T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/96 Esas
KARAR NO: 2024/497
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 10/03/2023
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
---------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkil şirketin------- şirketi elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyette bulunmakta olduğunu, sorumluluk alanı genelinde ana hedefi olan sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlamak adına tüketicilere kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamaya ilişkin faaliyetleri tabi olduğu mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütmekte olduğunu, Elektrik Piyasası Kanunu’nun 3. maddesi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 12.09.2012 tarih ve -------- sayılı Kararı uyarınca, Elektrik Piyasası’nda dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmiş olduğunu ve anılan tarih itibariyle müvekkil şirket -------- ve dava dışı------- şirketi olarak hukuki ayrışma, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19. Ve 20. Maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 159 ve devamı maddelerinde yer alan kısmi bölünme yöntemi ile ve külli halefiyet ilkesi uyarınca sağlandığını, dava dışı --------Ş.'nin elektrik perakende satış hizmeti sunmakla, müvekkil Şirket -------- ise kendi coğrafi bölgesinde elektrik şebekesinin kurulması ve işletilmesi ve bu minvalde elektrik dağıtım hizmeti sağlamakla yükümlü olduğunu, davacının “-------- MAHALLESİ -------- SOKAK NO:--------- DÜKKAN --------” adresinde dava dışı ilgili elektrik perakende satış firması ile karşılıklı herhangi bir perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın enerji kullanımı yaptığını 19/11/2020 tarihinde tespit edildiğini ve kullanım yerinin elektrik enerjisi kesilerek sayacın mühürlendiğini, Müvekkil Şirket’in ilgili ekipleri tarafından 10/01/2022 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak, dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak” kullanıldığının tespit edilerek davalı aleyhine -------- seri numaralı kaçak tutanağı ve faturası düzenlendiğini, işbu 170.432,17-TL tutarındaki faturanın tahsili maksadıyla davalı aleyhine -------- İcra Dairesi’nde -------- Esas sayısına kayden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ne var ki davalının, işbu icra takibine itiraz etmiş olduğunu, işbu haksız ve kötü niyetli itirazın bertaraf edilmesi maksadıyla huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davalı borçlu hakkında farklı dönemlerde de kaçak elektrik tutanağı tutulduğunu ve tespit tutanakları hakkında müvekkil şirket tarafından icra takipleri başlatıldığını, dolayısıyla davalı-borçlunun kötü niyetle kaçak elektrik kullanımına devam etmekle birlikte hakkında başlatılan icra takiplerine de itiraz ettiğini, bu sebeplerle davalı tarafça -------- İcra Dairesi’nin --------- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilin --------- numaralı tesisattan kaçak elektrik kullanımında bulunduğu, buna istinaden kaçak tutanağı düzenlendiği, kaçak elektrik kullanımına dair faturanın tahsili amacıyla --------İcra Dairesi -------- E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı ve müvekkilin itirazı üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı '' hususları üzerinde durulduğunu, davanın görevli mahkeme nezdinde açılmadığını, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, zira dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacının elektrik dağıtım alanında faaliyet gösterdiği ve tacir olduğunu, söz konusu kaçak kullanıma konu elektrik sayacının ise kurumlardan gelen cevabi yazılardan anlaşıldığı üzere müvekkilin ikametgahı ile ilgili olmayıp ------- Mah. -------- SK. üzerinde bulunan yerle ilgili olduğunu, söz konusu bu yerin ------- SANAYİ SİTESİ içerisinde olduğunu, burada ticari işletmelerin faaliyette bulunduğunu, müvekkilin söz konusu sayaç ve kaçak elektrik kullanımı ile bir ilgisinin olmadığını, ancak buna rağmen bir yargılama yapılacaksa bu yargılama müvekkilin de tacir olması nazara alınarak görevli asliye ticaret mahkemelerinde yapılması gerektiğini, müvekkilin geri dönüşüm işi ile iştigal ettiğini, müvekkilin kaçak kullanım iddiasının yapıldığı dönemde söz konusu yerle bir ilgisinin bulunmadığını, zira müvekkilin belirtildiği gibi halihazırda yetkilisi olduğu firmanın bulunduğu ------- Mah. -------SK. NO:------- ------- adresinde çalışmaya devam ettiğini, bununla birlikte müvekkile sorumluluk yükleyecek ne bir kira sözleşmesi ne de bir abonelik kaydı bulunmadığını, icra takibine yapılan itirazda da '' adı geçen abonelikle müvekkilin herhangi bir ilişiği bulunmadığı ve müvekkilin aynı tarihte farklı yerde işyeri bulunduğu ''nun belirtildiğini, kaldı ki kaçak tutanağında da ne müvekkilin ne de bir çalışanının imzasının mevcut olduğunu, davacının, müvekkilin kendisine böyle bir borcu bulunmadığını bilmekte ve kötü niyetle hareket etmekte olduğunu, davacının kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğunun açık olduğunu, zira müvekkilin ilgili kurumla akdettiği bir sözleşme mevcut olmayıp tamamen tek taraflı tutanaklarla müvekkilin borçlu yapılmaya çalışıldığını, davaaı kurumca yapılacak basit bir incelemede müvekkilin kullanımla bir ilgisinin olmadığı, başkaca şahıslarca kullanımda bulunulduğunun tespit edilebilecek olunmasına rağmen müvekkil aleyhine icra takipleri başlatıldığını, bu sebeple davalının takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, açılmış bulunulan davada öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, aksi takdirde açılan davanın reddine, haksız icra takibi dolayısıyla davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : -------- Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 05/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1. 19.11.2020 - 10.01.2022 tarihinde yapılan kaçak elektrik tüketimi tespitlerinin mevzuat uyarınca yapıldığı, kaçak elektrik tüketimi somut olduğu,2. Kaçak elektrik tüketimi tespiti ile belirlenen güç tespitine dair kayıtların sağlıklı olmadığı, dolayısıyla mevzuat uyarınca yapılan tahakkuk tespitine göre 31.104 kWh tüketim 12.441,60 kWh olabileceği
3. 16.02.2022 takip tarihi itibariyle davacının 53.373,39 TL asıl alacak, 569,32 TL işlemiş faiz ve 102,48 TL KDV olmak üzere toplam 54.045,19 TL alacağı bulunduğu,
4. Alacağın muhatabı bakımından işbu dosyada davacı tutanakları dışında sağlıklı kayıt olmadığı, müzekkere ile talep edilen belgelerde anılan tesisin davalı adına faaliyeti ortaya koyacak nitelikte olmadığı,
5. Benzer uyuşmazlık ile ilgili--------- nolu dosya kapsamında da bilirkişi nezdinde inceleme yapıldığından, somut dosya ile ilgisi bulunan kayıtların dosyaya eklenerek daha sağlıklı değerlendirme yapılabileceği,
6. Anılan işyerinin bulunduğu sahanın mülkiyet sahibi beyanı, --------- Belediyesi işyeri kayıtları ve detaylı emniyet tespitleri ile çevre araştırma kayıtlarının da dosyaya eklenmesi ile daha net sonuçlara ulaşılabileceği,
7. Davacının------- İcra Müdürlüğü ------ E. dosyası ile ilgili itirazın iptali talebinin davalının alacaktan sorumlu olduğu sübut etmesi halinde eldeki tespit ve kayıtlar ile ancak alacağı nispetinde uygun olduğu," hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalının --------- numaralı tesisatın bulunduğu ------- Mahallesi, ------ Sokak, No: --------, -------- adresindeki işyerinde “perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın” ve "dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak, dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak" kaçak elektrik kullanıp kullandığı iddiasına ve 10/01/2022 tarihli ------ seri numaralı kaçak tutanağı ve 12/01/2022 tarihli -------- numaralı 170.432,17 TL bedelli kaçak faturasına dayalı olarak başlatılan -------- İcra Dairesi’nin -------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Eldeki davada davalı tarafça kaçak kullanımın yapıldığı tarihte davalının adreste faaliyet göstermediği ve kaçak kullanımın davalı tarafından yapılmadığı iddia edilmiştir. -------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde davanın taraflarının aynı olduğu, davanın eldeki davanın davalısı tarafından açılan menfi tespit davası olduğu, dava konusunun farklı kaçak tutağına konu olması bakımından farklı olduğu, ancak dava sebebinin davacının (eldeki davada davalının) kaçak kullanımın yapıldığı tarihte davacının adreste faaliyet göstermediği ve kaçak kullanımın davacı tarafından yapılmadığı iddiasına dayalı olması nedeniyle aynı/benzer olduğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/1, 2, 3 ve 4 maddeleri uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, eldeki davanın davalının -------- numaralı tesisatın bulunduğu -------- Mahallesi, --------- Sokak, No: --------, -------- adresindeki işyerinde “perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın” ve "dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak, dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak" kaçak elektrik kullanıp kullandığı iddiasına ve 10/01/2022 tarihli ---------- seri numaralı kaçak tutanağı ve 12/01/2022 tarihli --------- numaralı 170.432,17 TL bedelli kaçak faturasına dayalı olarak başlatılan --------- İcra Dairesi’nin ------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -------- Esas sayılı davasının ise yukarıda bahsedildiği üzere, tarafları aynı, sebebi benzer ve konuları farklı menfi tespit davası olduğu, her iki davada da tartışılacak ve tespit edilecek hususun kaçak kullanım tarihlerinde (her iki dosyada da benzer ve yakın tarihler) davacının/davalının ------- Mahallesi, ------- Sokak, No: -------, --------- adresinde faaliyet gösterip göstermediği ve bu adreste kaçak kullanımda bulunup bulunmadığı hususunun tartışılacağı, her iki davanın sonucuna da bu tespit üzerinden gidileceği, bu sebeple davalar arasında bağlantı bulunduğu, davaların taraflarının aynı olması ve benzer hukuki sebepten doğan davalar olması nedeniyle birlikte ve aynı mahkemede görülmesinin ve hükme bağlanmasının usul ekonomisi ve hukuki güvenliği ilkelerine daha uygun olacağı anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/1 maddesi uyarınca davanın ---------- Esas sayılı davası ile birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin -------- Esas sayılı davası ile ---------- Esas sayılı davası arasında taraflarının aynı olması, davaların benzer sebepten doğmuş olması, yargılmamaların bitirilebilmesi amacıyla aynı hukuki sebebin tartışılıyor olması nedenleriyle bağlantı bulunduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/1 maddesi uyarınca davanın ----------Esas sayılı davası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Davaya --------- Esas sayılı dosyası üzerinden DEVAMINA, dosyanın bu mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
4-Yargılama giderlerinin --------- Esas dosyası üzerinden değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda nitelik itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 11/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!