T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/421 Esas
KARAR NO: 2024/131
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/06/2017
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine 19.12.2016 tarihinde alacaklısı ------- olan------ İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, Müvekkilinin ev hanımı olup, iş bu dosyada alacaklı olarak bulunan davalıya iş bu bono karşılığı ve miktarı kadar borçlu olmadığı gibi, bu bononun altındaki imzadan da müvekkilin haberinin olmadığını, takibe konu bono incelendiğinde davacı müvekkilin bononun keşidecisi olmadığı, bonoda yalnızca kefil olarak gösterildiğinin anlaşılacağını, davacı müvekkilin takibe konu bu borç ve bono ile hiçbir ilgisi bulunmadığı gibi senet altındaki imzada müvekkile ait olmadığını, senedin keşidecisi olarak gözüken -------- müvekkilin babası olduğunu, müvekkilin evli olup babası ile maddi bir bağının bulunmadığını, müvekkilin uzun süredir de babası ile görüşmediğini, bu bono nedeni ile babasının gerçekte davalıya borçlu olup olmadığı dahi müvekkilin bilgisi dışında olduğunu, müvekkil adına İmzaya açıkca itiraz ettiklerini, bu bono üzerindeki kefil/borçlu kısmındaki imzanın davacı müvekkile ait olmadığını, bu nedenlerle davalı aleyhine açılan imza inkarı nedeniyle menfi tespit davasının kabulü ile davacı müvekkilin takip konusu ------- İcra Müdürlüğünün------- Esas sayılı dosyası ve dayanak senet bedeniyle borçlu olmadığının tespitine, -------- Esas sayılı dosyasının ve takibe konu senedin müvekkil lehine iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava, kambiyo senedinden ve bu senede istinaden başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespit istemine ilişkindir.
Davalı alacaklı tarafından, davacı hakkında, -------- tarafından keşide edilen, davacı tarafından aval verilen (senette kefil olarak yazmakta), davalı lehine keşide edilen, 10/03/2014 keşide, 05/05/2015 vade tarihli, 90000,00 TL bedelli bonoya istinaden --------Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, Davacının senedin ön yüzündeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek iş bu davayı açtığı, aynı zamanda --------soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının adının yanındaki imzaları da kapsamak üzere senedin ön yüzünde yer alan dört adet imzanın dava dışı -------- eli ürünü olduğunun tespit edildiği,Mahkememizce ------- Noterliği'nin 14/02/2014 tarihli -------- yevmiye nolu, --------Noterliği'nin 09/01/2017 tarihli ------- yevmiye nolu, 22/04/2015 tarihli Nüfus Cüzdanı talep formu, 26/04/2008 tarihli ------ işe giriş bildirgesi aslı getirtilerek Bilirkişi ------- yaptırılan bilirkişi incelemesinde takibe ve davaya konu edilen bonoda yer alan imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne, senedin davalının huzurunda imzalanmayabileceği, davalının senetteki imzanın davacıya ait olmadığını bildiğine, kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığı değerlendirilmesiyle davanın kabulüne tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın istinafı neticesinde;------- sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararında; ------- soruşturma sayılı dosyasında iddianame düzenlendiği, yargılamanın ------- Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği, iddianame incelendiğinde "Müteahhitlik yapan şikayetçi ile şüpheli ... arasında 2014 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. ... inşaat ile ilgili işleri yürütmek üzere babası diğer şüpheli -------- yetki vermiştir. İnşaat başlamadan önce şüpheliler ------- uygulamasından dolayı maliyeye 90.000 TL borçları olduğunu söyleyerek bu paranın ödenmesini şikayetçiden talep etmişlerdir. Şikayetçi talep edilen parayı ödedikten sonra şüphelilerden teminat olarak 90.000 TL bedelli bono vermelerini, bonoyu ------- borçlu, --------- ise kefil olarak imzalamasını istemiştir. Bu teklifi kabul eden şüpheliler şikayetçinin -------- ilçesinde bulunan bürosuna gitmiş, şikayetçi gerek yazı ve gerekse rakam bölümlerini doldurduktan sonra bonoyu şüphelilere vermiş, şüpheli -------- borçlu kısmını imzalamış, bu esnada şikayetçinin dalgınlığından faydalanarak diğer şüpheli -------- imzalaması gereken bölümü de kendisi imzalamıştır. Şüpheli-------, kendisine atfen diğer şüpheli------- sahte imza attırarak ------- işlediği sahtecilik suçuna iştirak etmiştir. Böylece şüpheliler hileli hareketlerle şikayetçiyi aldatıp sahte senet düzenlemişlerdir. Suça konu senet Türk Ticaret Kanununda öngörülen unsurları taşıdığından resmi belge niteliğindedir. " tespitlerinin bulunularak resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı,Tüm bu açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde; Davacı takip ve dava konusu bonoda imza itirazında bulunarak borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Ancak davalı, davacının da içinde bulunduğu sahtecilik iddiası nedeniyle davacının da borçtan sorumlu olması gerektiği iddiasındadır. Her ne kadar imza incelemesi sonucunda imza davacıya ait çıkmamış ise de, yapılan ceza yargılamasında ceza davasında sanıklardan birinin davacı olduğu, eldeki davaya konu yapılan bono nedeniyle resmi evrakta sahtecilik (TCK. M.204/1) suçlarından ayrı ayrı hapis cezası ile cezalandırılmalarının talep edildiği, resmi evrakta sahtecilik suçunu davalı ile işlemediğine dair dosyada tespit bulunmadığı, yargılamanın devam ettiği, yukarıda belirtildiği üzere, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacağı, Ceza mahkemesindeki bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı bulunmamasına göre, mahkemece, henüz bu aşamada kesinleşmeyen ceza davasının sonucunun beklenilmesi, bundan sonra maddi olguların nasıl gerçekleştiğinin saptanması, tarafların talepleri de gözetilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir. Ceza yargılaması beklenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.-------- esas sayılı dosyası celp edilmiştir. İncelenmesinde; Dosyanın karara çıktığı görülmüştür. Kararın gerekçesinde; "Senet üzerinde iki adet imza yeri olduğu, atılan imzaların sanık -------- ait olduğu,senet üzerindeki kefil ismi dahil tüm yazıların katılana ait olduğu, kefil olarak gösterilen sanık ... suça konu seneti imzalamadığını, senetten haberdar olmadığını savunduğu, zira senet üzerinde ------- imzasına veya el yazısına rastlanmadığı ,ayrıca sanık ... tarafından aynı senete bağlı olarak açılan menfi tespit davasının sanık ... lehine sonuçlandığı ,buna ilişkin Mahkeme ilamının dosyada mübrez bulunduğu anlaşılmakla, sanık ... üzerine atılı sahte belge düzenleme suçunu işlemediği kesin olarak tespit edildiğinden CMK 223/2-B maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Diğer sanık ------- alınan savunmasında seneti kendisinin imzaladığını ,her iki imzanın da borçlu sıfatı ile kendisine ait olduğunu, seneti imzaladığı sırada kefil isminin yazılı olmadığını,kefil isminin katılan tarafından daha sonradan yazılmış olduğunu, kızı adına kefil sıfatı ile imza atmadığını beyan ettiği, dosyada mübrez imza ve yazı incelemesine ilişkin raporda senet üzerinde bulunan borçlu imzalarının sanık ------- sadır olduğu ancak senet üzerindeki tüm yazıların katılana ait olduğunun belirtildiği görülmekle, kefil isminin katılan tarafından sonradan yazılmış olma ihtimalinin bulunduğu düşünülerek ,sanık -------- senet üzerine attığı imzalardan birini kızının kefaleti için ve kızı yerine tatbik ettiğine dair her türlü şüpheden uzak ,kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından CMK 223/2-e maddesi uyarınca bu sanık hakkında da beraat kararı verilerek hüküm kurulmuştur. Davacı ... üzerine atılı sahte belge düzenleme suçunu işlemediği kesin olarak tespit edildiğinden verilen beraat hükmü istinaf kararı ile 05.06.2020 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı taraf bono üzerindeki imzanın kendisine ait olmaması nedeniyle menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı taraf ise, davacı ve dava dışı davacının babasının birlikte hareket ettiğini, senedin sahte olarak düzenlenmesine iştirak ettiğini, bu nedenle senet nedeniyle borçlu olduğunu ileri sürmüştür. Tüm dosya kapsamı, ceza yargılaması aşamasında alınan ifadeler ve davacı hakkında kesinleşen beraat kararı, takip konusu Bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı hususu hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava dışı keşideci ------- ile fikir ve eylem birliği içerisinde olduğu ve senedin sahte olarak düzenlenmesine iştirak ettiği hususunun ispatlanamadığı, tüm bu nedenlerle mahkememizce davacının davalıya borçlu olmadığı değerlendirildiğinden davanın kabulüne, şartları gerçekleşmeyen davalının tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1- ------- esas sayılı icra takip dosyasından takibe konu keşidecisi -------- olan 10/03/204 düzenleme, 05/05/2015 vade tarihli, 90.000,00 TL bedelli senetten kaynaklı davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davalının tazminat isteminin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 7.046,84 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.761,72 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 5.285,12 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.761,72 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 821,70 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!