WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/14 Esas
KARAR NO:2024/446
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2022
KARAR TARİHİ: 14/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ------rizikolarını ---- başlangıç tarih ve --- poliçe nolu ---- teminat altına aldığını, --- tarihinde sigortalının ------ adresindeki Şaşkınbakkal şubesinde voltaj dalgalanması nedeniyle çatı bölgesinde bulunan -------- cihazının ana kartının arızalandığının tespit edildiğini, eksper incelemesinde söz konusu şubenin sigortalı işyerleri arasında olduğunu, hasara voltaj dalgalanmasının sebebiyet verdiğini, bu dalgalanmadan dağıtıcı firmanın/davalının sorumlu olduğunu ve zararın 12.234,14-TL. ye giderilebileceği tespit edildiğini, -----elektrik dağıtım işinden sorumlu olan şirket davalı -------olduğunu, davalı şirketin bölgede elektrik akımını dengelemek ve güvenli elektrik arzı için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunun, davaya konu hasar davalının ihmalinden doğduğunu, müvekkilinin Sigortacılık Kanunu gereği bağımsız ve tarafsız eksper tarafından düzenlenen rapor uyarınca 02.11.2020 tarihinde sigortalının banka hesabına 12.226,95-TL. ödeme yaparak hasarı giderdiğini, sigortalısının haklarına halef olduğunun, halefiyet uyarınca borçlu aleyhinde ------ dosyasıyla icra takibi başlatılmış ancak borçlunun itirazı ile takibi durdurduğunun, ------ yürütülen görüşmelerde anlaşma sağlanamadığının, açıklanan nedenlerle; -----dosyasına yapılan itirazın 12.430-TL. için iptali ile asıl alacağa (12.226-TL.) işletilecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, davalının % 20 inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi dava ve talep edilmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sigortalısı ----- satış trafosundan enerji almakta olup söz konusu trafonun işletme ve bakım sorumluluğu müvekkili davalı şirkete ait olmadığı, davacının sigortalısı olan şirket " özel trafo müşterisi olarak kendi trafolarına ---- --- hatlarına sahip olduğunun, bu hataların, işletme bakımının da kendi sorumluluklarında olduğunu, davacının sigortalısının bilinen anlamda müvekkili şirketin sorumluluğundaki trafolardan enerji almamakta özel trafodan enerji aldığını, özel trafo müşterisi olarak davacının sigortalısının, kendi trafo ve ----- "olmazsa olmaz nitelikteki" röle, kesici ve benzeri teknik koruma elemanlarının kontrollleri, bu ekipmanların çalışır durumda tutulması ve gerekli hallerde bu unsurlara müdahale edilmesi davacının sigortalısı şirketin kendi sorumluluğunda olduğunun, davaya konu iddiayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacının sigortalısı şirketin elektrikli cihazlarının hasara uğramışsa dahi belirtilen sebeplerle müvekkili davalı şirketin bu hususta bir sorumluluğu bulunmadığının, ------ kapsamında gerçekleştirilen incelemede, müvekkilim davalı şirket sorumluluğundaki tesislerde herhangi bir arıza, olumsuzluk tespit edilemediğini, davacı tarafın müvekkili davalı şirkete karşı başlatmış olduğu icra takibi ve akabindeki arabuluculuk başvurusu süreçlerinde müvekkilim şirket kayıtlarında gerekli araştırmalar yapıldığı, şirket sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir sorunun varlığı tespit edilemediğinden, davacının başvurusu, özetle; iddia edilen hasar müvekkilim davalı şirketten kaynaklanmadığından olumsuz neticelendirildiğini, davaya konu adreste, müvekkili davalı şirket sorumluluğunda bulunan dağıtım tesislerinden kaynaklanan herhangi bir voltaj dalgalanması veya dava konusu hasara sebebiyet verebilecek benzeri bir olumsuzluk tespit edilemediğini, ayrıca dava dosyasından anlaşıldığı kadarıyla müvekkili şirkete 10 günlük süre içerisinde veya sonrasında hasar tazmini için yapılan bir başvuru da bulunmadığının, davaya konu hasarın davacının sigortalısı sorumluluğundaki iç tesisattan kaynaklandığı sonucunu doğurduğunu, iç tesisatın bakım, onarım yükümlülüğü davacının sigortalısında bulunduğundan müvekkili davalı şirketin eldeki dava bakımından sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini zirâ, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen "tek taraflı tanzim ettirilmiş" ekspertiz raporundaki tespitlerin doğru olması ve elektrikli cihaz hasarına sebebiyet verebilecek bir voltaj dalgalanması veya elektrik kesintisi gerçekleşmesi halinde davaya konu mahal çevresinde başkaca trafo ve elektrikli cihazlarda da arıza oluşması bekleneceğini, davacının sigortalısı da dahil olmak üzere davaya konu mahal ve tarihle ilgili müvekkili şirkete aynı bölgede elektrik kullanan gerçek/tüzel kişilerce ulaştırılmış herhangi bir hasar başvurusu da bulunmadığının, iş bu davada dava konusu hasar haricinde müvekkili şirkete intikal eden başkaca hasar veya arıza kaydı olmadığından; başka bir deyişle iddia olunan voltaj dalgalanmasına ilişkin başkaca bir kullanıcıda olumsuzluk meydana gelmemesi sebebiyle davacının iç tesisatının yönetmelik usul ve gerekliliğini karşılamadığı değerlendirildiğinin, zararın davacının sigortalısının kendi sorumluluğundaki iç tesisat arızası sebebiyle meydana geldiği değerlendirildiğinden ve iddia edilen zarar bakımından müvekkili davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığından, davanın müvekkili davalı şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinin, davaya konu tarihte müvekkili davalı şirketten kaynaklanan bir elektrik kesintisi yaşanmadığı tespit edilebileceğini, bununla birlikte; davaya konu arıza, müvekkili davalı şirket sorumluluğundaki dağıtım tesislerinde değil; davacının kendi elektrik tesisatındadır ve davacının sorumluluğunda olduğunu, yapılan incelemede hasarın müvekkili davalı şirket sorumluluğundaki tesislerden kaynaklanmadığı tespit edildiğinin, bu halde, davalının anılan yönetmeliğe göre müvekkili davalı şirketten talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığının, açıklanan nedenlerle; Özel trafo müşterisi (müstakil trafo) olan davacının sigortalısının uğradığı iddia edilen zararın, trafoda alınması gereken ve kendi sorumluluklarında bulunan koruyucu donanımın bulunmaması sebebiyle ortaya çıktığının kabulüne davanın reddine, aksi kabul halinde, 21.12.2012 tarih ve 28504 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Yönetmeliği’ gereği yapılması gereken inceleme ve araştırma sonucunda; davacının adresinde cihaz arızasına sebep olabilecek müvekkilim davalı şirketten kaynaklanan bir kesinti / yüksek voltaj / şebeke darbesine sebep olabilecek bir başka olumsuzluk tespit edilmediğinden; dağıtım tesislerinde meydana gelebilecek hasarların, aynı dağıtım tesisinden beslenen çok daha geniş bir bölgede etki göstermesi gerektiğinden, davacı tarafından iddia edilen hasarın dağıtım tesislerinden değil, davacının sigortalısı dava dışı şirketin kendi elektrik tesisatından kaynaklandığının kabulüne, davanın reddine aksi kabul ile müvekkili davalı şirketin zarardan sorumlu olduğunun değerlendirilmesi halinde; fahiş tazminat taleplerinin gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi neticesinden indirilmesine, karşı delil ve ek delil sunma haklarının saklı kalması kaydıyla delil listesinin kabulüne, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı sigorta şirketi ile dava dışı------- arasında düzenlenen “Elektronik cihaz poliçesi" kapsamında dava dışı şirkete ödenen hasar tazminatının davalıya rücu için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara ------ kararında da değinilmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,----- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- tarihli bilirkişi ek raporu, 21.04.2024 tarihli bilirkişi ikinci ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 18.12.2020 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 12.234,00-TL alacak, 207,39-TL faiz olmak üzere toplam 12.441,39-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 07.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12.01.2021 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 06.01.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 12.430,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinin 22.11.2022 tarihli raporunda özetle, "Yerinde yapılan inceleme ve teknik değerlendirmeler sonucunda; dava konusu chiller soğutucu cihaz ana kartında meydana gelen 15.10.2020 tarihli hasar; cihaz doğrudan özel trafo üzerinden şebeke gerilimine bağlı çalıştığı için davalı kurumun sorumluluğunda olan şebeke elektrik enerjisindeki dalgalanmadan kaynaklanmış olabileceği gibi, iç elektrik tesisatı olarak değerlendirilmesi gereken özel trafodan elektrik enerjisi sağlanan iş yerinde, gerekli bakım ve kontrolleri yapılmamış iç elektrik tesisatından da kaynaklanmış olabileceği, dava konusu chiller soğutma cihazı ana kartının arızalanmasına şebeke gerilimindeki dalgalanmanın yol açıp açmadığının anlaşılabilmesi için davalı kurum tarafından sunulması gereken ------- kayıtlarının incelenmesi gerektiği, ancak bu kayıtlar dosyada bulunmadığı için meydana gelen arızanın şebeke gerilimindeki dalgalanmadan kaynaklandığına dair kesin bir tespitte bulunmanın mümkün olmadığı, dava konusu olayda arızalandığı belirtilen chiller soğutucu ana kartının hem giriş elektrik geriliminde meydana gelebilecek bir dalgalanma sonucunda hem de yoğun kullanım halinde sürekli üzerinden akım geçmesi sonucunda elektronik devre elemanlarının ısınma vb. nedenlerle arızalanmasının mümkün olabileceği anlaşılmakla birlikte, klima ana kartında meydana gelen ve şebeke gerilimindeki dalgalanmadan kaynaklandığı belirtilen arızanın işyerinde chiller klima besleme devrelerinden daha hassas elektronik devreler gibi devrelere sahip olan başka elektronik cihazlarda arızaya yol açtığına dair bir bilgi olmaması ve elektrik gerilim değerlerinin dalgalandığını gösteren herhangi bir ölçüm sonucu vb. belge de olmadığı için, arızanın chiller soğutma cihazının yoğun kullanım ve/veya bakım eksikliği ile elektronik devre elemanlarının işlevini yitirmesi sonucunda meydana gelmiş olabileceği, dava konusu chiller klima cihazı ana kartında meydana gelen arızanın, yoğun kullanımdan kaynaklı meydana gelmiş olabileceği kanaatine varıldığı için, şebeke gerilimindeki dalgalanmadan kaynaklandığını gösteren herhangi bir bulguya da rastlanmadığından davalı kuruma kusur yüklenmesi için elde yeterli kanıt olmadığı, her ne kadar davacı düzenlemiş olduğu poliçe kapsamında sigortalısına ödeme yaparak aktif husumet ehliyetini elde etmişse de, teknik incelemede davalının gerçekleşen olayda kusuru bulunmadığı tespit edildiğinden pasif husumet ehliyeti de bulunmadığını, davacının pasif husumet ehliyeti bulunmayan davalıdan rücuen tazminat talebinde bulunması söz konusu da olamayacağı" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 26.12.2023 tarihli ek raporunda özetle, " Yeniden yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davalı kurum tarafından sunulan ------- kayıtlarının incelenmesi sonucunda, gerilim değerlerinin ---- aralığında yani normal sınırlar içerisinde salındığı, çok yüksek veya düşük gerilim değerleri ölçülmediği görülmüş, ayrıca söz konusu kayıtlarda herhangi bir kesinti durumu olduğuna dair bilgiye de ulaşılamadığının, dolayısıyla zaten özel trafo müşterisi olduğu anlaşılan ----- enerjisinin normal sınırlar içerisinde olmasının sağlanması ve gerekli bakım ve kontrolleri yapma görevi ve sorumluluğun ----- olduğu ve zaten oluşacak ani akım yükselmesi vb. gerilimdeki dalgalanmaların iç tesisat kapsamında değerlendirilmesi gerekti, anlaşılmasına rağmen, bağlı------ gerilimin aşırı dalgalandığını veya kesinti olduğuna gösteren sayısal bir veri de bulunmadığı ve hasara ilişkin verilen eksper görüşü raporunun da ölçülmüş herhangi bir sayısal veriye dayanmayan, kanaat belirten bir görüş raporu olduğu anlaşıldığı için, eldeki verilere göre dava konusu cihazdaki arızanın elektrik enerjisindeki bir dalgalanmadan kaynaklandığına dair görüş bildirmek için sayısal bir veriye dayanan kanıt bulunmadığı, dava konusu chiller soğutucu cihazında meydana gelen hasarın yoğun kullanımdan kaynaklı olarak meydana gelmiş olabileceği yönünde kanaate varıldığı için, şebeke gerilimindeki dalgalanmadan kaynaklandığını gösteren herhangi bir bulguya da ulaşılamadığından davalı kuruma kusur yüklenmesi için elde yeterli kanıt olmadığı yönünde kök raporda verilen görüşte herhangi bir sapma veya değişim olmadığı'' yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 21.04.2024 Tarihli ikinci ek raporunda özetle, "Ek Raporda değerlendirme yapılırken, tarafları ve konusu birebir aynı olan bir başka dosyadaki uyuşmazlığa ilişkin değerlendirmeler bu dosyada da yapıldığı için sehven dava konusu olayda da dava dışı sigortalının ------ enerji aldığı yönünde değerlendirmelerde bulunulmuşsa da dava konusu arızanın yaşandığı mağazanın bulunduğu adrese daha kök rapor sunulmadan önce gidilmiş ancak işyerinin bu adreste olmadığı, ----------taşınmış olduğu anlaşıldığı için, bilgi alınmak üzere mağazanın yeni bulunduğu yere gidildiğinde hem yeni mağazanın hem de dava konusu arızanın meydana geldiği mağazanın özel trafo müşteri olduğu mağazadaki teknik görevliler tarafından zaten beyan edilmiş, dolayısıyla dava konusu chiller soğutucu cihazı ana kartının olası bir elektik enerjisinde oluşan dalgalanma sonucunda arızalanmış olabileceği, ancak bu olasılığın öncelikle istatistiki olarak varlığının tespiti halinde geçerli bir kabul olarak değerlendirilebileceği, bunun için de elektrik enerjisindeki dalgalanma sırasında arızalanan başka cihazların da varlığının tespit edilmesinin büyük önem taşıdığı, ancak bu durumda bu olasılığın güçlü bir olasılık olarak kabul edilerek cihaz arızasının elektrik enerjisindeki dalgalanma kaynaklı olduğundan bahsedilebileceğinin, ancak zaten özel trafo müşterisi olduğu anlaşılan dava dışı sigortalının, davalı beyanlarına göre ------no.lu özel trafodan sağlanan elektrik enerjisinin normal sınırlar içerisinde olmasının sağlanması ve gerekli bakım ve kontrolleri yapma görevi ve sorumluluğunun bu trafonun bakım-kontrol ve işletmesini sağlamakla görevli kişilerde olduğunun anlaşılması sebebiyle, zaten oluşacak ani akım yükselmesi vb. gerilimdeki dalgalanmaların iç tesisat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bağlı ------ gerilimin aşırı dalgalandığını veya kesinti olduğuna gösteren sayısal bir veri de bulunmadığı ve hasara ilişkin verilen eksper görüşü raporunun da ölçülmüş herhangi bir sayısal değer içermeyen kanaat belirten bir görüş raporu olduğu anlaşıldığı için, yalnızca |cihazda oluşan arızanın eldeki verilere göre ------- şebekesindeki bir arızadan kaynaklandığına dair sayısal bir veriye ulaşılmasının mümkün olamadığının, dava konusu chiller soğutucu cihazında meydana gelen hasarın yoğun kullanımdan kaynaklı olarak meydana gelmiş olabileceği yönünde kanaate varıldığı için, şebeke gerilimindeki dalgalanmadan kaynaklandığını gösteren herhangi sayısal veriye de ulaşılamadığından, davalı kuruma kusur yüklenmesi için elde yeterli kanıt olmadığı yönünde kök ve ek raporlarda verilen görüşlerde herhangi bir sapma veya değişim olmadığı" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu hasarın davalı şirketin kusurundan kaynaklandığı ispat edilememiş olup davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 150,07‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 277,53‬-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 4,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 12.430,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 13/06/2024