T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/762
KARAR NO : 2023/933
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2023
KARAR TARİHİ : 30/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olan ----İlçesi, ----Mah., 2105 Ada, 12 Parsel sayılı taşınmazda 470 m2 arsa ile bu arsa üzerinde inşa edilmiş ve yapı kayıt belgesine bağlanmış ticari nitelikli-- No'lu ticari bağımsız bölüm, bağımsız bölüme denk gelen ortak yerler ve eklentilerinin 1/2'şer hisse olarak davalılara satışı hususunda müvekkili ve davalıların kendi aralarında anlaştıklarını, ilgili anlaşma kapsamında satış işlemine yönelik müvekkili ile davalılar arasında 2 sayfa ve 11 maddeden oluşan 21.04.2022 tarihli taşınmaz satım ön sözleşmesi imzalandığını, ardından, davalılar ile müvekkili arasında ilgili 21.04.2022 tarihli taşınmaz satım ön sözleşmesine ek olarak 13.05.2022 tarihli ek sözleşme imzalandığını, değinilen 13.05.2022 tarihli ek sözleşme ile taraflar arasında yapılan 21.04.2022 tarihli protokole konu taşınmaz üzerindeki ----- lehine olan ipotek ve ipoteğin paraya çevrilmesi dosyası nedeniyle sözleşmeye konu taşınmaza konulan İİK 150/c şerhlerinin kaldırılması için ödenmesi gerekebilecek harçlara karşılık satış bedelinden müvekkiline ödenmesi gereken toplam satış bedelinden mahsuben 1.000.000,00-TL kesinti yapılarak davalılar uhdesinde bırakıldığını, 30.06.2022 tarihine kadar ilgili İİK 105/c şerhlerinin kaldırılması sonrasında ise bloke olarak davalılar uhdesinde kalan 1.000.000,00-TL'nin müvekkiline davalılarca ödeneceği taraflarca kararlaştırıldığını, müvekkili ile davalılar arasında yapılmış olan ilgili sözleşmeler kapsamında müvekkilince 21.04.2022 tarihli taşınmaz satım ön sözleşmesi kapsamında yükümlülükleri yerine getirildiğini, ilgili protokole konu taşınmazın davalılara 1/2'şer hisse olacak şekilde tapuda devredildiğini, yine 21.04.2022 tarihli ön sözleşmeye ek 13.05.2022 tarihli ek sözleşme kapsamında müvekkilince davalılara devredilmiş taşınmaz üzerinden ----- İcra Dairesi---- Esas sayılı dosya üzerinden -----. lehine tesis edilmiş İİK 150/c şerhinin de icra müdürlüğünce yazılan 29.06.2022 tarihli müzekkere kapsamında aynı tarihte kaldırıldığını, ilgili tapu müdürlüğü cevabından müvekkilince sözleşmelere konu taşınmazın davalılara sözleşme kapsamında tapuda devredildiğinin de açıkça görüldüğünü, (13.05.2022 tarihli 150/c şerhinin kaldırıldığına dair ----Tapu Müdürlüğü ----- sayılı cevabi yazısı), müvekkilince 21.04.2022 ve 13.05.2022 tarihli sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmesine karşın davalılarca müvekkiline ödenmesi gereken bakiye 1.000.000,00-TL satış bedelinin ödenmemesi sebebiyle müvekkilince -----Noterliği'nin 08.07.2022 tarih ve -----Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davalılara tebliğ edildiğini, ilgili ihtarnamede davalılara bakiye satış bedeli olan 1.000.000,00-TL'nin (7) gün içinde ödenmesi gereğinin ihtar edildiğini, davalılarca değinilen haklı ihtarname kapsamında da ödeme yapılmaması nedeniyle bu kere müvekkilince davalılar aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün---- Esas sayılı dosyası üzerinden haklı alacağı icra takibine konu edildiğini, ilgili takipte davalılardan 1.000.000,00-TL gayrimenkul satış bedeli bakiyesi ve 17.420,00-TL'de geçmiş gün faizi talep edildiğini, ancak ilgili takibe davalıların haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek müvekkilinin yukarıda izah ettikleri üzere son derece haklı olan alacağına kavuşmasını engellediğini, ilgili icra takibine itiraz üzerine müvekkilince bu kere huzurdaki itirazın iptali davası açılmadan önce ticari niteliğe sahip dava konusu işlem nedeniyle dava şartı olması nedeniyle arabuluculuk süreci başlatıldığını, -----Arabuluculuk Bürosu ----- Arabuluculuk dosya numarası üzerinden yapılan görüşmelerde ise davalıların yine haksız şekilde müvekkilinin taleplerini reddettiklerini ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile neticelendiğini, izah edilen nedenlerle, müvekkilleri ile davalılar arasında müvekkiline ait -----İlçesi, -----Mah., 2105 Ada, 12 Parsel sayılı taşınmazda 470 m2 arsa ile bu arsa üzerinde inşa edilmiş ve yapı kayıt belgesine bağlanmış ticari nitelikli---- No'lu ticari bağımsız bölümün satışına dair 21.04.2022 tarihli ön sözleşme imzalandığını ardından taşınmaz üzerinden -----. lehine olan İİK 150/c şerhinin 30.06.2022 tarihine dek kaldırılması halinde müvekkiline derhal ödenmek koşulu ile ilgili satış bedelinden mahsup edilen 1.000.000,00-TL nin davalılar yedinde bloke olarak 13.05.2022 tarihli ek sözleşme kapsamında bırakıldığını, müvekkilince 13.05.2022 tarihli ek sözleşme kapsamında satışa konu taşınmaz sicilindeki ----İcra Dairesi---- Esas sayılı dosya üzerinden -----lehine tesis edilmiş İİK 150/c şerhinin icra müdürlüğünce yazılan 29.06.2022 tarihli müzekkere kapsamında aynı tarihte kaldırılması sağlandığını, dolayısı ile bakiye satış bedeli olan 1.000.000,00-TL bedelin davalılarca müvekkiline ödenmesi gereğinin kesinleştiğini, buna rağmen davalılarca müvekkilinin haklı alacağı ödenmediği gibi müvekkilince başlatılan icra takibine de gerekçesiz ve haksız olarak itiraz edilerek müvekkilinin haklı alacağına kavuşması engellenerek huzurdaki davanın açılmasına sebep olunduğunu, açıklanan gerekçelerle her iki davalının da ---- İcra Mahkemesi ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazları haksız, kötü niyetli ve salt müvekkil alacağını sürüncemede bırakma maksatlı olduğundan mahkemece davalarının kabul edilerek ----İcra Müdürlüğü'nün----- Esas sayılı icra dosyası üzerindeki davalıların itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, izah edilen gerekçelerle müvekkilinin davalılardan vâki para alacağının mevcudiyeti son derece açık olduğunu, nitekim 2004 sayılı Kanunun 257. Maddesi açıkça ihtiyati haczin koşullarını tanımlarken rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun varlığını yeterli gördüğünü, ilgili para borcunun bir kambiyo evrakına ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeye dayanması yönünde bir hukuki zaruret de bulunmadığını, bu nedenledir ki İİK 259. Maddesi ihtiyati hacze konu para alacağının nizalı olabileceği durumlarda aleyhine ihtiyati haciz talep edilen kişinin olası zararlarını tazmin maksadı ile ihtiyati haciz kararının teminat karşılığında tesisini düzenlendiğini, davaya konu haklı talepleri nazara alındığında 21.04.2022 ve 13.05.2022 tarihli sözleşmeler müvekkilin devrini yaptığı taşınmaza ilişkin davalıların müvekkiline ödemesi gereken 1.000.000,00-TL'yi uhdesinde tuttuğunu göstermekte, yine dilekçelerinin---- sıra numaralı ekinde yer alan ---- Tapu Müdürlüğü cevabi yazısı da müvekkilinin sözleşmelere konu taşınmazı davalılara devrettiğini ve ayrıca 13.05.2022 tarihli ek sözleşmede yer alan taşınmaz üzerindeki 150/c şerhini kaldırma yönündeki yükümlülüğünü süresinde yerine getirdiğini, değinilen hususlar müvekkilinin para alacağının varlığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkilinin alacağının muaccel olduğunun da açık olduğunu, davaya konu müvekkilinin haklı alacağına yönelik noter ihtarının davalılara tebliğ edilmiş, akabinde icra takibi başlatılmış, icra takibine itiraz edilmesi sonrasında da arabuluculuk sürecine davalıların vekil vasıtası ile katılarak müvekkillerinin haklı alacağının kabul etmediklerini, bu şekilde müvekkilinin, davalılardan haklı alacağını birden fazla kere ve birden fazla şekilde talep ettiğini ve vadesi gelen müvekkili alacağı sebebi ile davalıların temerrüde düşmesi de temin edildiğini, izah edildiği üzere; davaya konu haklı talepleri kapsamında İİK 257. Maddesi gereği ihtiyati haciz taleplerine konu para alacağının varlığı ve ilgili alacağın muaccel olduğunu, bu gerekçelerle mahkemeden tensiben ve davalıların mevcudunu eksitmesini engellemek maksadı ile dosya üzerinden davaya konu asıl alacak miktarı olan 1.000.000,00-TL üzerinden tahsilde tekerrür manasına gelmemek üzere davalıların menkul, gayrimenkul malları ile banka hesapları, 3. şahıslardaki tüm hak ve alacakları ile sair tüm mal varlıklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, öncelikle İİK 257. Maddesi kapsamında yasal koşulları oluşan ihtiyati haciz taleplerinin kabul edilerek davaya konu asıl alacak miktarı olan 1.000.000,00-TL üzerinden tahsilde tekerrür manasına gelmemek üzere davalıların menkul, gayrimenkul malları ile banka hesapları, 3. şahıslardaki tüm hak ve alacakları ile sair tüm mal varlıklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, neticeten talepleri kapsamında ----. İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı dosyası üzerindeki davalılar itirazının iptali ile müvekkili alacağı likit olduğundan kötü niyetli itiraz nedeniyle davalıların takip meblağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Mahkemelerin görevleri kanunla düzenlenir ve kamu düzenine ilişkindir. Görev bir dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; eldeki davada davalılar gerçek kişi olup davacı ile davalılar arasında dava konusu ticari bağımsız bölümün satışına ilişkin satış sözleşmesi akdedilmiştir. Davalılar gerçek kişi olup tacir sıfatı bulunmamaktadır. Taşınmazın ticari nitelikte olması da davanın mutlak veya nispi ticari dava olmasını gerektirmez. Bu nedenlerle eldeki dava mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı asliye ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı anlaşılmaktadır. Davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 (1) c) ve 115 (2) maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nin 20. Maddesi uyarınca MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli -----Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
4-HMK 323/1-a, ğ madde ve bentleri uyarınca yargılama giderinden olan karar ve ilam harcı, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!