T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/848 Esas
KARAR NO:2024/225 Karar
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/02/2018
KARAR TARİHİ:06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ----- dava dışı----- ortakları ve temsile yetkili kişiler olduğunu, diğer davalı ---- aynı şirketin tasfiye memuru olduğunu, davalılar, davacının işçilik alacakları sebebiyle söz konusu dava dışı -------- karşı açılan davada ve takiplerin devam ettiği sırada ve alacaklar ödenmeden ve şirkete karşı açılan alacak ve itirazın iptali davaları ile icra takibini bilmelerine rağmen bu dava ve takipleri nazara almadığını ve TTK'ya aykırı olarak usulsüz bir şekilde tasfiye işlemlerini sonuçlandırdığı ve müvekkili zarara uğrattıklarını, davacının ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle dava dışı -----aleyhine önce -----------------dosya ile icra takibi başlatıldığını, ancak dava dışı şirket tarafından müvekkilin alacağı ödenmeyerek icra takibine itiraz edildiğini, haksız itiraz üzerine bu sefer tarafımızdan aynı şirkete karşı -----dosya ile itirazın iptali davası açıldığını ve bu dava neticesinde davamızın kısmen kabulü ile 28.500-USD alacağın %20 İcra inkar tazminatı ile birlikte ödenmesine karar verildiğini. icra işlemleri sırasında, dava dışı borçlu şirketin dosya kapsamındaki adresine hacze çıkılması üzerine, söz konusu şirketin adresinden ayrıldığı görülmüş ve konuyla ilgili ---- kayıtlarının incelenmesi üzerine dava dışı ----- aleyhine tarafımızca takip edilen ve halen ------ takip dosyaları devam etmekte iken, bu şirketin----- sicilinde kayıtlı bir limited şirket iken ------ tasfiyeye girdiği ve tasfiye işlemlerinin --------- tarihinde -------- tescil edildiğini, bu durumda davalılar, gerek icra takibi gerekse iş mahkemesinde görülen işçilik alacakları ve itirazın iptali davası kararı ile müvekkilin alacağının sabit olduğunu bilmelerine rağmen, müvekkile herhangi bir çağrı ya da bildirim yapmadan TTK anlamında yasal yükümlülüklerini ihlal ederek şirketin tasfiyesini sona erdirdiklerini, davalılardan tasfiye memurunun, davanın varlığından haberdar olduğu ve davanın ----- aşamasında olduğundan bahisle kesinleşmediği gerekçesi ile dava konusu alacağımızın depo edilmediği açıkça anlaşılmakla davalının kasıtlı olarak depo yükümlülüğünü ihlal ettiğini, -----dosyası kapsamında yapılan araştırmada, davalı şirket ortaklarının ve tasfiye memurunun, şirketi ---- hükümlerine aykırı olarak ilk önce ---- tarihinde tasfiye ettiği daha sonra da ------- malvarlığının hissedarlara dağıtımına başlanmadığı gerekçesi ile ihya ettiği ve yine TTK emredici hükümlere aykırı olarak 05/04/2017 tarihinde de tekrar tasfiye ettiğini, davalı ortakların, şirketi tasfiye ettikten bir süre sonra şirket malvarlığını hissedarlara dağıtmak amacıyla yeniden ihya ettiğini ve tüm malvarlığını tükettiklerini, bu durumda şirketin ihyası yoluna gitmekte hukuki bir yarar kalmadığını, davalıların bu şekilde TTK hükümlerine aykırı olarak tasfiye işlemlerini kasıtlı olarak sonuçlandırması ve müvekkili zarara uğratması sebebiyle müvekkile karşı şahsi sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkilin icra dosyasındaki 106.205,15 TL alacağı bugüne kadar ödenmediğini, gerek derdest dava ve takip dosyaları sebebiyle alacağı bilinen müvekkile yasal bildirimlerin usulüne uygun olarak yapılmaması gerekse TTK'nın 541 ve ilgili hükümleri gereği müvekkilin alacağını karşılayacak miktarı notere tevdi etmeyen ya da bu borca karşılık bir teminat göstermesi gerekirken bu işlemleri yapmadan tasfiyeyi sona erdiren davalıların, TTK'nun 553.maddesine yapılan atıf gereği şahsi sorumluluğunun gerektiğini, bu itibarla tüm davalılar, kusurları sebebiyle müvekkilin zararlarından şahsi olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu bildirmiş, dava dışı borçlu şirketin davalılarca usulsüz tasfiyesi ve malvarlığının hissedarlara dağıtılıp tüketilmesi nedeniyle uğradığı 106.205,15 -TL. zararının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ---- davalılar ile birlikte tasfiye edildiğini, davacın alacaklısı olduğu ------- olduğunu, dava dışı şirket -------- tarihinde kurulmuş ve deniz taşımacılığı alanında faaliyet vermiş, ancak son yıllarda içine düştüğü ekonomik zorluk ve iş potansiyelinin azalması sebebiyle, şirket ortaklarınca görülen lüzum üzerine, şirket TTK'da düzenlenen gerekli tasfiye prosedürünün tasfiye memuru davalı -------uygulandığı düşünülerek şirket tasfiye edildiğini, davacı, dava dilekçesinde tasfiye edilen şirketten alacaklı olduğunu, ancak alacakları depo edilmeden usulsuz şekilde tasfiyenin gerçekleştiğini, bu durumdan sebep zarara uğradığını ve zararının şirket ortaklarınca müştereken ve müteselsilen karşılanması talepli mevcut davayı açtığını, Davacı, dava dışı tasfiye edilmiş ---- alacaklı olduğunu iddia ettiği ve bu iddiasını ise halihazırda ----- ve henüz kesinleşmediğini, davacı mahkeme ilamına konu işçi alacağı için önce ---- dosyası ile ilamsız icra takibi yapmış, tasfiye edilen dava dışı şirket tarafından takibe itiraz edilmiş ve takip durmuş davacı yanca itirazın iptali davası ----- ile açılmış, dava kısmen kabul edilmiş, tasfiye edilen şirketçe temyiz edilmiş olması sebebiyle ilam henüz ve dolayısıyla davacının alacağının kesinleşmediğini, dava dilekçesi eklerinde mevcut davalı tasfiye memuru ------ halihazırdaki davanın da konusunu oluşturan alacağa ilişkin mahkeme kararının ------ aşamasında olması sebebiyle kesinleşen bir borcun olmadığını ve gerekli çağrı ve ilanların ------ yapıldığını ancak başvuru olmadığı için tasfiyenin yapıldığını, davalıların ortağı ve davalı ----- tasfiye memuru olduğu şirkette, dava konusu alacak kesinleşmediği için depo edilmeden tasfiye yapıldığını, Bu durumda davacının, müvekkil ---- da içinde bulunduğu ortakların müşterek müteselsil sorumluluğuna gitmeden önce alacaklı olduğu tüzel kişiliği yani şirketi ihyasını talep etmesi gerektiğini, mevcut davaya konu edilen alacağa ilişkin olarak halen yargılama ----- dosyası ile devam ettiği hususu da dikkate alındığında devam eden yargılamada taraf teşkili bozulduğunu,---- tarihinde şirketin tasfiye edildiğini, ---- tarihinde şirketin malvarlığının hissedarlara dağıtımına başlanmadığı gerekçesi ile ihya edildiğini ve------ tarihinde şirketin tekrar tasfiye edildiğini dolayısıyla şirket mal varlığını tüketildiği iddiasıyla şirketin ihyasında hukuki yarar kalmadığını, şirketin 27/06/2016 tarihinde ihyasındaki amaç vergi barışından yararlanarak vergi borcunun kapatılması olup, şirketin mal varlığının paylaşılmadığını, davacının alacağının ödenememesi ise tasfiye memurunun işbu alacağı kesinleşmiş mahkeme hükmü olmaması sebebiyle göz ardı etmiş olması ihtimaline dayanmakta olduklarını, TTK uyarınca şirketin ihyasını talep etmesi gerekirken TTK md. 553'e atıfla hukuku dolayarak işbu davayı açarak, TTK md.573 uyarınca şirket borçlarından sorumlu olmayan ortakların şahsından, şirketten olan alacağının tahsili yoluna gitmek hukuka uyarlı olmadığını bildirmiş, dava dışı ------ alacaklı olduğu ve şirketin usulsuz tasfiye edildiği iddiasında bulunan alacaklının, bahse konu şirketin ihyasını talep etmesi gerekirken işbu açtığı haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- dilekçesinde özetle; talep edilen dava konusu alacak, infisah etmiş olan dava dışı tüzel kişi ---- olduğunu, alacağın müvekkili----- talep edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil, bahsi geçen şirkette yalnızca sermayedar olduğunu, iddia edilen sorumlulukların tamamen yersiz ve usul yönünden aykırılıklar taşımakta olduğunu, borcun tüzel kişiden talep edilebilmesi için ancak, şirketin ihyası ile gerçekleşebileceğini, müvekkili, yalnızca şirketin kuruluşunda şirkete karşı taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sınırlı olarak sorumluluk taşıdığını bildirmiş, davanın iddia edildiği gibi muhatabı olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde; davacı ---- uğramış olduğu zararın tazminine yönelik şirket ortak ve yöneticileri ile tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin olduğunu, diğer davalılar ----ortakları olduğunu, müvekkili ise bu şirketin ortağı iken, şirketin tasfiye sürecinde diğer ortakların ricası üzerine tasfiye memuru olmayı kabul ettiğini, davacı ---- olduğunu, buna dair------ ile dava görüldüğünü, ancak belirtilen davada vurguladığımız gibi ----- davanın muhatabı olmadığını, müvekkil ---- ortağı olduğu---- çalıştığı ----işleteni olmadığını, bu -------bazı seferlerinde sadece-------verildiğini, davacının 6 ay değil, 1,5 ay çalıştığını, müvekilin ----tasfiye memuru olduğunu, tasfiye memuru olarak --- gerekli bildirimleri yaparak şirketi usulüne uygun olarak terkin ettirdiğini,---- derdest olan davanın tarafının ---- olduğunu, ---- tasfiye edildiğine göre öncelikle; tüzel kişiliği olması sebebiyle şirketin ihyası yoluna gidilmesi gerektiğini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, alacaklı tarafından 6102 sayılı TTK'nun 553/1 maddesi uyarınca sorumluluğa dayalı tazminat talebidir. Davacının işçilik alacağından kaynaklı dava dışı ------ karşı açılmış olan dava sonucu alacaklı olmasına rağmen dava dışı şirketin takip işlemlerini sonuçsuz bırakmak amacıyla davalı konumundaki dava dışı şirketin ortak ve temsilcileri ile tasfiye memuru hakkında TTK'nun 553/1 maddesine dayalı sorumluluktan kaynaklı tazminat talebidir.
6102 sayılı TTK'nun 553/1 "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur"
Davalılardan---- dava dışı ---- Şirketinin ortakları ve temsilcileri diğer davalı ---- aynı şirketin tasfiye memurudur. Davacı tarafından işçilik alacaklarının tahsili için ------ sayılı itirazın iptali davası açıldığı, açılan davanın kısmen kabulü ile 28.500 USD alacağın ve %20 icra inkar tazminatının ödenmesine karar verildiği, bahse konu dosyanın halen kesinleşmediği, gerekçeli karar üzerine ----- sayılı icra dosyasıyla takibe başlanıldığı, ancak dava dışı ----tarihli karar ile tasfiye aşamasına girmesi nedeniyle davacı alacaklı tarafından ortak ve temsilciler ile tasfiye memuru aleyhine sorumluluktan dolayı tazminat davası açıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememiz tarafından ------- Karar sayılı ilamı ile; "6102 sayılı TTK'nun 556/1"zarara uğrayan şirketin iflası halinde, tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkını şirket alacaklıları da haizdir. Ancak, pay sahiplerinin ve şirket alacaklarının istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür." maddesi uyarınca davacı alacaklıların şirket yöneticileri aleyhine dava açabilmeleri için ön şart olarak şirketin iflas etmiş olması, alacak talebinin iflas idaresince ileri sürülmesi ancak iflas idaresinin dava açmaması üzerine davacı alacaklı tarafından dava açması gerekmesine rağmen somut olayda davacı alacaklı tarafından dava dışı şirketin tasfiye aşamasında olması nedeniyle şirket yetkilileri hakkında sorumluluktan dolayı tazminat davası açtığı görülmüştür. Şirketin iflas etmiş olması davacı alacaklı için ön şart olduğundan ancak şirketin iflasına dair herhangi bir veri olmadığından dava ön şartı gerçekleşmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 114/2 ve 6102 TTK'nun 556/1 sayılı maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılardan ----dava dışı----- tasfiyesi aşamasında tasfiye memuru olarak atandığı, kendisine 6102 sayılı TTK'nun 556/1 maddesi uyarınca tasfiye memuru olması sebebiyle husumet düşmeyeceğinden pasif husumet yokluğundan reddine" dair 21.04.2021 tarihinde karar verilmiştir. --------Davacının talepleri; terkin edilen şirketin yöneticileri ve tasfiye memuru olan davalıların tasfiye işlemleri sırasında yaptıkları kusurlu eylemleri nedeniyle alacağını tahsil edemeyerek doğrudan zarara uğradığına yönelik olup,işçilik alacağının davalılardan tahsiline yöneliktir. --- tasfiyesinde TTK’nun 643. maddesi yollamasıyla TTK’nun 535-546. maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmakta olup, TTK’nun 546/2. Maddesi tasfiye memurunun sorumluluğu bakımından 553.maddeye atıfda bulunmaktadır.TTK nın 555,556.maddeleri "şirketin zararı"na ilişkin olup,somut durumla ilişkili olmadığı ,davalı tasfiye memuruna husumet yöneltilebileceği,TTK 553.maddeye dayalı açılan davada iflas koşulu mevcut olmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle mahkememiz tarafından verilen ilam kaldırılarak dosya yeniden gönderilmiştir.Yapılan yargılama sonucu; Davacının talebinin dava dışı ------aleyhine açmış olduğu işçilik alacağına rağmen dava dışı şirketin açılan davayı ve yapılan takibi sonuçsuz bırakmak amacıyla şirket hakkında tasfiye işlemlerine başlanması gerekçesiyle şirket ortağı ve temsilcisi olan ---- ----birlikte tasfiye memuru olan diğer davalı ... hakkında kusurlu eylemlerinden kaynaklı zarar nedeniyle tazminat talebinde bulunulmuştur. Yargılama sırasında, davacının işçilik alacağı hakkında-----dosyasında açılan "işçilik alacağı" davasının ----tarafından bozulması sonucu dosyanın ----- Mahkemesinde halen derdest olduğu, bu işçilik alacağı dosyasının kesinleşmediği tespit edilmiştir. Tüzel kişiliğe haiz olan dava dışı -------- borçlarından dolayı, doğrudan istisnalar dışında şirket ortağı ve yetkilileri ile tasfiye memuruna başvurma yolu açık değildir. Dosya içerisindeki ticari sicil kayıtlarının incelenmesi sonucu dava dışı şirketin terkin edildiği görülmüştür. Davacıların öncelikle yapması gereken iş alacaklı oldukları dava dışı şirketin ihya işlemleri sağlanarak şirket aleyhine alacak davası açmak oldukları, tarafların beyanları doğrultusunda da buna ilişkin alacak davasının derdest olduğu, dava dışı şirketin tasfiyeye alınması durumunda doğrudan şirket ortak ve yetkilileri ile tasfiye memuru aleyhine bir dava açılabileceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.813,72 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.386,12 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı -- tarafından sarfedilen 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!