T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/624 Esas
KARAR NO:2024/135
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14.09.2021
KARAR TARİHİ: 20.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -----hakkında ---- esas sayılı dosyası kapsamında davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğunu, davacının davalı ------ araç sahibi ------------ isimli araç kiralama firmasından ---- plaka numaralı otomobil kiraladığını, davacının kendisinin sevk ve idaresinde bulunan mevzu bahis araç ile 27.05.2020 tarihinde trafik kazası yaptığını, anılan trafik kazasının neticesinde otomobilde hasar meydana geldiğini, davalı şahsın önceden düzenlenen 120.000,00 TL bedelli senet üzerinden takip başlattığını, yapılması gereken hasar tutarı belirlendikten sonra (pert halinde ise tenzili muafiyetten sonra) çıkacak tutar üzerinden takip başlatmak olacakken usul ve yasaya aykırı olarak önceden tanzim olunan teminat senedi üzerinden takibi başlattığını, müvekkilinin elbirliği mülkiyeti ile sahip olduğu gayrimenkullere haciz konulduğunu, satışı için gerekli olan işlemlerin yapılabilmesi için yetkili mercilere başvurulduğunu, trafik kazası sebebiyle ----- marka araç üzerinde meydana gelmiş hasar için, davalı tarafça öngörülen 120.000,00 Türk Lirası tutarındaki bedelin fahiş bir miktar olduğunu, anılan miktarın neredeyse -------- marka bir aracın kaza tarihindeki sıfır değeri ile eşdeğer olduğunu, dolayısıyla, bono üzerinde yazan miktarın hasar bedelini oldukça aşması nedeniyle borca itirazlarının olduğu, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; haklı davamızın kabulüne, müvekkili ---- davalı tarafa şimdilik 1.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile aleyhine açılan icra takibinin şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının iptaline, haksız ve kötü niyetli olan davalı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın arabuluculuk şartı gerçekleşmediğinden usulden kesin olarak reddi gerektiğini, davacının, müvekkilinin sahibi olduğu ------- firmasından---------- plakalı aracı kiraladığını, dava dilekçesinde belirtildiği üzere 27.05.2020 tarihinde araç kendi sevk ve idaresinde iken kaza yaptığını, bu trafik kazası sebebiyle araçta büyük hasar meydana geldiğini, aracın pert olduğunu, aracı ----yolu üzerinde bırakarak kaçtığını, ----tarafından da araç kaza yerinden otoparka çekildiğini, müvekkili ile davacı kiralanan araçtan dolayı; araçta oluşan hasarlar (pert değeri), aracın ---- yolundan-------- getirilmesindeki çekici bedeli, çekilen otoparkın ücreti, aracın çalışmamasından dolayı uğradığı kira kaybı ve mahrum kalınan karlardan doğan tüm zararların değerinin hurda bedeli düşüldükten sonra 120.000,00 TL olduğunu tespit ettiklerini, bu sebeple davalı, 10.06.2020 tarihinde müvekkili lehine düzenlenen 10.07.2020 tarih ve 120.000,00 TL bedelli seneti anlaşmaları üzerine müvekkiline teslim ettiğini, senedin, teminat senedi olduğuna dair bir ibare veya anlaşma da bulunmadığının, davacının süresinde senet bedelini ödememesi sebebiyle söz konusu senedin müvekkili tarafından ---------sayılı dosyasında, tahsil edilmek üzere icraya konulduğunu, borçlu tarafından icra takibine itiraz edilmediğini, dosyada gerekli icra işlemleri yapıldığını, takibe konu senedin 10.06.2020 tarihinde düzenlendiğini, davacı ise huzurdaki davayı 14.09.2021 tarihinde ikame ettiğini, davacının bir yıl önce başlatılan icra takibine itiraz etmemişken, icra takibinden bir yıl sonra menfi tespit talebinde bulunması kötü niyetini ortaya koyduğunu, ne kadar davacı tarafından icra takibinin haksız ve dayanaktan yoksun olduğu iddia edilmişse de, kambiyo senedinin icra takibinin dayanağı olması sebebiyle bu iddiası yerinde değildir. Senedin düzenlenme tarihi göz önüne alındığında, senedin bir teminat senedi olmadığının ortada olduğu, araçta meydana gelen hasarın tespitini tarafların birlikte yaptıklarını, buna göre takibe konu senetin bedelini belirlediklerini, açıklanan nedenlerle; davacının ispattan yoksun, kötü niyetli, haksız ve hukuka aykırı olarak açtığı davanın reddini, davacının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının dava konusu senet yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davacının imza örnekleri ilgili yerlerden celp edilmiş, -------- sayılı İcra Dosyası ---- üzerinden ve icra dosyasındaki senet aslı celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, hasar dosyası, dava konusu araca ilişkin sahiplik kayıtları, ----davaya konu -----plakalı aracın 27.05.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında Trafik Kazası Tespit Tutanağının, kasko ekspertiz raporunun ve kurumda kayıtlı evraklar celp edilmiş, 20.12.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 20.12.2023 tarihli raporunda özetle, " Dava konusu -------- plakalı kiralık otomobilin 27.05.2020 tarihinde davacı kiracı ---- idaresindeyken tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı kazaya karıştığı ancak uyuşmazlığın temelinde kira sözleşmesi ve bono olduğu için kusur yönünden değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı, iş bu davanın temelinde----- plakalı kiralık otomobilin kazaya karışmasının bulunduğu ve otomobil kazaya karışmasaydı işbu davanın ikame edilmeyeceği, davalı ----- dava konusu ------ plakalı otomobil ile ilişkilendiren herhangi bir belge olmadığı için davalı -------- plakalı otomobilin kazaya karışması nedeniyle oluşan zararlarla ilgili talepte bulunamayacağının mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafından kiralanan -----plakalı otomobilin sahibi ----veya ------- Aracılık Hizmetleri'ne veya kiralayan adına sözleşmeyi imzalayan (sözleşmedeki imzadan okunabildiği kadarıyla) ----dava konusu bononun keşide edilmediği, davacı tarafından ---- plakalı otomobilin sahibi veya işleteni olmayan ------ dava konusu bononun keşide edildiği; davalı ---tarafından da ------ plakalı otomobilin kazaya karışması nedeniyle oluşan zararlar nedeniyle bononun kendisine keşide edildiğinin beyan edildiği ancak mevcut belgeler ışığında ------ sahibi veya işleteni olmadığı, dava konusu ----- plakalı otomobil ve otomobilde oluşan hasarlar ile dava konusu bono arasındaki ilişkinin nasıl tarifleneceğinin ve ----sahibi veya işleteni olmadığı-------- otomobilin kazaya karışması nedeniyle oluşan zararlar nedeniyle bononun kendisine keşide edildiği beyanının nasıl değerlendirileceğinin mahkemenin takdirinde olduğu, mevcut belgeler ışığında, araç kiralama şirketi tarafından çekici veya yediemin otopark bedeli ödendiğinin ispata muhtaç olduğu ve talep edilemeyeceği, dava konusu ------ tarihinde kazaya karışmış, kaza anında dava dışı ----adına tescilli kiralık ticari otomobilin, pert durumunda, kaza öncesindeki hasarsız rayiç değerinin 120.000 TL, hasarlı sovtaj değerinin 72.000 TL ve pert hasar tutarının 120.000 - 72.000 =48.000 TL olduğu, kazaya karışması nedeniyle 500 TL mahrumiyet zararı olduğu, toplam zararın 48.000 4 500 — 48.500 TL olduğu, ----------dosyası ile bono tutarının ödenme tarihi 10.07.2020 itibariyle işlenmiş avans faizi ile tahsili için 23.12.2020 (harç makbuzu tarihi) tarihinde icra takibi yapıldığı, asıl alacak 48.500,00 TL ile 10.07.2020 - 23.12.2020 arasındaki süreye denk 2.205,75 TL işlenmiş avans faizi toplamının 50.705,75 TL olduğu " yönünde görüşlerini bildirmiştir.Davacı vekilinin tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 127.864,11-TL'ye arttırdığını, buna ilişkin harcı ikmal ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf dava konusu senedin teminat senedi olduğunu, kiraladığı aracın kaza yapması nedeniyle uğradığı hasarların teminatı olarak verildiğini, araçta meydana gelen hasarın senetteki miktardan çok daha düşük olduğunu iddia ederek takibe konu edilen dava konusu senetten kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de; ilk olarak senedin teminat senedi olup olmadığı yönünde yapılan incelemede; Senedin tanzim tarihinin 10/06/2020, kaza tarihinin ise 27/05/2020 oluğu göz önünde bulundurulduğunda senedin kazadan sonra düzenlendiği bu haliyle teminat senedi olmadığı kanaatine varılmış ve davacının diğer iddiası olan senetteki bedelin hasar miktarından yüksek olduğu iddiasının incelenmesine geçilmiş; Davacı tarafın yapmış olduğu kaza neticesinde dava konusu senedi davalı tarafa verdiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı anlaşılmıştır. İlk olarak bu durumda davacı tarafın kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasarın senet miktarından daha düşük olduğunu iddia edip edemeyeceği hususu üzerinde durulmuş ve TBK'nın 27 vd md düzenlenen sözleşmenin geçersiz sayılacağı hallerin incelenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Zira ortada meydana gelen bir kaza neticesinde hasar miktarında ve hasar bedelinde anlaşıldığı belli olan bir sözleşme ilişkisi vardır. Bu haliyle davacı tarafın ancak bu sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek senet bedelinin yüksek olduğunu iddia edebileceği, ancak davacının böyle bir iddiasının olmadığı görüldüğünden senet bedelinin hasar bedelinden yüksek olduğunu bu aşamada ileri süremeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.Kötü niyet tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise; İİK madde 72/4 maddesi gereğince dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ancak tedbir uygulanması nedeniyle alacaklının bir zararı doğarsa tazminata hükmedilir. Eldeki davada uygulanan bir tedbir kararı bulunmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın ve 2.166,52-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.225,82-TL mahsubu ile artan 1.798,22-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 20.458,26-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.19.03.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!