WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/404 Esas
KARAR NO:2023/848
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/04/2018
KARAR TARİHİ: 26/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında öteden beri ticari ilişki mevcut olup müvekkil şirket davalı tarafa bir kısım mallar verilip fatura edilmekte, davalı tarafça da alınan malların bedeli müvekkili şirkete ödenmekte olduğunu, cari hareket föyü çizelgesinde----- seklinde tanımlanan ve ilgili faturalarda belirtilen mallar davalı şirkete verilmiş, ancak -------ödenmemiş gözüken bakiye 145.903,22 TL müvekkile ödenmediğini, söz konusu ödeme yapılmayınca davalı taraf hakkında ----- dosyasıyla davalı aleyhinde icra takibi başlatılmış ancak davalı tarafın itirazı üzerine takip durduğunu, davalının bu itirazı haksız itiraz olup yargılama safhasında ispat edilecektir ki müvekkili şirket tarafından davalıya ilgili mallar verildiği halde davalı tarafça gerekli ödeme yapılmamış, haksız bu itiraz üzerine itirazın iptalini ve davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, davanın kabulü ile davalının vaki itirazının iptaline, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine ---- Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatılmış olmakla is bu haksız takibe tarafımızca dosyas1ile süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı cari hesap hareket föyünde ödenmemiş 145.903,22 TL bakiyenin göründüğünü bir kısım faturalarda görülen malların müvekkil şirkete verildiğini buna rağmen gerekli ödeme yapılmadığını ve bu sebepten ötürü icra takibi başlattığını iddia ettiğini, öncelikle davacının bahsettiği mallar müvekkili şirkete teslim edilmediğini, zira cari hesap alacak açığı olarak takibe konulan alacak kalemlerinin hangi satışlara istinaden olduğu açıklanmadığı gibi taraflarına ulaşmış bir fatura da bulunmamakta olduğunu, dava dilekçesinden anladıkları üzere
müvekkili şirkete gönderilmeyen mallar davacı tarafından fatura edildiğini, bu koşullar altında davacının faturaya konu mal teslimini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacı ne hizmeti vermiştir ya da hangi mali teslim etmiştir ki müvekkili şirketin 145.903,22 TL borçlu olduğunu iddia etmekte olduğunu, öncelikle davacı faturalara konu malları müvekkili şirkete teslim ettiğini usulüne uygun deliller ile ispat etmesi gerektiğini, bu kapsamda mal teslimine ilişkin irsaliye veya teslim evrakı sunması gerektiğini, ------ fatura düzenlemesini ve faturaların davacı ticari kayıtlarında gözükmesini alacağın ispatı için yeterli görmemekte faturalara yönelik malların teslim edildiğinin ispat yükümlülüğünü davacıya yüklemekte olduğunu, buna istinaden ispat aracı olarak da davalının imzasını taşıyan sevk irsaliyelerini aramakta olduğunu, beyanla açılan icra takibine yaptığımız itiraz tüm bu nedenlerle yerinde olup davacının itirazın iptali talebinin reddi gerektiğini, davacı talep ve eylemlerinde başından beri kötü niyetli olduğu için ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminat talebi olduğunu, davanın reddine, davacı icra takibini ve davayı açmakta kötü niyetli davranmış olmakla %20 oranından az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, cari hesap alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------- sayılı İcra Dosyası celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, davalının nüfus kayıt örneği dosya arasına alınmış,----- davalının----- celp edimiş, -------- hesap hareketleri örnekleri celp edilmiş, ------ davalının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş, ----- davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş,-------- sayılı dosyası ile --- tarihli bilirkişi raporu alınmış, ----- tarihli bilirkişi raporu ve 06.01.2023 tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.--------Talimat sayılı dosyası ile alınan------ tarihli bilirkişi raporunda özetle, "...Davalı yasal defter kayıtları, Mahkeme dosyası ve içindeki belgelere dayalı yapılan incelemede, Davalı tarafın -- mali döneminde İşletme Defteri mükellefi olduğu, ------- mali döneminde ise davacı tarafından davalıya keşide edilen iki adet faturanın kayıtlı olduğu, Davalı tarafın Beyan etmiş olduğu -------- formalarında Ocak ayından tek fatura, Şubat ayında tek fatura olarak beyan edildiği, dolayısı ile davacı tarafından davalıya Şubat ayında keşide etmiş olduğu 108.687,72 TL iki afet faturanın davalı kayıtlarında olmadığı gibi ------ formunda da beyan edilmediğinin tespit edildiği, Davalı tarafından davacıya iade faturası düzenlenmediği, İnceleme yapılan davalı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 4.189,80 TL ALACAK kaydının bulunduğu, İnceleme yapılan davalı ticari defterlerine göre taraflar arasında ki borç Alacak ilişkisinin tespit edilemediğinden Sayın Mahkemenizin uygun görmesi halinde Davacı taraf ticari defterlerinin de bilirkişi tarafından incelenerek davacı tarafından dava konusu yapılan tüm faturaların ticari defterlerde ki kayıt durumu ile iş bu faturaların davacı tarafından davalıya TTK ve VUK uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması neticesinde anlaşılabileceğinden konu ile takdirler Sayın Mahkemenize bırakılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 25.05.2022 tarihli raporunda özetle, "....Davacının incelemeye ibraz edilen 2017,2018 yıllarına ait elektronik ortamda tutulan Yevmiye ve Kebir defterleri ile Envanter defteri 6102 sayılı TTK Madde 64,66 ve VUK madde 220-226 uyarınca ilgili kanun hükümlerine göre yasal süresi içerisinde GİB ‘na gönderildiği ve beratlarının oluşturulduğu TTK ve VUK hükümleri uyarınca tutulmultur. HMK 222./2 maddesine göre kesin delil teşkil edip etmediğine ilişkin hukuki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkeme’ye aittir .Davacı şirket nezdinde davalının-------hesap kodlu Ticari Alacaklar hesabında takip edildiği, Davacı kayıtlarında davalının 2017 yılı sonu itibariyle davalıya 33.025,70 TL borcunun olduğu, cari muavinden de görüleceği üzere 2018 yılında 4 adet satış faturası davacı tarafından tanzim edildiği işbu faturalarla birlikte davacının alacağının 161.903,22 TL olduğu bu tutardan davalının 01/02/2018 tarihinde yapmış olduğu ------ düşüldüğünde davacı nezdindeki cari muavinde davalının 145.903,22 TL borcu oluştuğu, İş bu faturalara ilişkin davacı şirket tarafından irsaliyeler düzenlenmiş olduğu ancak irsaliyelerde malın teslimine ilişkin teslim alan kısmında imza bulunmadığı bu konuda hukuki takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 06.01.2023 tarihli ek raporunda özetle, "...Dava dosyası muhteviyatında yer alan belge ve bilgiler kapsamında aşağıdaki hususlarda
tespitlere ulaşılmıştır. Taraflar arasında mal hizmet alımına ilişkin Ticari İlişkinin bulunduğu, ------- 2017 yılında işletme esasına göre defter tuttuğu, bu sebeple 2017 mali döneminde davalı taraf bilanço usulüne göre defter tutmadığından TACİR olmadığının anlaşıldığı ve tuttuğu 2017 yılına ait defterlerin hukuki delil olarak kabul edilemeyeceği, Davacı kayıtlarında davalının 2017 yıl sonunda 33.025,70 TL borcu bulunduğu, davalı kayıtlarında ise bu borcun tespitinin işletme esasına göre defteri tutulması nedeni ile tespit edilemediği, Davacı kayıtlarında 13.03.2018 takip tarihi ile; davalının 2018 yıl sonunda 2017 yıl sonu borç bakiyesi 33.025,70 TL’de dahil olmak üzere toplam 145.903,22 TL borcu bulunduğu, davalı kayıtlarında ise 2018 yılı defterlerinin delil olarak sayılabileceği tespiti ile davacıya 4.189,80 TL borcunun bulunduğu,
Davacı tarafından fatura edilen ve sevk irsaliyesi hazırlanan ----- faturaların davalı kayıtlarında bulunmadığı, Tüm bunlar bağlamında davalının 2017 yılı kayıtlarının delil sayılmaması nedeniyle 2017 yılından 33.025,70 TL borç bakiyesinin devam ediyor olabileceği kanaatine ulaşıldığı ancak 2018 yılındaki 4.189,80 TL borç bakiyesi de eklenince takip tarihi ile 37.215,50 TL davacıya borcu olduğu
kanaatine ulaşıldığı, Diğer taraftan 2018 yılında davacı kayıtlarında gözükmekle birlikte davalı kayıtlarında gözükmeyen, davalı tarafından teslim alındığına dair sevk irsaliyesi üzerinde ad, soyadı, imza, paraf, kaşe vs veya başkaca kanıt bulunmayan ve davalının diğer siparişlerinden çok daha büyük tutarlı olduğu tespit edilen ----- toplam 108.687,72 TL’lik faturaların, davalı tarafından ilgili mal ve ürünlerin alınmak istenmiş olduğuna dair ayrıca bir belge --- bulunmaması sebebiyle takibe konu edilemeyebileceği kanaatine ulaşıldığı, böyle olmakla birlikte bu konudaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemenin bu faturalara yönelik kabulü ile takip tarihinde davacının davalıdan olan alacağının toplam 145.903,22 TL olarak belirlendiği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ------formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olduğunu, davalının 2017 yılında işletme esasına göre defter tutması sebebiyle 2017 yılı açısından tacir vasfında olmadığı ve anılan defter kayıtlarının HMK 222 md kapsamında değerlendirilmediği, davalının 2018 yılı defter kayıtlarının usulüne uygun olduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarında 2018 mali döneminde davacı tarafından davalıya keşide edilen Ocak ayından tek faturanın davalı kayıtlarında işli olduğu, şubat döneminde ise davacı tarafından davalıya keşide edilen 3 adet toplamı 122.552,72 TL olan faturalardan sadece 13.865,00 TL olan faturanın kayıtlı olduğu, 14.02.2018-17.02.2018 tarihli toplam 108.687,72 TL iki adet faturanın kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. İş bu faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinin teslim alan kısımlarının boş olduğu, ambar tesellüm fişlerinde teslim alan kısımları dolu olsa da hangi faturaya ilişkin olduğu tespit edilememiştir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının 33.025,70-TL'lik kısmının davacının yer alan 2017 yılı devir bakiyesi olduğu, davalının 2017 yılında işletme hesabına göre defter tutması sebebiyle davacı tarafça talep edilen 2017 devir bakiyesi olan 33.025,70-TL'lik kısım yönünden davalı defterleri ile karşılaştırma yapılamadığı, ------- tarihli toplam 108.687,72 TL iki adet faturanın davacı kayıtlarında yer almasına rağmen davalı kayıtlarında yer almadığı, ---- davalı tarafça ----- bildirilmediği tespit edilmiştir. Başka bir deyişle, davacının talebine konu ------- yılı devir bakiyesine konu 33.025,70-TL'lik alacağın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafça -------- bildirilmediği, sevk irsaliyelerinde ve ambar fişlerinde teslim alan kısmında imza olmaması ve davalının yemini eda etmesi dikkate alındığında anılan alacak yönünden ----- cari hesaba konu mal ve hizmetin davalıya teslim edildiği hususunun davacı tarafından yöntemince ispat edilemediği, bu miktar yönünden davanın reddi gerektiği, HMK 222/3 maddesi gereğince davalı defterlerinde kayıtlı olan 4.189,80-TL yönünden davacının talebinin yerinde olduğu, aşan kısma ilişkin taleplerin yerinde olmadığına kanaat getirilmiş, davanın kısmen kabulüne, davalının----- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 4.189,80-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı tarafından sevk irsaliyelerinde imza incelemesi yapılması talep edilmiş ise de; sevk irsaliyelerindeki teslim alan kısmının boş olduğu, ambar tesellüm fişlerinde teslim alan kısımları dolu olsa da hangi faturaya ilişkin olduğu tespit edilemediğinden imza incelmesinin uyuşmazlığın çözümüne bir katkısının olmayacağı değerlendirilmiş, davacının imza incelemesi talebine itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının --- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, 4.189,80-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 286,21-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.762,15-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1.475,94-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 286,21-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 5,20-TL vekalet harcı, 430,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.471,85‬-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 70,98-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 4.189,80-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/1 maddesindeki esaslara göre belirlenen 22.674,15-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/10/2023