T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/194 Esas
KARAR NO:2024/104
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:17.03.2022
KARAR TARİHİ:13.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.07.2018 tarihinde saat 15:45 sıralarında davacı şirkete ait olup sürücü ----sevk ve idaresindeki ---- plaka ayılı aracı ile ---- istikametinden karşı istikametine geçmek istediği esnada --- ait olup sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, bu kapsamda davacının aracında 7.304,55-TL hasar meydana gelmiş olduğunu, karşı taraf sürücünün kendi beyanı ile %100 kusurlu olduğunu, davalıların davacının zararından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, söz konusu zararın giderilmesi amacıyla davalılara 3.364,55-TL asıl alacak, ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 978,43 -TL faiz olmak üzere toplam 4.342,98-TL üzerinden ------ sayılı dosyası ile açılan icra takibi başlatıldığını, davalıların başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle; Davalı ----- adına kayıtlı bulunan menkul ve gayrimenkuller üzerine yargılama sonuna kadar kötü niyetli devirlerin önlenmesi amacıyla HMK 389 ve devamı maddeleri gereği ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya dair tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalıların ----- sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’ den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazimatına, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının zararının müvekkili tarafından genel şartlara uygun olarak giderilmiş olduğunu, bu kapsamda 20.09.2018 tarihinde 3.940,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, yedek parçaların davalı tarafından da iskontolu alınabilineceğini, yalnızca fatura ve makbuz üzerinden yapılacak incelemeyi kabul etmediklerini, ayrıca aracın pert olup olmadığının da incelenmesi gerektiği, kusur incelemesinin ve oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davalının poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalılar -------- usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının aracında trafik kazasından kaynaklı oluşan hasar bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara ----- sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası,---- dava konusu araçların trafik tescil kayıtları, ---- dava konusu aracın hasar bilgileri celp edilmiş, --- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ----- tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlularının davalılar olduğu; takibin 3.364,55-TL alacak, 978,43-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.342,98-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçlulara tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, borçlu ---- tarihli, ------tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 17.03.2022 tarihinde 4.342,98-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 31.03.2023 tarihli raporunda özetle, "Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda: kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu; dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, dava konusu araçta kaza tarihi itibariyle KDV ve işçilik dahil 7.089,36TL hasar meydana gelmiş olduğu, söz konusu aracın hasar gören parçaları baz alındığında dava konusu aracın ilgili servis/ tamir atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak onarım süresinin yaklaşık 5 (beş) iş günü süreceği, (Malzeme temin süresi dahil edilmiştir.), dava konusu kaza kapsamında; ---- plaka sayılı araç sürücüsü----- %75 kusur oranı ile asli kusurlu olduğu, dava konusu aracın maliki/işleteni yönünden davacı açısından KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk hususunun mahkeme takdirinde olduğu, ---plaka sayılı araç sürücüsü ---- %25 kusur oranında tali kusurlu olduğu, bu kapsamda kusur oranı nispetinde davacının talep edebileceği onarım bedelinin 7.089,25 TL x % 75 - 5.317,02 TL olması gerektiği, ancak davalı tarafından 20.09.2018 tarihinde 3.940,00 TL ödeme yapılmış olduğundan davacının kusur oranına göre 5.317,02 TL- 3.940,00 TL = 1.377,02 TL bakiye alacağının bulunduğu," yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 24.07.2018 tarihinde saat 15:45 sıralarında davacı şirkete ait olup sürücü ----sevk ve idaresindeki ---- plaka ayılı aracı ile şair ---- karşı istikametine geçmek istediği esnada ---ait olup sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde meydana gelen kazada, hükme esas alınan dosya muhteviyatı ile uyumlu ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere; ---- plaka sayılı araç sürücüsü ---- %75 kusur oranı ile asli kusurlu olduğu, ---- sayılı araç sürücüsü ---- %25 kusur oranında tali kusurlu olduğu, kusur oranı nispetinde davacının talep edebileceği onarım bedelinin 7.089,25 TL x % 75 - 5.317,02 TL olması gerektiği, ancak davalı tarafından 20.09.2018 tarihinde 3.940,00 TL ödeme yapılmış olduğundan davacının kusur oranına göre 5.317,02 TL- 3.940,00 TL = 1.377,02 TL bakiye alacağının bulunduğu,Dosya arasına getirtilen ---- yazısından ----plakalı aracın dava konusu kaza tarihinde davacı adına, ----plakalı aracın ise davalı --- adına kayıtlı olduğu, Dosya arasında yer alan davalı --- ile davalı --- arasında imzalanan ---- poliçesinin incelenmesinde; ----- başlangıç-bitiş tarihli olduğu ve araç başına maddi tazminat limitinin 36.000,00 TL olduğu, İşleten tanımının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapıldığı, aynı Kanun'un 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içerdiği, bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağının ilkesi benimsendiği, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde, artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması, araç malikinin ise sorumlu tutulmaması gerektiği gözetildiğinde davalı ----- plakalı aracın maliki olması nedeniyle işleten sıfatıyla dava konusu zarardan sorumlu olduğu,---------karayollarında motorlu taşıtların işletilmesi sırasında aracı işletenin üçüncü kişilere olan sorumluluğunu karşılayan sigorta türü olduğundan davalı sigorta şirketinin sürücü ve malikle birlikte dava konusu zarardan müşterek müteselsil sorumlu olduğu, ancak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davalıların ----- sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptali ile takibe 1.377,02-TL asıl alacak için tüm davalılar yönünden 372,00-TL işlemiş faiz için yalnızca davalılar ----- yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 107,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.187,70-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 881,04-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı ------ 696,02-TL yönünden sorumlu olmasına), kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 547,70-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı ------- 432,68-TL yönünden sorumlu olmasına) alınarak hazineye irat kaydına, kalan 812,30-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.749,02-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı -----1.377,02-TL yönünden sorumlu olmasına),
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 2.965,96-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluklarında miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 07/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!