T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/857 ESAS
KARAR NO:2024/454
Asıl ve Birleşen ----- sayılı dosyasında:
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA:Ticari Nitelikteki Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
ASIL DAVA TARİHİ:14.12.2021
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 21.12.2022
KARAR TARİHİ:14.05.2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada;
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin----------- şube numaralı hesabının bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankadan hesabındaki bakiye mevduatlarını talep ettiğini ancak davalı banka tarafından şifahi olarak davacının mevduatlarının zamanaşımına uğradığını ve ----aktırıldığının ifade edildiği, bunun üzerine -------başvurduklarını ancak dava dışı kurum tarafından taraflarına verilen 27.03.2014 tarihli cevabi yazı ile davacının hak ve menfaatlerinin kurumlarınca da zamanaşımına uğradığına ilişkin cevap verildiği, mevduat alacaklısının alacağının zaman aşımına uğraması için sadece on yılın geçmiş olmasının yeterli olmadığı, bankanın usulüne uygun mevduat sahibine iadeli taahhütlü mektup ile tebliğ yapması ve bu yapılamaz ise usulüne uygun ilan yapılarak mevduat ve alacaklarının fona aktarılacağının bildirilmesi gerektiği, dava 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca hesapta bulunana paranın zaman aşımı nedeniyle ---- devredilmesi konusundaki ----------kararlarının da, zaman aşımı def'i için sürenin dolmasının yeterli görülmediği, bankanın yapması gerekenleri (liste hazırlama, mektupla ihbar, ilan) yaptığının ispat edilememiş olması halinde zaman aşımı def'inin ileri sürülemeyeceğinin içtihat edildiği, davacının hesabında----yılı banka kayıtlarına göre -----mevduat bulunduğu, ayrıca ---------- temettü ödemesi yapıldığı, davacının hesabının aktif bir hesap olmasına karşın davalı bankanın zaman aşımı sebebiyle davacının hak ve menfaatlerini devretmesinin usule ve yasaya aykırı olduğu, belirtilerek, müvekkilin hesabındaki hak ve menfaatleri ile bakiye mevduatın bu güne kadar bu alacakların işlemiş olan faizleri talep edildiği, tüm bu nedenler ve resen nazara alınacak sebepler ile, HMK m.107 uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporları uyarınca attırılmak üzere şimdilik 100,00-TL'nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ite avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada;
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---------- numaralı hesabının bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankadan hesabındaki bakiye mevduatlarını talep ettiğini ancak davalı banka tarafından şifahi olarak davacının mevduatlarının zamanaşımına uğradığını ve------ aktırıldığının ifade edildiğini, bu kez ------- başvurduklarını ancak dava dışı kurum tarafından taraflarına verilen ----- tarihli cevabı yazı ile davacının hak ve menfaatlerinin kurumlarınca da zamanaşımına uğradığına ilişkin cevap verildiğini, bu cevabın üzerine müvekkilinin hesabındaki bakiye mevduatlarının tahsili için ------sayılı dosyasının açıldığını, ancak bu davada müvekkilinin sadece hak ve menfeatleri ile bakiye mevduatın tahsilinin istenildiğini, bu güne kadar bu alacakların işlemiş olan faizlerinin istenilmediğini, bu nedenle huzurda bulunan davayı açtıklarını beyan ederek açmış oldukları dava dosyası ile bağlantısı bulunan ----sayılı dosyasının birleştirilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada;
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada, dava dilekçesinden anlaşılabileceği üzere ve davacı tarafından da açıkca ifade edildiği gibi, davalının ----- olduğunu, Bankanın--------olduğunu, işbu dava bakımından yetkili mahkemenin ------Mahkemeleri olduğunu, bu kapsamda, HMK hükümleri ışığında dava hakkında, dava dosyasının yetkili----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ilişkin olarak yetkisizlik kararı verilmesini, davacının, dava dilekçesinde yer verilen adresinden anlaşıldığı üzere yurtdışında ikamet ettiğini, teminat göstermesinin zorunlu olduğunu, davacının, işbu yatırım hesabından on yılı aşkın süre işlem yapmamış olmakla mevzuat hükümleri gereği zaman aşımına uğramış ve müvekkili banka tarafından da mevzuat hükümleri gereği davacı hesabının---- devredildiğini, ------gereği davacının yatırım hesabının zaman aşımına uğradığını, dava konusu olayda davacının yatırım hesabının yukarıda yer verilen hükümler gereği zaman aşımına uğramış olmakla müvekkili banka tarafından yapılan işlemlerin yasal yükümlülüğünü yerine getirmekten ibaret olduğunu, müvekkili banka tarafından davalı hesabındaki alacak ve emanetinin zaman aşımına uğradığının tespiti üzerine kendisine tebligat yapılarak bildirimde bulunulduğunu ve aynı zamanda yasal düzenlemelere uygun şekilde ilanlar yapıldığını, bununla birlikte davacı tarafın hiç bir talep ve başvuruda bulunmamakla ----gereği hesabı diğer --------devredildiğini, tüm bu nedenlerle; davacı tarafça MÖHUK'un -Teminat- başlıklı 48/1 hükmü uyarınca davayı gören mahkemenin belirleyeceği miktarda teminat yatırılmasını, esasa ilişkin açıklamaları kapsamında haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın ilgili nedeniyle ------ adresinde---- ihbarını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, işbu davanın Bankacılık Kanunu’na değil, Sermaye Piyasası Kanunu’na dayandığını, bankaların gerçekleştirdikleri sermaye piyasası işlemleri nedeniyle, işbu faaliyetlerine bağlı olarak Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi yatırım kuruluşları olduğunu, somut olayda davalı “Banka” ticari ünvanına sahip olmakla birlikte, dava konusu uyuşmazlığın davalı’nın Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi olarak gerçekleştirdiği sermaye piyasası faaliyetinden kaynaklandığını, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 136 ıncı maddesinde ise bu Kanunda tanımı yapılan yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunan bankaların bu faaliyetleri ile sınırlı olarak, Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine tabi olacaklarının açık bir şekilde belirtildiğini, Yasal mevzuat bu kadar açıkken davacı vekili zaman aşımı nedeniyle devre ilişkin olarak Bankacılık Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri arasında yer alan farklılık nedeniyle müvekkili lehine hareket ederek gerek dava dilekçesinin içeriğinde, gerek ise dilekçenin yasal nedenler bölümünde davanın hukuki dayanağını hatalı gösterdiğini, somut olayda uyuşmazlığın davalının Bankacılık Kanunu’a tabi olarak gerçekleştirdiği bankacılık işlemleri nedeniyle değil, Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi olarak gerçekleştirdiği sermaye piyasası işlemleri nedeniyle oluştuğunu, Mevzuat Uyarınca bildirim yapma yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu, davaya fer’i müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini, usule ilişkin itirazlarının kabul edilerek görevsizlik kararının verilmesini, usule ilişkin itirazlarının kabul edilmemesi halinde, haklı herhangi bir gerekçeye dayanmayan davanın esas yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Asıl ve birleşen dava; davacının davalı banka hesabındaki mevduat alacaklarının tahsili istemli alacak davasıdır.Davacı vekili asıl ve birleşen davada özetle; müvekkilinin---------hesabı bulunduğunu, bankadan bakiye mevduatlarını talep ettiğinde, mevduatlarının zaman aşımı nedeniyle ------devredildiğini öğrendiğini, ----- başvurduğunda, hak ve menfaatlerinin zaman aşımına uğradığını beyan ettiklerini, hesabında en son -----bulunduğunu, hatta bankanın kendisine-----------ödemesi yaptığını beyan ederek alacağın tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili özetle; davalının 10 yıldan fazla süre ile mevduat hesabında işlem yapmadığını banka sistemindeki adresine bildirim ve ilan yapıldığını, en son işlemsiz kalması nedeniyle SPK'nın 83/4.maddesine göre ----- devrettiklerini beyan ederek davanın reddini ve ---- ihbarını talep etmiş; ----- ise özetle; işlemlerin bankacılık işleminden kaynaklı değil, ------- kaynaklı olarak yapıldığını, mevzuat uyarınca bildirim yapma yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu, bildirimin de usulünce yapıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın; davacının --------yatırım hesabındaki bakiye mevduatlarını talep edip edemeyeceği, bu miktarın zaman aşımı nedeniyle ----------- aktarılıp aktarılamayacağı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.Asıl ve birleşen dosyada uyuşmazlık konuları hakkında rapor düzenlenmek üzere dosyanın ---- uzmanı olan bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.Bilirkişinin 15/11/2023 tarihli raporunda özetle; "...Finansal piyasalarda zamanaşımı düzenlemesinin öncelikle bankacılık sistemine Bankalar Kanunu ile getirildiği, 1985 yılında yürürlüğe giren mülga Bankalar Kanunu ile zaman
aşımının düzenlendiği, güncel haliyle 5411 sayılı Bankacılık Kanununda 62. maddesinde
zamanaşımı düzenlemelerinin bulunduğu,
sermaye piyasasında zamanaşımı konusunun, 30.12.2012 tarihli Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ------getirildiği, zamanaşımı nedeniyle Bankacılık Kanunu açısından ---- devir ve ---- Kanunu açısından ---hükümleri arasında farklılıklar bulunduğu,
6362 sayılı SPKn’nun uyarınca yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunan bankaların bu faaliyetleri ile sınırlı olarak, Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine tabi olacakları açık bir şekilde belirtildiği, somut olayda uyuşmazlık Davalı’nın 2000 yılında borsadan almış olduğu hisse senetlerine bağlı olarak sermaye piyasası işlemleri nedeniyle gerçekleştirdiğinden 30.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na ve buna ilişkin zaman
aşımı düzenlemelerine ve----devir sürecine tabi tutulduğu, bir kamu tüzel kişisi olan ---- açıklamalarında konu olayın tarafı olmadığını,
kendisine yapılan devrin kanuni bir zorunluluk olduğunu, dava konusu olayda iddia edilen zararın doğumunda hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, düzenlemeler uyarınca zamanaşımına uğrayan hesaplarda iadeli taahhütlü mektupla bildirim yapma yükümlülüğü davalı yatırım kuruluşunda bulunduğu, davacı tarafa ait olan dava konusu hesabın ----- tarihinde açıldığı, açıldığı yıl ----- hisse senetleri alındığı,------- tarihinde banka kayıtlarına göre
----- nakit mevduat bulunduğu, ayrıca---- tarihinde ---- hissesinden dolayı ----temettü ödemesi yapıldığı, ---- tarihleri arasında davacının hesabından sadece faiz ve temettü geliri elde edilmesi, hesap işletim ücreti gibi davalı tarafın gerçekleştirdiği işlemler olduğu,
bu nedenle 10 yıl boyunca hesap sahibinin iradesini yansıtan herhangi bir işlem talimat olmadığından hesabın -----hükmüne uyun olduğu, davacı ve davalı Banka arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde, imza tarihi ve sözleşmede adres ile ilgili ayrıntılı bir madde olmasına rağmen müşteri
konumundaki Davacının adres bilgilerinin bulunmadığı, buna karşın daha sonra müşteriye
ait olan adreslerin nasıl hangi yolla Banka tarafından alındığı dosya içeriğinden belli olmadığı, davalı ---- sermaye piyasası açısından zamanaşımı ile ilgili bildirim yazısını---- tarihinde gönderdiği, ancak posta gönderi sorgulamasına göre adres yetersizliği açıklaması ile 14.09.2013 tarihinde iade edildiği, yapılan iade bildirim üzerine Banka tarafından daha fazla bir araştırma yapılmadığı, davacının hesabının ----- devredilmesinden sonra,------- yazıda iletişim adresin Bankanın zamanaşımı yazısını gönderdiği adresten farklı olduğu, söz konusu adres değişikliğinin Bankaya bildirildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanmadığı, Davacı ------- ikamet ettiği, İsviçre adres bilgilerinin hiç bir Banka belgesinde geçmediği,
davalı -----, Davacı -----gerekli bildirimleri kayıtlarında bulunan adrese yaptığı, davacının adresinin değişmiş olmasına karşın adres değişim bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenlerle Davalı----- dava konusu olayda her hangi bir sorumluluğunun
olmadığı..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.
Hukuki değerlendirme mahkememize ait olmak üzere; davacının iade talep etmesindeki yasal koşulların oluştuğuna kanaat getirilmesi ihtimalinde, talep edebileceği miktarın raporda hesaplanmadığı anlaşılmakla; hem talep edilebilecek miktarın hesaplanması, hem de kök rapora davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor düzenlenmesi için dosyanın aynı bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.Bilirkişinin 20/03/2024 tarihli ek raporunda özetle; "...Taraflar arasındaki Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde adres bilgisi ve imza tarihi
bulunmadığı, davalı Bankanın davacı tarafa ait olan dava konusu hesabın 07.04.2000 tarihinde açıldığını belirtiği, Davalı Bankanın daha sonraki yazısında, Banka sistemine 23.02.2000 tarihinde Davacının iletişim adresi eklendiğini ifade etmesine karşın, 07.04.2000 tarihinde açılan hesap için sisteme daha önceki bir tarih ile adres bilgisinin girilmesinde bir tutarsızlık bulunduğu, davacı ve Davalı arasında imzalanmış olan Bankacılık Hizmet Sözleşmesinde SPKn. ve ilgili mevzuatı uyarınca sermaye piyasası araçlarının alım satımına ilişkin herhangi bir
madde düzenlemesi bulunmadığı, ----düzenlemelerine uygun olarak müşteri ile “Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Yönelik Çerçeve Sözleşmesi” imzalanmış olması gerektiği, Bankanın sermaye piyasası araçları alım satımına yönelik sözleşmenin dosyaya sunulamamasının, belgelerin saklanmasının 10 yıl süre ile sınırlı olması nedeniyle
olduğunu belirttiği, gerek sermaye piyasası, gerekse bankacılık işlemlerinde belge saklama süresinin 10 yıl
olmakla beraber, Davalı Banka bankacılık sözleşmesini 10 yıl geçmesine rağmenMahkemeye sunabilmekte iken, esas dava konusu işlemin dayandığı “Sermaye PiyasasıAraçlarının Alım Satımına Yönelik Çerçeve Sözleşmesini” 10 yıl geçtiği içinbelgeleyemediği, davacı ----- Banka tarafından yapılan tebligatın adres yetersizliği açıklaması
ile geri döndüğü, ancak Davalı Banka tarafından bu konuda başkaca bir araştırma yapılmadığı, buna karşın Davacı adresinin değişmiş olmasına rağmen Banka ile akdettiği sözleşme uyarınca adres değişim bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği, mahkemenizce Davacının iade talep etmesindeki yasal koşulların oluştuğuna kanaatgetirilmesi halinde, Davacının sahip olduğu varlıkların 31.01.2014 tarihinde ------ devredilmeseydi,---- tarihi itibarıyla varlıklarının toplamının ---- ulaşacağı..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.SPK Kanunu'nun 83/4.maddesine göre; "(Değişik:15/4/2021-7316/12 md.) Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacak, hesap sahibinin yaptığı en son talep, işlem veya herhangi bir şekilde verdiği yazılı talimat tarihinden başlayarak on yıl içinde talep ve tahsil edilmemesi hâlinde ----- emaneten devredilir. ---- devredilen sermaye piyasası araçlarından doğan bedelsiz pay iktisabı ve kar payı alma hakkı dışındaki pay sahipliği hakları, bunların----- tarafından hak sahiplerine iadesine kadar donar. Bu emanet ve alacakların devri, izlenmesi, bu emanet ve alacaklardan kaynaklanan hakların kullanımı ile başvuran hak sahiplerine iadesine ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir. Şu kadar ki, bu fıkrada değişiklik yapan Kanunun yayımlandığı tarihten önce ------ gelir kaydedilen tutarlar iade edilmez."
27.02.2015 tarih ve 29280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan YTM Yönetmeliği’nin dava konusu devir işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan 24/1-2.maddesine göre; "(1)Yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinden kaynaklanan her türlü emanet ve alacaklar ile bunlara bağlı faiz, kâr payı ve diğer getiriler, hesap sahibinin yaptığı en son talep, işlem veya herhangi bir şekilde verdiği yazılı talimat tarihinden; yatırım fonu ve değişken sermayeli yatırım ortaklıkları için ise tasfiye tarihinden başlayarak on yıl içinde talep ve tahsil edilmemesi halinde zamanaşımına uğrar ve --- gelir kaydedilir. (2)Yetkili merciler tarafından üzerine bloke, haciz veya tedbir konulan hesaplarda zamanaşımı süresi bunların konulduğu tarihte durur.” 25/1.maddesine göre;“Yatırım kuruluşları, bir sonraki takvim yılı içerisinde 24 üncü madde uyarınca zamanaşımına uğrayacak ve tutarı 100 Türk Lirası ve üzerinde olan emanet ve alacakların hesap sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının ---- devredileceği hususunda, içinde bulunulan yılın Mart ayı sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorundadır.”
25/6.maddesine göre;“Zamanında bildirim ve ilan yükümlülükleri yerine getirilmeyen ve zamanaşımı süresi dolmuş olan varlıklar, gerekli ilan ve bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğine bakılmaksızın -----gelir kaydedilir.” 25/7.maddesine göre; “İlan ve bildirim yükümlülüklerinin bu maddeye uygun şekilde yerine getirilmemesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluk ilgili yatırım kuruluşundadır.”28/1.maddesine göre; “24 üncü madde uyarınca ----- gelir kaydedilen emanet ve alacaklar ile 27 nci madde uyarınca ---- aktarılan sermaye piyasası araçlarının, ---- intikalinden itibaren üç ay içinde ---- satılması esastır.”Yönetmeliğin Geçici 7 nci maddesine göre; “7316 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile değiştirilen Kanunun 83 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlüğünden önce on yıllık zamanaşımı süresi dolan emanet ve alacaklar hakkında, bunların -------devredilip edilmediğine bakılmaksızın, bu Yönetmelik hükümleri değil, Kanunun 83 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının değişiklikten önceki hükmü ve bu hükme dayanılarak hazırlanan yönetmelik hükümleri uygulanır. Bu emanet ve alacaklar, 28 ve 28/A maddelerinde belirlenen esaslar kapsamında hak sahibine iade edilmez. 22/4/2021 tarihinden önce zamanaşımına uğradığı halde yatırım kuruluşları tarafından---- devredilmediği tespit edilen nakit emanet ve alacaklara, ------ devredilmesi gerektiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklara uygulanan gecikme zammı oranında faiz işletilir.”
Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin 14.8.maddesine göre; “Müşteri yukarıda söz geçen hususların yerine getirilmesi için sözleşmenin sonundaki adreslerini kanuni ikamet edindiklerini beyan ve sözü geçen yere yapılacak tebligatların kendilerine yapılmış sayılacağını, o yerde bulunmasa bile tebligatın iade edilmeyip tebligat kanununun 21. Maddesinin uygulanmasını, ikametgahlarını değiştirse bile aynı şehirde derhal yeni ikametgah göstermeyi, ancak bu suretle yeni ikametgahlarını bankaya noterlik eliyle tebliğ ettirmedikleri taktirde yukarıda sözü geçen ilk
ikametgahlarına yapılacak tebliğlere itiraz haklarının olmayacağını taahhüt ve kabul eder.” Somut olayda; dava konusu------- tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Bankadan gelen cevaba göre; banka, davacı ile banka arasında imzalanmış olan bankacılık hizmet sözleşmesi bulunduğunu belirtmiştir. Ancak --------tarihli yazısı ekindeki “Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi” içeriğinde imza tarihine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Söz konusu sözleşme ----adına yapılmış olmakla birlikte imza vekalet ------ tarafından atılmıştır. Sözleşmenin 5. sayfasında müşteri ile ilgili bilgiler kısmına hiç bir adres yer almamaktadır. Sadece ev telefonu olarak ----numaraları belirtilmiştir. Davacı----antetli hisse senedi kesin talep formundan sırasıyla ------ alımının talep edildiği ve ---- adresinin her iki formda da------ yazıldığı, herhangi bir telefon numarası belirtilmediği görülmektedir. ----- yazısında ise,------ adresinin
--------- yazıldığı, söz konusu adrese yapılan
gönderinin davacıya ulaştığı anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut talep değerlendirildiğinde; dava konusu hesabın ---- tarihinde açıldığı, açıldığı yıl ----- hisse senetleri alındığı, -----tarihinde banka kayıtlarına göre
----- nakit mevduat bulunduğu, ayrıca ----- tarihinde ----- hissesinden dolayı ----temettü ödemesi yapıldığı, -----tarihleri arasında davacının hesabından sadece faiz ve temettü geliri elde edilmesi, hesap işletim ücreti alınması gibi sadece davalı tarafın gerçekleştirdiği işlemler olduğu, bu nedenle 10 yıl boyunca hesap sahibinin iradesini yansıtan herhangi bir işlem bulunmadığının anlaşıldığı; -------hükümlerine göre, mevduat sahiplerine bildirim yapma yükümlülüğünün davalı bankada olduğu, gazete ilanlarına göre, ----- verilmiş olan genel nitelikli ilan içeriğinde, 5411 sayılı Bankacılık
Kanunu’nun 64. maddesi çerçevesinde, banka nezdindeki mevduat alacaklarının 10 yıl içinde
aranmayanların zaman aşımına uğrayacağı, söz konusu hesapların ----- adresinde yayınlanmaya başladığı,----- tarihine kadar aranmayan hesapların ---- devredileceğinin belirtildiği; sermaye piyasasındaki zamanaşımı açısından davalı bankanın---- tarihinde ilgili yazıyı------- tarihinde yatırım özetini gönderip, Davacıya ulaşılan ---------- adresine gönderdiği, bu gönderinin adres yetersizliği açıklaması ile
--- tarihinde iade edildiği; ne şekilde elde edildiği belli olmasa, ---------adresine gönderilen 30.06.2007 tarihli yatırım özetinin davacıya tebliğ edildiği, bu tebliğden sonra davacının adresindeki değişikliği bankaya bildirme yükümlülüğüne uymadığı, bu nedenle usulünce gönderilen bildirim yazısına ve ilana rağmen hesapta hareketlilik olmadığından, bankanın mevduat hesabını---- devir kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Asıl davada Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Asıl davada davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Asıl davada davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 4.387,80-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Asıl davada davalı tarafından vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 89,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ret olunan asıl dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Birleşen davada Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Birleşen davada davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 92,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Ret olunan birleşen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
12-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ------ vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -----Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14.05.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!