kurumsal kimliğinin, yönetiminin, marka stratejilerinin ve yıllık faaliyet raporlarının danışman şirket olarak davacı -------tarafından yerine getirilmesidir. Sözleşme bedeli 1 yıl süre için 1.000.000,00 TL + KDV olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin yapıldığı tarih 01/06/2021 olup davalı ----tarihinde davacı ---------- tarafından herhangi bir hizmet verilmediği, sözleşmedeki sorumlulukların yerine getirilmediği gerekçe gösterilerek sözleşme feshedilmiştir. Sözleşmenin yapıldığı tarih ile fesih tarihi arasında 28 günlük bir süre olup davacı ----- danışmanlık hizmeti verebilmesi için öncelikle davalı ------ tanıması ve geri planda ------çalışmaları yapması gerekmektedir. Ancak davalı borçlu ---------- firması tarafından bu durum göz ardı edilerek sözleşmenin imzalanmasından çok kısa bir süre olan 28 günlük süre sonrasında sözleşmenin feshedilmesi mahkememiz tarafından Haksız Fesih kabul edilmiştir. Davacı alacaklı ------ firması başlattığı takip ile hem sözleşme bedelinin tamamını hemde + KDV talep etmektedir. Ancak davalı danışmanlık firmasının hiçbir işlem yapmadan sözleşmenin bedelinin tamamını talep etmesi sözleşmede bu konuda "İşveren sözleşme süresi bitmeden fesih talebinde bulunduğunda sözleşmenin içerisinde bulunduğu yılın tüm bedelini peşin ve nakden ödemeyi kabul ve taahhüt eder" maddesine rağmen hakkaniyete aykırı bulunmuştur. 6102 sayılı TBK'nun 114/2.maddesi "Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanır." atıf yolu ile TBK'nun 51/1 "Hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." maddesi uyarınca TBK'nun sözleşmelerde uygulama yeri bulunan 114/2.maddesinin atfı ile TBK'nun 51/1 maddesi uyarınca hakime somut olayın özelliklerine göre tazminat miktarını indirme yetkisi vermiştir. Yapılan inceleme ile davacı ---------imzalanan danışmanlık sözleşmesi gereği kısa bir süre sonra haksız olarak feshedilmesinden kaynaklı herhangi bir işlem yaptığını veya bir harcama yaptığını ispat edemediği, bu haliyle sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 28 gün süre sonra sözleşmenin feshedilmesinden kaynaklı 1 yıllık sözleşme bedeli ile KDV bedelinin talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu anlaşılmakla mahkememiz tarafından TBK 114/2 atfı ile TBK 51/1.madde yollaması ile maddedeki takdiri indirim sonucu açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,
--------sayılı dosyası uyarınca yapılan takdiri indirim sonucu 250.000,00-TL asıl alacak için Takibin Devamına, asıl alacak için tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
Alacak üzerinden indirim yapılması nedeniyle %20 İcra İnkar Tazminatının REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 17.077,50 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 14.251,45TL harcın mahsubu ile bakiye 2.826,05 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça peşin yatırılan 14.251,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 222,50 TL tebligat, posta/müzekkere ücreti olmak üzere toplam 8.303,20 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.759,15 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13(1) mad. uyarınca takdir edilen 39.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davanın reddedilen bölümü için davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 13(1) mad. uyarınca takdir edilen 132.300,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!