T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/750 Esas
KARAR NO:2024/358
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/10/2023
KARAR TARİHİ:14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin seyahat acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, davalı ile --------- adet paket ------- imzaladığını, müvekkilinin düzenlenecek fuarların konaklama ve ulaşım hizmetlerini karşılamak üzere otel ve uçak için ödemeler yaptığını, Covid-19 sebebiyle ülkemizde yurt dışı çıkış yasağı ilan edildiğini ve söz konusu turlar zorunlu olarak gerçekleştirilemediğini, davalının mücbir sebebin varlığına rağmen kötü niyetli olarak müvekkilden sözleşmeden kaynaklı alacak talep ettiğini ve bu alacağın ------ ile takibe konu ettiğini, söz konusu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından ---------- dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, dosyanın halen derdest olduğunu, dosya kapsamında mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi nedeniyle davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine hacizlerin yapıldığını, müvekkilinin ticari hayatına devam edebilmesi için söz konusu borcun tamamını ödediğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı tarafa yapılan tahsilatın iadesi gerektiğini, mücbir sebeplerden dolayı vizeler ve turların iptal edildiğini, davalı şirkete iyi niyetle otel ve hava yoluna yaptığı ödemeleri iade etmeyi kabul ettiklerini, davalı şirket müvekkile yaptığı tüm ödemeleri TL cinsinden yaptığını ancak iadeyi güncel EURO kuru üzerinden talep ettiğini, davalının --------- esas sayılı dosyası ile takip tarihindeki kur üzerinden 3.980,00 Euro'nun tahsili için icra takibi başlattığını, tahsilatı tahsil tarihindeki kur üzerinden aldığını, icra takibinin haksız olduğunu, müvekkilinin hizmet bedelinin ödenmesi ile ilgili seçimlik hakkının söz konusu olduğunu, başka ülke para birimiyle ve ülke para birimiyle ödenmesi amacıyla banka hesaplarına ait iban numaraları paylaşıldığını, davalı şirketin faturada belirtilen TL hesabını seçtiğini ve ülke para birimiyle ödendiğini, davalının buna rağmen iadeyi güncel kur üzerinden talep etmesinin hukuki karşılığı bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu fuarların gerçekleşmemesinde kusurunun bulunmadığını, davalı şirket ödemeyi TL üzerinden yapmasına rağmen Euro üzerinden ödemiş gibi takip tarihindeki kur oranını baz alarak icra takibi başlatması haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, ihtiyati haciz talibinde bulunduklarını, davalı hakkında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini iddia ederek; müvekkilinin davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitini, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 111.228,46 TL'nin ödme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile istirdadına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin kozmetik kremler ürettiğini, bu ürünlerin tanıtımı ve satış ağının genişletilmesi, ihracat imkanlarının artması için yurt dışı fuarlara katıldığını, davacı firmanın yurt dışı fuar organizasyonları için müvekkilinin katılımı amacıyla uçak biletleri ve otel rezervasyonlarını yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin-----yılında İtalya'da düzenlenecek olan fuar için sözleşme imzaladığını, bu fuar için uçak biletleri ve otel masrafı dahil 2.950,00 TL Euro proforma fatura düzenlendiğini, ------tarihleri arasında ------- katılmak istediğini, ulaşım ve otel hizmeti için davacıdan hizmet talep ettiğini, hizmet bedeli 4.750,00 Euro olduğunu, pandemi sebebiyle fuarların iptal ediliğinin davacıya bildirildiğini ve ücret iadesi talep edildiğini, davacıya 28/02/2020 tarihinde e-mail gönderildiğini, kesintiler yapıldıktan sonra yapılacak olan 3.980,00 Euro tutarının iadesi için hesap numarasının istendiğini, müvekkilinin kesintilere itiraz etmediğini ve banka hesap numarasını davacıya bildirdiğini, davacının ödemeyi yapmadığını, --------sayılı icra takibi ile davacının iadeyi taahhüt ettiği meblağ olan 3.980,00 Euro’nun tahsili talep edildiğini, ödeme emrinin davacıya tebliğ ediliğini, davacı tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, ----- sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, görevsizlik kararı verilerek Tüketici Mahkemesine gönderildiğini, ----- görevsizlik kararı verildiğinden dolayı görevli mahkemenin belirlenmesi için ----- ticaret mahkemesi görevli olduğuna yönelik kararı ile ------ esas sayılı dosyasının açıldığını, yargılamanın gereksiz yere uzadığı ve müvekkilinin alacağına kavuşmadığı gözetilerek ----- tarihli ara karar ile takip tutarı olan 3.980,00 Euro üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiğini, verilen kararın infaza konu edildiğini, davacının infaz sırasında önce teminat yatırdığını, icra müdürlüğüne göndermiş olduğu talep ile teminat borca sayılmasını ve kalan miktarın da yatıralacağını belirterek tüm dosya borcunu itirazı kayıtsız ödediğini, derdestlik itirazında bulunduğunu, itirazı kayıt olmaksızın yapılan ödeme sebebiyle açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini savunarak; davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, davanın esastan reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: -----müzekkere yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, davacının ------sayılı dosyası kapsamında haciz baskısı altında ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği alacaktan dolayı borçlu olmadığına ve ödediği bedelin davacıya istirdadına dair menfi tespit ve istirdat davasıdır. ------sayılı dosyası incelendiğinde davanın taraflarının aynı olduğu, dava sebebinin de aynı olduğu -----sayılı takibine konu davalı alacağı), davanın eldeki davadan önce açıldığı görülmüştür6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/1, 2, 3 ve 4 maddeleri uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da belirtildiği gibi eldeki dava ile Mahkememizin ----- sayılı davası ile ----- sayılı davasının aynı sebepten doğduğu ------- sayılı takibine konu davalı alacağı) davanın taraflarının da aynı olduğu, yalnıza dava konularının farklı olduğu (eldeki davanın konusu istirdat olup, --------- sayılı davasının konusu itirazın iptalidir), her iki davada da esasında aynı hususun tartışılacağı, bu sebeple davalar arasında bağlantı bulunduğu, davaların taraflarının aynı olması ve aynı hukuki sebepten doğan davalar olması nedeniyle birlikte ve aynı mahkemede görülmesinin ve hükme bağlanmasının usul ekonomisi ve hukuki güvenliği ilkelerine daha uygun olacağı anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/1 maddesi uyarınca davanın- ------- sayılı davası ile birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Her ne kadar kısa kararda istinaf yolu açık olmak üzere hüküm kurulmuş ise de, kararın niteliği itibariyle kesin olduğu anlaşılmış kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin----sayılı davası ile --------- sayılı davası arasında taraflarının aynı olması ve davaların aynı sebepten doğmuş olması nedenleriyle bağlantı bulunduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/1 maddesi uyarınca davanın------- sayılı davası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Davaya ---------- sayılı dosyası üzerinden DEVAMINA, dosyanın bu mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
4-Yargılama giderlerinin -------------- Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın niteliği itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 14/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!