T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/526 Esas
KARAR NO: 2024/170
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/07/2023
KARAR TARİHİ: 27/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin kamu kuruluşu olduğunu, davalının imzalamış olduğu sözleşme gereği dava konusu borçtan abone sıfatıyla sorumlu olduğunu, müvekkilinin alacağın tahsili amacıyla ---------- esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının takip tarihi itibariyle borcunu ödemediğini iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, takip tarihi itibariyle asıl alacak kısmı olan 6.605,43 TL yasal faizi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, zaman aşımı definde bulunduklarını, talep edilen faize itiraz ettiklerini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu, müvekkiline bir faturanın gönderilmediğini, müvekkilinin fatura tarihi itibariyle davaya konu adreste bulunmadığını, dava konusu borcun muhatabının müvekkili olmadığını, -------- E., sayılı dosyada takibe konu alacak 2020 yılının 6.,7.,8.,9.,10.,11.,12., aylarına, 2021 yılının 1.,6., aylarına ve 2022 yılının 1. Ayına ait olduğunu, müvekkilinin faturanın konu olduğu tarihlerde ------- Mah. ------ Sk. No:------- ------- adresinde bulunmadığını, müvekkilinin belirtilen adresi 2008-2016 yılları arasında kullandığını savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME: --------- Vergi Dairesi Başkanlığı, --------- Müdürlüğü, ---------- Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 03/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1. İş bu davada uyuşmazlık konusunun fatura tutarları ile ilgili olmadığı ,2. Dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde , davalı tarafından sözleşmenin feshinin yapılmadığı, iş yerinden taşındığına dair bir bildirimde bulunmadığı ,-------- personelinin de sayaç okuma anında iş yerinin boş olduğuna dair bir tutanak da düzenlemediği ,3. ------- -Abonelik Sözleşmesinin 3.3 Maddesinde ; “ Abonenin , su kullandığı sözleşmeye ait mahalli terk ettiğinde , idare ile yaptığı sözleşmeyi iptal etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde Abone, aynı sözleşmeye tahakkuk eden / edecek olan tüm bedellerden fiili kullanıcı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını kabul ve beyan eder. “ yazdığı ,4. Davalının mal sahibi -------- müzekkere yazılarak , 2020 -2021 / 2021 -2022 dönemleri ve 2022 / Ocak — Şubat aylarında başka kiracı / fiili kullanıcı olup olmadığının sorulması , varsa bilgilerinin istenmesi gerektiği" hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalının --------- nolu abonman sözleşmesi gereğince tüketim faturasından kaynaklı olarak başlatılan -------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davalı tarafça faturaya konu dönemde abonman sözleşmesine konu adreste faaliyet gösterilmediği savunulmuştur. 03/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalının ---------- nolu abonman sözleşmesi gereğince tüketim faturasından kaynaklı olarak başlatılan --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davalı tarafça faturaya konu dönemde abonman sözleşmesine konu adreste faaliyet gösterilmediği savunulduğu, her ne kadar mahkememizce yazılan müzekkere cevapları ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere dava konusu faturalarda gösterilen tüketim tarihlerinde davalının adreste faaliyet göstermediği tespit edilmiş olsa da, anılan tesisata ilişkin taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin faturada gösterilen tüketim tarihleri itibariyle devam ettiği, bu hususun bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.3 maddesinde bu durumda davalının sorumluluğunun devam ettiği hususunun düzenlendiği, yine basiretli tacir gibi hareket etmesi gereken davalının adresten ayrılması durumunda sözleşmeyi feshetmesi gerektiğini ve bu durumu bildirmesi gerektiğini bilmesi gerektiği, bu sebeple dava konusu faturalarda gösterilen tüketim tarihlerinde üçüncü bir kişinin faaliyet gösterip göstermediği hususunun tespitinin eldeki davanın çözümüne katkısının olmayacağı, davalının fatura içeriğine ve tüketim miktarına bir itirazının bulunmadığı, bu sebeplerle davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacağın faturaya dayalı likit alacak olması, davacının talebinin bulunması ve davalının itirazında yukarıdaki gerekçelerle haksız çıkmış olması nedeniyle davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar kısa kararda istinaf yolu açık olmak üzere hüküm kurulmuş ise de, karar tarihi itibariyle dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmış kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Takip konusu alacağın (6.605,43 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 1.321,08 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (6.605,43 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 451,21 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 181,36 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 578,10 TL dava açma masrafı ve 3.414,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 3.992,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (6.605,43 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 6.605,43 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 27/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!