T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/174 Esas
KARAR NO: 2024/196
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/01/2023
KARAR TARİHİ: 11/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili adına kayıtlı ---------- plaka nolu aracın 04/01/2022 günü başıboş gezen hayvana çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucunda maddi hasara uğradığını, aracın --------- Kooperatifine kayıtlı olduğunu, araçta oluşan hasar sebebiyle davalı sigorta şirketine hasar bedelinin ödenmesi amacıyla 23/05/2022 tarihinde mail üzerinden başvuru yapıldığını, aracın tamir edilirken sigorta şirketi tarafından iskonto ve yan sanayi parçalarının kullanıldığını, onarımın tam layıkıyla yapılmadığını, uygulanan iskonto, yan sanayi -orjinal parça farkı bedeline ilişkin sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı sigortacının müvekkile ait araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin davacı müvekkil adına kayıtlı aracın uğramış olduğu maddi hasar bedelinin KDV dahil ve iskonto uygulanmamış halinden sorumlu olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; -------- plaka nolu araç için şimdilik 1.000,00 TL bakiye hasar bedeli tazminatının olay tarihi olan 04/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, sigortacıların öncülüğünde geliştirilen proje --------Kooperatifleri ile birleşerek 2015 yılında kurulan ------ Sigorta, bir kooperatif sigorta yapılanması olduğunu, kooperatif olması nedeniyle öncelikle taşıyıcıların sigorta ihtiyacını karşılamak amacıyla Kasko ve Nakliyat branşlarında üretim yaptığını, müvekkil kurumun Karayolları Trafik Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri gereği trafik kazası sonrası ortaya çıkan hasarlar için kusur esasına göre ve poliçe limit ve şartları çerçevesinde sorumluluğu doğduğunu, -------- plaka nolu aracın müvekkil şirket nezdinde 14/01/2021 - 14/01/2022 tarihleri arasında Tüm Kasko Genişletilmiş Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de dikkate alınarak süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesini, zorunlu dava şartı olarak davacının müvekkil kuruma usulüne uygun başvuru yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafın taleplerine ilişkin ödeme yaparak tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, kaza ile ilgili alınan ekspertiz raporunda tespit edilen 45.000,00 TL tutarın 22/03/2022 tarihinde davacı vekiline ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin KDV'den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hasarın nasıl oluştuğuna dair bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu beyan ederek; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.Mahkememizin 28/09/2023 tarihli-------Esas ve -------- Karar sayılı ilamı ile "davanındavacının mülkiyetindeki ve davalıya ------- numaralı kasko poliçesi kapsamında sigortalı olan --------- plakalı aracın karıştığı 04/01/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında bakiye maddi zarar nedeniyle açılan tazminat davası olduğu, davalının rizikonun sigorta poliçesi kapsamında ve limitinde kalması durumunda rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle sigorta tazminat ödemekle yükümlü olduğu, sigorta ve makine mühendisi bilirkişilerin 01/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere, rizikonun taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi kapsam ve limitinde kaldığı ve dava konusu araçta 78.596,57 TL gerçek zarar bulunduğu, davalının davacıya bu kapsamda 45.000,00 TL ödeme yaptığı, bu sebeplerle davalı sigortacının sigorta sözleşmesine göre bakiye 33.596,57 TL sigorta tazminatı ödemekle yükümlü olduğu, somut olayda davalının kısmi ödeme tarihi olan 22/03/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, tarafların tacir olması ve dava konusu rizikonun ticari iş kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle alacağa ticari faiz uygulanması gerektiği" gerekçeleriyle "Davanın KABULÜ ile, maddi hasara ilişkin 33.596,57 TL sigorta tazminatının 22/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" hükmedilmiş,-------- sayılı ilamı ile "Somut olayda davacı gerçek kişi olup, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan -------- plaka sayılı aracın, kullanım amacı dosyada mevcut, araç kaydında Yük Nakli-Hususi olarak gösterilmiştir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen poliçede de aracın ticari amaçla kullanıldığı konusunda herhangi bir belirleme bulunmamakta olup, aksine aracın kullanım tipi hakkında Kamyonet şeklinde belirleme yapıldığı görülmüştür. Sonuç olarak; dosyadaki bilgi ve belgelerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte, yukarıdaki yasal hükümlere ilişkin açıklamalar göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; Kasko Sigorta Poliçesine göre davacıya ait aracın hususi araç olduğu, ticari araç olmadığı ve davacının da gerçek kişi olduğu gözetildiğinde, davanın nispi yada mutlak ticari dava olması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki ilişki davacı yönünden bir tüketici ilişkisidir. Bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davaya bakma hususunda görevli olmadığı, taraflar arasında ki Kasko Sigorta Sözleşmesi ilişkisinde davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici konumunda bulunması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken" gerekçeleriyle mahkememiz ilamı kaldırılmıştır.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, -------- sayılı ilamı ve ilamın gerekçesi gereği görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, --------- Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın -------- Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,
4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!