WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/625 Esas
KARAR NO: 2024/335
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/09/2023
KARAR TARİHİ: 07/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla ------- İcra Müdürlüğü -------- E. sayılı dosyası üzerinden davalı şirket hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak davacının haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığını, edimini ifa etmeyen davalı borçlu bilinçli olarak davacının haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, alacağın likit olduğunu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin alacağının haklılığı ortaya çıkacağını savunarak; davanın kabulü ile davalının 49.393,68 TL üzerinden haksız ve mesnetsiz olan itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekâlet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, tarafların ticari münasebeti 4 yılı aşkın süredir devam ettiğini, COVİD-19 salgın hastalık sebebiyle işyerlerimizin dönemsel olarak kapatıldığı 2021 senesinde dahi davalının ödemelerini aksatmadığıın, alınan mal karşılığında ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, davacının takibe konu ettiği tutarın teslim edilen mal ile fatura bedellerinin örtüşmemesi sebebiyle davacıya ödenmediğini, fatura tek başına faturaya konu emtianın borçluya teslim edildiğini ispat eden bir araç olmadığını, dava konusu faturaya dayanak ürünün davalı firmanın ------- Mah.------ Sok. No:------ -------- adresine teslim edildiğine dair imzalı sevk irsaliyesinin ve teslim tesellüm ekranının dava dosyasına gönderilmesi için davacı şirkete müzekkere yazılmasını, aksi halde fatura tutarının ödenmesi halinde davacı lehine sebepsiz zenginleşme meydana geleceğini, davacı dava dilekçesinde fatura konuru ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine dair hiçbir belge yahut kanıt sunamadığını iddia ederek; haksız ve yasal gerekçeden yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :--------Vergi Dairesi Müdürlüğü, ------- --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, ------- --------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 21/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "A- Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, davacı -------Ş." nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; E-defter kullanıcısı mükellef olduğu 2021-2022 ve 2023 yıllarında elektronik ortamda tutulan -------- onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratları ile fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
B- Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacı --------Ş.” nin raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 13.07.2023 takip tarihi itibariyle 49.393,68 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, Eş deyişle davacının kendi ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı açık hesabından 49.393,68 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı --------- ŞTİ.' nin 16.02.2024 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belgelerinin ibraz edilmediği, bu sebeple davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır.Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen ve raporun 4.c. Bölümünde karşılaştırmalı olarak incelenen BA/BS bildirim formlarında; davacı ---------Ş.” nin 2022 yılında 10 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 123.268,78 TL tutarında davalı ---------ŞTİ.” ne “satış” gerçekleştirdiğine ilişkin BS formu ile bildirimde bulunduğu, davalı --------- ŞTİ.” nin de 2022 yılında 10 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 123.268,78 TL tutarında davacı --------Ş.” den “alım” gerçekleştirdiğine ilişkin bildiriminde BA formu ile bildirimde bulunduğu, tarafların BA/BS formlarının birbirleri ile uyumlu ve davacının incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından davalı aleyhine borç kaydedilen faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının -------- İcra Dairesinin --------- E. sayılı, 16.07.2023 takip tarihli 49.393.68 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine yarılmıştıRaporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebine iliştin taraflar arasında önceden kararlaştırılmış, vade farkı, faiz oranı, sözleşme, ihbar ihtar vs dosya kapsamında yer almadığı, bu kapsamda temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir, işin ticari iş olması, temerrüt faizinin taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında yasal faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı," hususları tespit edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari alım satıma dayalı açık hesap ilişkisinden kaynaklı olarak başlatılan -------- İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacının anılan takipte 49.393,68 TL asıl alacak ve 2.483,21 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 51.876,89 TL'nin tahsilini istediği, itirazın iptali talebinin yalnızca asıl alacak miktarı olan 49.393,68 TL'ye ilişkin olduğu görülmüştür. 21/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitini yapıldığı görülmüştür:
Davacı ---------Ş.'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; E-defter kullanıcısı mükellef olduğu 2021-2022 ve 2023 yıllarında elektronik ortamda tutulan ------- onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratları ile fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,Davalı --------- ŞTİ.'nin 16.02.2024 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belgelerinin ibraz edilmediği,Davacı ---------Ş.” nin raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 13.07.2023 takip tarihi itibariyle 49.393,68 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, Eş deyişle davacının kendi ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı açık hesabından 49.393,68 TL tutarında alacaklı gözüktüğü,Raporun 4.c. Bölümünde karşılaştırmalı olarak incelenen BA/BS bildirim formlarında; davacı ---------Ş.” nin 2022 yılında 10 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 123.268,78 TL tutarında davalı-------- ŞTİ.” ne “satış” gerçekleştirdiğine ilişkin BS formu ile bildirimde bulunduğu, davalı -------- ŞTİ.”nin de 2022 yılında 10 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 123.268,78 TL tutarında davacı ----------Ş.” den “alım” gerçekleştirdiğine ilişkin bildiriminde BA formu ile bildirimde bulunduğu, tarafların BA/BS formlarının birbirleri ile uyumlu ve davacının incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından davalı aleyhine borç kaydedilen faturalardan ibaret olduğu,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taraflar arasındaki ticari alım satıma dayalı açık hesap ilişkisinden kaynaklı olarak başlatılan ------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının anılan takipte 49.393,68 TL asıl alacak ve 2.483,21 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 51.876,89 TL'nin tahsilini istediği, itirazın iptali talebinin yalnızca asıl alacak miktarı olan 49.393,68 TL'ye ilişkin olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 49.393,68 TL alacağın varlığının görüldüğü, yine alacağa konu faturaların davalı tarafından da BA formu ile Vergi Dairesi'ne bildirildiği, davalının faturalara itiraz ettiğine dair bir kayıt bulunmadığı, bu sebeple davacının alacağını ve faturalar karşılığında mal/hizmet sunduğunu ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, takip öncesi temerrüt faizi talebinin bulunmaması nedeniyle (davanın yalnızca asıl alacağa yönelik olması nedeniyle) takip öncesi temerrüt faizi yönünden değerlendirilme yapılmasına gerek bulunmadığı, yine dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun -------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 49.393,68 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle 49.393,68 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
2-Takip konusu alacağın (49.393,68 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 9.878,73 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (49.393,68 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 3.374,08 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 584,15 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.789,93 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 892,40 TL dava açma masrafı ve 3.560,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 4.452,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (49.393,68 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/05/2024