T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/352 ESAS
KARAR NO:2024/459
DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24.08.2020
KARAR TARİHİ:14.05.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, müşterisi olan dava dışı 3. kişi şirketlerin de bilgisi ve onayı dahilinde, söz konusu numunelerin test sonrası geri dönüşüme kazandırılmak üzere imha edilmesi için davalı şirket ile anlaştığını ve bu kapsamda davalı şirket ile müvekkil şirket arasında ---------imzalandığını, davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından kendisine teslim edilen ürünleri imha etmesi gerekirken ------ kurulan pazarda sattığını ve iki sözleşmeyi de ihlal ettiğini; bu hususun tespiti için-------dosyasında talepte bulunulduğunu ve rapor alındığını, bilirkişi raporunda şüpheli şirket çalışanı------ markalı ürünlerin, müvekkili şirketin dava dışı müşterisi ile yaptığı sözleşme kapsamında test işlemlerini yapmayı üstlendiği ürünler olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin, müvekkili şirketin dava dışı müşterileri tarafından henüz piyasaya sunulmamış ürünlerinin hukuka ve sözleşmeye aykırı bir şekilde pazarda satışa sunularak müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı tazminat hakkının doğduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanmış olan Gizlilik Sözleşmesi uyarınca, müvekkili şirket müşterileri tarafından piyasaya sunulmuş veya sunulacak mamullerin, tescilli veya tescilsiz her nevi fikri mülkiyet haklarının Gizlilik Sözleşmesi çerçevesinde gizli bilgi kapsamında kaldığını, davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından piyasaya sürülecek olmasa da, müvekkil şirketin dava dışı şirketlerle yapmış olduğu sözleşmeler nedeniyle gizliliği ile sorumlu olduğu ürünleri pazarda satmak suretiyle müvekkili şirketle imzalamış olduğu sözleşmelere aykırı davrandığını ve şirketin ticari itibarını ağır ölçüde zedelediğini, Gizlilik Sözleşmesi'nin madde 2.2 ve İmha ve Bertaraf İşlemleri Hizmet Sözleşmesi'nin 12. maddesi ile müvekkili şirkete ait gizli bilgilerin 3. kişilerle paylaşılamayacağının ve hangi hallerin bu yükümlülüğün istinası kapsamında sayılacağının belirtildiğini, müvekkili şirketin dava dışı 3. şirketler ile imzaladığı sözleşmeler ile, haksız şekilde kamuyla paylaşılmış olan bu ürünlerin test aşamasının bitirilmesinin akabinde ürünlerin gizliliği ihlal edilmeksizin ve onay olmadan hiçbir şekilde 3. kişilerle paylaşmama ve imha etmeme sorumluluğunu üstlendiğini, dolayısıyla dava dışı 3. şirketlere ait gizli bilgilerin yani ürünlerin aynı zamanda müvekkili şirkete ait gizli bilgi niteliğinde sayıldığının ortada olduğunu, müvekkili şirketin akdettiği sözleşme uyarınca bu ürünlere ilişkin gizlilik ihlal edildiği takdirde müvekkili şirketin maddi zarara uğrayacağının ve müşteri çevresindeki güvenilirliğinin ağır ölçü sarsılacağının aşikar olduğunu, müvekkili şirketin müşterisi tarafından önce test edilmek sonra da imha edilmek üzere teslim edilen ürünlerin aynı zamanda müvekkili şirkete ait gizli bilgi niteliğinde olduğu davalı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş olan sözleşmede de yazılı olarak açıkça belirtildiğini, davalı şirketin Gizlilik Sözleşmesi madde 2.4 uyarınca müvekkil şirketin davalı şirketle paylaşmış olduğu ürünler üzerinde fikri mülkiyet hakkının tek sahibinin müvekkil şirket olduğunu kabul ettiğini ancak fikri mülkiyet sahibi müvekkil şirketin iznini almaksızın hak sahibi gibi davranarak ürünleri satışa çıkardığını, tüm bu hususların-----------------------tarihli bilirkişi raporuyla sabit hale geldiğini; davalı şirket çalışanından satın alarak üzerinde inceleme yapmış olduğu ürünlerin ----- marka olup bu marka ürünlerin müvekkili şirketin müşterisi olan ve rutin test işlemlerini yapmakta olduğu ---------- ait olduğunun bilirkişi raporunda ortaya konduğunu, davalı şirket çalışanının pazarda satmış olduğu ve test için kullanılan bu örnek ürünler üzerindeki işaretlemelerin tamamen test yapılması amacına hizmet eden laboratuvar işlemlerine yönelik işaretlemeler olduğunu, bu işaretlemelerin herhangi bir hata sonucu ortaya çıkmadığını da ortaya koyduğunu, davalı şirketin pazarda sattığı ürünlerin, müvekkili şirket müşterisi tarafından test işlemlerinde deney veya kontrol numunesi olarak kullanılmak üzere müvekkil şirkete vermiş olduğu ve müvekkili şirketin de aralarındaki sözleşme uyarınca imha edilmesi amacıyla davalı şirkete teslim etmiş olduğu ürünler olduğunun bilirkişi raporuyla da sabit hale geldiğini, davalı şirketin aynı zamanda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırı hareket ettiğini ve müvekkili şirkete kişisel verilerin korunmasıyla ilgili taahhütlere ilişkin yükümlülüklerini de ihlal ettiğini, dava konusu uyuşmazlıkta kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olarak aydınlatma yükümlülüğünün, açık rıza alınması veya kamuya mal olma şeklindeki istisnai hallerin söz konusu olmadığını, davalı şirketin hukuka aykırı bir şekilde ve kötü niyetle verileri dava dışı 3. kişilere sattığını, davalı şirketin hem akdi hem de kanuni yükümlülüklerini ihlal etmiş olup, müvekkili şirketin lehine davanın kabulüne karar verilmemesi halinde müvekkil şirketin ağır derecede mağdur olacağını, Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Taahhütname madde 1'in “...Başta KVKK olmak üzere ilgili tüm yasal mevzuata ve Şirket'in düzenlemelerine uygun olarak (gerekli durumlarda aydınlanma yükümlülüğü, açık rıza alınması ve benzeri yükümlülükleri yerine getirerek) işleyeceğimizi kabul, beyan ve taahhüt ederiz.” şeklinde olduğunu, davalı şirketin müvekkil ile arasında akdedilen Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Taahhütname'nin 12. maddesi uyarınca, taahhütnameye aykırı davranan davalı şirketin müvekkili şirkete 100.000,00-TL cezai şart ödeme yükümlülüğü altında olduğunu; Taahhütnamenin aynı maddesinde “Bu nedenle cezai şart tutarının fahiş olduğunu iddia etmeyeceğimizi, konuya ilişkin terkin ve/veya tenkis taleplerimizden ve dava haklarımızdan peşinen feragat ettiğimizi beyan, kabul ve taahhüt ederiz. Cezai şart talebi ve/veya ödenmesi akdin icrasına engel olmaz yahut akde muhalefet/temerrüt hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Şirket'in zararının giderimini talep hakkı saklıdır.” denildiğini; bu nedenle TBK'nın ilgili hükümleri ve Taahhütname uyarınca davalı şirketin, müvekkili şirketin diğer zararlarını da gidermekle yükümlü olduğunu; davalı şirketin müvekkili şirketin ticari itibarını zedelediğinden müvekkil şirketin manevi tazminat hakkının da doğduğunu, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarı ve müşteri çevresinde yaratmış olduğu güvenilirliğinin ağır ölçüde zedelediğini; haksız yere hem maddi zarar hem de ticari itibarının zedelenmesi riskleriyle karşı karşıya bırakılan ve de yerine getirilmeyen hizmete ilişkin ödemede bulunmuş olan müvekkil şirketin işbu davayı ikame etmede hukuki yararının olduğunun aşikar olduğunu, davalı şirketin aynı zamanda müvekkili şirketi maddi zarar riski altında da bırakmış olduğunu, dava dışı 3. kişi müşterilerin, davalı şirketin gerçekleştirdiği gizlilik ihlali nedeniyle, ilerleyen süreçte müvekkili şirkete rücu etme ihtimalinin doğduğunu, müvekkili şirket tarafından haksız kazanç sağlamaya yönelik fiilleri nedeniyle şüpheli şirket çalışanı----- şirket yetkilileri ----- güveni kötüye kullanma suçu iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu; söz konusu şikayetin --------- soruşturma numaralı dosyasında incelenmekte olduğunu, ifade ederek müvekkil şirketin maddi ve manevi zarar değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 500,00-TL tutarındaki maddi ve 5.000,00-TL tutarındaki manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini; davalı şirket taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmelere aykırı hareket ettiğinden Taahhütname'de belirlenen 100.000,00-TL cezai koşulun davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesini, taraflar arasındaki sözleşmeye ve ------ dosyası ile yaptırmış olduğu tespite ve------ soruşturma dosyasına dayandırdığını, Değişik iş dosyasına vermiş oldukları 25.12.2020 tarihli itiraz dilekçeleri ve eklerinden işbu tespit dosyasının hiçbir hukuki dayanak değerinin olmadığının anlaşılacağını; 09.11.2019 tarihli yerinde inceleme tutanağı incelendiğinde tespiti yapan kişilerin ikisinin davacı firma çalışanı ve davacı firma vekili olduğunu, üçüncü kişinin ise tarafsız bilirkişi olması gerektiği düşünüldüğünde tespitin hak ve hukuka olduğu kadar yasaya da aykırı olduğunu,---- bünyesinde bulunan hiçbir pazar yerinde müvekkili şirket çalışanı ---- tarafından kiralanan veya işletilen tezgah bulunmadığını, bu durumun-----yazısından da anlaşıldığını, tespitin yapıldığı iddia edilen tarihte müvekkilinin çalışanı olduğu ---- tarafından -----nezdinde görevlendirildiğini; ---- Kasım tarihlerine ilişkin müvekkiline ait çalışma formu örnekleri ile ------ fişlerinin ---- soruşturma dosyasına sunulduğunu, müvekkili firmanın işini ciddiyet içinde yapan bir firma olduğundan teslim alınan miktarın net olarak tespit edildiğini, imha tutanakları düzenlendiğini ve imhaya ilişkin görüntülerin tereddüde yer vermeyecek şekilde kayıt altına alınarak davacı firmaya imha tutanakları ile birlikte her bir münferit imhaya ilişkin görüntülerin de ---- kayıt edilerek gönderildiğini; davacı firmanın, evsafı ve miktarı belli olmayan imhalık ürünleri müvekkil firmaya teslim ettiğini,----- tarihli tutanak örneklerinin ----- dosyasına sunulduğunu, davacı firma tarafından ------- tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında müvekkili firmaya gönderilen tüm imhalık ürünlerin imha tutanaklarından birer örnek ------ tarihli imha tutanakları ve bu tutanaklara ilişkin ---- aylarına ait imha görüntülerinin beş adet ----- dosyasına sunulduğunu, davacı firma tarafından müvekkili firmaya imha edilmek üzere teslim edilen imhalık ürünlerin imha süresinin ortalama iki takvim günü olduğunu, müvekkili firmanın söz konusu imhalık ürünleri depolama alanının ürünlerin daha uzun süre depolanmasına yeterli olmadığını, yapılan sözleşme gereğince de teslim alınan imhalık ürünlerin ivedilikle imha edildiğini, davacı tarafından müvekkiline son imhalık ürün gönderiminin ---- tarihli imha tutanağı ekinde yer alan---- göre ---- tarihi olduğunu, son imhalık ürün gönderiminin tarihinin ----- iken davacı tarafından ------ mahkemeye başvuru yapılarak imhalık ürünlerin pazarda satıldığının iddia edilmesinin abesle iştigal olduğunu, son imhalık ürünlerin müvekkil firmaya tesliminin üzerinden otuz beş gün geçtiğini, bu süreçte de davacının müvekkiline başka bir imhalık ürün teslim etmediğini, ürün imha tutanaklarından davacının ortalama on beş günde bir imhalık ürün teslimatı yaptığının anlaşıldığını,-------- tarihleri arasında geçen otuz beş günde imhalık ürünlere ne olduğu ve kime teslim edildiğinin bilinmediğini, pazardan ürün alındığı iddia edilen tarihin 09.11.2019 olup, son imhalık ürün tesliminden kırk beş gün sonra olduğunu, imhalık ürünlerin on beş günde bir teslim edildiğinden kırk beş günlük süreçte ortalama üç kez imhalık ürün çıkması gerekirken bu ürünlerin hangi şartlar ile teslim edildiği ya da gönderildiğinin bilinmediğini, pazar tezgahından satın alındığı iddia edilen ürünlerin 25.09.2019 (son teslimat) tarihinde müvekkili firmaya teslim edilen imhalık ürünlerden olduğunun kanıtlanmasının mümkün olmadığını, bu sebeplerle bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını ve dayanaktan yoksun olduğunu; Bilirkişi raporunun altıncı sayfası “Ürün İncelemesi” başlıklı bölümünde belirtilen ---- sadece davacı firma tarafından veya davacı firma kullansın diye üretilen bir kalem olmadığını, başka hiç kimse veya firma tarafından kullanılması mümkün olmayan piyasada bulunmayan bir kalem olmadığını, internette yapılan araştırmada söz konusu kalemlerin 5,00-10,00-TL'ye alınabileceğini tespit edildiğini, söz konusu tekstil kalemiyle işaretlenmiş olmanın ürünlere bir özellik katmadığını, bu yönü ile de bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, davacının müvekkili firma ile sözleşme imzaladığında iki kez farklı adreslerden imhalık ürün alınmasının talep edildiğini, müvekkili firma yetkilisinin imhalık ürünlerin neden farklı adresten alındığı yönündeki sorusuna önceki imha firması ile kendi çalışanlarından bazılarının gizlice anlaştıklarını ve imhaya gönderilen ürünlerin imha edilmeyerek satışa sunulduğunu, kendilerinin de bu durumu tespit ederek önceki imha firması ile ilişkilerini kestiklerini, aynı zamanda kendi çalışanları ile de yollarını ayırdıklarını, bu nedenle bu imhalık ürünlerin aslında önceki imha firmasına teslim edilip imha edilmeyerek satışa sunulan ürünler olduğunu, bu nedenle tespit edildikleri yerden teslim alınmalarını istediklerinin öğrenildiğini, davacı firmanın öncelikle kendi çalışanlarını denetlemesi gerektiğini, müvekkil firmaya son teslim edilen ürünlerin imha edildiklerine dair ------- mevcut iken bu ürünlerin satışa sunulan ürünler olmasının olası olmadığını, davacı tarafından yaptırılan tespitin işbu davaya dayanak teşkil etme niteliğini haiz olmadığını, ----soruşturma dosyasına dayanılarak müvekkili firmanın sözleşmeye aykırı hareketinden söz etmenin de mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; gizlilik sözleşmesine aykırılık iddiası ile açılan maddi ve manevi zarar ile cezai şart alacağının tahsili talepli tazminat ve alacak davasıdır.Davacı vekili özetle; davacının tüketici ürünlerine yönelik, özellikle ürünlerin dayanıklılığı ve sağlamlığı konusunda testler yaptığını, incelenen numunelerin imhası ve geri dönüşüme kazandırılması için davalı ile anlaştıklarını, ayrıca gizlilik sözleşmesi de yaptıklarını, ancak davalının bu ürünleri imha etmeyip --- sattığını tespit ettiklerini beyan ederek, maddi ve manevi zararları ile cezai şart alacağının tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; ------ dosyası ile yapılan tespitin tarafsız kişilerce yapılmadığını, ---- bünyesinde bulunan hiçbir pazar yerinde müvekkili şirket çalışanı ------ tarafından kiralanan veya işletilen tezgah bulunmadığını, imhaya ilişkin görüntülerin tereddüde yer vermeyecek şekilde kayıt altına alınarak davacı firmaya imha tutanakları ile birlikte gönderildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----sayılı dosyasının evrakları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasında kurulan imha ve bertaraf hizmet sözleşmesi ile gizlilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya verilen 3. Kişiye ait ürünlerin imha edilmeyip pazarda satıldığı iddiası kapsamında davalının sözleşmelere aykırı eyleminin bulunup bulunmadığı, bulunduğu ise davacının bundan dolayı maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı uğradı ise maddi zararın miktarı ile davalının bu zaradan sorumlu olup olmadığı, manevi tazminatın mahkememizce takdiri ile davacının sözleşmede belirtilen cezai şart bedelini davalıdan talep şartlarının oluşup oluşmadığı, ceza koşulunun tenkisinin mahkememizce takdiri hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Tanık ------- beyanında; "Ben hali hazırda davacı şirket çalışanıyım. Kalite güvence müdürüyüm. Dolayısıyla her hangi bir şikayette doğrudan bana bağlanan hat vardır. Bir gün bir telefon geldi. Bir beyefendi bana sizin imha edilmek üzere hazırlanan tekstil ürünlerini pazarda satışının yapıldığını ve bu hususta görüşmek istediğini söyledi. Şirketten bir arkadaşım ile ------- arayan beyefendi ile görüşmeye gittik bir yerde oturduk. Kendisine ürünlerin nerede pazarlandığını sorunca hemen hemen tüm semt pazarlarında satışa sunulduğunu, --------pazarına gidilip kontrol edilebileceğini söyledi ve bizde oraya gitmek için hazırlık yaptık.---- pazarında arayan beyefendi ile buluşup kendisinden hangi tezgahta ürünlerin olduğunu gösterdi. Kendim bizzat gidip tezgah'a baktığımda üzerinde şirketin --------- başlayan ülke kodunu içerir barkodun bulunduğu numune ürünleri gördüm. Sonrasında bunu şirket avukatına ilettik. Daha sonra bir bilirkişi aracılığıyla yine aynı pazara ve aynı tezgaha gittik. Ben delil olması amacıyla numune bulunan ürünlerden kendim satın aldım. Tezgahta bulunan beyefendiye daha ürün gelecek mi? bir daha gelsem bu ürünlerden bula bilirmiyim diye sorduğumda bir sonraki hafta bebek ürünleri geleceğini söyledi. İhbarda bulunan beyefendi zaten o ----------- bebek ürünü ise bebek ürünü getirdiklerini söyledi. Zaten bu beyan üzerine bende satıcıya bu yönde soru yönelttim. İhbarı yapan beyefendi bilgim dahilinde değil, tanığa ihbarı yapan beyefendi ile buluştuk ancak ismini hatırlamıyorum. Kim olduğunu bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık -------- beyanında; "Ben davacı şirkette hali hazırda çalışmaktayım. İdari işler satın alma sorumlusuyum. Bir ihbar üzerine----- ile birlikte yerinde incelemeye gittik ve bizim barkodlarımızın yer aldığı ürünlerin pazarda satışa sunulduğunu gördük. Buna istinaden dava sürecine girildi. Zaten görsel ve video olarak mahkemeye delil olarak sunuldu" şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ------ beyanında; "Ben yaklaşık 4 yıldır davalı firmada ustabaşı olarak çalışıyorum. Bizim firmanın yaptığı iş geri dönüşüm işidir. Söz konusu geri dönüştürme işlemleri konusunda gereken ve uygulanması gereken bazı özellikler var ise firma yetkilileri bana direkt bilgi verirler bende verilen bilgiler gereği işlemlerin başında dururum. Davacı şirketin ve yetkililerini ben tanımam. Ancak hatırladığım kadarıyla tekstil ürünlerinin imhası talep edilmişti. Tekstil ürünleri normalde karşı taraftan araçla alınır. Şirketimize getirilir. Kendi firmamız içerisinde dolu ve boş kantar ile tartıldıktan sonra not alınır. Sonrasında kırma makinesi dediğimiz büyük kırıcı makine içerisinde kamera kayıtları altında çalışarak atılır. Söz konusu hatırladığım kadarıyla ürünlerde imha sürecinden geçirilmişti. Buna ilişkin kamera kayıtları zaten mevcuttur. Davacı firmanın bazı tekstil ürünlerinin imha edilmeden gizlice götürülüp pazarda bir eleman tarafından satıldığı iddiasını ben sonradan duydum. Satış yaptığı söylenen ---- isimli kişi nakliyat yükleme işinde çalışır. Kendisinin pazarda herhangi bir şekilde işlem yaptığını biz görmedik. Duymadık. ---- genelde sürekli çalışır ve sıklıkla araç başındadır. Ben böyle bir iddianın yerinde olmadığını düşünüyorum. ------ isimli şahsın böyle bir şey yapma ihtimali kanımca yoktur. Yüklenirken birileri oluyor. Gelirken kimse olmuyor. Yine de poşetler içerisinde oluyor. Biz gelen malzemeyi normalde yukarıda anlattığım şekilde tartıyoruz. Ben imha kısmında çalıştığım için karşı taraftan yükleme işini tam ayrıntılı bilemem. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık------- beyanında; "Ben söz konusu firmada aile şirketi olduğu için çocukluğumdan beri çalışırım. Yaklaşık 6 senedir şirket içi fiili çalışmam vardır. Şirketin imha süreci dahil tüm aşamalarını denetliyoruz. Söz konusu davacının iddiası yerinde değildir. Sürecin başında bizzat ben dururum. Davacı test firmasından araçla aldırdığımız ürünler direkt bizim imha şirketine indiğinde öncelikle tartılır. Nakliyecinin yanına kendi elemanlarımızı koyarız yolda bir sıkıntı çıkmaması amaçlı. Davacı firma imhaya gönderdiği ürünleri normalde tartmadan yükleme yapıyor. Nakliye aracımızda kamera kaydı yoktur ancak nakliyeci sürekli değişir ve yanında devamlı güvendiğimiz elemanlar koyarız. Söz konusu ------ isimli şahıs yaklaşık 5-6 yıldır yanımızda çalışır. Söz konusu şahıs sadece bizim için çalışır. Bir ek iş yapmaz. Pazarda bir tezgah alma ihtimali komik bir iddiadır. Kaldı ki davacı tarafın iddiasına konu fotoğraf ve kayıtlarda geçen pazarda satış yapan kişi kesinlikle bizim nakliye elamanız ----- olamaz. Ben bunu bizzat fotoğraflarda gördüğümde ilk bakışta kilo yüz, ebat, saç şekli, göz rengine kadar hiç alakası olmayan bir başka şahıs olduğunu anladım. Davacı tarafın iddiası bu kapsamda iftiradan ibarettir. Hatta davacı firma kendileri ile çalışmamızdan 1,5-2 ay sonra bize telefon ederek imha sürecindeki eşyaların bizden önceki firma tarafından satıldığını anlatmışlardı. Hatta satılan yerden kendimiz alıp onların da kendi talimatları doğrultusunda imha sürecine almıştık. Bizim imha işlemlerimiz devamlı kamera kaydı eşliğinde yapılır. Kesinlikle davacı taraf ya başka bir şirkete özellikle bizden önceki imha şirketine dava açtıklarını zannederek dava açmış olmalılar. Kanaatimce başka bir açıklaması olamaz. Keza bizim firmamız randevu sistemi ile çalışır. Bu kapsamda kendileri de müşahit eleman gönderebilirlerdi. Ancak böyle bir uygulamaları dahi yoktur. Benim bildiğim davalı firma titiz çalışır. Böyle bir kaçak satış iddiası yerinde değildir. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosya haksız rekabet uzmanı ve tekstil mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.Bilirkişi heyetinin 07/03/2023 tarihli raporunda özetle; "...Dava konusu pazarda tespiti yapılan ve D.İş tespit raporunda incelenen ürünlerde çıkmaz kalem kullanılarak yapılan işaretlemelerin, özellikle ürünlerin orijinal ürün olduğunun tespiti göz önünde bulundurulduğunda, ancak akredite laboratuvarlarda yapılan test incelemelerinde kullanılmış ürünler olduğu, ancak dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden, davacı tarafından pazarda tespiti yapılan ürünlerin, davacının akredite laboratuvarında testi yapılan ürünler olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı; dosya kapsamında sunulan Video görüntülerinden ve D.İş raporundan kimi ürün görsellerine ve bazı ürünlerde ----- başlayan barkod numaralı stikerlara rastlanmakla birlikte, söz konusu barkod numaraları ve ürün görsellerinin, davacının akredite laboratuvar olarak testini yapmış olduğu ürünler arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığı; davacı tarafından Savcılık Soruşturma dosyasına 04.07.2020 tarihli dilekçesinde sunduğunu belirttiği fiziki test delillerinin işbu dosya ekleri içerisinde rastlanmadığı, bu test raporlarının işbu dosya kapsamına da sunulması gerektiği, bu test raporlarında ürünler üzerinde tespiti yapılan barkod numaraları ile başladığının tespit edilememesi durumunda barkod numaraları ile davacı ürünleri arasındaki illiyet bağının ispatlanması ve davacı tarafından ürünlerin, test raporundan sonra ne zamana kadar bünyelerinde saklı tutulduğu ve ne kadar zaman sonra imhaya gönderildiğinin belgelenmesi gerektiği, bu çerçevede sonuç olarak, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde, Sayın Mahkemece tespit edilen uyuşmazlık konularına (davalının sözleşmelere aykırı eyleminin bulunup bulunmadığı; bulundu ise davacının bundan dolayı maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı; uğradı ise maddi zararın miktarı ile davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı; davacının sözleşmede belirtilen cezai şart bedelini davalıdan talep şartlarının oluşup oluşmadığı) ilişkin bir inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, bu hususların ancak gerekli illiyet bağının tespiti ile inceleme konusu yapılabileceği, dosyaya sunulacak fiziki olarak yada flash bellek formunda dosya kapsamına sunulması gerektiği..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.----- sırasında kayıtlı emanet eşyalarının bilirkişi incelemesine esas olmak üzere mahkememize gönderilmesi istenerek dosya ek rapor için aynı bilirkişi heyetine verilmiştir.Bilirkişilerin ---- tarihli ek raporunda özetle; "...Öncelikle, ----- ve kesinleşen ----- sayılı beraatcak değerlendirme Mahkemenizin takdiri kapsamındadır. Öte yandan, yukarıda ayrıntılı olarak yapılan açıklamalar ışığında, taraflar arasında 08.10.2018 tarihinde İmha ve Bertaraf İşlemleri Hizmet Sözleşmesi ve Gizlilik Sözleşmesi ile kişisel verilerin korunmasına ilişkin taahhütname düzenlendiği, düzenlenen sözleşmeler uyarınca, sözleşmeye konu dönemde davacının imha ve sonrasında da bertaraf edilmek üzere davalıya çeşitli tarihlerde ürün teslimatı yaptığı, yapılan teslimatlar nedeniyle davacının kaşeleyip imzaladığı----- tarihli teslimat tutanaklarının düzenlendiği, ----- pazarında satışı tespit edilen ürünlerin davacının laboratuvarlarında analizi yapılan ürünler olduğu anlaşılmakta ise de,tanzim edilen tutanaklarda davalıya teslim edilen ürünlerin içerikleri, miktarları ya da ağırlıklarının belirtilmediği,
ancak davalının teslim aldığı ürünleri imha etmeden önce kendi işyerinde tartıp ağırlıklarını tespit ettiği ve imha işlemini de video ile kayda aldığı,davacının imhaya gönderdiği ürünleri tartmadan davalıya teslim etmesi sebebiyle de davacıdan teslim alınan ürünlerin miktarları ile davalı tarafından düzenlenen imha tutanaklarında sözü edilen imha edilen ürün miktarlarının örtüşüp örtüşmediğinin tespit edilemediği bir yana, imhagörüntülerinin de imha edilen ürünlerin tartımı yapılan bütün ürünleri kapsayıp kapsamadığının tespitine elverişli olmadığı; ayrıca, (Taraflar arasında düzenlenen İmha ve Bertaraf işlemleri Hizmet Sözleşmesi’nin fatura Bedellerinin ödenmesi ile ilgili 8. maddesinde öngörülen 30 günlük süre de dikkate alındığında yanlar arasında baş gösteren ihtilafın başlangıç dönemine rastlayan ----- nolu fatura hariç) Davalı tarafından düzenlenen fatura karşılıklarının davacı tarafından davalıya ödenmiş olmasının davacı tarafça imha tutanaklarının kontrolü ve onayı sonucu yapıldığını gösterdiği, kaldı ki davacının ödemesi yapılan faturalara yönelik bir itirazının varlığının da ileri sürülüp kanıtlanmadığı, dava konusu ürünlerin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya teslime dildiği halde davalının bunları imha işlemine tabi tutmadan pazarda satışa çıkardığı iddiasında kanıt yükünün davacı yana düştüğü, ancak davacının somut delillerle bu konudaki iddiasını ispat edemediği, ----- satışa sunulan dava konusu ürünlerin satışını yapan kişinin davalının elemanı ---- olmadığı tanıklar ---- anlatımları, ---------- kaydının bulunmadığına ilişkin ---- dosyaya sunulan yazısı ve ----- de sabit olduğu,------ İş sayılı dosyasına sunulan ----- tarihli tutanakta ürünlerin satışını yapan kişinin davalının çalışanı ----- olduğuna ilişkin tespitin ne şekilde yapıldığı açıklanmadığı bir yana bu tespitin ---- kararı ve bu Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 05.11.2023 tarihli rapora göre de doğru olmadığı, sonuç olarak ispat yükümlülüğü üzerinde olan davacının somut ve inandırıcı delillerle davalının sözleşmelere aykırı davrandığına ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Eldeki davada, davacı taraf taraflar arasında imzalanan 'imha ve gizlilik' sözleşmesine aykırı davranılarak, imha konusu malların davalı tarafından haricen satıldığı iddiasında bulunduğundan ispat yükü davacı taraftadır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 08.10.2018 tarihinde toplam 5 maddeden oluşan Gizlilik Sözleşmesinin, toplam 13 maddeden oluşan İmha ve Bertaraf İşlemleri Sözleşmesinin ve toplam 18 maddeden oluşan Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Taahhütnamenin imzalandığı; -----tarihli tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; yerinde inceleme sonucu alınan dava dosyası içerisinde teslim edilen ürünler incelendiğinde -----markasına ait ürünler olduğu hususunda kanaat belirtildiği, ------gelen cevaba göre; ---- kimlik numaralı---adına herhangi bir pazar yeri kaydının bulunmadığının belirtildiği; ---- tarihlerine ait davacı tarafından davalı tarafa bertaraf edilmek üzere teslim edilen ürün numuneleri için düzenlenmiş tutanak örneklerinin mevcut olduğu görülmektedir ancak söz konusu tutanaklarda, davacı tarafından teslim edilen ürünün içeriği, muhteviyatı veya miktarı ile ilgili herhangi bir tespitin yer almadığı; ----kararı ile 'sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemeleri , sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine ilişkin dosyada her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, somut bir delil elde edilemediği zira ---- tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere pazarda ürünleri satan kişinin sanık-----olmadığı, söz konusu ürünlerin kim
tarafından satıldığı veya satış için verildiğinin belirlenemediği' gerekçesiyle sanıklar---- ---- hakkında üzerlerine atılı “Güveni Kötüye Kullanma” suçundan beraat kararı verildiği, beraat kararının kesinleştiği, birbirleri ile uyumlu bilirkişi kök ve ek raporuna göre; davacının imha ve sonrasında da bertaraf edilmek üzere davalıya çeşitli tarihlerde ürün teslimatı yaptığına dair davacının kaşeleyip imzaladığı ----- tarihli teslimat tutanaklarda davalıya teslim edilen ürünlerin içerikleri, miktarları ya da ağırlıklarının belirtilmediği, davalının teslim aldığı ürünleri imha etmeden önce kendi işyerinde tartıp ağırlıklarını tespit ettiği ve imha işlemini de video ile kayda aldığı, davacının imhaya gönderdiği ürünleri tartmadan davalıya teslim etmesi sebebiyle de davacıdan teslim alınan ürünlerin miktarları ile davalı tarafından düzenlenen imha tutanaklarında sözü edilen imha edilen ürün miktarlarının örtüşüp örtüşmediğinin tespit edilemediği, yine imhagörüntülerinin, imha edilen ürünlerin tartımı yapılan bütün ürünleri kapsayıp kapsamadığının tespitine elverişli olmadığı; davalı tarafından düzenlenen fatura karşılıklarının davacı tarafından davalıya ödenmiş olmakla, imhanın davacı tarafça imha tutanaklarının kontrolü ve onayı sonucu yapıldığının değerlendirildiği; Değişik İş dosyasındaki raporda, ürünler üzerinde yer alan herhangi bir barkodlu numara görselinden bahsedilmediği, ayrıca ilgili raporda incelenen ürünlerin davacının testini yapmış olduğu ürünler olduğu ile ilgili herhangi bir illiyet bağı incelemesinin yapılmadığı, dava konusu pazarda tespiti yapılan ürünlerin davacının laboratuvarında test edilen ürünler olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, bu suretle davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre maddi tazminat yönünden alınması gerekli 427,60-TL karar harcı ile manevi tazminat yönünden alınması gerekli 427,60-TL karar harcının toplam 855,20-TL'nin hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 95,64-TL peşin harcın ve 1.706,10-TL tamamlama harcının alınması gereken 855,20-TL karar harcından mahsubu ile artan 946,54-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 855,20-TL karar harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 7.948,70-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından vekalet harcı gideri olarak sarf edilen 7,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Ret olunan maddi tazminat davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Ret olunan manevi tazminat davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------------- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14.05.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!