T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/6 Esas
KARAR NO: 2024/310
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/01/2024
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkiline ait ----- plaka nolu aracı 11/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında pert olduğunu, aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko ile güvence altına alındığını, kaza nedeni ile araçta oluşan zarar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından 30.000,00 TL olarak belirlendiğini, araç üzerinde vergi dairesinin 17.000,00 TL haczi bulunduğu için satış işleminin gerçekleştirilemediğini, vergi dairesine olan kısmın kuruma ödenemeyeceği, haczin kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini, bahse konu aracın pert kaydıyla hiçbir işlem yapılmadan müvekkili uhdesinde kaldığını, 2021 tarihindeki değerlendirme ile belirlenen 30.000,00 TL'nin 2023 Ekim ayında müvekkil şirket hesabına tekrar uyarlanmadan 2 yıl önceki bedel üzerinden ödendiğini, ve müvekkili şirkete 13.000,00 TL ödendiğini, müvekkilinin zararının davalı şirket tarafından giderilmesi için davalı şirkete bildirimde bulunduğunu, olumlu bir cevap alınamadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, ekonomik koşullar düşünüldüğünde 30.000,00 TL7nin yeniden değerlendirilmesi ve güncellenmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından 2021 tarihinde yapılan değerleme sonucunda aracın pert bedelinin 30.000,00 TL olarak belirlendiğini ancak bu bedelin 2023 Ekim ayında ödendiğini, bilirkişi raporu ile inceleme yapıldığında müvekkilinin zararının 30.000,00 TL üzerinde olduğunun anlaşılacağını iddia ederek; davanın kabulünü, 11/02/2021 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespitini, eksik ödenen kısmın davalıdan tahsilini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla sonradan taleple arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL zararın avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacı tarafa ait ---- plaka nolu aracın müvekkil şirket nezdinde ---- sigortalandığını, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda aracın ağır hasarlı olduğunun tespit edildiğini, pert total işleminin uygulanması uygun görüldüğünü, davacının 12/03/2021 tarihli taahhütname ile araca pert total işleminin uygulanmasını talep ettiğini, 30.000,00 TL rayiç değerde mutabık olduğunu, araç üzerinde satışa engel bir durumun olmadığını bildirdiğini, davacı ile 30.000,00 TL araç rayici ve 13.000,00 TL sovtaj bedeli üzerinden mutabık kalındığını, aracın hasarlı hali ile davacı tarafa bırakılmasının kararlaştırıldığını, 31/03/2021 tarihli araç tescil özet raporunda belirtildiği üzere aracın üzerinde 3 haciz bulunduğunun anlaşıldığını ve aracın devrinin gerçekleştirilemediğini, davacıya çekme belgesi onaylı sovtaj tenzili mutabakatı ve haciz fek yazıları gönderilmeden ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, davacı tarafça ---- yevmiye nolu Araç Tescil Özet raporu ile araç üzerinde hak mahrumiyetinin bulunmadığı müvekkil şirkete bildirildiğini, ------ haciz bildiriminin dikkate alınmamasına dair yazısının tarihi de 11.10.2023 olduğunu, müvekkil şirket tarafından 17.000 TL hasar tazminatı ivedilikle 16.10.2023 tarihinde davacı tarafın hesabına ödendiğini, davacının mutabakatın üzerinden 2 yıl geçtikten sonra yapılan ödemenin gerçek zararlarını karşılamadığını iddia ederek güncelleme talebi ile açtığı davanın reddi gerektiğini, davacının mutabakatı ile bağlı olduğunu, bedelin güncellenmesi talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: ---- müzekkere yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, davacının maliki, davalının kasko sigortacısı olduğu ----- plakalı aracın karıştığı 11/02/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının bakiye pert bedeli alacağına ilişkin açtığı tazminat davasıdır. Davalı pert bedelinin geç ödenmesinde kendisinin kusurunun bulunmadığını ve borcun ibra ile sona erdiğini savunmuştur. Davacının davasının aşkın zarara ilişkin tazminat davası olmadığı, kazalı aracın dava tarihi itibariyle (güncel) pert bedeli ile ödenen bedel arasındaki farkın tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında ---- plakalı araca ilişkin---- tarihleri arasında geçerli --- tarihli genişletilmiş kasko sigorta sözleşmesi akdedildiği görülmüştür. Davacının aracının 11/02/2021 tarihli trafik kazasına karıştığı görülmüştür. Davacının davalıyı aşağıdaki şekilde ibra ettiği görülmüştür:Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının maliki, davalının kasko sigortacısı olduğu ----- plakalı aracın karıştığı 11/02/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının bakiye pert bedeli alacağına ilişkin açtığı tazminat davası olduğu, davanın aşkın zarara ilişkin tazminat davası olmadığı, kazalı aracın dava tarihi itibariyle (güncel) pert bedeli ile ödenen bedel arasındaki farkın tazminine ilişkin olduğu, yerleşik------uyarınca zararın kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle hesaplanması ve değerlendirilmesi gerektiği, bu sebeple davacının talep edebileceği zararın ancak kaza tarihi itibariyle gerçek zarar miktarı ile ödenen tutar arasındaki fark olabileceği, ancak davacının davalıyı ibra ettiği (taraflar arasında yukarıdaki şekilde ibra sözleşmesinin kurulduğunun kabulünün gerektiği), davacının bu sözleşmeyi ihtirazı kayıtsız olarak imzaladığı, dolayısıyla davacının talep edebileceği bakiye alacak bulunmadığı, zira davalı tarafından davacıya sözleşmeye uygun olarak -sovtaj değeri düşüldükten sonra- 17.000,00 TL ödeme yapıldığının da sabit ve çekişmesiz olduğu, borcun ne zaman ödendiğinin ve geç ödenmesinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığının davacının güncel pert bedeli farkı talebine etkisinin bulunmadığı, kaldı ki sigortalı aracın hacizli olduğu (---- üzerinden teyit edilmiştir: -------- alacak bedelli halihazırda pasif haciz işlemi), haczin belirtildiği gibi 14/09/2023 tarihinde kaldırıldığı ve davalıya 2023/Ekim'de bildirildiği, davalının davacıya bu süreçte ödemede bulunmamasının haklı sebebe dayandığı, dolayısıyla ibra ile borcun sona erdiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınmış olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 60,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (1.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile---------- Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!