T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/614 Esas
KARAR NO: 2024/336
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/09/2023
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili 04/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı/alacaklı şirketin, gerek internet siteleri başta olmak üzere her türlü e-ticaret ortamında e-ticaret veya e-tahsilat yapılabilmesi için web sayfaları, sanal mağazalar veya online ödeme siteleri açan ve bunlar için gerekli yazılımları üretip geliştiren, online alışverişi güvenli hale getirmek için her türlü ar-ge, donanım hizmetleri, yer sağlayıcı hizmetleri üzerine kurumsal ve/veya bireysel müşterilerine danışmanlık veren ve aynı zamanda dünyanın 64 ülkesine gıda sektörüne konu her nevi besin maddelerinin pazarlanması ve satışında global seviyede saygın bir firma olduğunu, davalı / borçlunun, müvekkili davacı / alacaklı şirket nezdinde aşağıda kapsamlı olarak belirttikleri üzere şirket faaliyetlerine konu yatırımlar yapacağını, hizmet ve iş sağlayacağını taahhüt ederek müvekkili şirket ile görüşme yaptığını, bunun üzerine müvekkili davacı/alacaklı şirket ile davalı/borçlu arasında şirket faaliyetleri kapsamında değerlendirilmek üzere iş akışı sağlanması, iş yapılması ve bir kısım işler üzerine yatırım yapılması yönünden bir ödünç sözleşmesi yapıldığını, sözleşme dahilinde, davalı/borçlunun yatırım amacıyla müvekkili şirkete getireceği işler/yatırımlar bakımından mutabık kalınan oranda ödeme alacak ve fakat getirdiği işin/yatırımın değerinin bu ödemenin çok üstünde olacağına da garanti vereceğini, işbu sözleşme doğrultusunda müvekkili davacı/alacaklı şirketin, 13.12.2019 tarihinde --------- referans numarası ile 80.000 € (SeksenBin Euro) tutarı yapılacak olan iş/yatırımda kullanılmak üzere davalı/borçlunun hesabına havale ile gönderdiğini, ne var ki, geçen zaman aralığında müvekkili davacı/alacaklı şirketin, taahhüt edilen iş akışının sağlanmadığını ve herhangi bir yatırımın da yapılmadığını tespit etmesi üzerine göndermiş olduğu tutarın iadesini davalı/borçludan talep ettiğini, davalı/borçlunun ise bu talepleri cevapsız bıraktığını ve taahhüt ettiği iş ve yatırımları yerine getirmekten imtina ettiğini, davalı/borçlu tarafından hiçbir yatırım, iş akışı sağlanmadığı gibi ödenen tutarın da iadesi yapılmadığını, davalı/borçlunun, müvekkili davacı/alacaklı şirket ile arasında kurulan sözleşmeye uygun hareket etmediğini, müvekkili davacı/alacaklı şirketin, ödünç ilişkisine bağlı olarak davalı/borçlunun hesabına "Borç Olarak Gönderilen İş Avansı" açıklaması ile ilgili tutarı havale ile gönderdiği izahtan vareste olduğunu, ne var ki, davalı/borçlunun tüm bu güveni istismar ettiğini ve ödünç ilişkisinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı/borçluya havale ile gönderilen tutar yönünden soyut bir ispat karinesi yaratmak yerine, her somut olayda temel ilişkiyi ve TMK Madde 6’daki genel ispat kuralını da dikkate almak suretiyle bir değerlendirme yapmanın daha hakkaniyete uygun olacağını, böylece, havaleyi kullanılabilir (pratik) kılan havalenin “soyut” karakterinden vazgeçmek mümkün değil ise de, havalenin –poliçe ve çekten- farklı olarak bir tedavül senedi olmadığı, hatta dar anlamda kıymetli evrak da sayılmayacağı göz ardı edilmemiş olacaktır. İşbu sebeple müvekkil davacı/alacaklı şirket yönünden şirket ticari defter, muhasebe ve mizan kayıtları olmak üzere tüm bilgi ve belgeler bilirkişi marifeti ile incelenmek suretiyle sonuca varılması gerekecek olup, borçlu davalının haksız olarak müvekkil davacı/alacaklı şirkete ilgili tutarı iade etmediği gibi gereğini de yerine getirmediği tevsik olunacağını, ayrıca ilgili tutarın hesabına geçtiği banka kayıtlarından da tevsik olacağı üzere, bu tutar ile müvekkil davacı/alacaklı şirket lehine, nam ve hesabına herhangi bir iş ya da yatırım yapıp yapmadığını ispat yükünün de davalı/borçluda olacağını, ava dilekçemiz ekinde sunduğumuz 2019-2020-2021 ve 2022 dönem mizan ve muavin kayıtlarından da anlaşılacağı üzere takip konusu tutarın davalı/borçluya 13.12.2019 tarihinde "Borç Olarak Gönderilen İş Avansı" açıklaması ile gönderildiği izahtan vareste olduğunu, ilgili bilgi, belge ve kayıtlar bilirkişi marifetiyle incelenerek rapor tanzim edildiğinde de işbu beyanlarımızın doğruluğu tevsik olunacağını, aradan geçen tüm bu sürede müvekkili davacı/alacaklı şirket, iyi niyetli çabalarına rağmen alacağına kavuşamayınca muaccel hale gelen borcunu ödemeyen davalı/borçluya karşı bu defa da kanuni hakkını kullanarak 07.07.2022 tarihinde-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, söz konusu takip başlatıldıktan sonra davalı/borçlu haksız ve kötü niyetli olarak 13.07.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, işbu itibarla, tamamı muaccel hale gelmiş olan alacağına kavuşması hukuka aykırı olarak engellenmiş olan müvekkili davacı/alacaklı şirket adına, davalı/borçlu tarafından ileri sürülen mezkur itirazların iptali ve kötü niyetle hareket ettikleri sabit olduğundan aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için huzurdaki davayı ikame etme mecburiyetimiz hasıl olduğunu, yukarıda belirtildiği şekilde tüm hukuka aykırılıklar sebebiyle müvekkili davacı/alacaklı şirketin muaccel olan alacaklarının tahsiline yönelik huzurdaki davanın ikame edilmesinden önce taraflarınca yetkili --------- Arabuluculuk Bürosu'na başvurularak hukuk uyuşmazlıklarında ticari dava şartı arabuluculuk yerine getirilmiş ve fakat --------- büro dosya numaralı, -------- arabuluculuk başvuru numaralı dosya kapsamında yürütülen arabuluculuk sürecinde 17.11.2022 tarihinde gerçekleştirilen son oturumda taraflarca anlaşmaya varılamadığını, yukarıda detaylıca açıkladıkları üzere müvekkili davacı/alacaklı şirket, davalı/borçludan gönderilen tutarın tahsilini talep ettiğini, ancak davalı/borçlu tutarı müvekkili davacı/alacaklı şirkete ödemediğini, alacak tutarına ilişkin olarak, dekont nüshası dilekçe ekinde mahkemeye sunulmuş olup açıkça belirlenebilir durumda olduğunu, bu sebeple, takip konusu alacağın yargılamaya muhtaç olmadığı ve likit olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, önemle ifade etmek gerekir ki, davaya konu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak miktarı, müvekkili davacı/alacaklı şirketin ödünç sözleşmesine dayalı olarak şirket faaliyetleri çerçevesinde yapılacak olan yatırım ve yeni iş takibine ilişkin olup davalı/borçlu tarafından hem tamamı muaccel hale gelmiş borcun ödenmemesi hem de icra takibine tamamen zaman kazanmak ve süreci sürüncemede bırakmak amacıyla yapılan itirazlar sebebiyle davalının kötü niyeti her türlü izahtan vareste olduğunu, bu nedenle davalı/borçlunun haksız ve hukuken mesnetsiz itirazları sebebiyle asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini sonuç itibariyle; davalı/borçlu tarafın haksız ve hukuken mesnetsiz itirazı ile huzurdaki davaya konu icra takibi durdurulmuş olduğundan ve bu nedenle tamamı muaccel hale gelmiş olan alacağına kavuşması hukuka aykırı olarak engellenmiş olan davacı/alacaklı müvekkili adına, davalı/borçlunun mezkur itirazlarının iptali ve takibin devamı ile alacağın likit olduğu ve davalı/borçlunun kötü niyetle hareket ettiği sabit olduğundan aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi için huzurdaki davayı ikame etme mecburiyeti doğduğundan bahisle davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı icra dosyasında takibin devamına, davalı/borçlunun asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, fazlaya ilişkin hakları, tüm dava ve yasal talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı 19/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin 2 numaralı paragrafında kendilerine, şirket faaliyetlerine konu yatırımlar yapacağı, hizmet ve iş sağlayacağını taahhüt etmek suretiyle iş yapmaya ikna ettiği gibi bir izlenim uyandırılmaya çalışıldığını, devamındaki paragrafta ise aralarında bu kapsamda bir ödünç sözleşmesi yapıldığı iddia edilmekteyse de bu hususların tamamıyla gerçeğe aykırı olduğunu, davacı şirketle bir ödünç sözleşmesi yapmadığını, kendilerine herhangi bir iş sağlama konusunda garanti vermediğini, detaylı şekilde iddialarda bulundukları hususları ispata yarar delil sunamadıklarını, dava dilekçesinin 4 numaralı paragrafında, hesabına gönderilen dava konusu havalenin "Borç olarak gönderilen iş avansı" açıklamasıyla gönderildiği iddia edildiğini, dosyaya sundukları havale dekontu incelendiğinde açıklama kısmında bu doğrultuda bir ibare olmadığın görüleceğini, davacı tarafın, davasının temelini oluşturan bu iddiasını kendi sunduğu delil ile çürüttüğünü, bu sebeple diğer iddialarının da ne denli mesnetsiz olduğunun anlaşıldığını, bir an için havale açıklamasının iddia edildiği yönde olduğu kabul edilse dahi ortaya çelişkili bir durum çıkacağını, çünkü bir ödemenin hem borç olarak hem de iş avansı olarak gönderilmesi, ardından ödünç sözleşmesi adı altında geri istenmesi, mantığa ve ticari hayatın gerçeklerine aykırı olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, "Havale ödeme vasıtası olup, var olan borcun ödendiğini gösterir". Bu karinenin aksini havaleyi gönderen tarafın ispat etmesi gerekir. Tüm bu sebeplerle ispat yükü davacı üzerinde olup, miktar itibariyle davacının iddiasını yazılı deliller ile kanıtlaması gerekir. --------- sayılı kararında, “Eldeki dava, ödünç verme sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasıdır. Havale dekontunda gönderilen paranın ne için gönderildiğinin yazılı olduğu durumda, söz konusu dekontun ödünç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmamakla birlikte yazılı delil başlangıcı olarak kabulü gerektiği, bundan dolayı davacı tarafından gönderilen banka ödeme dekontunun HMK 202. Maddesi gereğince yazılı delil başlangıcı olarak kabul edildiği, davacı tarafın bildirmiş olduğu tanığın beyanına itibar edilerek mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının davasına dayanak yaptığı banka makbuzu, dava dışı .. ait olan hesaba yapılan havaleyi göstermektedir. Havale üzerinde bu paranın borç olarak verildiğine dair açıkça bir ifade yoktur. Yani, borç olarak gönderildiği iddia edilen para, davalının hesabına değil, davadışı 3. bir şahsın hesabına gönderilmiştir. Hal böyle olunca, somut olayda davacının dayandığı belge yalnız başına borç verildiğini ispata yeterli değildir. Zira kural olarak havale bir ödeme aracı olup, havale belgesinde paranın borç olarak gönderildiğinin belirtilmesi gereklidir. Aksi halde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiği karine olarak kabul edilmelidir. Borç ödeme belgesi olan havale nedeni ile alacaklı olduğunu davacı ispat etmelidir. Zira havalenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp, bu uyuşmazlıkta miktar itibari ile tanık dinlenilemez. Öyle ise davacı davasını kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.” denilmek suretiyle, bu görüşün en katı şekliyle ifade edildiğini, -------- Sayılı kararında da ------- Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına uygun şekilde, havalenin bir ödeme vasıtası olup, karine olarak var olan bir borcun ödendiğini gösterdiği görüşü benimsenmiştir. Şöyle ki: “...818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 457 ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi), bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.", davacı tarafın, icra inkar tazminatına ve ihtiyati haciz talebine ilişkin gerekçelerini sıralarken, alacağın yargılamaya muhtaç olmadığını ve likit olduğunu; yaptığı itirazların kötü niyetli ve zaman kazanmak amacıyla olduğunu iddia ettiğini, halbuki, söz konusu havalenin, tarafına 13/12/2019 tarihinde gönderilmiş olup icra takibinin 07/07/2022 tarihinde başlatıldığını ve davanın 04/09/2023 tarihinde açıldığını, hal böyleyken yaklaşık 3 sene sonra icra takibi yapan ve icra takibinden 1 seneden fazla süre sonra da eldeki davayı açan davacının kendisinin zaman kazanmak amacıyla itirazlarda bulunduğu yönündeki iddialarının abesle iştigal olup bu iddialara itibar edilmeme si gerektiğini, öte yandan eldeki itirazın iptali davasının, süresinde açılmadığından öncelikle usulden reddi gerektiğinden bahisle haksız ve kötüniyetli davanın reddine ve takibin iptaline, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. -------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ------- Şirketi, borçlusunun --------- olduğu, 80.000,00 EUR asıl alacak üzerinden İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, takibin dayanağının 13.12.2019 tarihli banka transferi ile borç olarak gönderilen bedelin tahsili talebi olduğu, borçlunun itirazı üzerine 13/07/2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı tanığı -------, "Ben -------- şirketinin bağlı olduğu -------- şirketinde idari işler sorumlusu olarak çalışmaktayım. Davalı -------- tanırım 2019 yılı ortaları gibi ------- -------- vasıtasıyla ------- ve davacı fayanın sahibi -------- ile tanıştırıldı. --------- ---------danışmanlık yapan biri, -------- --------- yatırım için --------- bir araya getirdi, -------- projesinden yani bir çelik boru projesinden bahsetti -------- yatırım için destek istedi, bu süreçte yaklaşık 3 ay boyunca yatırım için --------, -------- -------- bölgelerine gidildi, sonrasında -------- bey 80.000 Euro yatırım için talep etti kendisi bu işi başaramazsa parayı --------- vermeyi taahhüt etti, yazılı bir sözleşme yapmadılar, şirket hesabından para gitti, -------- yazılı olarak bize talimat verdi, bizde parayı gönderdik, parayı alıncaya kadar her gün bizim ordaydılar, sonra -------- -------- kayboldular, taahhüt ettikleri hiçbir şey olmadı, sonra -------- kendisine ulaşamadığını söyledi, sonra bana ------- arar mısın diye söyledi beni de engellemiş olduğundan dolayı bende ulaşamadım, sonra devreye avukatlar girdi, faya elektronik yurt dışına ihracat yapar, geçen sene Nisan ayında -------, ------- tekrar arayalım dedi ben tekrar aradım telefon meşgul çaldı, kendisinin bizi engellediğini düşündük, sonra ofiste ki başka bir arkadaşın telefonundan aradık, telefonu açtı ben de hopörlör açıkken konuştum bu esnada yanımızda ------- ve -------- vardı toplantı halindeydik, kendisi durumu kabul etti ancak mahkeme süreci olduğu için mahkemeden ilerlensin" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı --------, "------- elektronik --------- firmasıdır ben -------- yanında 2014 yılından beri çalışırım, -------- ofisimize gidip geliyordu, ------- yatırım yapmasını istiyordu, -------- birkaç yatırımları vardı, söylediği yatırımlar için şehir dışına çok gittik --------, --------, --------- ticaret yapar, -------- teklif ettiği yatırım işi e ticaretle alakalı değildi, ben ------ kişisel asistanıyım, -------- katıldığı devamlı toplantılarda oldum, -------- yatırım yapacağını yatırım işi olmazsa parayı geri göndereceğini taahhüt etti, ------- ------- para aldığını biliyorum, ------ aldığı para karşılığı taahhüt ettiği herhangi bir şey yapmadı, bir sene kadar önce bir toplantıda --------- önce --------- aradı -------- telefonunu engellemiş o sırada benim telefonumdan aradılar, kendileri cevap verdi telefon hopörlördeydi borcu kabul ettiğini ------- söyledi, vereceğini söyledi ancak vermedi" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı --------, "------- sahibi -------- benim eskiden arkadaşımdı, ben iş yapabilmek için devamlı yanına gider gelirim, ------- orada gördüm, ben alt yapı işi yapıyordum -------- o zamanlar Çelik boru fabrikası kurmak için -------- --------- iş yapmak için beraber fabrika kuracaklardı, fabrikayı kurmak için --------- gitmişler, --------- bunla ilgili olarak -------- para ödedi, -------- bu işi yapamazsak ben sana parayı her türlü geri öderim dedi. İşi yapmamış, parayı geri ödememiş, başka benim bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor hazırlamak üzere dosyanın nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavir bilirkişiye tevdi ile davacı şirket ticari defterleri üzerinde yerinde de inceleme yapmak suretiyle rapor hazırlamaları istenilmiştir. Bilirkişiler mali müşavir -------- ve nitelikli hesaplamalar uzmanı --------- tarafından sunulan 20/02/2024 tarihli raporda özetle; "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirmemiz neticesinde; Verilen yetki ile davacının 2019-2023 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2019-2021 dönemi Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2019-2021 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin TTK'nun 64/3 maddesi uyarınca süresinde alındığı, davacının 2022-2023 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu 2022 yılı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin ------- onaylı açılış ve kapanış beratlarının süresinde alınmış olduğu, 2023 dönemi Ocak ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin ------- onaylı açılış beratları ile dava tarihi itibariyle Eylül ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin ------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, davacı şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. --------- yazı ekinde gönderilen 13.12.2019 tarihli ------- referans numaralı 80,000.00 EURO tutarlı dekontun açıklama kısmında “REF: --------- SERBEST HAVALE” şeklinde yazdığı, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 80.000,00 Euro alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından “REF: ------- SERBEST HAVALE” açıklaması ile gönderilen paranın ticari ilişkinden mi kaynaklandığı yoksa borç ödemesi olarak mı gönderildiği hususunu değerlendirme yetkisi Sayın Mahkeme takdirlerine bırakılmıştır. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN TESPİTİ, DAVA ŞARTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ :Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı şirket banka kanalıyla yaptığı ödemenin davalıdan tahsilini talep etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İspat yükü başlıklı 190 ncı maddesi "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." ve Senetle ispat zorunluluğu başlıklı 200 ncü maddesi "(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir." hükmünü düzenlemiştir.Dava konusu olan 13.12.2019 tarihli "Serbest Havale Dekontu" incelendiğinde davacı şirket tarafından davalıya 80.000.00 EUR gönderildiği, açıklama kısmına "Serbest Havale" yazıldığı görülmüştür.Davacı şirket tarafından davalıya yapılan ödemenin kayıtlarında "Borç Olarak Gönderilen İş Avansı" olarak göründüğü, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve havale açıklamasına serbest havale yazıldığı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, miktar itibariyle davacı tarafın iddiasını yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın davalı tarafa ne amaçla para gönderdiğini yazılı belgeyle ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, davacı tarafın banka havalesine dayanarak takip yapması göz önünde bulundurulduğunda aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 17.031,55 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 16.603,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 269,85 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 330,75 TL posta masrafı ve 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.028,20 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Karar kesinleştiğinde artan avansların yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!