T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/342 Esas
KARAR NO:2024/361
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/03/2018
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.05.2016 tarihinde saat 07:10 sıralarında sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otobüs ile --- istikametinden--- istikametine seyir halinde iken ---km gelindiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafına aracını yoldan çıkartıp devrilmek suretiyle ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, söz konusu kazada ---- plaka sayılı otobüste yolcu olarak bulunan ---- yaralanmış olduğunu, bu kapsamda ----- yatağa bağımlı hale gelmiş olduğunu, ve ihtiyaçlarını kendisininkarşılayamadığını, müvekkili için iş göremezlik zararının -----310.000,00 TL, ---- 310.000,00 TL olarak tehsil edilmiş olduğunu, ancak bu zararın çok daha fazla olduğunu,müvekkilinin zararından ayrıca ------ davalılarında müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL daimi iş göremezlik, ve 500,00 TL bakici gideri,olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ----no.lu davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili, 200.00,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ---- no.lu davalılaradan müşterek ve müteselsilen tahsiline, --- no.lu davalıdan Manevi Tazminat Klozu teminat tutari kapsaminda müşterek ve
müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin police limiti olan 100.000,00 TL den sorumlu olduğunu,kaza tarihi itibariyle --- teminatının 290.000,00 TL olduğunu ve sözü geçen limitin tüketilmeden İhtiyari Mali Sorumluluk Teminatının devreye giremeyeceğini, bu neenle davanın reddedilmesi gerektiğini, ayrıca kusur değerlendirmesi yapılması gerektiği, bu nedenle sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, mütefaik kusur duruunun da dikkate alınması gerektiği, davacı tarafından talep edilentazminatların fahiş olduğunu, ayrıca maluliyet raporunun ----alınması gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, söz konusu davanın İdari Mahkemelerde tam yargı davası olarak açılması gerektiği, davacı ile otobüsün 2. Şoforünün arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu, eğer davacı yolcu konumunda ise yolcu listesinde adının bulunması gerektiğini, gezinin kuran kursu gezisi olduğunu ve yolcuların tamamının bayan olduğunu, bu nedenle davacının yolcu olmadığı, eğer davacı muavin değil ise davacının otobüste kaçak olması gerektiği, bu nedenle müvekkilinin haberi bulunmadan davacıyı araca bindirenlerin sorumluluğunun bulunduğunu, davacının kaza tarihinde reşit olmadığını ve velisinin gözetim ve denetim sorumluluğunda olması gerektiği, müteselsil sorumlulukta sorumlulardan birinin borcu ödemesi durumunda diğer borçlunun borçtan kurtulduğunu, davacının da toplam 620.000,00 TL ödeme almış olduğunu, bu nedenle davacının taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davacının ---- almış olduğu rapora itiraz ettiklerini, ----rapor alınması gerektiğini, ayrıca kusur incelemesi yapılması gerektiği, anne baba için talep edilen tazminatın reddedilmesi gerektiği, müvekkilinin dava konusu olayda KTK kapsamında ne işleten, ne sigorta ettiren need araç maliki olduğunu, ayrıca aracın kamu aracıda olmadığı, müvekkilinin işi ----- no.lu davalıya devretmiş olduğu ve adı geçen şirketinde taşıt sahibi ------- ile noter sözleşmesi kapsamında kiralanmış olduğunu, müvekkilinin görevinin sadece kültür geziorganizasyonu sağlamak olduğunu, bu kapsamda araçlarla ulaşımı sağlamak, güvenliği temin etmek görevinin ihale kapsamında --- no.lu davalıya ait olduğu, bu vs.nedenler ile davanın reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; 12.05.2016 tarihinde saat 07:10 siralarinda sürücü ---- sevk ve idaresindeki---- plaka sayılı otobüs ile ---- istikametinden --- istikametine seyir halinde iken ----- gelindiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafına aracını yoldan çıkartıp devrilmek suretiyle ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kazanın ---- tarafından düzenlenmiş olan---- esnasında meydana gelmiş olduğundan bunedenlemüvekkilinin kusurunun bulunmadığını, bu nedenle davanın ------- ihbar edilmesi gerektiği, ayrıca davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması ve ----- tarafından aylık bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiği, ayrıca davacının---- almış olduğu rapora itiraz ettiklerini, ---- rapor alınması gerektiğini, ayrıca talep edilen miktarların çok fahiş olduğunu, diğer davalı ---- manevi tazminat klozunun -----sayılı dosyalarında tükenmiş olduğunu, bu nedenle diğer davalıların ödeme yapması gerektiği, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacı, 12/05/2016 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı sigorta şirketleri tarafından bir kısım ödemeler yapılmış ise de yapılan ödemelerin gerçek zararı karşılamadığı, bakiye zarardan tarafların TBK, KTK ve sigorta poliçesi gereğince sorumlu olduğunu, davacının maddi ve manevi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, ----- dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, ----- sayılı dosyaları. ------ üzerinden celp edilerek dosya arasına alınıp incelenmiş, davacının tedavi gördüğü hastanelerden tedavi kayıtları celp edilmiş, ---- tarihli ---- raporu alınmış, ---- tarihli bilirkişi heyet raporu, ----- tarihli bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır. ----- tarihli adli tıp raporunda özetle,---- doğumlu ------ tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre;
Kas İskelet Sistemi: Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar: Tablo 4.1 Madde 2 : %40 Tablo 4.2 1- Hafif Dominant taraf: %10 Zihinsel Ruhsal Davranışsal Bozukluklar: Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıkları B-2: %40 x 2/5= %16, Baltazard Formülü ile :%54. 64, 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %55 (yüzdeellibeş) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur...." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. -------tarihli adli tıp raporunda özetle, ------hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler ------- tekrar değerlendirildiğinde; ---- doğumlu--------tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; A-) 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; I. Kas İskelet Sistemi: Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar: Tablo 4.1 Madde 2: %40, Tablo 4.2 1- Hafif Dominant taraf: %10, II. Zihinsel Ruhsal Davranışsal Bozukluklar: Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıkları B-2: %40 x 2/5= %16, Baltazard Formülü ile :%54. 64, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %55 (yüzdeellibeş) olduğu, B-) 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak; Gr 1 I (18Bb-----------57)A%65X2/3=A%43.3, E cetveline göre %36.0(yüzdeotuzaltınoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı; C-) Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, D-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, E-) Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3(üç) ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 03.05.2023 tarihli raporunda özetle, "...I)
KUSUR TESPİTİ YÖNÜNDEN SONUÇ: Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı , yaralanmalı ve tek taraflı TRAFİK KAZASI olduğu, Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir .bir kaza niteliğinde OLDUĞU, Dava konusu kazada; ----- plaka sayılı araç sürücüsü ---- % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM kusurlu olduğu, Söz konusu kaza kapsamında aracın maliki/işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk yönünden
değerlendirilmesinin Sn. Mahkemenin taktirlerine maruz olduğu,
II) CİSMANİ ZARAR TESPİTİ YÖNÜNDEN SONUÇ: Davalı -----vekili tarafından dosyaya mübrez cevap dilekçelerinde ve davacı vekilinin kabul ve ikrarına göre davaya konu olay sebebiyle adı geçen sigorta kuruluşu tarafından ------- kapsamında davacı ----- tarihinde 310.000,00 TL. ödeme yapıldığı, Davalı --------- tarafından dosyaya mübrez 24.04.2018 tarihli cevap yazılarında ve davacı vekilinin kabul ve ikrarına göre davaya konu olay sebebiyle adı geçen sigorta kuruluşu tarafından------kapsamında davacı-------- tarihinde 310.000,00 TL. ödeme yapıldığı, -----Tarihindeki Verilere Göre: Davacı -----(12) aylık geçici işgöremezlik % 55 oranındaki sürekli işgöremezlik ve (3) aylık geçici bakıcı gideri sebebiyle, davalı sigorta kuruluşları tarafından yapılan ödemenin tenzilinden sonra bakiye maddi zararının kalmadığı, Davalı ---- numaralı ----poliçesinde Artan Mali Sorumluluk Kombine Tek Limit 100.000,00 TL. olduğu kayıtlıdır. Davalı-----numaralı ----- poliçesinde Artan Mali Sorumluluk Kombine Tek Limit 100.000,00 TL. tamamının tükendiğini beyan etmiştir. Buna göre, davalı ----manevi tazminat sorumluluğunun kalıp kalmadığı, kaldı ise manevi tazminat miktarının tayin ve tespiti Sayın Mahkemenin taktirinde bulunduğundan bu hususta tarafımca bir değerlendirme yapılması mümkün olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 21.08.2023 tarihli raporunda özetle, "...Davalı ---- vekili tarafından dosyaya mübrez cevap dilekçelerinde ve davacı vekilinin kabul ve ikrarına göre davaya konu olay sebebiyle adı geçen sigorta kuruluşu tarafından -----Poliçesi kapsamında davacı -----02.01.2018 tarihinde 310.000,00 TL. ödemeyapıldığı, Davalı ----- tarafından dosyaya mübrez 24.04.2018 tarihli cevap yazılarında ve davacı vekilinin kabul ve ikrarına göre davaya konu olay sebebiyle adı geçen sigorta kuruluşu tarafından -------- kapsamında davacı --- ---- 26.01.2018 tarihinde 310.000,00 TL. ödeme yapıldığı, 26 Ocak 2018 Tarihindeki Verilere Göre: Davacı----- (12) aylık geçici işgöremezlik % 55 oranındaki sürekli işgöremezlik ve (3) aylık geçici bakıcı gideri sebebiyle, davalı sigorta kuruluşları tarafından yapılan ödemenin tenzilinden sonra bakiye maddi zararının kalmadığı, Davalı ---- numaralı ----- poliçesinde ----- olduğu, Davalı -----numaralı ---- poliçesinde ----tamamının tükendiğini beyan etmiştir. Buna göre, davalı ----- manevi tazminat sorumluluğunun kalıp kalmadığı, kaldı ise manevi tazminat miktarının tayin ve tespiti Sayın Mahkemenin taktirinde bulunduğundan bu hususta tarafımca bir değerlendirme yapılması mümkün olmadığı, Davacı----- bakımından (6) aylık askerlik hizmet dönemi ilave edilmesi halinde % 55 oranındaki sürekli işgöremezlik zararı hesaplanmasının sonucu değiştirmediği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.2918 sayılı KTK'nun 85. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." TBK'nun 49. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. Aracın işleteni(maliki), kusursuz sorumluluk ilkelerine göre, sürücü ise haksız fiil hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK 85 ve devamı maddeler gereğince poliçe ve sigorta hükümlerine göre meydana gelen zarardan sorumludur.Eldeki dosya bakımından davacının, davalı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddiasına dayalı bakiye tazminat bedelini talep ettiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle; davacı taraf, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunmaktadır. Buna göre eldeki dosya bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesi gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği, zarar sorumlusu davalılar tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için de; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması; daha sonra, hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesabının yapılması ile iki ayrı tarihe göre hesaplanan tutarlar arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde ise, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalıların ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekmektedir. ------Somut olayda, davacı 12/05/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan bakiye maluliyete bağlı maddi ve manevi tazminat davası olduğu, 12/05/2016 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve -------- raporuna istinaden %55 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücü --- yönetiminde bulunan ------ plakalı aracın seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafına aracın yoldan çıkarıp devrilmek suretiyle meydana gelen kaza trafik dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmakla kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, otobüste yolcu konumunda olan davacı-------- kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dosya kapsamındaki ek raporlarda belirtildiği üzere davalı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının bakiye maddi tazminat alacağının bulunmadığı, sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin yeterli olup davacının karşılanmamış maddi zararının bulunmadığı anlaşılmış, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından maluliyet oranına itiraz edilmiş ise de; kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğinin uygulanması gerektiği, 22/09/2022 tarihli ------ sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 29 maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu anlaşılmış, aksi yöndeki davacı itirazlarına itibar edilmemiştir.-----Davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu kaza sebebiyle oluşan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse ----- benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.----- Ayrıca hatır taşımasına yönelik savunmanın davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerekmektedir. ------Somut dosyada, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde hatır taşımasına ilişkin süresi içerisinde bir itiraz olmadığı gibi dava konusu taşıma ücret karşılığı yolcu taşımacılığına ilişkin olması sebebiyle hatır taşıması bulunmadığı anlaşıldığından, davalı sigorta şirketinin hatır taşıması yapılmasına yönelik itirazına itibar edilmemiştir.Davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu kaza sebebiyle oluşan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği de ileri sürülmüştür. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, taraflarca sunulan bilgi ve belgeler dikkate alındığında yolcu konumunda olan davacı yönünden müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiren bir hal olmadığı değerlendirilmiş, davalı sigorta şirketinin müterafik kusura ilişkin itirazlarına itibar edilmemiştir.Manevi tazminat talebi yönünden;Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. --------gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.-----Tüm dosya kapsamı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları , paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi, olay sebebiyle davacıda oluşan maluliyet oranı dikkate alınarak, davacılar lehine hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine kanaat getirilmiş, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı----- için 180.000,00-TL, baba---- 45.000,00-TL, anne ----- 45.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------ davalı ------müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı ------ maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davada pasif husumetinin bulunmadığını beyan etmiş ise de; ilgili belediye tarafından kendisine tanınan yetkiye istinaden----- düzenlenmesi, belediyenin gezi ve organizasyon işlerini ihale ile dava ihbar edilen -------- vermesi, gezi aracı ile sürücüsünün bu şirket tarafından temin edilmesi, ancak ihaleye ilişkin şartnamelerde belediyenin yüklenici firma üzerinde denetim yetkisi bulunduğunun, araç üzerinde belediyenin isminin yazılı olduğu, dolayısı ile davalı belediyenin 2918 Sayılı KTK'nun 106 ve 85. maddeleri gereğince, motorlu aracın işleteni ve bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi zarardan müşterek ve müteselsilen sorumluluğu uyarınca tazminattan sorumludur. Aynı kanunun 3. Maddesinde araç işleteninin tanımı yapılmış olup, geziye iştirak edenlerin sözleşme ilişkisinden haberdar olmaları beklenemez. Kaldı ki, belediye ile dava ihbar edilen şirket arasında düzenlenen sözleşme ve hükümleri zarar gören 3. kişilere karşı ileri sürülemez. Sözleşme tarafları için iç ilişkide geçerli olup hüküm ifade eder. Davalı belediyenin davacıların zararını karşıladıktan sonra ihale sözleşmesi hükümleri uyarınca dava ihbar edilen şirkete rücu hakkını kullanması mümkündür. Bu sebeple davalı belediyenin isminin yazılı olduğu otobüsle ve belediyenin düzenlediği gezide bulunan davacının kaza yapan araçta bulunduğu, hazırlık aşamasında ve ceza davasında dinlenen bir kısım yolcularında belediye tarafından düzenlenen gezi nedeniyle araçta bulunduklarını beyan etmeleri dikkate alındığında davalı belediye davacıların manevi tazminat talebinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu olup davalının aksi yöndeki pasif husumet itirazlarına itibar edilmemiştir. -----Davalı -----dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları gereğince ----- poliçesinde ----- olduğu, davalı sigorta şirketinin----- poliçe limit oranında manevi tazminatta sorumluluğu bulunmakta ise de----- plakalı araçta yaralanan veya vefat eden diğer yolcular için ------Sayılı dosyaya 45.000 TL manevi tazminat ve ferileri ile --------- manevi tazminat ve ferileri ödenmiştir) ödeme yapılarak poliçe limitinin tüketildiği, bu hususun davalı sigorta şirketi tarafından 10/04/2024 tarihli beyan dilekçesi ve celp edilen müzekkere cevapları ile sabit olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketi yönünden açılan manevi tazminat talebinin poliçe limitinin tüketilmesi sebebiyle reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Maddi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ----- için 180.000,00-TL, baba ---- için 45.000,00-TL, anne ----- için 45.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- ve davalı------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
-Davacıların fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3-Davalı -------yönünden açılan manevi tazminat davasının poliçe limitlerinin tüketilmiş olması sebebiyle REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli karar harcı 18.443,70-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.028,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.415,63-TL harcın davalı----- ve davalı ---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 1.028,07-TL peşin harcın davalı ----ve davalı ------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 5,20-TL vekalet harcı, 1.539,65-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 687,00-TL ------ fatura ücreti, 3.060,00-TL ATK fatura ücreti olmak üzere toplam 10.327,75-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 9.264,09-TL sinin davalı ----- ve davalı ------müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ----- tarafından yapılan 56,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 5,77-TL sinin davacılardan tahsili ile davalı ------ ödenmesine, kalan tutarın anılan davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ----- tarafından yapılan 42,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4,33-TL sinin davacılardan tahsili ile davalı ----- ödenmesine, kalan tutarın anılan davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ----tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Maddi tazminat talebi yönünden; davalı ----, davalı----davalı -------kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı -----, davalı ---- davalı -------verilmesine,
11-Manevi tazminat talebi yönünden; Davanın kabul edilen kısmı için davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10. maddesindeki esaslara göre belirlenen 42.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ----- ve davalı------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Manevi tazminat talebi yönünden; Davanın reddedilen kısmı için davalı -----, ------ ve davalı--------- kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10. maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı -----ve davalı --------- verilmesine,
13-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!