WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/440 Esas
KARAR NO: 2024/118
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 20/06/2023
KARAR TARİHİ: 14/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili 20/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin, davalı şirketin %50 ortağı olduğunu, şirketin diğer ortakları ---------- (%25) ve --------- (%25) pay sahibi olup, şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre --------- isimli kişinin şirketi temsil ve ilzam etmekte olduğunu, müvekkili şirketin, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortak --------- isimli kişiden bilgi alamadığı gibi, şirket bilançoları ve kayıtları, ortak olan müvekkili şirkete gösterilmediğini, bu konuda defalarca yazılı ihtar çekilmesine rağmen anılan şirket yöneticisinin tüm kayıtları gizlediğini, davalı şirket yöneticisi konumunda bulunan -------- ve eşi şirket kuruluşundan bu yana müvekkiline hesap vermedikleri gibi müvekkili şirketin sahibi olan --------- ve --------- de şirkete almadıklarını, hatta çalışanları kışkırtarak müvekkili şirketin sahibi olan --------- ve --------- de sözlü ve fiili saldırmaları hatta darp etmeleri için çalışanları azmettirdiğini, bu konuda şirket çalışanı hakkında yaralama suçundan asliye ceza mahkemesinde dava açılmış olup yargılama devam ettiğini, bu ceza davasının dayanak alınarak ilgili kişi hakkında da hukuk mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, ilgili dosyalar celp edildiğinde ---------- müvekkili şirketin sahipleri hakkında aleyhe iftira ve yalancı şahitlik niteliğinde ifadeler verdiğinin görüleceğini, davalı şirketin ortağı olan müvekkili firma ve sahipleri ile davalı şirketin %25 hissedarı ve yetkilisi --------- ve diğer %25 hissedar --------- arasında şirketin kurulduğu günden bu yana ciddi husumet bulunduğunu, ortaklar arasında ve şirketler arasında husumeti ve adli süreci gösterir kayıtların celbini talep ettiklerini, şirket azınlık ortağı ve yöneticisi konumunda bulunan --------- isimli kişinin hakim hissedar müvekkili şirket ve sahiplerine hesap vermediği gibi genel kurul çağrısı yaparak şirketin mali durumu hakkında alınacak tedbirleri almamış, şirket ana sözleşmesinde dahi hüküm yokken yetkisiz şekilde şirket kasasından kendi nam ve hesabına paraları uhdesine geçirmiş, maaş adı altında yetkisiz şekilde kendine ödeme yaptığını, ayrıca şirketin sicilde kayıtlı kuruluştaki gösterilen ve ticari faaliyete başlanılan adreslerde faaliyette olmadığının tespit edildiğini, şirket kurulduğunda alınan demirbaşlar ve şirket malları yine şirket yöneticisi konumundaki ----------tarafından satılmış, şirketin içi boşaltılmış, şirket adresi değiştirildiğini, bu hususta da gerek muhasebeci gerekse de şirket yetkilisine ihtarlar çekilmesine rağmen hiçbir sonuç alınamadığını, --------- isimli kişinin banka borçlarını, vergi borçları ve -------- borçları hakkında hiçbir aydınlatıcı belgeyi müvekkili şirkete göndermemiş, müvekkil şirketçe ödenen paralar yine uhdesine geçirildiğini, hal böyle olmasına rağmen hiçbir açıklama yapmayan şirket yöneticisi kendi menfaatine fon oluşturmak ve müvekkilini zararlandırmak kast ve saiki ile hem müvekkili şirkete hem de yetkililerine usulsüz davalar açtığını, ilgili dava dosyaları deliller bölümünde bildirilmiş olup celbini talep ettiklerini, davalı şirketin, faaliyet konusundan uzaklaşmış, sürekli zarar etmiş, malvarlığı israf edilmiş, şirket usulsüz bir şekilde -------- isimli şahsın kendi menfaatine kullanılır hale gelmiş ve şirket ciddi zarara uğratıldığını, bu durumun müvekkili şirketin ekonomik olarak zarara uğramasına, müvekkil ortak şirketin sahibi --------- ve -------- aile birliğini tehdit eder konuma geldiğini, ayrıca; limited şirket faaliyetinin tamamen durmuş, şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığının müşahade edildiğini, Limited şirketin ortaklık mevcudu kalmamış, şirket otaklığından ayrılmak isteyen müvekkil şirket diğer ortağa bir türlü ulaşamamakta, şirketle ilgili hiçbir bilgi alamadığını, keza, almaya kalktığında da suç teşkil eden eylemlerle karşı karşıya kaldığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, şirketin devamlı olarak zarar etmiş ve kâr sağlayamamakta, şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaati güçlenmiş, şirket müdürü olan diğer ortak şirketi iyi idare edememiş, kendi menfaatine hareket etmiş ve etmekte olduğunu, “TTK’nın 638’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.”  şeklinde olduğunu, TTK m. 245’te, “bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması” veya “bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi” ve bunlara benzer haller haklı sebep olarak nitelendirildiğini, yukarıda ki açıklamaları ışığında Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi için mahkemeye başvurmadan evvel davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında kalması hasebi ile ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ise de arabuluculuk sürecinde sonuç elde edilememiş ve bu nedenle dava açma zorunluluğu doğduğunu, TTK m.638/2 hükmü "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." şeklinde olduğunu, bu kapsamda mahkemece takdiren ve tensiben teminatsız olarak yargılama kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar halihazırda şirket yöneticisi olan -------- şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyum atanmasına bu kararın --------- yayımlanmasına karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca öncelikle davalarının kabulü ile yapılacak inceleme sonucunda şirketin tasfiyesine, tasfiye koşullarının oluşmadığının tespiti halinde müvekkili şirketin davalı şirket ortaklığından haklı sebepler ile çıkartılmasına, çıkma akçesinin (ortaklık payının) ödenmesine ve en önemlisi TTK m.638/2 uyarınca şirket yöneticisi konumundaki kişi ile müvekkili şirketin menfaat çatışmasından ötürü mahkemece yargılama kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar halihazırda şirket yöneticisi olan -------- müvekkil şirkete ekonomik olarak daha fazla zarar vermemesi için şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılarak şirkete bağımsız kayyum atanmasına bu kararın ---------- yayımlanmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile, talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili 04/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete yapılan tebligat usulsüz olduğundan ıttıla tarihinin 20.07.2023 olarak kabul edilmesi gerektiğini, öncelikle belirtmeleri gerekir ki müvekkili aleyhine açılan davaya ilişkin dilekçenin, 10.07.2023 tarihinde müvekkili şirketin adresinin bulunduğu yerdeki iş hanı sekreterine tebliğ edilmiş ve müvekkili şirketin anılan tebligattan ancak iş hanı sekreterinin iyi niyetli bir şekilde 20.07.2023 tarihinde müvekkili şirkete bilgi vermesi neticesinde tebligat içeriğinden haberdar olabildiğini, ancak müvekkilinin söz konusu adreste daimi bir çalışanı olmadığını, tebligatı alan kişinin müvekkilinin daimi çalışanı olmadığını, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemenin re'sen takdir edeceği sair tüm nedenlerle müvekkili şirkete yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle müvekkilinin tebligattan haberdar olduğu 20.07.2023 tarihinin ıttıla tarihi olarak kabul edilmesini arz ve istirham ettiklerini, ayrıca aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı yan tarafından ileri sürülen işbu iddiaların ispat edilemediğinden işbu haksız ve kötüniyetli davanın reddedilmesi gerektiğini, 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde düzenlendiğini, ancak davacı tarafça sadece soyut ve mesnetsiz iddialarda bulunulmuş olup işbu iddialarını kanıtlayıcı herhangi bir delil dosyaya ibraz edilmediğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemenin re'sen takdir edeceği sair tüm nedenlerle davacı yanın iddialarını ispat edemediğinden haksız ve kötüniyetli bir şekilde ikame edilen işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, davalı şirketin müdürünün şirket hesaplarından kendi şahsi hesabına para aktardığı ve şirketin şahsın kendisi için çalışır hale geldiğine ilişkin iddialar gerçeği yansıtmadığını, bu kapsamda öncelikle ifade etmeleri gerekir ki davalı şirket ortağı olan dava dışı ---------, --------- 15.12.2020 tarih --------- sayısında tescil edildiği üzere aksi karar alınıncaya kadar müvekkili şirket --------- Şti.’yi münferiden temsile yetkili olduğunu, yine belirtmeleri gerekir ki dava dışı şirket müdürü tarafından özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı hareket edilmeksizin davalı şirket yönetilmiş ve hala da yönetilmeye devam edildiğini, zira davalı şirketin müdürü olan --------, müdür olarak görev alması nedeniyle sadece "ücret hakkı" kapsamında davalı şirketten ödeme aldığını, nitekim davacı yan tarafından şirket müdürü --------- hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmuşsa da ---------- Soruşturma, --------- Karar sayılı kararında "Dosya kül halinde şirket merkezinde yerinde inceleme yetkisi verilerek bilirkisiye tevdi edilmiş olup bilirkişi raporunda şirket kayıtlarında şüphelinin müdür sıfatıyla sadece kendisine işletme ücreti aldığını, bunun haricinde şüpheli bir para transferinin bulunmadığına dair raporu karşısında;" gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı verildiğini, bu nedenlerle şirket ortağı ve müdürü olan --------- sadece "ücret hakkı" kapsamında şirketten ödeme alması ve başkaca şüpheli işlemlerde bulunmaması nedeniyle davacı yan tarafından davalı şirket müdürünün şirket banka hesaplarından kendi banka hesaplarına para aktardığına ve buna bağlı olarak da şirketin şahsın kendi menfaatine çalışır hale geldiğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığının açık ve sabit olduğunu, davacı şirketin şirkete karşı sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi ve şirket hesaplarından şahsi hesaplarına para aktarması nedeniyle şirket zarara uğramış ve bu nedenlerle şirket faaliyetlerinin yürütüldüğü dükkan kapatılmak mecburiyetinde kalındığını, bu kapsamda belirtmeleri gerekir ki davacı yan tarafından şirkete karşı sermaye koyma borcu yerine getirilmediğini, bu nedenlerle taraflarınca ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacı yan haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibine itiraz etmiş ve bunun üzerine taraflarınca --------- Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası ikame edildiğini, nitekim söz konusu itirazın iptali davasının işbu dava tarihi itibariyle derdest olduğunu, ayrıca davacı şirket ortağı ve yetkilisi olan--------, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sermaye koyma borcu haricinde şirkete karşı 70.078,71-TL borcu bulunduğunu, zira -------- tarafından yetkisi olmaksızın müvekkili şirket hesabından 70.078,71-TL ...nin --------- IBAN numaralı hesabına aktarıldığını, bu nedenlerle davacı şirketin yetkilisi olan ---------- ve para transfer işleminin gerçekleştirildiği ---------- Şirketi aleyhine taraflarınca --------- Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak dava dışı --------- tarafından işbu takibe de kötüniyetle itiraz edilmiş ve bunun üzerine taraflarınca --------- Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası ikame edildiğini, nitekim işbu davanın da derdest olduğunu, netice itibariyle davacı şirketin iddialarının aksine davacı şirket sermaye koyma borcunu yerine getirmediği gibi davacı şirket yetkilisi ---------- tarafından davalı şirketin banka hesaplarından şahsi ve ortağı oldukları diğer şirketlerin hesaplarına para aktarılmış ve nihayetinde şirketin büyük zararlara uğramasına neden olunduğunu, sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi ve şirketin zarara uğraması nedeniyle de davalı şirketin faaliyet gösterdiği şarküteri dükkanı kapatılmak mecburiyetinde kalındığını, bu nedenlerle davacı şirketin gerçek dışı ve mesnetsiz iddialarının reddedilmesi gerektiğini, davalı şirketin ortakları olan --------- ile ---------- şirket çalışanlarını davacı şirket yetkililerine karşı kışkırttığına dair iddialar gerçeği yansıtmadığını, davacı şirket tarafından şirket çalışanlarının diğer ortaklar tarafından kışkırtıldığını ve sözlü saldırmanın yanı sıra fiili saldırmaları için çalışanları azmettirdiği iddia edilmişse de işbu iddia gerçeği yansıtmadığını, zira davacı şirket ortağı ---------tarafından müvekkili şirket müdürü darp edilmiş ve yine davacı şirket ortağı ve eşi tarafından hem müvekkiline hem de şirket çalışanlarına karşı hakaret edildiğini, şöyle ki, 26.11.2021 tarihinde davacı şirket ortağı -------- ile eşi ---------- davalı şirketin faaliyet gösterdiği dükkana gelerek "günlük satış raporlarını" görmek istediklerini, ancak söz konusu saatte işlerin çok yoğun olması nedeniyle müvekkili şirketin müdürü tarafından saat 15:00'da gelmeleri halinde günlük satış raporlarının gösterilebileceği bildirildiğini, daha sonrasında ise davacı şirket ortağı ve eşi tarafından müvekkili şirket müdürüne, diğer ortak -------- ve şirket çalışanlarına karşı hakaret edilmeye başlandığını ve fiili saldırının gerçekleştirilmesi için müvekkili şirket ortakları kışkırtıldığını, kışkırtılmaya rağmen istediklerini elde edememeleri üzerine dava dışı ---------, aniden müvekkili şirket müdürü --------- darp etmeye başladığını ve şirket çalışanlarının yardımı ile ---------, müvekkili şirket müdüründen uzaklaştırıldığını, ardından müvekkili şirket müdürü tarafından polis çağrılmış ve polislerin geldiği sırada dava dışı --------- tarafından ustabaşı olarak görev yapan çalışana ağır hakaretlerde bulunulması neticesinde şirket çalışanı tarafından ---------- darp edildiğini, bu hususa ilişkin tanıkların mevcut olup mahkeme tarafından gerekli görülmesi halinde dinlenebileceği, açıklamalarından anlaşılacağı üzere; müvekkili şirket ortakları -------- ve --------- tarafından şirket çalışanlarının davacı şirket ortaklarına ve yetkililerine karşı kışkırtılması söz konusu olmayıp şirket çalışanlarının bizzat davacı şirketin ortak ve yetkilileri tarafından kışkırtıldığını, nitekim işbu olay kapsamında yürütülen soruşturma neticesinde de savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacı şirket ortaklarının bilgi alma haklarının ihlal edildiğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, yukarıdaki açıklamalarından anlaşılacağı üzere; davalı şirketin müdürü tarafından davacı şirket yetkililerinin bilgi alma ve belgeleri inceleme talepleri reddedilmemiş ve işbu haklarını kullanmaları hiçbir zaman engellenmediğini, ancak kimi zaman işlerin yoğun olması nedeniyle daha uygun bir vakitte işbu belge ve kayıtları incelemeleri gerektiği rica ve ifade edildiğini, davacı şirket ortaklarının ise kendi kusurlu davranışları neticesinde davacı şirkete ait belge ve kayıtları incelemediklerini, bu nedenlerle davacı şirket ortak ve yetkililerinin bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, netice itibariyle ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin çekilmez hale gelmesine davacı şirket ortak ve yetkililerinin neden olması nedeniyle davacı şirketin daha ağır kusurlu olduğundan kendi kusurundan yararlanamayacağını, mahkemeninde malumu olduğu üzere; limited şirket ortaklarının şirketin feshini talep edebilmesi için şirketin feshini gerektiren haklı nedenlerin oluşumunda kusurlarının olmaması gerektiğini, yukarıda açıkça izah ettikleri üzere davacı şirket sermaye koyma borcunu yerine getirmemiş, davacı şirket yetkilileri tarafından yetkileri olmamasına rağmen davalı şirket hesabından şahsi ve ortağı oldukları diğer şirketlerin hesaplarına para aktarılmış, yine davacı şirket ortakları tarafından diğer şirket ortaklarına ve şirket çalışanlarına sözlü ve fiziksel saldırıda bulunulmuş ve sürekli olarak mesnetsiz iddialar ile davalı şirket ve şirket müdürü --------- aleyhine davalar ikame edilmiş ve şikayetlerde bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle davacı tarafın kendi kusuru ile fesih ve tasfiye davasına konu olabilecek haklı nedenler oluşturması ve kendi oluşturduğu işbu haklı nedenlere dayanarak fesih ve tasfiye davası açmasının 4721 Sayılı TMK'nın 2. Maddesi gereğince koruma bulmaması gerektiği izahtan vareste olduğundan bahisle ispatlanamayan ve haksız ve kötüniyetli bir şekilde ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. --------- Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; müştekilerinin -------, ---------- ve ..., şüphelisinin --------- olduğu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet suçundan soruşturma yürütüldüğü ve 03/03/2022 tarih, Soruşturma No : -------- ve Karar No :---------- Kamu Adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına kararı verildiği, karara itirazın reddine karar verilmesi üzerine kesinleştiği görülmüştür. --------- Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; müştekilerinin --------- ve --------, şüphelisinin --------- olduğu, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan soruşturma yürütüldüğü ve 12/12/2022 tarih, Soruşturma No : -------- ve Karar No : --------- Kamu Adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına kararı verildiği görülmüştür. ---------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının --------- Şti., davalılarının -------- şirketi ve-------- olduğu, --------- Esas sayılı dosyası için itirazın iptali davası olduğu ve davanın halen derdest olduğu görülmüştür. ---------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ---------, davalısının --------- olduğu, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davanın derdest olduğu görülmüştür. --------- Değişik İş sayılı dosyası incelendiğinde; --------- ve --------- tarafından --------- ve ---------- aleyhine 6284 sayılı yasa gereği tedbir talep edilmiş, mahkemece talebin 6284 sayılı yasa kapsamında olmadığından bahisle reddine karar verilmiştir. --------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; müştekisinin --------, şüphelisinin ---------- olduğu, basit yaralama suçundan sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 29/1, 53/1 maddeleri uyarınca, cezalandırılmasının istenildiği ve davanın halen derdest olduğu görülmüştür. --------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalının ... olduğu, --------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasının görüldüğü ve davanın halen derdest olduğu görülmüştür. --------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, kuruluş sözleşmesinden kaynaklanan 50.000,00 TL sermaye borcunun tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, borca itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Bilirkişiler ---------- tarafından sunulan 28/11/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Huzurdaki davanın konusunun, davacının ortağı olduğu davalı şirketle ilgili şirketin tasfiyesine, tasfiye koşullarının oluşmadığının tespiti halinde müvekkil şirketin davalı şirket ortaklığından haklı sebepler ile çıkartılmasına, çıkma akçesinin (ortaklık payının) ödenmesine ve en önemlisi TTK m.638/2 uyarınca şirket yöneticisi konumundaki kişi ile müvekkil şirketin menfaat çatışmasından ötürü şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılarak şirkete bağımsız kayyum atanması talebine ilişkin olduğu, Mahkemece taraflarına verilen görev ve yetki ile davalı şirketin ticari defter kayıtları ve dosya kapsamında yapılan inceleme ile sınırlı olmak ve takdir mahkeme'ye ait olmak üzere; Verilen yetki ile davalı şirketin 2020-2021-2022-2023 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2020-2021-2022-2023 dönemi Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2020-2021-2022 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin Türk Ticaret Kanununun 64/3 maddesine uygun süresinde yaptırıldığı, davalı şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalı şirketin mali tabloları üzerinde rapor tarihine en yakın 30.09.2023 tarihi itibariyle yapılan hesaplamada - kaydi aktif (varlık) toplamının; 8.547,40 TL tutarında olduğu, kaydi borç toplamının ise; -145.409,14 TL olduğu, davalı şirketin stoklarının (ticari mal, ilk madde malzeme) bulunmadığı, sabit kıymetinin olmadığı (tesis makine cihaz, taşıt, demirbaş vb..), 2023 döneminde şirketin faaliyetinin olmadığı, bu bilgiler ışığında davalı şirketin kaydi öz kaynağının - 136.861,74 TL (NEGATİF) olduğu, eş deyişle davalı şirketin borca batık olduğu, bu durumda ayrılma akçesi hesap edilemeyeceği, Şirket ortağı davacı -------- İlelışım tarafından şirketin ------- --------- NOLU HESABINA borç verme finansman açığı açıklamasıyla toplamda 62.968,00 TL gönderildiği, ancak bu tutarın --------- hesabına kaydedilmediği, şirketin kayıtlarında olmadığı, yapılan tespitler sonucunda şirket ortağı --------- İletişim'in sermaye taahhüt borcu olan 50.000,00 TL “nin mahsup edilmesiyle birlikte davalı şirketten 12.968,00 TL alacaklı olduğu, Dava dosyası kapsamında Takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere şirketin borca batık olduğu nazara alındığında tasfiye koşullarının oluştuğu, Yukarıda yapmış bulundukları açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK” nin 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece mahkemeye ait olmak üzere" kanaatleri bildirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, haklı sebeple limited şirketin feshi, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkarılma ve çıkma akçesinin ödenmesi istemlerine ilişkindir. Davacı taraf, diğer ortaklarla yaşadıkları kişisel sorunlar, devam eden dava süreçleri, belge ve kayıtların inceletilmemesi, yöneticinin şirketi kötü yönetmesi, zarar ettirmesi ve kendi menfaatlerine kullandığından bahisle davalı şirketin feshi, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkarılma ve çıkma akçesinin ödenmesi istemlerine ilişkindir. Davalı taraf, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediğini, davacı şirketin daha ağır kusurlu olduğundan kendi kusurundan yararlanamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Sona Erme ve Ayrılma A) Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları başlıklı 636 ncı maddesi "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:
a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
b) Genel kurul kararı ile.
c) İflasın açılması ile.
d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.
(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." ve
C) Çıkma ve çıkarılma I - Genel olarak başlıklı 638 nci maddesi "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.
(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmünü düzenlemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin kısa bir dönem ekonomik faaliyette bulunduğu, halen borca batık ve gayri faal durumda olduğu, davalı taraf her ne kadar savunmalarında haklı ise de, davacı tarafın şirketin %50 payına sahip olduğu, taraflar arasındaki ihtilaftan dolayı şirketin hukuken ve fiilen yönetilemez halde bulunduğu, bu şartlarda genel kurulun toplanamayacağı, mahkeme kararıyla toplansa bile karar alamayacağı, davalı şirketin devamında gerek ortaklar gerekse genel ekonomik menfaatler ve kamu için bir fayda bulunmadığı, gayri faal olan davalı şirketin kurulduğu andan itibaren de hiç genel kurul toplantısı yapmadığı ve kuruluş amacını yitirdiği anlaşıldığından haklı sebeple davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 (3) maddesi uyarınca-------Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ---------- sicil numarasında kayıtlı davalı ... FESİH VE TASFİYESİNE,
Tasfiye memuru olarak -------- TC kimlik numaralı ---------- atanmasına,
15.000,00 TL tasfiye memuru ücretinin davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına,
15.000,00 TL tasfiye avansının davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına,
Tasfiye memuru ücreti ve tasfiye avansı yatırıldığında ve karar kesinleştiğinde tasfiye memuruna görevinin tebliğine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubuyla bakiye 247,70 TL'nin davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen 359,80 TL harç, 233,50 TL posta masrafı ve 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.593,30 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5---------- bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydına,
6-HMK'nin 333.maddesi gereğince bakiye gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/02/2024