T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/232 Esas
KARAR NO:2024/408
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/04/2021
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket aleyhine ------- dosyası ile başlatılmış olan icra takibine karşı icra dosya borçlusu olan davalı tarafça “ asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize itiraz edilmiş” ve takibin durduğunu, ekte sunulan ---- tutarlı faturanın vade tarihi ----seri numaralı ---- tutarlı faturanın vade tarihi --------. Türk Ticaret Kanununun yukarıda paylaşmış olduğu ilgili maddesi uyarınca belirtilen tarihlerden itibaren faiz işlemeye başlayacağını, müvekkili şirketin faturalara dayalı davalı borçludan alacağı olduğunu, söz konusu faturaların davalı borçlunun ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olması ve davalının cari kayıtlarında basit bir inceleme yapması durumunda dahi başkasının yardımına ihtiyaç duymadan borcunu belirlemesi olanağı bulunduğundan, bu durumların da alacağın muayyen ve belirlenebilir olduğuna karine teşkil ettiğinden dolayı %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına da hükmedilmesini beyanla haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 45.287,42TL üzerinden takip tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile devamına, yargılama giderleriyle %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete karşı kestiği tüm faturalara karşı müvekkili firma iade faturası kesmiş ve davacı tarafın faturalarını kabul etmediğini, iİade faturası davacı taraf sadece müvekkiline gönderdiği faturaları beyan etmekte ancak yapılan bir iş olup olmadığını beyan etmemekte olduğunu, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında bir sözleşme bulunmadığı gibi, davacı tarafın müvekkili şirket için yapmış olduğu bir işte bulunmamakta olduğunu, bu kapsamda huzurda görülen dava haksız, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı taraf yapmadığı bir iş sebebi ile müvekkilinden ödeme talep etmekte olduğunu, davacı tarafın talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla haksız ve hukuka aykırı talepleri içerin işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------esas sayılı icra dosyası ------ üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- tarafların ----- kayıtları celp edilmiş,---- davalı şirketin çalışan bilgileri celp edilmiş, ----Talimat sayılı dosyası ile 04.02.2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış, 07.11.2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış, 08.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.--------Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 04.02.2022 tarihli raporunda özetle, "...Davacının 2019 yılı defterlerinden yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterleri 213 sayılı VUK’un 220.maddesi, 6102 sayılı TTK’nın ilgili 64.maddesine hükmüne göre açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı, buna istinaden ilgili yılların yasal defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı kanaatine varılmıştır. İtiraz edilmeyen faturaya dayanan alacak, likit bir alacaktır. Bu alacak Davacı ----- davalı------ düzenlediği fatura bedellerinden kayn-----Davalı ---------- takip tarihi itibariyle 15.243,24.-TL anapara + 1.410,00.-TL faiz + 28.119,40.-TL anapara + 2.333,91.-TL faiz = 47.106,55.-TL toplam alacağı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 07.11.2022 tarihli raporunda özetle, "...Davalı tarafından ibraz edilen 2019, 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davalı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu,
Tarafların Ticari Defterlerine Göre; Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, Davacının takibe konu ettiği faturaların, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafından form ba ile ilgili vergi dairesine bildiriminin yapılmadığı, iş bu faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair dava dosyasından herhangi bir belgenin olmadığı, iş bu faturalardaki hizmetin yapılacağına dair dava dosyasında taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Takibe konu faturalardaki hizmetin verilip verilmediğine dair takdirin Sayın Mahkemede olduğu, Sayın Mahkemenin takdirinin hizmetin verilmiş olması yönünde olduğu halde; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının 43.362,64.-TL olduğu Sayın Mahkemenin takdirinin hizmetin verilmemiş olması yönünde olduğu halde; takip tarihi itibariyle takibe konu faturalardan dolayı davacının davalıdan alacağının olmadığı, Takip öncesi dönemde davalıya usulünce gönderilmiş bir ihtarname tespit edilmediğinden takip öncesi faiz istenemeyeceği, ancak nihai kararın Sayın mahkemede olduğu, icra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme‟ ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyetinin 08.02.2024 tarihli raporu nda özetle, "...Davacının davalıya takip konusu faturaları ve faturalara dayanak olan evrakları elektronik ortamda davalıya tebliğ ettiği, iş bu faturalara, yasal süresi içinde davalının itirazın olmadığı veya iş bu faturalar karşılık davalının iade faturası düzenlemediği neticesinde takip konusu faturalara dayanak olan hizmetin davacı tarafından davalı şirkete verildiği ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takip konusu faturalardan dolayı 43.362,64.-TL alacaklı olduğu, Kök raporda belirtildiği üzere, takip öncesi dönemde davalıya usulünce gönderilmiş bir ihtarname tespit edilmediğinden takip öncesi faiz istenemeyeceği, ancak nihai kararın Sayın Mahkemede olduğu, takdirin işlemiş faizin talep edilebilir yönünde olması halinde işlemiş faizini 1.925,18.-TL olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile------ formları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu ve davacı tarafça -----bildirildiği ancak dava konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davalı tarafça-------- bildirilmediği anlaşılmıştır. Davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi doğrultusunda dosya alanında uzman bir teknik bilirkişi ile birlikte rapor düzenlenmek üzere heyete tevdi edilmiş, alınan 08/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda dava konusu faturaların davalıya gönderildiği, davalının kendisine tebliğ edilen faturalara itirazı olmadığı gibi iade faturası da düzenlemediği, davacı tarafça faturalara konu hizmetin davalıya verildiğinin sunulan e-mailler ve teknik bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının faturalara konu hizmeti vermekle alacağa hak kazandığı, davalı tarafça sunulan 17/02/2024 tarihli dilekçesinde 08/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna yönelik esaslı bir itirazın bulunmadığı dikkate alınarak davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının -----takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 43.362,64-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.------ Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ----- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının -------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 43.362,64-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 2.962,10-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 546,97-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 773,40-TL olmak üzere toplam 1.320,37-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.641,73-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 546,97-TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 773,40-TL olmak üzere toplam 1.320,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 176,20-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.026,20-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.270,20-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 5.046,16-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.263,89-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 56,11-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2-3 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.925,18-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!