WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/243 Esas
KARAR NO:2024/67
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06.07.2020
KARAR TARİHİ:06.02.2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ------kain inşaatın kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmesi işini üstlendiğini, inşaatın mermer işlerinin yapılması için davalı ile anlaştığını, davalı firmanın yaptığı işlerin toplam bedelinin ----- olduğu halde sehven muhatap firmaya toplam para transferleri ve çeklerin toplamı 237.000,00-TL ödeme yapıldığını, fazladan yapılan 23.100,00-TL'nin iadesi konusunda ---- yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, işbu ihtarnamenin davalıya tebliği üzerine davalı şirket tarafından ------- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile bu taleplerin kabul edilmediğini, davalı şirkete fazla ödenen 23.100,00-TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte iadesi talebi ile gönderilen ihtarnamede göz önüne alınarak iade talebi kabul edilmediğinden dolayı %15 inkar tazminatı ve ticari temerrüt faizi ile tahsili, davalı firmanın binada yaptığı ayıplı imalatlar bedeli olarak şimdilik 5.000TL'nin ticari temerrüt faizi toplamda 28.100,00-TL.'nın mahkeme masraf, vekalet ücreti ile tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hukuki dayanaktan yoksun ve art niyetli olarak açıldığını, yapılan işlerin karşılığında ------- bedelli faturanın müvekkili tarafından düzenlendiğini, işbu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, basiretli tacir olarak davacının yasal sürelerde işlem yapmayıp, aylar sonra taraflarınca anlaşılamayan taleplerde bulunmasının art niyetli olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen fatura ile müvekkiline yapılan ödeme arasındaki müvekkili aleyhine bir fark olduğunu, buna rağmen müvekkilince ayrıca bir hukuki işlem yapılmadığını, faturaya yansıyanlar dışında işveren davacı tarafından müvekkiline iş yapılırken temin edilmesi gereken malzemelerin de temin edilmediğini, bunun külfetine müvekkilinin katlandığını, davacı tarafından teslimden neredeyse 1.5 sene sonra gönderilen ihtarnameyle bildirilen hatalı imalat bildiriminin de son derece soyut olduğunu, davacının ayıp bildirimi hiçbir somut vakaya dayandırmadığını, Ocak 2019 tarihinde binada ikamet edilmeye başlandığını, bu tarihten sonra Nisan 2019 tarihinde davacı tarafından müvekkiline anılan binada ilave işlerin verildiğini, esas işlerin tamamının en geç Ocak 2019 davacıya teslim edildiğini, ilave işlerin de Nisan 2019 tarihinde teslim edildiğini, son işin tesliminden itibaren bir yılı aşkın süredir müvekkiline hiçbir bildirim yapılmadığını, müvekkilinin tamamen davacının talimatları doğrultusunda işi tamamlayıp teslim ettiğini, davacı tarafın müvekkiline teslim ettiği işi kabul ettiğini, davacı tarafından ayıpların TBK kapsamında süresi içerisinde müvekkiline bildirilmediğini beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödendiği iddia edilen bedelin ve ayıp nedeniyle ödenen bedelden ayıp oranın da indirim yapılarak iadesi ile inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,--------- kain inşaatı taşınmazına ait ----------- celp edilmiş, ---- tarihli bilirkişi 2. Ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 03.11.2021 tarihli raporunda özetle, ''Taraflar arasında TBK m. 470 vd. hükümlerince eser sözleşmesinin kurulduğu, sözleşmeye göre davacının “işsahibi”, davalının ise “yüklenici” sıfatını haiz olduğu, davacı iş sahibinin, eser sözleşmesi kapsamında davalı yükleniciye fazla olarak eser bedeli ödendiği ve ayrıca eserin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğu, işin bedelinin ne olduğu, davacı tarafından fazladan ödenen bir bedelinin olup olmadığı, varsa bunu hangi hukuki sebebe dair talep edebileceği, yüklenici davalı tarafından düzenlenen faturanın davacıya tebliğ edilip edilmediği, davacının süresinde itiraz edip etmediği hususunda: Mali inceleme neticesinde; davacının incelenen resmi defter ve belgelerinde davalı---------- tarihi itibarıyla 4.900,00 TL alacaklı olduğu; davalı şirketin --------- takvim yıllarına ait ticari defterleri incelenmiştir. Bu ticari defterinin TTK 64-65-66 ve 82 Mad. ve VUK 220-226 maddesine göre açılış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapılmadığı, kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 Mad. hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, incelenen resmi defterlerden yevmiye defterlerinin kapanış tasdiki usulüne uygun yapılmadığından davalı lehine delil vasfına haiz olmadığı, davalı yüklenici tarafından düzenlenen faturanın davacı işsahibine tebliğ edildiği, davacının bu faturaya süresinde itiraz etmediği, teknik inceleme neticesinde yapılan işin bedelinin Tablo-l'de hesaplanan imalat miktarları ile birim fiyatların çarpılması sonucunda 223.722,70 TL olduğu; Borçlar mevzuatı yönünden yapılan inceleme neticesinde eğer mahkemece davacı işsahibinin, yukarıdaki mali incelemede belirtildiği gibi davalı yükleniciye fazla eser bedeli ödediği kabul edilecek olursa bunun hukuki sebebinin, TBK m. 78/7” hükmü gereğince “kendisini borçlu sanarak edimi ifa etmeye dayalı” sebepsiz zenginleşme olabileceği ve bu kapsamda TBK m. 79 vd. hükümlerince iade borcundan söz edilebileceği, Yüklenici davalının eseri anlaşmaya uygun meydana getirip getirmediği, ayıplı teslim yapıp yapmadığı, davacının ayıp bildirimini TBK 474 md. uyarınca uygun süre içerisinde yapıp yapmadığı, süresi içerisinde bildirilmiş ise yapılan bildirimin usule uygun bir bildirim olup olmadığı, bildirimin ne şekilde yapıldığı hususunda: Teknik inceleme neticesinde merdiven basamaklarında tespit edilen çatlakların bir kısmı, kırık mermer plakaları ile yapıştırılarak yapılan basamaklar açık ayıp niteliğinde olup davacı vekili dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi eklerinde ayıplı imalatlara ilişkin ------------- yoluyla bildirilen ekran görüntülerini dosyaya sunduğu, ancak dosyaya sunulan ayıplı imalatlara ilişkin mesajlardaki bütün fotoğrafların verilmediği, verilen fotoğrafların bir kısmının ----------- olduğu, ayrıca fotoğrafların baskı boyutları itibariyle görülemeyecek boyutta olduğundan her ne kadar yerinde yapılan incelemede ayıplı imalatlar tespit edilmiş ise de yazışmalar kapsamında ifade edilen ayıplı imalatların miktarı tespit edilememiştir. Ayıplı mallarının ve bedelinin tespit edilebilmesi için bahsi geçen görüntülerin boyutlu olarak dosyaya sunulması gerektiği; bu yöndeki takdirin mahkemeye ait olduğu, Borçlar mevzuatı yönünden yapılan inceleme neticesinde teknik değerlendirmede de belirtildiği üzere yapılan ayıp bildiriminde ayıbın niteliği anlaşılmakla birlikte ayıbın miktarının ve ayıplı eser bedelinin ise bu yazışmalar kapsamında tespit edilmediği, TBK m. 474/1 hükmüne göre ayıbın miktarının ne olduğunun yazışmalardan tespit edilememesi sebebiyle geçerli bir ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığının anlaşılamadığı, Mahkemece ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilecek olursa bu takdirde TBK m. 474/1 hükmüne göre “İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda” olduğundan davacı işsahibinin, iddia ettiği ayıpları uygun bir süre içinde davalı yükleniciye-------------yoluyla ihbar ettiği, ---------- kararına göre “Ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmadığı, içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafı haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ihbarı olarak kabulünün mümkün olduğu...”, Davalının eseri ayıplı meydana getirdiği söz konusu ise ayıbın miktarı ve davacının davalıdan bu tutarı talep edip edemeyeceği hususunda: Teknik inceleme neticesinde yukarıdaki maddede de belirtildiği gibi bunun dosya kapsamından anlaşılamadığı, Davacının keşide ettiği ihtarname kapsamında davalıdan inkâr tazminatı adı altındaki talebinin hukuki niteliğinin ne olduğu, söz konusu tutarı talep edip edemeyeceği hususunda: Bu husustaki talebin hukuki niteliğinin anlaşılamadığı, takdirin münhasıran Mahkemeye ait olduğu, Talep edilen alacak kalemleri ile ilgili temerrüt tarihinin hangi tarih olduğu hususunda: Davacı işsahibinin, eser sözleşmesi kapsamında davalı yükleniciye fazla olarak eser bedeli ödendiği iddiasına ilişkin olarak: Eğer Mahkemece fazla eser bedelinin davalı yükleniciye ödendiği kabul edilecek olursa bu durum davalı yüklenicinin malvarlığında sebepsiz zenginleştirme oluşturduğundan TBK m. 117/11 hükmünce (“..sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak - sebepsiz zenginleşenin - iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.”) zenginleşme tarihinden (fazla bedelin davalı yükleniciye ödendiği tarihten) itibaren davalı yüklenicinin iade borcunda temerrüde düştüğü; davacı tarafından farklı tarihlerde, farklı miktarlarda davalıya ödeme yapıldığının görüldüğü, bu kapsamda son işlemin tarihi olan 11.04.2019 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceği, Mahkemece zenginleşen davalı yüklenicinin iyiniyetli olduğunun kabul edilmesi halinde ise yine TBK m. 117/II hükmünce artık temerrüt için bildirimin (temerrüt ihtarının) aranması gerekeceği; bu durumda da davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye gönderilen 05.05.2020 tarihli noter ihtarnamesinin davalı yükleniciye tebliğ edildiği 16.05.2020 tarihinin ertesi günü Pazar gününe denk geldiğinden, TBK m. 93/1 hükmünce (“İfa zamanı veya sürenin son günü, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer.”) pazartesi gününde denk gelen 18.05.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, eserin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğu iddiasına ilişkin olarak: Eğer Mahkemece davalı yüklenici tarafından eserin ayıplı imal edildiği, davacı iş sahibi tarafından da geçerli bir ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilecek olursa, davacı işsahibi — tarafından davalı yükleniciye gönderilen - 05.05.2020 - tarihli noter ihtarnamesinde ayıplı eser iddiasına ilişkin istenen ayıp bedeline ve ayıbın ne olduğuna yer verilmediği için (eğer teknik bilirkişi tarafından ileride tespit edilebilirse) ayıplı imalat bedeli için temerrüt tarihinin dava tarihi olacağı,'' yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 06.10.2022 tarihli 1.ek raporunda özetle, " Taraflar arasında TBK m. 470 vd. hükümlerince eser sözleşmesinin kurulduğu, sözleşmeye göre davacının “işsahibi”, davalının ise “yüklenici” sıfatını haiz olduğu, davacı iş sahibinin, eser sözleşmesi kapsamında davalı yükleniciye fazla olarak eser bedeli ödendiği ve ayrıca eserin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğu, işin bedelinin ne olduğu, davacı tarafından fazladan ödenen bir bedelinin olup olmadığı, varsa bunu hangi hukuki sebebe dair talep edebileceği, yüklenici davalı tarafından düzenlenen faturanın davacıya tebliğ edilip edilmediği, davacının süresinde itiraz edip etmediği hususunda: Mali inceleme neticesinde; davacının incelenen resmi defter ve belgelerinde davalı ------------- tarihi itibarıyla 4.900,00 TL. alacaklı olduğu; Davalı şirketin 2018-2019 takvim yıllarına ait ticari defterleri incelenmiştir. Bu ticari defterinin TTK 64-65-66 ve 82 Mad. ve VUK 220-226 maddesine göre açılış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapılmadığı, kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 Mad. hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, incelenen resmi defterlerden yevmiye defterlerinin kapanış tasdiki usulüne uygun yapılmadığından davalı lehine delil vasfına haiz olmadığı, - Davalı yüklenici tarafından düzenlenen faturanın davacı işsahibine tebliğ edildiği, davacının bu faturaya süresinde itiraz etmediği, Teknik inceleme neticesinde yapılan işin bedelinin Tablo-1'de hesaplanan imalat miktarları ile birim fiyatların çarpılması sonucunda 224.007,70 TL olduğu; Borçlar mevzuatı yönünden yapılan inceleme neticesinde eğer Mahkemece davacı iş sahibinin, yukarıdaki mali incelemede belirtildiği gibi davalı yükleniciye fazla eser bedeli ödediği kabul edilecek olursa bunun hukuki sebebinin, TBK m. 78/1' hükmü gereğince “kendisini borçlu sanarak edimi ifa etmeye dayalı” sebepsiz zenginleşme olabileceği ve bu kapsamda TBK m. 79 vd. hükümlerince iade borcundan edilebileceği, Yüklenici davalının eseri anlaşmaya uygun meydana getirip getirmediği, ayıplı teslim yapıp yapmadığı, davacının ayıp bildirimini TBK 474 md. uyarınca uygun süre içerisinde yapıp yapmadığı, süresi içerisinde bildirilmiş ise yapılan bildirimin usule uygun bir bildirim olup olmadığı, bildirimin ne şekilde yapıldığı hususunda: Teknik inceleme neticesinde merdiven basamaklarında tespit edilen çatlakların bir kısmı, kırık mermer plakaları ile yapıştırılarak yapılan basamaklar açık ayıp niteliğinde olup davacı vekili dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi eklerinde açık ayıplı imalatlara ilişkin -------------- yoluyla bildirilen ekran görüntülerini dosyaya sunduğu, bu yöndeki takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, Borçlar mevzuatı yönünden yapılan inceleme neticesinde : teknik değerlendirmede de belirtildiği üzere açık ayıbın ve bedelinin tespit edildiği; eğer Mahkemece ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilecek olursa bu takdirde TBK m. 474/1 hükmüne göre “İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda” olduğundan davacı işsahibinin, iddia ettiği ayıpları uygun bir süre içinde davalı yükleniciye ------------ yoluyla ihbar ettiği, ---------- kararına göre “Ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmadığı, içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafi haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulün: Davalının eseri ayıplı meydana getirdiği söz konusu ise ayıbın miktarı ve davacının davalıdan bu tutarı talep edip edemeyeceği hususunda: Teknik inceleme neticesinde ayıp tutarının 5.330,00 TL olduğu, Davacının keşide ettiği ihtarname kapsamında davalıdan inkâr tazminatı adı altındaki talebinin hukuki niteliğinin ne olduğu, söz konusu tutarı talep edip edemeyeceği hususunda bu husustaki talebin hukuki niteliğinin anlaşılamadığı, takdirin münhasıran Mahkeme'ye ait olduğu, Talep edilen alacak kalemleri ile ilgili temerrüt tarihinin hangi tarih olduğu hususunda: Davacı işsahibinin, eser sözleşmesi kapsamında davalı yükleniciye fazla olarak eser bedeli ödendiği iddiasına ilişkin olarak: Eğer Mahkemece fazla eser bedelinin davalı yükleniciye ödendiği kabul edilecek olursa bu durum davalı yüklenicinin malvarlığında sebepsiz zenginleştirme oluşturduğundan - TBK m. 117/1l hükmünce (“...sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihle borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu bildirim şarttır. ”) zenginleşme tarihinden (fazla bedelin davalı tarihten) itibaren davalı yüklenicinin iade borcunda temerrüde tarafından farklı tarihlerde, farklı miktarlarda davalıya ödeme yapıldığının görüldüğü, bu kapsamda son işlemin tarihi olan 11.04.2019 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceği, Mahkemece zenginleşen davalı yüklenicinin iyiniyetli olduğunun kabul edilmesi halinde ise yine TBK m. 117/Il hükmünce artık temerrüt için bildirimin (temerrüt ihtarının) aranması gerekeceği; bu durumda da davacı işsahibi tarafından davalı yükleniciye gönderilen 05.05.2020 tarihli noter ihtarnamesinin davalı yükleniciye tebliğ edildiği 16.05.2020 tarihinin ertesi günü Pazar gününe denk geldiğinden, TBK m. 93/1 hükmünce (“İfa zamanı veya sürenin son günü, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer.”) pazartesi gününde denk gelen 18.05.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, eserin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğu iddiasına ilişkin olarak: Eğer Mahkemece davalı yüklenici tarafından eserin ayıplı imal edildiği, davacı işsahibi tarafından da geçerli bir ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilecek olursa, davacı işsahibi tarafından davalı yükleniciye gönderilen 05.05.2020 tarihli noter ihtarnamesinde ayıplı eser iddiasına ilişkin istenen ayıp bedeline ve ayıbın ne olduğuna yer verilmediği için (yukarda teknik bilirkişi tarafından tespit edilen ayıp bedelinin) ayıplı imalat bedeli için temerrüt tarihinin dava tarihi olacağı, " yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 10.07.2023 tarihli 2.ek raporunda özetle, " Taraflar arasında TBK m. 470 vd. hükümlerince eser sözleşmesinin kurulduğu; sözleşmeye göre davacının “işsahibi”, davalının ise sıfatını haiz olduğu, Davacı işsahibinin, eser sözleşmesi kapsamında davalı yükleniciye fazla olarak eser bedeli ödendiği ve ayrıca eserin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğu, İşin bedelinin ne olduğu, davacı tarafından fazladan ödenen bir bedelinin olup olmadığı, varsa bunu hangi hukuki sebebe dair talep edebileceği, Yüklenici Davalı tarafından düzenlenen faturanın davacıya tebliğ edilip edilmediği, davacının süresinde itiraz edip etmediği hususunda Mali inceleme neticesinde; Davacının incelenen resmi defter ve belgelerinde davalı --------tarihi itibarıyla 4.900,00 TL alacaklı olduğu; Davalı şirketin 2018-2019 takvim yıllarına ait ticari defterleri incelenmiştir. Bu ticari defterinin TTK 64-65-66 ve 82 Mad. ve VUK 220-226 maddesine göre açılış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapılmadığı, kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 Mad. hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, incelenen resmi defterlerden yevmiye defterlerinin kapanış tasdiki usulüne uygun yapılmadığından davalı lehine delil vasfına haiz olmadığı, Davalı yüklenici tarafından düzenlenen faturanın davacı işsahibine tebliğ edildiği, davacının bu faturaya süresinde itiraz etmediği, Teknik inceleme neticesinde yapılan işin bedelinin Tablo-1'de hesaplanan imalat miktarları ile birim fiyatların çarpılması sonucunda 224.007,70 TL olduğu; Borçlar mevzuatı yönünden yapılan inceleme neticesinde eğer Mahkemece davacı iş sahibinin, yukarıdaki mali incelemede belirtildiği gibi davalı yükleniciye fazla eser bedeli kabul edilecek olursa bunun hukuki sebebinin, TBK m. 78/1' hükmü gereğince “kendisini borçlu sanarak edimi ifa etmeye dayalı” sebepsiz zenginleşme olabileceği ve bu kapsamda TBK m. 79 vd. hükümlerince iade borcundan söz edilebileceği, Yüklenici davalının eseri anlaşmaya uygun meydana getirip getirmediği, ayıplı teslim yapıp yapmadığı, davacının ayıp bildirimini TBK 474 md. uyarınca uygun süre içerisinde yapıp yapmadığı, süresi içerisinde bildirilmiş ise yapılan bildirimin usule uygun bir bildirim olup olmadığı, bildirimin ne şekilde yapıldığı hususunda: a. Teknik inceleme neticesinde merdiven basamaklarında tespit edilen çatlakların bir kısmı, kırık mermer plakaları ile yapıştırılarak yapılan basamaklar açık ayıp niteliğinde olup davacı vekili dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi eklerinde açık ayıplı imalatlara ilişkin -------------- yoluyla bildirilen ekran görüntülerini dosyaya sunduğu, bu yöndeki takdirin Mahkemeye ait olduğu, Borçlar mevzuatı yönünden yapılan inceleme neticesinde : Teknik değerlendirmede de belirtildiği üzere açık ayıbın ve bedelinin tespit edildiği; eğer Mahkemece ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilecek olursa bu takdirde TBK m. 474/1 hükmüne göre “İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda” olduğundan davacı işsahibinin, iddia ettiği ayıpları uygun bir süre içinde davalı yükleniciye -------------- yoluyla ihbar ettiği, ------------------ kararına göre “Ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmadığı, içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafı haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olduğu...”, Davalının eseri ayıplı meydana getirdiği söz konusu ise ayıbın miktarı ve davacının davalıdan bu tutarı talep edip edemeyeceği hususunda: Teknik inceleme neticesinde ayıp tutarının 5.330,00 TL olduğu, Davacının keşide ettiği ihtarname kapsamında davalıdan inkâr tazminatı adı altındaki talebinin hukuki niteliğinin ne olduğu, söz konusu tutarı talep edip edemeyeceği hususunda: Bu husustaki talebin hukuki niteliğinin anlaşılamadığı, takdirin münhasıran Mahkemeye ait olduğu, 7. Talep edilen alacak kalemleri ile ilgili temerrüt tarihinin hangi tarih olduğu hususunda: Davacı işsahibinin, eser sözleşmesi kapsamında davalı yükleniciye fazla olarak eser bedeli ödendiği iddiasına ilişkin olarak: Eğer Mahkemece fazla eser bedelinin davalı yükleniciye ödendiği kabul edilecek olursa bu durum davalı yüklenicinin malvarlığında sebepsiz zenginleştirme oluşturduğundan TBK m. 117/1l hükmünce (“...sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. ”) zenginleşme tarihinden (fazla bedelin davalı yükleniciye ödendiği tarihten) itibaren davalı yüklenicinin iade borcunda temerrüde düştüğü; davacı tarafından farklı tarihlerde, farklı miktarlarda davalıya ödeme yapıldığının görüldüğü, bu kapsamda son işlemin tarihi olan 11.04.2019 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceği, Mahkemece zenginleşen davalı yüklenicinin iyiniyetli olduğunun kabul edilmesi halinde ise yine TBK m. 117/1l hükmünce artık temerrüt için bildirimin (temerrüt ihtarının) aranması gerekeceği; bu durumda da davacı işsahibi tarafından davalı yükleniciye gönderilen 05.05.2020 tarihli noter ihtarnamesinin davalı yükleniciye tebliğ edildiği 16.05.2020 tarihinin ertesi günü Pazar gününe denk geldiğinden, TBK m. 93/1 hükmünce (“İfa zamanı veya sürenin son günü, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer.”) pazartesi gününde denk gelen 18.05.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, eserin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğu iddiasına ilişkin olarak: Eğer Mahkemece davalı yüklenici tarafından eserin ayıplı imal edildiği, davacı işsahibi tarafından da geçerli bir ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilecek olursa, davacı işsahibi tarafından davalı yükleniciye gönderilen 05.05.2020 tarihli noter ihtarnamesinde ayıplı eser iddiasına ilişkin istenen ayıp bedeline ve ayıbın ne olduğuna yer verilmediği için ( teknik bilirkişi tarafından tespit edilen ayıp bedelinin) ayıplı imalat bedeli için temerrüt tarihinin dava tarihi olacağı, " yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı, birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında yazılı olmayan bir eser sözleşmesi bulunduğu ve işin yapılarak davacıya teslim edildiği noktasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, yapılan işin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, davacı tarafından süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı ayrıca davacı tarafça belirlenen iş bedelinden fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa miktarı ile bunun davacı tarafça talep edilip edilemeyeceği ve talep edilen inkar tazminatının hukuki dayanağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Fazla ödenen bedelin iadesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığından yapılan işler için anlaşılan bedel tespit edilememektedir. Ancak davalı taraf yapılan işler için fatura düzenlemiş davacı taraf herhangi bir itiraz sunmamış, defterlerine kaydetmiş ve bedeli kısmen ödemiştir. Artık bu noktada anlaşılan bedelin bu bedelden daha düşük olduğunu iddia edemeyecektir. Bu nedenle bu alacak kalemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.İnkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; İşbu alacak kaleminin yasal düzenlemelerde yeri bulunmadığı anlaşıldığından bu alacak kalemi yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.Ayıplı imalatlar yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı taraf ayıp ihbarı yapıldığı yönünde ------------------- yazışmaları sunmuş ise de, yazılı olarak davalı tarafa gönderdiği ihbarnamede ayıpları tek tek belirtmediği, davacı tarafından taksitler halinde ödeme yapıldığı ve son ödemenin 17/05/2019 tarihinde yapıldığı, ----------yazışmalarında ayıplı olduğu belirtilen işlerin bulunduğu mesajların 2018 yılına ait olduğu, yani teslim tarihinden önceki yazışmalar olduğu, ayıplı iş varsa da işin bu haliyle teslim alındığı ve açık ayıpların teslimden sonra ayrıntılı olarak davalı tarafa ihbar edilmediği, davalı tarafından kesilen faturanın davacı defterine 10/12/2019 tarihinde kaydedildiği, ayıbın açık ayıp olduğu, bu haliyle ayıplı olduğunu iddia eden davacının faturayı derhal iade etmesi gerekeceği, iade etmediğinden artık bu haliyle kabul etmiş sayılacağı kanaatine varıldığından bu alacak kalemi yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 479,88‬-TL harç ile tamamlama harcı 59,17‬-TL'nin toplamı olan 539,05-TL'nin mahsubu ile bakiye 111,45‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 750,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu..01/03/2024